Ana Sayfa / Çeviriler / Makale Çevirileri / Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin

Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin

İngilizce aslından çeviren: Feyza Nur Atabay

Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin

Politika tanımlarının çoğu güç kavramını içerir. Çoğu uluslararası etkileşim ya siyasaldır ya da siyasetin alt kollarına dairdir. Bundan dolayı, Thucydides’ten günümüze uluslararası ilişkiler tartışmalarında gücün öne çıkmış olması şaşırtıcı değildir. Bununla birlikte, uluslararası ilişkilerde gücün rolüne dair uzun süreli tartışmalar bir uzlaşı sunmakta başarısız oldu. Bilginler, sadece gücün rolüne ilişkin konularda değil bir de gücün doğasına ilişkin konularda anlaşmazlık halindeler. Hans J. Morgenthau (1964: 27n) “siyasal güç kavramının siyaset biliminin en zor ve karmaşık problemlerinden birini ortaya attığını” ileri sürüyor. Kenneth N. Waltz (1986: 333) “gücün uygun tanımının tartışmalı bir konu olmaya devam edişini” kabul ediyorken; gücün, uluslararası siyasetin realist teorilerinde temel bir kavram oluşuna işaret ediyor. Robert Gilpin güç kavramını “uluslararası ilişkiler alanındaki en can sıkıcı kavramlardan biri” olarak betimler (1981: 13) ve “tanımların bolluğu ve çeşitliliğinin siyaset bilimciler için bir utanç olması gerektiğini” ifade eder (1975: 24). Bununla birlikte, uluslararası ilişkiler akademisyenleri arasında, hem uluslararası ilişkilerde gücün rolüne değinilmesi gerekliliği hem de bu başlıkla alakalı bilginin memnun edici olmayan durumu hakkında yaygın bir uzlaşı vardır ( Guzzini, 2000; Barnett and Duvall, 2005; Berenskoetter and Williams, 2007).

   İktidar, etki, kontrol, zorlama, kuvvet, ısrar, caydırıcılık, yönlendirme ve benzerleri gibi güç kavramları arasında ayrım yapmak sıklıkla kullanışlı olmasına rağmen bütün bu terimlerin temelini oluşturan ortak elemanı tanımlamak mümkündür. Robert A. (1957), böyle terimlerin temelini oluşturanın, başka türlü B’nin yapmayacağı şeyi, A’nın B’ye yaptırmasına neden olan (ya da neden olma kabiliyetine sahip olan) temel sezgisel düşünce olduğunu öne sürer.  (Takip eden tartışmada, “A” etkiye sahip olan ya da etkiyi uygulayan aktörü işaret ederken, “B” etkilenen ya da potansiyel olarak etkilenen aktörü işaret eder.) Gücün alternatif tanımları bol olmasına rağmen, yaygın kabul edilirlik anlamında buna rakip olan bir kavram daha yoktur. Aşağıdaki tartışmada “güç” terimi, diğer türlüsü belirtilmediyse “kontrol” ya da “etki” gibi terimlerle yer değiştirebilir geniş kapsamlı bir anlamda kullanılacaktır. Bu kullanım, diğer amaçlar için böyle terimler arasında yapılan ayrımın yararlılığı ve geçerliliğini inkâr etmeyi hedeflememektedir.

GÜÇ VE ULUSLARARASI POLİTİKANIN İNCELENMESİ

Uluslararası politika, “başkalarının muhalefetine karşı bazılarının amaçlarını ilerletmek için dünyadaki büyük grubu” etkilemek için tanımlandı (Wright, 1955; 130). “Güç politikaları” terimi, bazıları için yavan çağrışımlar yapmasına rağmen, böyle bir tanım, terimin gereksiz olduğunu ima eder (Carr, [1939]1946; Morgenthau, [1948]1960; Sprout and Sprout, 1945; Spykman, 1942; Wright, 1955). Bu perspektiften tüm politikalar, hepsinin gücü içermesi bağlamında güç politikasıdır. Bu demek değildir ki politika sadece güç hakkındadır.

  Geleneksel olarak, uluslararası politikalar, çatışan politikalara sahip, bağımsızlıklarını sürdürmeye büyük değer veren ve öncelikli olarak askeri güce güvenen ulusal devletlerin var olduğunu farz eder. Askeri olarak en güçlü olan devletler “Büyük Güçler” olarak tasarlandı ve uluslararası politika “oyunu” ilk olarak onların arasında oynandı (Spykman, 1942; Sprout and Sprout, 1945, 1962; Wight, 1946). Yalnızca birkaç devletin kendi dış politikalarını etkili şekilde destekleyecek askeri kapasiteye sahip olduğunu düşünecek olursak, 1930’ların etkili bir kitabı “yalnızca bunların(askeri gücü olan devletler) Büyük Güçleri oluşturduğunu” deklare etti ( Simonds and Emeny, 1937: 28)[1]

  18.yüzyıldada devletlerin şahsi gücünün; nüfusu, toprak alanını, zenginliği, orduları ve donanmayı içeren iyi tanımlanmış temel faktörler tarafından ölçümünün sorgulanabilir olduğu düşünüldü (Gulick, 1955: 24). Sonraki yıllarda, bu yaklaşım, Hans Morgenthau’nun etkili kitabı Politics Among Nations’da karşımıza çıkan güç analizinde “ulusal gücün elementleri” (elements of national power)  yaklaşımına evirildi([1948] 1960; ayrıca bakınız Sprout and Sprout, 1945).

  Devletler, birbirlerine kıyasla en çok gücü elde etmeye uğraşan, bundan dolayı da “güç dengesini” üreten ya da “güç dengesini” üretmeye uğraşan mekanizmalar olarak betimlenirler(Claude, 1962; Gulick, 1955; Haas, 1953;Morgenthau [1948] 1960). Güç dengesi teorisinin her bir versiyonu, bazen Büyük Güçler arasındaki güç dağılımını hesaplamak için “güç kaynakları” ya da “kapasite” denilen ulusal güce çeşitli elementleri eklemenin mümkün olduğu varsayımını paylaşır. Bu yaklaşımın modern versiyonları Waltz’un Theory of İnternational Politics (1979) ve John J. Mearsheimer’in The Tragedy of Great Power Politics kitaplarında bulunur.(2001).

GÜÇ ANALİZİ DEVRİMİ

Ulusal gücün elementleri yaklaşımı, gücü devletin malı ya da bir mülkü olarak betimledi. Bu yaklaşıma, psikoloji, felsefe, sosyoloji, ekonomi ve siyaset bilimi gibi birçok disiplinde çalışan akademisyen tarafından geliştirilen “ilişkisel güç” yaklaşımıyla 20.yüzyılın son yarısı boyunca meydan okundu ( Baldwin, 1989; Barry, 1976; Cartwright, 1965; Dahl, 1957, [1963, 1984] 1991, 1968; Frey, 1971, 1985, 1989; Harsanyi, 1962; Nagel, 1975; Oppenheim, 1981; Simon, 1957; Tedeschi and Bonoma, 1972). Bazıları Harold Lassel ve Abraham Kaplan’ın Power and Society kitabının yayınlanmasını, bir nedensellik türü olarak, güç fikrini geliştiren yeni “ilişkisel güç” yaklaşımı ve eski “kaynak olarak güç” yaklaşımı arasında bir dönüm noktası olarak görürler. Bu nedensel görüş A aktörünün davranışının en azından kısmen B aktörünün davranışında bir değişikliğe neden olduğu bir ilişki olarak gücü tasvir eder. Bu bağlamda “davranış”ın dar anlamda tanımlanması gerekmemektedir ama inançları, tutumları, tercihleri, görüşleri, beklentileri, duyguları ve/ veya hareket yatkınlılarını içerecek şekilde geniş anlamlı olarak anlaşılabilir. Bu görüşte, güç, iki ya da daha fazla aktörden (kişiler, devletler, gruplar vs.) herhangi birinin malından ziyade onlar arasındaki gerçek ya da potansiyel ilişkidir.

   Mal olarak güç kavramından ilişkisel güç kavramına geçiş güç analizinde bir devrimi meydana getirdi. Güç çalışmasının antik kökenlerine rağmen, Dahl, “güç ilişkilerinin sistematik deneysel çalışmasının oldukça yeni olduğunu” savunuyor (1968: 414). Dahl, güç kavramının “açıklığındaki büyük gelişmeleri”, “son 30-40 yılın, siyasal düşüncenin önceki bin yılında olandan muhtemelen daha sistematik kavramları ilişkilendirme çabasına şahit olduğu” gerçeğine bağlıyor (Dahl, [1963, 1984] 1991: 27-8; Dahl and Stinebrickner, 2003: 12).

GÜCÜN BOYUTLARI

İlişkisel güç perspektifi, güce tek parçalı ve tek boyutludan ziyade çok boyutlu olarak bakar. Buna göre, gücün bir boyutta yükselirken eş zamanlı olarak başka bir boyutta düşebilmesi mümkündür. Gücün daha önemli boyutları arasında şunlar vardır:

 KapsamKapsam A’nın etkilediği B’nin davranışının yönüne işaret eder. Bu, bir aktörün gücünün bir konudan diğerine değişebileceği ihtimaline dikkatleri çeker. Bundan dolayı, Japonya gibi bir ülkenin ekonomik konulara ilişkin etkisi askeri konulara ilişkin etkisinden daha fazla olabilir veya tam tersi Kuzey Kore gibi ülkelerin gerçeği olabilir.

Alan: Bir aktörün güç alanı, bu aktörün etkisine tabi olan ülkelerin sayısını ve önemini işaret eder. Başka bir deyişle, B ne kadar büyük? ya da burada kaç tane B var? Bundan dolayı bir devlet, dünyanın bir bölgesinde büyük bir etki alanına sahip olabiliyorken dünyanın başka bir parçasında az ya da hiç etkiye sahip olmayabilir. Günümüzde Rusya’nın etki alanı önceki Sovyet Rusya’nınkinden daha küçüktür.

Ağırlık Bir aktörün gücünün tesiri/ağırlığı, B’nin davranışının A tarafından etkilenebilmesini ya da etkilenmesi ihtimalini gösterir( Dahl, 1957; ayrıca bakınız Deutsch, [1968]1988; Laswell and Kaplan, 1950). Bundan dolayı, ticaret anlaşmalarında amaçlarına ulaşma şansı yalnızca %30 olan bir ülke, diğer tüm unsurlar sabitken, %90 şansa sahip olan bir ülkeden daha az güçlüdür. Bu boyut ayrıca A’nın etkisinin “güvenilirliği” şeklinde de nitelendirilebilir.

Maliyetler Hem A’ya hem B’ye maliyetleri etkiyi değerlendirme konusuyla ilişkilidir (Baldwin, 1989; Barry, 1976; Dahl, 1968; Harsanyi, 1962; Schelling, 1984: 268-90). B’yi etkilemek A için maliyetli mi ucuz mu? A’nın taleplerine uyum sağlamak B için maliyetli mi ucuz mu? Bazıları, daha fazla gücün, onun için maliyetli olan aktörden ziyade ucuzca etki uygulayabilen aktöre atfedilmesi gerektiğini ileri sürer (Harsanyi, 1962) Eğer A, B için maliyetli olan bir şeyi B’ye yaptırabilirse, bazıları bunun, A’nın sadece B için ucuz olan şeyleri B’ye yaptırabilmesinden daha fazla gücün göstergesi olduğunu iddia edecekti. A, B’yi taleplerine uyduramasa bile uyum sağlamama maliyetlerini B’nin üzerine yıkabilir. Bazıları, bunun gücün bir çeşidi olarak görülmesi gerektiğini savunuyor( Baldwin, 1985; Harsanyi, 1961; Schelling, 1984: 268-90).

ARAÇLAR Etki uygulamanın birçok aracı ve böyle araçları kategorize etmenin birçok yolu vardır. Uluslararası ilişkilerde etki araçlarını sınıflandırmak için bir şema (Baldwin) aşağıdaki kategorileri içerir:

1.  Sembolik araçlar

Bu, normatif sembollerin çekiciliğinin yanında bilgi sağlamayı da içerecektir. Bundan dolayı, bir ülke, başka bir ülkeye hem onlara köleliğin kötü olduğunu hatırlatarak hem de HIV’in AIDS’e sebep olduğunu bildirerek etki edebilir. Bu bir de Thomas Risse’nin (200: 33) “ iletişimsel eylem” – kimlikler, çıkarlar ve dünya devletleri hakkında tartışmak ve müzakere etmek- olarak adlandırdığı şeyleri de içerecekti. Bir de söylem, propaganda, çerçeveleme ve anlatılar etkinin sembolik araçları olarak düşünülebilir.

2. Ekonomik Araçlar

Diğer ülkelere açık olan mal ve hizmetlerin arttırılması ya da azaltılması dünya politikaları tarihinde uzun bir geçmişe sahiptir.

3. Askeri Araçlar

Gerçek ya da tehdit edici askeri güç, uluslararası ilişkilerde herhangi bir başka araçtan daha fazla dikkat çeker.

4. Diplomatik Araçlar

Diplomasi, temsil ve müzakerenin dahil olduğu uygulamaların geniş bir skalasını içinde taşır.    Gücün hangi boyutu anlamlı akademik iletişim için tanımlanmalı? Bu soruya verilecek tek bir doğru cevap yok. Bununla birlikte, gücün nedensel kavramı, tanımlamaların minimum bir dizisini ifade eder. Bu nokta Jack Nagel tarafından iyi ifade edildi (1975: 14).  Gücün nedensel kavramını kullanan herhangi biri alan ve kapsamı tanımlamalıdır. “X güce sahip “demek anlamlı gözükebilir; ama “X neden olur” ya da “X neden olabilir” demek anlamsızdır. Nedensellik bir X ve Y’yi ifade eder- bir sebep bir sonuç. Eğer güç nedensel ise birisi neden olunan sonuçları ifade etmelidir. Alan ve kapsamın şartlarını belirlemek “ne üzerine güç” sorusuna cevap olur. Bir güç ilişkisinin anlamlı bir tanımlamasının alan ve kapsamı içermesi gerektiği fikri sosyal bilimsel araştırmaya bağlı olan güç analistleri tarafından büyük ölçüde paylaşılır (Barry, 1976; Dahl, 1991, 1968; Dahl and Stinebrickner, 2003; Deutsch, [1968] 1988; Frey, 1971, 1989; Lasswell and Kaplan, 1950).     Gücün çok boyutlu doğası, bir aktörün gücünün genel tahminine ulaşmak için çeşitli boyutları bir araya getirmeyi zorlaştırıyor. Siyasl güç ve satın alma gücü arasında bazı benzerlikler olmasına rağmen (Baldwin, 1989), önemli bir faklılık birincisini ölçmek için standart bir ölçümün olmamasıdır. Para satın alma gücünü ölçmek için kullanılabiliyorken, genel toplama varmak amacıyla gücün çeşitli boyutlarını bir araya getiren kıyaslanabilir bir standart değer yoktur. Bu sebeple bir aktörün “genel gücü” nün tartışmalı olması muhtemeldir.

[1] Bir Büyük Gücü oluşturan şeyin ne olduğu sorusu bugün bile çözülmüş değildir. Harrison Wagner (2007: 20-1) terimin “standart bir anlama sahip olmadığını” belirtiyor. Bakınız, Jack Levy (1983: 10-19)

Kaynak: Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin

Çevirmen Hakkında

Feyza Nur Atabay

Marmara Üniversitesi 

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölümü Mezunu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir