Göç ile ilgili filmler

Göç ve Göçün Sorunlarını Konu Alan 7 Film

1.Almanya ‘ ya Hoş Geldiniz

Almanya ya Hoşgeldiniz

Yönetmen: Yasemin Şamdereli

1960- 70’ li yıllar… Almanya’ nın iş gücüne ihtiyacı vardır. Bunun için de çeşitli çağrılarda bulunur Almanya Türkiye’ ye. Bu film de bu çağrıya uyup Almanya’ ya göç eden ailenin hikâyesini anlatır. Filmin ana karakteri Hüseyin Yılmaz, sevdiği kadınla evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. Fakat ekonomik sıkıntılar çekmektedir. Almanya’ ya gidenlerin çok para kazandığını duyar ve gitmeye karar verir. Önce kendisi gider ama döndüğünde küçücükken bıraktığı çocuklarının kendisine yabancılaştığını fark eder. Hatta bir çocuğu okuldan kaçmaya başlamıştır. Şikâyetler çoğalınca ailesini de alıp Almanya’ ya yerleşirler. Almanya’ da çocuklarının disiplini öğreneceğini düşünür. Başka bir dil, başka bir kültür… Ailenin bu yeniliklere alışması pek de kolay olmaz. Bakkaldan bir ekmek alabilmek bile zorlaşmıştır artık. Zamanla alışırlar. Çocuklar büyür, orada evlilikler yaparlar. Ve Hüseyin Yılmaz’ ın eşinin tek isteği Alman vatandaşı olmaktır. Olacaklardır da. Ama Hüseyin Yılmaz nereden geldiklerini unutmamak için Türkiye’ den, kendi topraklarından ev satın alır. Ve evin tamir edilmesi için Türkiye ‘ ye gitmeleri gerektiğini söyler. İtiraz edenler falan olur ama sonunda hep birlikte Türkiye’ ye gitmişlerdir ve Alman vatandaşı olarak. Hem güldüren hem de trajik yanlarıyla yüreğinizi burkacak olan bu film Almanya’ ya olan işçi göçlerinin sosyolojik etkilerini de görmemizi sağlayacaktır. Ayrıca bu film 2011 yılında Altın Portakal Uluslararası Film Yarışması Jüri Özel Ödülü’ ne layık görülmüştür.

2.İşte Özgür Dünya ( It’ s a Free World )

it's a free world

Yönetmen: Ken Loach

Angie bir şirkette çalışan ve o şirkete çok fazla paralar kazandırmış birisi. Fakat gördüğü kötü muamele, bazen tacize varan olaylar nedeniyle başkaldırır. Ve hiç de şaşırtmayan bir şekilde ertesi gün kovulur. Artık bir işi yoktur ve bakması gereken bir oğlu vardır. Oğlu da çeşitli sıkıntılar yaşamakta, okulda sürekli kavgalara karışmaktadır. Ne yapacağını bilemeyen Angie kendi işini kurmaya karar verir. İşsizlere iş bulacaktır. Aracılık yapar bir nevi. Özellikle Polonyalı işçi sınıfının çok yoğun olduğunu görürsünüz filmde. Tabi kaçak olarak kalan ve iş isteyen bir kesim de vardır. Burada ise öne İranlı bir aile çıkar. İlk etapta kaçak oldukları için iş vermek istemez Angie. Ama adam ısrarcıdır. Gidip kaldıkları yeri görür. İran’ dan kaçmışlar ve bulundukları ülke de kendilerinin sığınma talebini reddetmiştir. İran’ a dönünce tutuklanacağını bildiği için adam gitmek istemez ama iki kızı vardır ve çalışması gerekmektedir. Aslında Angie de bu işi yasal yapmamaktadır. Çünkü vergi vermiyor, gün geçtikçe daha çok para kazanıyor ve bunun büyüsüne kapılıyor. Bir süre sonra kaçak kalan insanlara da iş bulmaya çalışır. Sonrasında ise işler karışır. Bu filmde toplumun birden çok sorununu, şehrin arka sokaklarında neler olup bittiğini görebilirsiniz.

3.Cennet Batıda

Cennet Batıda

Yönetmen: Costa-Gavras

Elias bir teknede birçok insanla kaçak olarak ilerlemektedir. Arama yapılacağı zaman Elias tekneden atlar ve yüzmeye başlar. Dalgalar onu bir sahile sürüklemiştir. Gözlerini açtığında Eden adında herkesin tatil yapmak için geldiği bir yerde bulur kendini. Tabi oradaki insanların, kendisinin kaçak olduğunu bilmemesi gerekmektedir. Çünkü o aramalar sonucunda birçok insan tekneden atlamış o sahile sığınmış, hatta bazıları boğularak can vermiş ve cesetleri sahile sürüklenmiştir. Durum böyle olunca sahilde herkes kaçakları aramaya başlar. Sonrasında Elias’ ın da kaçak olduğu anlaşılacaktır. Ve Elias’ ın tek bir hedefi vardır: Paris’ e gitmek. Bu hedefine ulaşmak için elinden geleni yapar, başına gelmeyen kalmaz tabi. Eni sonu Paris’ e gidecektir. Fakat Paris hiç de hayal ettiği gibi değildir. Ek olarak şunu belirtmek isterim: Sahile sürüklenen cesetleri gördüğümüzde o sahnelere hiç yabancı olmadığımızı fark ediyoruz. Ne yazık ki yakın tarihimizde bunun örneklerini üzülerek gördük.

4.Yaşamın Kıyısında

Yaşamın kıyısında

Yönetmen: Fatih Akın

Bu filmde Almanya ve Türkiye arasındaki kültür farklılıklarını çok net bir şekilde görebilirsiniz. Oyunculardan Ali eşini kaybetmiş ve üniversitede hoca olan oğluyla Almanya ‘da bir yaşam sürdürmektedir. Artık hayatını paylaşacağı birini ister hayatında. Karşısına Yeter çıkar. Yeter ise Türkiye’ den Almanya’ ya gitmiş ve orada para kazanmak için hayat kadınlığı yapmaktadır. Yolları kesişir Ali ile. Birlikte bir hayat kurarlar. Bu o kadar da kolay olmayacaktır. Tabi Yeter’ in bir de kızı vardır. Adı: Ayten. Solcu, sokaklarda eylemlere katılan biridir. İstanbul’ da gerçekleşen bir eylemde evlerine baskın olur, birçok arkadaşı tutuklanır. Kendisi kaçmayı başarır ve Almanya’ ya gider. Tabi kültür ve dil çatışması fazlasıyla vardır. İngilizce konuşarak anlaşır bir şekilde. Kalacak yeri yok, cebinde parası yok.  Ayrıca kaçaktır Ayten ve Almanya’ da başka bir isim kullanmaktadır. Tabi yakalanır ve Türkiye’ ye geri gönderilir. Bu filmde sadece iki ülke arasındaki kültür farklılıklarını değil, siyasi çatışmaları, problemleri de görebilirsiniz. Bu filmin aldığı birçok ödülden birisi de 2007 yılındaki Cannes Film Festivali En İyi Senaryo Ödülü’ dür.

5.Umuda Yolculuk ( Reise Der Hoffnung )

Umuda Yolculuk filmi

Yönetmen: Xavier Koller

Aslında yine aynı hikâye: Baba yeteri kadar para kazanamamakta ve çareyi başka bir ülkeye gitmekte bulmaktadır. İsviçre vize vermiyordur ve kaçak yollardan gitmeye çalışır. Kendisinin gitmesine yardımcı olacak adam karısıyla birlikte giderse daha kolay olacağını söyler. Tabi kadın çocuklarını bırakmak istememektedir. Sonunda adamı ikna eder, içlerinden bir çocuğunu seçer ve onunla yola koyulurlar. İsviçre’ ye ulaşırlar ulaşmasına ama İsviçre’ nin dağlarında o soğukta neler yapacaklarını bilmezler. Eni sonu yakalanacaklardır. Bu filmde en çok dikkati çeken şey batının her anlamda mükemmel gösteriliyor oluşudur. Maraşlı bir ailenin kendilerince mükemmel olana ulaşma çabasını göreceksiniz izlerken.

6.Hoş Geldiniz ( Welcome )

welcome

Yönetmen: Philippe Lioret

Bilal, Iraklı bir gençtir. Tek isteği sevdiği kızın yanına İngiltere’ ye gidebilmektir. Tabiki de İngiltere kapılarını açmaz. Birçok insan vardır İngiltere’ ye gitmek, orada iş bulup çalışmak isteyen. Bu filmlerde fark edilen ortak nokta başka bir ülkeye gitme isteğinin temelinde ekonomik nedenlerin yatmış olmasıdır. Bunda ise ekonomik nedenlerle aşkın gücü harmanlanmıştır. Bilal kara yoluyla İngiltere’ ye gidemeyeceğini anlamıştır. Kendince bir çözüm bulmuştur. Manş Denizi’ ni yüzerek geçecektir. Yüzme dersleri almaya başlar. Hocası neden yüzme dersi aldığını merak eder. Sonra Bilal’ in hikâyesini dinleyince bundan çok etkilenir. Yalnız Manş Denizi’ ni geçmek öyle kolay değildir. Onu bu konuda eğitmek için çok çaba harcar. Bir süre evinde misafir eder. Ama yüzme hocasını da polisler uyarır. Çünkü ülkenin mülteci kampına dönmesini istememektedirler. “Farklı” olana kesinlikle tahammül edemiyorlardır.

7.The Immigrant ( Göçmen )

the immigrant

Yönetmen: James Gray

Polonyalı iki kız kardeş Ewa ve Magda Ellis Adası’ ndan New York’ a gitmek istemektedirler. Orada önce doktor kontrolünden geçerler. Ve kız kardeşi Magda hastadır. Bulaşıcı olma ihtimaline karşın onu kabul etmezler ve altı aylık bir sürede iyileşmezse sınır dışı edilecektir. Ewa ise sağlık kontrolünden geçer fakat kadının sorunları olduğunu söylerler ve onu da sınır dışı edeceklerdir. Bu arada Bruno adında bir adamla tanışır. Adam kendisini New York’ a giden gemiye bindirir. Ve kız kardeşini de yanına aldıracağına söz verir. Fakat bunun için fazlasıyla paraya ihtiyacı vardır. Ewa çalışmak ister. Bruno’ nun tiyatrosu vardır. Kadınları çıkarır her gece. Bu kadınlar dans eder ve para kazanmak için fahişelik yaparlar. Daha sonra Ewa bu adamın yanından kaçar çünkü fahişelik yapmak istemez. Teyzesini aramaya başlar ve bulur da. Fakat oturma izni olmadığı için, eniştesi kendi itibarı zedelenmesin diye Ewa’ yı ihbar eder. Bu arada Magda’ ya da tüberküloz teşhisi konmuştur. Annesi babası ölmüş iki kadının sınır dışı edilmemek uğruna neler yaşadığını görebileceğiniz bir filmdir. Ayrıca Ewa’ yı oynayan Marion Cotillard, 2014 yılında New York Film Critics Circle: En İyi Aktris Ödülü almıştır.