Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
High Life
rotka.org'tan alınmıştır.

High Life

Fransız yönetmen Claire Denis’in İngilizce olarak çektiği ve bilimkurgu özelliğini taşıyan ilk filmi olan High Life, senaryosunu yönetmenin yanı sıra Jean-Pol Fargeau, Nick Laird ve Zadie Smith’in kaleme aldığı, cezalarını yeryüzündeki bir hapishane yerine uzayda çeken bir grup mahkûmun hikâyesini konu ediniyor.

High Life
rotka.org’tan alınmıştır.

Filmde, idam cezası almış bir grup mahkûm ölüm yerine uzayda, alternatif bir enerji kaynağı bulma çalışmasında denek olmayı tercih ediyor. Ana karakter olan Monte bir bebeğin bakımıyla meşgul bir baba, Dibs ise ekibin lideri konumundaki bilim insanıdır ve yapay döllenme yöntemiyle uzay koşullarında çocuk doğurtmaya ve hayatta tutmaya yönelik deneyler yapmaktadır. Geminin hayatını kaybetmiş diğer mürettebatının, uzun geriye dönüş bölümünde kimliğini ve misyonunu öğreniyor, Monte dışındakilerin akıbetini izliyoruz.

 

film
Pinterest’ten alınmıştır.

Alışılagelmiş modelinin aksine dikdörtgen bir yapıya sahip olan, geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkmış bu gemi, içindeki suçluların varlığıyla bir hapishaneyi andırıyor. Fazlasıyla aydınlık, steril görünümlü uzay gemilerinden farklı olarak eski görünümlü ve klostrofobik yapısı filmin geneline hakim olan depresif ve umutsuz havayı besleyen nitelikte. Öyle ki filmde pozitif olarak değerlendirilebilecek sadece bir mekân bulunmakta: bir bahçe.

Mahkûm olmalarına karşın onları denetleyen bir otoritenin olmaması, nereye gittiklerini bilmeyen, hayattan tamamen kopuk bir zaman geçiren, kendileriyle ve birbirleriyle baş başa kalmış bu insanların, toplumsal tabu niteliğindeki ahlaki değerler ve kolektif düzeni mümkün kılan kurallar olmadan yaşamaya çalışmaları filmin ana temasını oluşturuyor. Yalnız yaşamaya mahkûm edilmiş bu insanlar film boyunca mutluluk ya da herhangi olumlu bir duyguyu hissedemiyor, sadece olağan seyirde nefes alıp veren canlıları yansıtıyorlar. Nitekim kendi içinde ve çevresiyle yaşadığı çatışmalarla kimsenin haberi olmadan her karakter bir bir ölüyor.

mahkum
plymouthartscentre.org’tan alınmıştır.

 

 

Robert Pattinson
robsessedpattinson.com’ dan alınmıştır.

Çocuklarını ve kocasını öldürmekten hüküm giymiş bir karakter olan Dibs doktor kimliğine bürünmüş, çalışmanın liderliği yapıyor gibi görünse de aslında diğer mahkûmlardan hiçbir farkı yoktur. Hayvani ve vahşi bir görünüm kazandırılmış Dibs bir aracı olarak gördüğü mahkûmlardan biri olan Monte tarafından ‘Sperm Şamanı’ olarak adlandırılıyor. Görünümünün yanı sıra filmde görsel efektler ve müziklerle yaratılan ortam içinde ‘kendi kendine doyuma ulaştırması’ filme hâkim olan cinsel havayı ve arzularıyla hareket eden kontrol edilemez karakteri ortaya koyuyor.

Filmin sonlarında tekrar karşımıza çıkan Monte ve artık büyümüş, adet görmeye başlamış olan kızı Willow’la birlikte kalıyoruz. Hayatta kalmayı başarmış bu iki insan, bütün kasvetli ortama zıtlık oluşturan bir şekilde nefesi ve canlılığı çağrıştıran bahçe dışında filme pozitiflik katan tek şey. Öyle ki yeni bir kara deliğe uzanan yolculuklarında yüzlerindeki gülümseme film boyunca gördüğümüz tek mutluluk ve umut belirtisi. Bir sona değil belirsiz bir başlangıca doğru yol alıyor bu baba-kız. En başından beri babanın kızını hayatta tutmaya olan çabası ve inancı aslında bu son hakkında bir fikir sahibi olunmasını sağlıyor.

high life review
rotka.org’ tan alınmıştır.

Bu noktada filmin örtülü anlamlar taşıdığı ima ediliyor. Monte’nin kızının yaşadığı ilk adetin dolayısıyla doğurganlığının vurgulanması ve kendisinin de ’sağlam genli’ oluşunun ayırt edici şekilde özellikle belirtilmesi olası bir yeni hayatın kurulması halinde ensest bir ilişkiye vurguya yapıyor.

Devamlılığın sağlanması ancak geriye kalan bu iki insan tarafından gerçekleştirilebilecek olduğundan ensest bir tabunun yıkıldığı iddia ediliyor.

 

claire denis
rotka.org’ tan alınmıştır.

High Life genel anlamda insan doğası, cinselliği ve birlikteliği üzerine sonsuzlukta bir yolculuk üzerinden inceleniyor. Yönetmen Denis’in de bahsettiği şekilde film “yalnızca arzulardan ve vücut sıvılarından bahsediyor. (…) Umutsuzluk ve insanın hassasiyeti hakkında bir film bu; her şeye karşın sevgi hakkında…”

Sonsuzluğun belirsizlik özelliğini uzay gemisindeki insanların hayatlarıyla harmanlayan film, insanların ölümlülüğünü ve canlılığını aynı anda gösteren spermleriyle, kanlarıyla, dışkılarıyla ve umudun, yaşamın tek dayanağı olarak gösterdiği sevgi ile işliyor.

 


Kaynakça:

Empire, High Life Review ,7 Mayıs 2019, https://www.empireonline.com/movies/reviews/high-life-review/  (Erişim Tarihi: 01.04.2020)

Ortakoltuk, High Life, 2 Mayıs 2019, https://ortakoltuk.com/film-elestirileri/high-life-2  (Erişim Tarihi: 01.04.2020)

Başka Sinema, Filmler, High Life, 3 Mayıs 2019, http://www.baskasinema.com/filmler/high-life/  (Erişim Tarihi: 01.04.2020)

Commonsense Media, High Life, 2019, https://www.commonsensemedia.org/movie-reviews/high-life  (Erişim Tarihi: 01.04.2020)

Altyazı Sinema Dergisi, High Life: Uzayda Kir, Kan, Sperm, 6 Temmuz 2019, https://www.altyazi.net/gozecarpanlar/high-life-uzayda-kir-kan-sperm/  (Erişim Tarihi: 01.04.2020)

Sinema Kolektifi, Evrenin Sonuna Yolculuk: High Life, 7 Mayıs 2019, http://sinemakolektifi.com/high-life/  (Erişim Tarihi: 01.04.2020)

İleri Haber, High Life: Yaşama tutunmaya, yeni başlangıçlara dair etkileyici ama sorunlu bir bilim-kurgu, 4 Mayıs 2019, https://ilerihaber.org/yazar/high-life-yasama-tutunmaya-yeni-baslangiclara-dair-etkileyici-amasorunlu-bir-bilim-kurgu-97258.html  (Erişim Tarihi: 01.04.2020)