Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
nükleer
Kaynak: Frankfurter Allgemeine Zeitung

Hamaney, Amerika’nın Harekete Geçmesini İstiyor

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin hükümeti, radikallerin baskısına boyun eğiyor. İran’ın dini lideri Hamaney, Amerika’ya yaptırımlara veya nükleer anlaşmanın daha fazla ihlaline karşı hızlı bir son verme seçeneği sunuyor.

Müfettişler, İran’ın nükleer tesislerine yalnızca sınırlı erişime sahip olacaktı. İran’ın yeni ihlalleri ile 2015 anlaşmasına karşı çok az kredisi kaldı. İran’ın nükleer programının kontrolü yakın gelecekte artık mümkün olmayacak. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), Viyana’da Genel Müdür Rafael Grossi’nin “karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm bulmak için” Tahran’a gitmeye hazır olduğunu duyurdu.

Hamaney, çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın “yeterince güzel sözleri ve vaatleri” olduğunu söyledi. Ancak bu işe yaramayacaktır. Şimdi ise İran harekete geçmek istiyor, bu takdirde de tekrar anlaşmaya uyacak ve ihlallerini geri alacak. Eski Amerikan Başkanı Donald Trump’ın eski durumuna getirdiği yaptırımların “yalnızca sözlerle ve kâğıt üzerinde değil”, tamamen kaldırılması gerekiyordu. İran, petrol ihraç etmesine izin verilmesini ve uluslararası bankacılık sisteminden dışlanmamasını talep ediyor.

Bu hamlesiyle, bu yaz ikinci ve son görev süresi dolan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümeti, muhafazakârların baskılarına boyun eğiyor. İranlı nükleer bilimci Muhsin Fahrizade’nin 27 Kasım’da öldürülmesinden sonra, hükümeti İran’ın kendisini taahhüt ettiği Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na[1] ek protokolün uygulanmasını sona erdirmeye zorlayan bir yasa çıkarıldı.

Ruhani’nin sözcüsü o sırada yasanın hükümeti bağlayıcı olmadığını belirtmişti. Ruhani çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın UAEK üyesi olarak kalacağını, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’na uymaya devam edeceğini ve bu bağlamda UAEK ile iş birliği yapacağını söyledi. Herkes taahhütlerini yerine getirir getirmez, İran “saatler içinde” anlaşmaya bağlı olacaktı. “Değilse, kendi yolumuza gideceğiz.”

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, çarşamba günü yaptığı açıklamada, altı ortağın bunu yapmaması halinde bir tarafın bir anlaşmayı yerine getireceği beklentisinin kesinlikle kabul edilemez olduğunu söyledi: “Nükleer anlaşmanın sadece uygulanması gerekir, bu takdirde İran da verdiği tüm taahhütlerini yerine getirecektir. Geriye kalan her şey alakasızdır.” İran’ın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Mecit Takht Ravançi, ABD’nin başarısız olan azami baskı politikasını sürdürmeye mi yoksa yeni bir yola mı girmeye karar vermesi gerektiğini söyledi.

Mayıs 2019’da ABD’nin Başkan Donald Trump tarafından nükleer anlaşmadan çekilmesinden bir yıl sonra, İran yaptırımların eski haline getirilmesini protesto etmek için ilk kez koşulları açıkça ihlal etti. O zamandan beri, öteki adımlar birkaç ayda bir takip edildi. Nükleer tesislerde zenginleştirme yapmak için daha hızlı santrifüjler devreye alındı. Uranyum zenginleştirmesi yüzde 3,67’den yüzde 20’ye çıkarıldı. İran izin verilenden daha fazla miktarda zenginleştirilmiş uranyum depoluyor. Ve uranyum metali de üretmeye başladı.

Tahran Birlik Gösteriyor

Trump döneminde E3 ortakları, anlaşmaya bağlı kalacaklarını beyan etmişlerdi. Ancak, Avrupalı şirketlere yönelik Amerikan yaptırım tehditleri, ticareti kolaylaştırmaya yönelik tüm çabaları etkin bir şekilde felç etti. Washington’un daha uzlaşmacı sesler çıkardığı için İran’ın şimdi kontrolden çıkma vidasını çevirmesi gerçeği, geçen hafta E3’ün alışılmadık derecede keskin bir açıklamasına yol açmıştı: Tahran bu faaliyetlere derhal son vermelidir.

Ancak talep tutmadı ve İran salı gününden itibaren daha da kontrolden çıkmak istiyor. UAEK müfettişlerinin İran’ın nükleer tesislerine sınırsız erişiminin kaldırılmasına ek olarak, rejim artık gönüllü şeffaflık önlemlerine bağlı kalmak istemiyor. Bunlar, uranyum bileşiklerinin toz halindeki karışımının urania, uranyum zenginleştirmesi ve santrifüj üretimiyle ilgilidir. İran Donanması ve Devrim Muhafızları, kararlılıklarını göstermek için bu hafta başında Rusya ile Hint Okyanusu’nda bir deniz manevrası başlattı.

Muhabirler: Rainer Hermann & Stephan Löwenstein

Kaynak: F.A.Z.

Dipnotlar


[1] Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması, amacı nükleer silahların ve silah teknolojisinin yayılmasını önlemek, nükleer enerjinin barışçıl kullanımlarında iş birliğini arttırmak ve nükleer silahsızlanma hedefini ilerletmek olan uluslararası bir antlaşmadır. 1968’de imzaya açıldı ve 1970’te yürürlüğe girdi. Antlaşma 11 Mayıs 1995’te süresiz olarak uzatıldı.