Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
Sokrates
Kaynak: Wilson/Corbis/Getty Images

Gizemli Sokak Filozofu Sokrates Hakkında 7 İlginç Bilgi

Batı felsefesinin en önemli isimlerinden biri olan Sokrates (MÖ 470-399) tarihin en gizemli figürlerinden biridir. Kendisi tarafından yayınlanmış bir yazı olmaması sebebiyle, onunla ilgili elimizdeki kaynakların hepsi öğrencileri ve çağdaşları tarafından yazılan ikincil kaynaklardır. Bunlardan en ünlüleri de Platon’un diyaloglarıdır.

Akademisyenler Sokrates’in felsefeyi sonsuza dek değiştirdiğini kabul ederken, kim olduğu ve neye inandığı konusunda tartışmaya devam ediyor. Sokratik metodun eğitimi nasıl tamamen değiştirdiğini ve Sokrates’in adaletsiz yargılanma ve infazının, felsefenin “kurucu efsanesi” olarak kalmasındaki rolünü öğrenmek için Michigan Eyalet Üniversitesi’nde felsefe profesörü Debra Nails’den edinilen bilgileri aşağıda okuyabilirsiniz. İşte Sokrates’i tanımanıza yardımcı olacak bazı gerçekler!

1. Sokrates Tam Bir Çıkıntıydı

Söylenenlere göre Sokrates, Atina halkı için garip bir figürdü. Parlak bir akla sahip olmasına rağmen; para, güç veya şöhret peşinde koşmayı değil, sorun yaratan bir sokak filozofu olarak yoksulluk içinde yaşamayı seçmiştir. Öğrencisi Plato ve komedi yazarı Aristophanes’in söylediklerine göre, Sokrates oldukça çirkin bir adamdır.

Öncelikle, Sokrates kirli ve dağınık biriydi; yıkanmamış pijamalarıyla, uzun ve yağlı saçlarıyla sokaklarda dolaşıyordu. Nails, Sokrates’in çekici olmayan görünüşünün, muhtemelen eleştirel soruları ve çatışmacı sorgulama tarzı kadar saldırgan nitelikte olduğunu söylüyor.

“Yunanlılar güzelliğe taparlardı, güzellik anlayışları mimarileri ve heykelleri ile kendini gösterirdi.” diyor Nails. “Ve sonra ağzı bir kurbağa ya da belki bir eşek ağzına benzeyen, gözleri patlak Sokrates geldi. O, Yunan idealine uymadı ve eminim bu da Yunanları rahatsız etti.”

Görünüşüne rağmen Sokrates, sürekli dırdır eden ve cadı gibi gösterilen bir kadın olan genç Xanthippe ile evlendi. Ancak tüm zamanını geçimini sağlamak yerine bir filozof olarak geçirdiğinden, belki de şikâyet edecek çok şey vardı ve Xanthippe pek de haksız sayılmazdı. Çift, iki erkek çocuğa sahipti.

2. Sokrates ‘öğretmen’ değildi

Platon kimilerince Sokrates’in “yıldız öğrencisi” olarak adlandırılmasına rağmen, Sokrates “öğretmen” unvanını veya en azından Yunanlıların bir öğretmenin rolünü anlama biçimini açıkça reddetti.

“Sokrates’in zamanında öğretim, bilgi iletmek ve alıcıyı almak demekti.” diyor Nails. “Öğretmen olmadığını söylediğinde, Sokrates iletecek bilgiye sahip olmadığını söylüyor ve bu yüzden sorular soruyor. Önemli olan her bireyin sonuçlara varması gereken entelektüel emeğe dahil olması.” diyerek ekliyor.

Sokrates en keskin sözlerini, bilgeliğini ve bilgisini Atina’nın zengin ve güçlülerine para karşılığında veren felsefeciler olan sofistlere saklamıştı.

3. Sokratik Metod Harika İşliyordu

Sokrates kuru kuruya felsefi eleştiriler yazmak ya da öğrencilere bilginin doğası hakkında ders vermek yerine, dolambaçlı soruların kökenine ulaşarak çok daha eğlenceli bir yolu tercih etti. Bütün gün Atina’nın hareketli açık hava pazarı Agora’da takılan Sokrates, gün boyu insanlara sorular sordu.

İster genç, ister yaşlı, erkek, kadın, politikacı veya fahişe olsun, hiç kimse Sokrates’in eğlenceli sorgularından muaf değildi ve genç Atinalılar Sokrates’in kurbanlarını entelektüel bir biçimde köşeye sıkıştıran yenilmez zekasını ve kırılmaz mantığını izlemek için toplanırdı. Mağdur, ne kadar gösterişli ve iddialı olursa, sorgu da o kadar eğlenceliydi.

Bugün hukuk fakülteleri gibi yerlerde uygulanan Sokratik yöntemin aşamalarına Sokrates’in kendisi bile dikkat etmezdi. Sokrates asla sorunun doğasından, yaşamın anlamına kadar sorulan her soruya bir cevabı olduğunu iddia etmezdi. Ona göre, Sokratik yöntem yanlış varsayımları yıkma ve cehaleti ortaya çıkarma alıştırmasıydı. Böylece sorgulayan birey doğru bir şeye ulaşabilirdi.

Nails, “Gerçek Sokratik yöntem, bireylerin söylediklerini neden söylediğinin araştırmasını gerektirir.” diyor ve şöyle devam ediyor: “Bu nedenleri ortaya çıkardıklarında, bireyler sıklıkla üstüne düşünmeleri gereken çelişkilere ulaşıyor.”

Sokratik sarsıntılara giren bazı insanlar öfkeli bir şekilde uzaklaşırken, diğerleri dönüşüm aşamasından geçti. Örneğin Aristocles adlı genç bir şair, Sokrates’in pazar yerinde bir gösterisine tanık olduktan sonra evine gidip tüm oyunlarını ve şiirlerini yaktı. İşte o genç, Platon olarak bilinen filozof olacaktı.

4. ‘Gerçek’ Sokrates Hakkında Çok Şey Bilmiyoruz

Tarihteki Sokrates’i, tıpkı İsa gibi birebir bilmek imkansızdır. Kimse onlarla alakalı birinci el bir metin yazmadı, ancak başkalarının yazılarında ana karakterler olarak görüldü. Sokrates örneğinde, bu ikincil kaynaklar Sokrates’in nasıl yaşadığını ve etrafındaki dünyayı anlamak için ne tür bir felsefe kullandığını tam olarak aktaramadı.

Gerçek Sokrates’i bilmenin imkansızlığı “Sokratik sorun” olarak adlandırılır ve bu sorun Sokrates üzerine yazılmış üç ana tarihsel kaynağın okunmasını zorlaştırır. Örneğin oyun yazarı Aristophanes, komedi oyunu “Bulutlar”’da Socrates adında bir karaktere sahiptir, ancak karakter dağınık, pasaklı ve gençliği kirletip yoldan çıkaran karikatürize bir figür olarak tanıtılır.

Aristophanes ve Sokrates aynı dönemde yaşamışlardı. Aristophanes, Atina gençlerinin zihinlerini zehirledikleri için sofistleri ve doğal filozofları suçladı ve “Bulutlar”’daki Sokrates karakteri, filozofun tüm hayatı boyunca onu takip etti. Sokrates yargılanırken, Aristophanes’i jüri üyelerinin zihinlerini ona karşı doldurmakla suçladı.

İkinci kaynak, Platon gibi Sokrates’ten 45 yaş küçük olan askeri tarihçi Xenophon’dur. Xenophon, Atina’nın güvenilir bir tarihçisi olarak sağlam bir üne sahipti, ancak gündelik endişeleri olan bir adamdı. Yani Sokrates’in alıntılandığı yerler, emlak yönetimi ve para kazanma gibi sıradan konularla ilgilidir ve Sokrates’in kendisinden çok Xenophon’un görüşlerini yansıtabilir.

Platon’un diyalogları Sokratesle ilgili bilinen en zengin kaynaktır, çünkü Sokrates neredeyse tüm metinlerde ana karakterdir. Plato, Sokrates’in bazıları tarihte de bilinen, Atinalılarla yaşama ihtimali olan ve olmayan karşılaşmaların diyaloglarını yazdı. Diyaloglarda, Sokrates’in karakteri genellikle ustaca ve esprili bir dille sorgulayıcıdır, ahlak ve doğa hakkındaki felsefi vahiylere karşı alay ederken kendi cehaletini de itiraf etmekten geri kalmaz.

Fakat diyaloglar tarihsel olarak doğru mudur? Platon, Sokrates’in yargılandığı ve infaz edildiği sırada 25 yaşındaydı. Platon şüphesiz Sokrates’ten ilham alırken, hangi felsefelerin Sokrates’ten geldiğini ve hangilerinin sadece Platon’a ait olduğunu çözmek imkansızdır. Sokratik Sorunu daha da karmaşık hale getiren, Platon gibi eski yazarların biyografi, drama, tarih ve kurgu arasında ayrım yapmamasıdır.

5. Sokrates En İyi Ahlaki Filozof Olarak Tanınır

Sokrates’in felsefesini tek bir ifadeyle aktarmak kolay değil, ancak diyaloglarda tekrar tekrar ortaya çıkan anahtar bir ilke varsa, bu da asla yanlış davranmanın doğru olmadığıdır.

“Yanlış bir şey yapmayın, size verilen bir zararın karşılığında bile yapmayın.” diye açıklıyor Nails. “Ölüm tehdidi veya ailenizi kurtarmak için bile. Yanlış yapmak asla doğru değildir. Bu ahlaki bir ilke olarak çok önemlidir.” diye ekliyor.

Sokrates’in en bilinen alıntısı yargılanması sırasında, neden sadece sürgüne gidip hayatını kurtarmak için sessiz kalmadığını soran destekçilere hitaben söyleniyor: “İncelenmemiş yaşam,” diye yanıtlıyor Sokrates, “yaşamaya değmez.”

Sokratik yöntem Sokrates’in erdeme yol açtığına inandığı bir kendi kendini inceleme sisteminin bir parçasıydı. Bunu geliştirmenin tek yolu da daha büyük bir bilgelik ve dolayısıyla daha büyük bir erdem elde edene kadar her şeyi sorgulamaktı.

6. Sokrates İçsel Bir ‘Ses’ Duyardı

Sokrates, akıl ve rasyonalitenin sert bir savunucusuydu, ancak doğaüstü olanı da tamamen reddetmedi. Sokrates, tüm Atinalıların ruhlarını korumak için Delphi’deki Apollo’nun kehaneti tarafından çağrıldığına inanarak Agora’daki çatışmalı konuşmalarını inancının bir parçası haline getirdi.

Ancak Sokrates, bazı şeyleri yapmasını engelleyen bir daimonion veya iç ses duyduğuna da inanıyordu. Bu ses vicdanla benzerdi, ancak yalnızca ahlaki seçimlerle sınırlı değildi.

Sokrates, Platon’a ‘Özür’ kitabında “Sık sık bana gelen bir kehanet veya işaretten bahsettiğimi duydun.” diyor. Peki Sokrates şizofren miydi? Nails pek öyle düşünmüyor. Psikolojik veya doğaüstü hiçbir şeyin olmadığını söyleyen akademisyenlere dikkat çekiyor, ancak Sokrates’in bazen belirli bir konuya yoğun bir şekilde odaklanıp kendi zihninde canlandırdığını da vurguluyor.

“O anlar geldiğinde saatlerce ayakta durup hareket edemezdi. O zaman aniden sokakta dururdu ve arkadaşlarıyla konuşmaya devam edemezdi.”

Doğaüstü olsun ya da olmasın, Sokrates’in Atina’daki duruşmaya devam etmesinin nedenlerinden biri, iç sesinin ona gitmemesini söylememesidir. Böylece, iyi ya da kötü sonucun nihai yararı için olacağını düşünmüştür.

7. Sokrates Yaşadığı Gibi Öldü, Asla Uzlaşmadı

Atina’nın Peloponez Savaşlarında Sparta’nın yenilgisinden sonra ruh hali kasvetliydi ve Atinalılar suçlanacak birilerini arıyordu. Bazıları, filozofların ve sofistlerin Tanrılara saygısızlığı yüzünden Tanrıların Atina’ya kızgın olduklarını düşünüyorlardı. Bu sebeple tutkulu, genç bir takipçi kitlesine sahip tanınmış bir filozof olan 70 yaşındaki Sokrates, iki şey ile suçlandı: Atina tanrılarına saygısızlık ve Atina gençliğinin bozulması.

Daha önce de belirtildiği gibi, Sokrates Atina’yı terk edip sürgüne giderek yargılamadan tamamen kaçınabilirdi. Ama bu onun tarzı değildi, diyor Nails. Bunun yerine Sokrates, “sivil itaatsizlik” uygulamıştı.

“Bu direniş değil. Bu bir devrim değil. Bu sivil itaatsizlik.” diyor Nails. “‘Yapmam gerektiğine inandığım şeyi yapıyorum ve sonuçları olursa onları kabul etmeliyim.’ diye düşündü Sokrates.”

Sokrates, duruşma ve mahkûmiyet sırasındaki son savunmasında şöyle dedi:

“Çünkü ben sizi ikna etmeye çalışmaktan başka hiçbir şey yapmıyorum. Bu benim öğretim ve eğer bu gençliği bozan doktrin ise, etkim gerçekten yıkıcıdır. Benim öğretim değil, gerçektir konuşan. O yüzden Atina’nın adamları, size diyorum ki, beni alın ya da almayın; ama ne yaparsanız yapın, ölsem bile asla yolumu değiştirmeyeceğim.”

Sokrates suçlu bulundu ve Atina infaz yöntemi olan baldıran içeren zehirli bir karışım ile ölmeye mahkûm edildi. Ölmeden önce, destekçilerine son sözlerini söyledi: “Ayrılık saati geldi ve biz yolumuza gidiyoruz. Ben öleceğim, sen de yaşayacaksın. Hangisi daha iyi, Tanrı bilir.”

Yazar: Dave Roos

Kaynak: HowStuffWorks