beyin
Kaynak: Al Jazeera

Gerçek mi, Yoksa bir Yanılsama mı?

John Hopkins Üniversitesi araştımacıları, bu sorunun cevabını aradı.

Johns Hopkins Üniversitesi’nde bilişsel bilim, sinirbilim ve felsefe gibi farklı alanlardan araştırmacıların olduğu bir araştırma ekibi, bilimsel bir deney yoluyla uzun süredir düşünürler tarafından üzerinde durulan felsefi bir soruya cevap bulabildi. O soru ise; Dünya’nın gerçeklerini algılıyor muyuz, yoksa beynimiz bu gerçeklikten bağımsız olarak ne görmek istiyorsa onu mu görüyor?

İki Beyin İşlemcisi

Ana hipotez, beynimizde iki tür işlemci olduğunu, birincisinin dış dünyadan işitme veya görme gibi duyusal yollarla gelen verilere, diğerinin ise beynimizin bu dünyayla ilgili geçmiş bilgilerine dayandığını ifade ediyor.

Örneğin, içimizden biri biraz sağa veya sola yatırmaya karar verse dahi -tecrübeye dayanarak- madeni paraların kenarlarını dairesel olarak görmeye yatkınızdır.

Oval görünmesi gerekmesine rağmen, beynimiz para birimleri hakkında ön bilgilerini kullanarak onları sağa veya sola meyilli ve dairesel görmemizi sağlar.

8 Haziran’da, bu takım tarafından Ulusal Bilimler Akademisi (PNAS) tarafından yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, Johns Hopkins Üniversitesi araştırmacıları bu fikri, insanların gerçek ve illüzyon arasındaki farkı ayırt etme yeteneklerini incelemek amacıyla dokuz deney oluşturmak için kullandı.

Beynimizde iki farklı işlemci vardır. Birincisi, his yoluyla dış dünyayla ilgili geçmiş verilere, ikincisi ise geçmiş tecrübelerimize dayanmaktadır. (Kaynak: Al Jazeera)

Madeni Paralar

Deneylerde iki tür para kullanılmıştır.

Birincisi hafifçe sola veya sağa dönük gerçek dairesel paralar, ikincisi ise kasıtlı olarak oval şekilde yapılan paralar. Daha sonra bu madeni paralar deneylerde katılımcıların gözlerinin önüne yan yana koyuldu.

Sonuçlar, test katılımcılarının gerçekten oval paralar ile sağa veya sola dönük paralar arasında ayrım yapamadığını söylüyor.

Tüm paraları dairesel olarak gördüler ve para birimlerinin grafik programlar aracılığıyla yapıldığı bilgisayar deneylerinden aynı sonuçları elde ettiler.

Bu, ikinci tip işlemcinin beynimizde var olduğunu gösterir. Dünyayı nesnel gerçeklikte olduğu gibi değil, gözlerimizin önüne istediği gibi sunabilme otoritesine sahip olmaya meyillidir.

Deneyde gerçek madeni paralar kullanılmıştır. Diğer para ise katılımcıları yanıltmak üzere kasten üretilmiştir. (Kaynak: Al Jazeera)

Bilim, Felsefeye Cevap Verir

Büyük sinirbilim araştırmacıları ekibi, Hermann von Helmholtz’un kabul ettiği 19. yüzyıla kadar uzanan bu hipotezi doğrulama eğilimindedir. Alman doktor, fizikçi ve matematikçi, fark ettiğimiz şeyin gerçeklik değil, bu gerçeklikle ilgili mümkün olan en iyi tahmin olduğunu söylüyor.

Ancak bu özel deneyde çarpıcı olan şey, deneylerin ilk kez felsefi temellere dayanarak tasarlanmış olmasıdır. Adeta araştırmacılar ilk kez felsefeyi test etmeye çalışıyor.

Kaynak: Al Jazeera