Ana Sayfa / Çeviriler / Makale Çevirileri / Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin 12. Bölüm

Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin 12. Bölüm

İngilizce aslından çeviren: Feyza Nur ATABAY

Gücün Formları

Askeri güçle meşgul olmak uluslararası ilişkiler öğrencilerinin diğer güç formlarını ihmal etmelerine yol açıyor.

Yumuşak güç: ‘Yumuşak güç’ kavramı Nye tarafından ortaya koyuldu (1990). O, bu kavramı ‘istediğini diğerlerine istetebilme kabiliyetine’ dikkat çekmek için kullandı (Nye, 1990: 31-2). Diğerlerinin tercihlerini etkileyebilme kabiliyetinin, kültür, ideoloji, kurumlar gibi soyut güç kaynaklarıyla ilişkilendirilmeye eğilimli olduğunu ifade ederek Nye, yumuşak gücü genellikle askeri ve ekonomik kuvvet gibi somut güç kaynaklarıyla ilişkilendirilen sert komuta gücünden ayırır. Bu ayrım, geleneksel askeri güçten başka güç formlarına yönelen uluslararası ilişkiler öğrencilerinin ihtiyacına dikkat çektiği derecede faydalı bir hizmeti yerine getirmiş olur. Bununla birlikte, kavram açıklığa kavuşturulmaya ihtiyaç duymaktadır. Nye’nin tartışması güç kaynaklarını kapsamla karıştırmaktadır. Zaman zaman güç kaynaklarının ‘somutluğunun’ tanımlayıcı nitelik olduğu düşünülürken; zaman zaman da gündemlerin ya da tercihlerin kontrol edilmesi için bu kaynakların kullanılmasının yumuşak gücü tanımladığı görülür. Ayrıca, ‘somutluğun’ ne anlama geldiği de açık değildir. Askeri güç tehdidi somut mudur? Genel olarak, yumuşak güç doğru yöndeki büyük bir kavramsal yanlış adımdır.

Ayrıca, gelecek araştırmalar yumuşak güç düşüncesinde, ilişkisel güç hakkındaki literatürün bakış açısından çok az yenilik bulunduğunu tanımlamaya yardımcı olabilir. Nye tarafından tartışılan yumuşak güç formlarının hepsi ilişkisel güç analistlerininkilerle benzerdir. Yumuşak güç hakkındaki daha ileri araştırmalar bu literatüre daha kararlı bir şekilde dayanmalıdır.

Pozitif yaptırımlar: Pozitif yaptırımlar gerçek ya da vaat edilmiş ödüllerdir. Uluslararası ilişkilerde güç hakkındaki araştırmaların çoğu gerçek ya da tehdit edilen cezalandırmalar gibi negatif yaptırımlara odaklanır (Baldwin, 1971a). Pozitif yaptırımların rolü hakkındaki güncel çalışmaların birkaçına (Cortwright, 1997; Crumm, 1995; J. Davis, 2000; P. Davis, 1999; Long, 1996; Newnham, 2000)  rağmen, gelecek araştırmalar için fırsatlar oldukça geniştir.

Karşılaştırmalı etkileme tekniği: Devlet inşasının enstrümanları – diplomatik, ekonomik, askeri ve sembolik- ayrı ayrı çalışılmaya eğilimlidir. Bu hem teori hem de politika ilişkililiği açısından bir engeldir. Devlet inşası teknikleri üzerine karşılaştırmalı araştırma olmaksızın, teorisyenler çeşitli politika enstrümanlarının yararlılığı hakkında çok az şey söyleyebilirler. Eğer ekonomik yaptırımların başarı oranı %34 olarak tahmin ediliyorsa, politika-yapıcıların böyle düşük başarı oranı olan bir enstrümanı kullanması için aptal olması gerektiği sonucuna varılmalı mıdır? Ya da bu herhangi bir devlet inşası enstrümanından beklenebilecek en iyisi midir? Devlet inşası enstrümanlarının karşılaştırmalı başarı oranlarına dair çok az veya hiç veri yoktur.

Politika-yapıcılar, devlet inşasının bir tekniğine yönelik araştırma bulgularını çok az ihtiyaç duyarlar. Politika-yapıcılar, alternatif politika seçenekleri arasından onların tercih yapmalarına yardımcı olacak bilgiye ihtiyaç duyarlar. Bundan dolayı, onların bilmeyi istediği şey: belirli bir politika enstrümanın, hangi amaç ve hedefler açısından, ne pahasına ve hangi politika alternatiflerine kıyasla ne kadar başarılı olması muhtemeldir? Devlet inşası tekniklerinin karşılaştırmalı çalışması olmaksızın böyle soruların cevaplandırılması zordur (Baldwin, 1999/2000).

Askeri güç: Uluslararası politika literatüründeki askeri güç vurgusuna rağmen, yapılacak daha çok çalışma vardır. Üç problem özellikle daha ileri araştırmaları hak etmektedir. Birincisi, askeri gücün yararlılığının azalıp azalmadığı sorusu dikkate muhtaçtır. Bu araştırmanın temeli uzun zaman önce Knorr (1996:5) tarafından hazırlandı. Sorulması gereken temel sorular aşağıdakiler olarak belirlendi: ‘Güç, yararlılığından ne kadar kaybetti, eğer en ufak şekilde herhangi bir kaybı varsa? Ve hangi amaçtaki yararlılık? Ve kime? Ve hepsi olmasa bile hangi koşullar altında? Ve istihdam usulleri ve şekillerini hepsinde ya da sadece bazılarındaki askeri güç mü? Doğal olarak iktisatçı Knorr için yararlılık hem maliyet hem de faydanın bir fonksiyonuydu. Askeri gücün yararlılığı hakkında bir şeyler söyleme iddiasında olan güncel çalışmalar, güç kullanmanın maliyetine çok az veya hiç dikkat vermeyerek oldukça yanıltıcı olabilirler (örneğin; Art, 1996; Art ve Waltz, [1971] 1999; Pape, 1996). İkincisi, askeri gücün takas edilebilirliği/değiştirilebilirliği konusu daha ileri çalışmalara ihtiyaç duyar. Ne derecede askeri güç, hangi koşullarda baskı kurmak için kullanılabilir? Askeri konular ve anlaşmazlıklara sıra gelince kuvvetin tümüyle takas edilebilir olduğu varsayılmasına rağmen, bu iddia sorgulanmaya muhtaçtır. Savaşlar ve askeri anlaşmazlıklar, büyüklük ve şeklin çeşitli versiyonlarında meydana gelir – gerilla savaşı, iç savaş, sınırlı geleneksel savaş, sınırlı nükleer savaş, kimyasal ve biyolojik savaş, büyük ölçekli nükleer savaş, caydırıcı durumlar v.d. Savaşın bir türünde faydalı olan askeri güç kaynağının başka bir türe kolayca transfer edilebileceği kesin değildir. Bundan dolayı, farklı politika-ihtimal çerçevelerinde askeri gücün belirli türlerinin kullanımına yönelik daha çok çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Üçüncü problem, askeri başarının nasıl ölçülüp değerlendirileceğiyle ilgilidir (Baldwin, 1999/2000). Savaş üzerine yapılmış çok ciltli literatüre rağmen, çok az bir dikkat başarı kavramının açıklanmasına ayrılmaktadır. ‘Her savaşın bir kazananı olduğu’ düşüncesi askeri güç literatürüne derinlemesine işlemiş durumdadır. Sıfır-toplamlı askeri anlaşmazlık kavramının devamlılığı, son elli yıl boyunca akademik araştırma gündemine hakim olan başlıkların çoğuyla uyumsuz olduğu için sıkıntılıdır. Schelling (1984: 269)’in ifade ettiği gibi: Caydırıcılık… sıfır-toplamlı bağlamda anlamsızdır. Teslim olmak da öyledir. Sınırlı savaş stratejilerinin çoğu da öyledir. Korku politikası, önleyici savaş, tırmandırma ve kazara savaş gibi fikirler de öyledir. Ve tabiî ki nerdeyse bütün ittifak ilişkileri, silahlanma yarışı olgusu ve silahlanma kontrolü de öyledir. Savaşın zarar verdiği gerçeği – savaş kayıplarının hepsi geri döndürülebilir değildir- savaşın kendisini dramatik bir şekilde sıfır-toplamlı-olmayan bir faaliyette bulunur.

Çevirmen Hakkında

Feyza Nur Atabay / TESA İngilizce Çevirmeni

Marmara Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölümü Mezunu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir