Ana Sayfa / Çeviriler / Analiz Çevirileri / Güç Siyaseti, Uzay Yarışını Tetikliyor. Çin’in Hamlesi Bundan Farklı Değil.
Çin Uzay Araştırma Aracı çeviri analiz tesad
Chang'e uzayda: Çin geçen hafta uzay araştırma aracını Ay'a yerleştirdi.

Güç Siyaseti, Uzay Yarışını Tetikliyor. Çin’in Hamlesi Bundan Farklı Değil.

Ay’ın karanlık yüzüne uzay gemisi göndermek büyük bir başarı – ve propaganda zaferi.

Yazar: Kenan Malik

NASA, bu hamlenin çok zor ve masraflı olacağını söyleyip reddetti. Geçen hafta Çin, Ay’ın karanlık tarafına Chang’e-4 adlı uzay aracının başarıyla gönderildiğini duyurdu.

Bu kayda değer bir gelişme. Ay’ın karanlık tarafı Dünya’ya bakmadığı için Chang’e-4 ile doğrudan iletişim kurulamayacak. Sadece yörüngedeki bir uydu yoluyla iletişim kurulabilecek. Ay’ın karanlık yüzeyi aydınlık tarafa göre daha çok kraterle dolu, dolayısıyla uzay aracını o yüzeye indirmek daha zor. NASA bile bu başarıya imrendi ve yöneticisi “İnsanlık için bir ilk ve etkileyici bir başarı!” diye tweet attı.

Buna rağmen beğeniyle beraber kaygı duygusu da eklendi. Uzay yarışına geç başlayan Çin, ABD ve Rusya’nın üstünlüğünü tehdit ediyor. Aracın keşfi üzerine yazılan her rapor, bu durumu Çin’in “propaganda hamlesi” olarak niteliyor. Bu hamle, Pekin’in kullanacağı bir hamle olacaktır. Uzun zamandır Rusya ve ABD, propaganda amacıyla uzay keşif programlarını gerçekleştirmişti.

ABD Başkanı Kennedy, 1962’de NASA’nın bütçe toplantısında “Sovyetler Birliği, uzay programını sisteminin testi olarak tasarladı. Bundan dolayı biz de bunu yapıyoruz. Yaptığımız her şey, Ay’a Ruslar’dan önce iniş yapmamıza bağlı olmalıdır.”

Başlangıçtan beri, uzay yarışı Soğuk Savaş’ın ihtiyaçlarına bağlı olarak ortaya çıkmıştı. 1957’de SSCB, Dünya’nın yörüngesine insan yapımı ilk uzay aracı Sputnik’i göndermişti. 4 yıl sonra ise Yuri Gagarin, uzaya çıkan ilk insan olmuştu. Nikita Kruşçev’in söylediği gibi, bu hamle “ölümsüz Lenin’in fikirlerinin en büyük başarısıydı.”

Ruslar sevinirken Amerikalılar kara kara düşünüyordu. New York Times “tarafsız milletlerin, geleceğin Ruslara ait olabileceğini düşünebileceklerinden” korkuyordu. Ulusal Güvenlik Konseyi, “Devam eden Sovyet üstünlüğü, ABD’nin imajına zarar verebilir.” şeklinde rapor hazırlamıştı. Gagarin’in seyahatinden haberler gelmeye devam ederken Kennedy, yardımcısı Lyndon Johnson’a “Kazanabileceğimizi garanti eden sonuçlar vaat eden uzay programı var mı?” şeklinde bir not göndermişti.

Buldukları cevap, Ay’a insan göndermekti. Gelecek ay Kennedy, Kongre’den “1960’lar sona ermeden Amerikan milletinin Ay’a insan gönderme hedefini gerçekleştirmesini sağlamak için” bütçe talep etti.

8 ay sonra, 21 Temmuz 1969’da Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay’a inen ilk insanlar oldu. Yolculukları Soğuk Savaş korkusu yüzünden desteklenmiş olabilir ama aynı zamanda teknolojik üstünlüğün getirdiği bilgi ve iradenin olağanüstü başarısıydı.

ABD, SSCB’nin önünün kesildiğine emin olunca uzay keşifleri, siyasi açıdan daha az önemli hale geldi. Ay’a insan gönderme programları 1972’de bitti. NASA, teknoloji programlarını yürüten bir hükümet organı haline geldi. ABD uzay hedeflerini indirince Çin’in hedefleri yükseldi. 1992’de Çin hükümeti, Shenzou insanlı uzay uçuşu programını onayladı. 11 yıl sonra Yang Liwei, uzaydaki ilk Çinli astronot oldu.

ABD, Çin’in Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) katılımını engelledi. 2011’de Çin, kendi uzay istasyonlarının iki prototipinden ilkini sundu. Kalıcı uzay istasyonu Tianhe’nin asıl bölümünü 2020’de kurmayı planlıyor. ISS 2028’de emekli olacak, bundan dolayı Çin o tarihte işleyen tek istasyona sahip olacak. 2020’lerin sonunda Pekin uzay keşfinde üstün güç olmayı hedefliyor. Daha fazla “propaganda hamleleri” olacak.

Çin’in hedefleri konusundaki kaygılar, uzay yarışının değişen bağlamıyla artıyor. 1960’larda ABD, Soğuk Savaş hedeflerine ulaşmak için gereken tüm kaynakları harcamaya gönüllüydü. Bugün NASA, amacından emin değil ve devlet, kuruma fon sağlamakta çok istekli değil. Soğuk Savaş sırasında ABD SSCB’den korktu ama Moskova’nın hedeflerini gerçekleştirmesini engellemeye kararlıydı. Bugün ABD’nin endişesi, hem Çin’in üstün güç olarak ortaya çıkışının kontrol edilememesine hem de Çin’in acımasız despotizmine karşı çıkılamamasından kaynaklanıyor. Batı’da liberal demokrasiler eridiği ve Doğu’da otoriteryen kapitalizm yoğunlaştığı için öz şüphecilik, ABD’nin Çin’e karşı davranışını şekillendiriyor.

Uzayın keşfi insanlık idealleri, teknolojik atılımlar ve cafcaflı siyasetin karışımı ile şekillendi. Chang’e-4 de bundan farklı değil. Uzay yarışının gelecek on senede nasıl şekilleneceği ve Çin’in küresel siyasette hangi rolü benimseyeceği kesin değil. Bu arada, Ay’ın karanlık yüzeyine inişimizi kutlayalım.         

Kaynak: https://www.theguardian.com/commentisfree/2019/jan/06/power-politics-always-drives-space-conquest-china-coup-is-no-different

Çevirmen Hakkında

Sinan KARAOĞLU / TESA İngilizce Çevirmeni

Sabancı Üniversitesi

Siyaset Bilimi & Uluslararası Çalışmalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir