Ana Sayfa / Yazılar / Ekonomi / Araştırma Yazıları / Geçmişten Günümüze Paranın Tarihi

Geçmişten Günümüze Paranın Tarihi

Yokluğu dert, varlığı dert olan paranın geçmişi de insanoğlu kadar eskidir. Bir değişim birimi olarak bu metanın ilk kullanışı MÖ 9000 Yıllarına dayanmaktadır. [1] Latince ’de “Pecunia”  para demek ve “Sığır” anlamına gelen pecus kelimesinden türemiştir. Hayvanların evcilleştirilmesi ile büyükbaş hayvanlar para gibi el değiştiriyordu. Günümüzde bazı Afrika ülkelerinde hala sığırların bir takas aracı olarak kullanılması bu sisteme en iyi örnektir. M.Ö 1000-500 Yılları arasında deniz kabuklarının para olarak kullanılması bilindik para kavramına yavaş yavaş yaklaşıldığını gösterir. Ancak değeri devlet tarafından garanti edilmiş bir sistem henüz ortaya çıkmamıştır.

MÖ 687 Batı Anadolu’da, sularından altın akan Paktolos Irmağı kıyısında yaşayan Lidyalılar dereye serdikleri koyun postlarını akşamları tarayarak elde ettikleri altını rafineriye götürüp satarlardı. Zamanla bu altınlardan ilk madeni parayı yapıp kullanıma başladılar. [2] Bir takas ekonomisinden parasal bir ekonomiye geçişin ilk aşamasında mal paralar (deniz kabuğu, taş hayvan postları) ve benzeri eşyalar mal para olarak kullanıldı. Ancak mal paranın en yaygın ve evrensel olanı altın ve gümüş gibi değerli metaller olmuştur. Bu metallerin değişim değeri kabaca metallerin değerlerine eşittir.

Mal para, parada olması gereken özellikleri diğer mallara göre daha fazla taşıyan metaller olarak bilinir ve toplumun çoğu tarafından kabul edilip ödeme aracı olarak kullanılmıştır. Değerli metaller devletlerin otoritesi ile basılmış ve geçerli para olarak kullanmaya başlanılmıştır. Dünyada kullanılan değeri devlet tarafından garanti altına alınmış bu ilk para, Lidya Kralı Karun’u dünyanın en zengin kralı yapmıştır.[3] Bu malların yüksek üretim maliyetleri, Üretimdeki doğal sınırlar, büyük miktarların taşınma zorlukları, zaman içinde ortaya çıkan özel bankaların altın gümüş paraları kabul edip bunlara karşılık banknot ihraç edilmesine neden olmuştur.[4] Kâğıt para, ihmal edilebilecek kadar düşük üretim maliyetli ve taşınabilirliği ile gündeme gelmiştir.

Altına sabit bir oran ile dönüştürülebilir kâğıt paralar basılmıştır. Altın standarttı, denilen bu sistem Birinci Dünya savaşına kadar devam etmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise, birçok ülke parası belli bir oran ile dolar kuruna göre ayarlanmıştır. [5]

1. PARANIN TANIMI VE ÖZELİKLERİ

PARA; satın alınan mal ve hizmetlerinin bedelinin ödenmesinde ve borçların geri ödenmesinde herkes tarafından kabul edilen bir ödeme aracıdır.  İhtiyaçların ve üretilen mal miktarının sınırlı olduğu ekonomide takas ile değişimi uygundur. Ancak ihtiyaçların ve ürünlerin çeşitlenmesi ile ekonomide bu değişimi gerçekleştirmek oldukça zorlaşmıştır. Çünkü bir malın diğer bir malla değişimi için iki tarafın ellerindeki mala ihtiyaç duymaları ve değişim oranlarının aynı olması gerekir. [6]

Örneğin; bir adet tavşan derisi ile bir ölçek mısırı değiştirmek isteyen iki insanın, hem karşılıklı bu mallara ihtiyaç duyması hem de tavşan derisi ile bir ölçek mısırın piyasası değerleri aynı olması gerekir. İki malın değeri aynı olmadığı zamanlarda ise bu değişim gerçekleşmeyecektir. Gerek üretimin artması gerek ihtiyaçların artması sonucunda mallar para olarak kullanılmıştır. Bu mallara buğday, üzüm, hayvan postları, tarım aletleri, hurma, deniz kabukları ve bazı taşları örnek olarak gösterebiliriz. Ancak herhangi bir malın para vasfını alabilmesi için 7 kriteri sağlaması gerekir. Bunlar;

  • Standart Olması: Ülke içerisindeki parayı temsil eden ülkenin her yerinde aynı nominal değeri taşıması gerekir. Standart olmayan para toplumda kabul görmeyecektir.
  • Kabul Edilir Olması: Söz konusu mal halkın ve piyasaların para olarak benimsediği ve kullanabileceği nesne olmalıdır.
  • Dayanıklı Olması: Paranın fiziksel olarak dayanıklı ve kolayca yıpranmaması gerekir.
  • Taşınılabilir Olmalı: Kolayca taşınabilmeli ve bir yerden yere kolayca transfer edilebilmelidir.
  • Bölünebilir Olmalı: Değişik miktarlardaki ödemelerin yapılabilmesi için, paranın kolayca bölünebilir olması ve birbirine dönüşebilir olması gerekir. Paranın ifade ettiği değerler çok çeşitli olmalıdır.
  • Homojen Olması: Paranın her yerde aynı değerde olmasıdır.
  • Taklit Edilmemesi: Merkez Bankası dışında hiçbir kurum para basma yetkilisine sahip değildir. Para taklit edilemez ve sahtesi basılamaz.

DEĞİŞİM ARACI OLARAK PARANIN VARLIĞI;

  • Takas ekonomilerinde ortaya çıkan isteklerin karşılıklı eşleşmesi sorununu ortadan kaldırır.
  • Mal ve hizmetlerin el değiştirmesi sırasında geçen zamanı (işlem maliyeti) minimize eder.
  • Ekonomide işbölümü ve uzmanlaşmayı getirirken ekonomik etkinliğin artmasına neden olur.

2. PARANIN FONKSİYONLARI

Paranın fonksiyonları aşağıdaki gibidir. Bunlar:

  • Hesap Birimi Olması: Para, diğer malların değerinin ölçülmesinde kullanılan standart bir değer ölçüsüdür. Uzunlukları metre, ağırlıkları kilogram ile ölçtüğümüz gibi kıymetleri de para ile ölçmekteyiz.
  • Değişim Aracı Olması: Mal ve Hizmetlerin bedelinin ödenmesinde kullanılmasını ifade eder. Parayı diğer finansal varlıklardan ayıran en önemli unsur değişim aracı olma fonksiyonudur.
  • Ortak değer ölçüsüdür: Mal veya hizmetlerin alım satım değeri toplum tarafından kabul edilmelidir. Kabul edilen mal veya hizmetlerin ifade edildiği değer fiyat, fiyatın sembolleştirildiği araç ise paradır. Herkesçe kabul edilen değer ölçüsünün sabit kalması gerekir. Enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde paranın ifade ettiği mal miktarı her geçen gün azalır.
  • Tasarruf Ve Borçlanma Aracıdır: Yaşam, ihtiyaçların karşılanması ile devam eder. İhtiyaç fazlası nakdin harcanmayarak elde tutulması ile tasarruf yapılmış olur. Tasarruf, kişi ve kuruluşlar hatta ülkeler açısından arzulanan bir durumdur. Çünkü tasarrufları fazla olanlar daha çok üretim, daha çok tüketim yaparlar. Üretimin ve tüketimin artması ekonominin büyümesini gösterir.
  • Ekonomi Politikası Aracıdır: Paranın ekonomik olaylar üzerinde direkt etkisi yoktur. Ancak dolaylı yollardan etkili olur. Devlet ekonomideki büyümenin dengeli (istikrarlı) sürdürülebilmesi için para ile ilgili kararlar alabilir. (Faiz oranları, vergiler, indirimler vb.) Ülkedeki para ile ilgili alınan karar ve yapılan uygulamalara para politikası denir. Her ülke zaman zaman bu politikalara başvurur.

3. PARA ÇEŞİTLERİ

Para kullanımı değişik devrelerden geçerek günümüze kadar gelişmiştir. Bunlar;

a) Mal Para: İlkel toplumlarda malın malla değiştirildiği ölçü birimidir. Takas ekonomisi denilen ilkel endüstrinin mübadele araçları başlıca: Deri, tuz, tütün, kurutulmuş balık, midye kabuğu vb. değişim araçlarıdır.

b) Maden Para: Değerli madenlerin işlenip figürler ve değer ifadeleriyle değişim aracı olduğu devirdir. Altın, gümüş ve bakır paralardır. Bu madenlerin kıymetli, işlenebilirliği zor, çok az bulunması, paraya atfedilen değerin madensel değer karşılığının hemen hemen eşit olması, değerini kaybetmeden çok küçük parçalara bölünebilmesi maden paranın cazibesini arttırmıştır.

İlk para M.Ö. 7. yüzyılda Manisa’nın Salihli ilçesinde kalıntıları bulunan Lidyalıların başkenti Sardes (Sart) uygarlığı tarafından gümüş – altın karışımı olarak basıldığı bilinir. 1329’da da Orhan Bey zamanında Osmanlı Devleti’nde ilk gümüş para basılmıştır. [7]

Osman Gazi - Akçe

c) Temsili Para: Altın, gümüş gibi madenlerin özellikle son yüzyılda yavaş yavaş terkedilerek onu temsil eden kâğıt ve maden olarak fazla değer taşımayan nesneleri karşıladığı dönemin paralarıdır.

Altın ve gümüşe bağlı sertifikalar, banknot, kâğıt para ve ufaklık (metal) para bu türdendir. Temsili paranın en önemli özelliği üzerinde yazılı değerle paranın yapıldığı değerin çok farklı olmasıdır. Para ilk kullanılmaya başlandığında altın ve gümüşün azlığından ve kolayca taşınamadığından halk elindeki altını güvendiği sarrafa vererek ondan bu altın karşılığı sertifika alırdı. Sertifika da altınlar yerine geçmekteydi. Zamanla banknotlar, kâğıt paralar ve ufaklık paralar piyasaya girdi. Önceleri karşılıksız olarak basılan banknotlar ve kâğıt paralar büyük sorunlara yol açtı.

Değerli metallerden yapılmış ufaklık paralar da enflasyon dönemlerinde, metali belirtilen paradan daha değerli olduğu için piyasadan silinmiştir. Gresham Kanunu olarak bilinen “Kötü para iyi parayı kovar” düşüncesi de bunu anlatmaktadır.

d) Kaydi Para: (Banka Parası) Gelişmiş ülkelerin ödemelerine kolaylık getirmek için bankalar tarafından oluşturulmuş paradır. Gelişmiş ülke ödemelerinin çoğu para ile değil de banka parası denilen çeklerle yapılmaktadır. Çekler, nakil yoluyla hesaptan hesaba aktarılır.

Dünya üzerinde yazılan ilk çek, 22 Nisan 1659 tarihinde Londra’da Nicholas Vanacker’a ödendi.

İlk çek

e) Kâğıt Para: Kâğıt para, bir ülkede para otoriteleri tarafından çıkartılan, altın karşılığı bulunmayan ve değeri, üzerinde yazılı miktara eşit olan paradır. Kâğıt paraya sınırsız borç ödeme gücü tanınmıştır. Kâğıt para basma yetkisi tek bir kuruma verilir. Bu kurum genellikle para politikasını yürütmekle görevli olan Merkez Bankası’dır. Avrupa’da ilk kâğıt para İsveçliler tarafından 1661 tarihinde tedavüle sokuldu. Ancak bu tarihten tam 700 yıl önce Çinliler kâğıt para kullanmaktaydı. Esasında Çinliler resmi olarak kâğıt paralar basılmadan önce de kâğıt para kullanma alışkanlığına sahiptiler. O tarihlerde bölgede en çok kullanılan paralar, bakırdan yapılıyordu. Binlerce madeni bakır parayı bir noktadan diğerine taşımak da hem çok riskli bir işti hem de taşıma maliyetlerini arttırmaktaydı. Bu yüzden Çinli tacirler, bu bakır paraları alıyor, üstünde bakır paranın değeri yazan bir senet düzenliyor ve ticarette bu senetleri kullanıyordu. 200 yıl boyunca bu senetler adeta birer kâğıt para olarak kullanıldı. O tarihlerde Çin‘de bakır kıtlığı baş gösterince, tacirler ve devlet kâğıt para kullanmaya başladılar. Böylece yüzlerce yıl sürecek kâğıt para hâkimiyetinin de ilk uygulayıcısı oldular.

İlk kağıt para

(İLK KÂĞIT PARA)

Sonuç olarak; para insanlık tarihi kadar eski dahi olsa günümüze kadar varlığını devam ettiren ve gelişen bir süreç izleyerek hayatımızı değiştiren bir değişim aracıdır.  Para zamanla araç olma özelliğinden çıkıp yegâne amaç haline gelmiştir.  İnsanlar para sayesinde isteklerini yerine getirebilmektedir. İnsanların yaşam standartları, alabilecekleri eşyalar günümüzde hemen hemen her şey insanların cebindeki paraya bağlıdır. Hayatımızı değiştiren ve isteklerimize yön veren bir araç olsa bile her insanın hayatına devam etmesini sağlayacak bir değerdir. Hayatımızda her ne kadar kolaylık sağlasa da şunu unutmamak lazım “Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir”.

Kaynak

Kaynak

Özbilen, Şevki: Para’nın Kitabı, Gazi Kitabevi, Ankara, 2016.

Erdem, Ekrem: Para Banka Ve Finansal Sistem, Detay Yayıncılık, Sayı 8, Ankara, 2017.

Yay Gürkan, Gülsün: Para ve Finans Teori – Politika, İstanbul Bilgi Üniversite Yayınları, Baskı 1, İstanbul, Kasım 2012.

Aktiş, Muhammet: Para Teorisi Ve Politikası, Gazi Kitabevi, 2. Baskı, Ankara 2011.

Muhasebe Dersleri, Paranın Tanımı, 2009, http://m.muhasebedersleri.com/ekonomi/para.html (ET: 10.04.2019).

Ekonomihukuk.com, Paranın Gelişimi, Fonksiyonları, Özellikleri, https://ekonomihukuk.com/parabanka/paraningelisimifonksiyonlariozellikleri/ (ET: 11.04.2019).

DİPNOTLAR

  1. Gülsün Gürkan Yay, Para Ve Finans Teori- Politika, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2012, s. 7-12.
  2. Şevki Özbilen, Para’nın Kitabı, Gazi Kitabevi, Ankara, 2016, s. 4-9.
  3. Ekrem Erdem, Para Banka ve Finansal Sistem, Detay Yayıncılık, Ankara 2008, s. 1,2.
  4. Muhammed Akdiş, Para Teorisi ve Politikası, Gazi Kitapevi, Ankara, 2011, s. 7-10
  5. g.e., Muhammed Akdiş, s. 7-10.
  6. Muhasebe Dersleri, Paranın Tanımı, 2009, http://m.muhasebedersleri.com/ekonomi/para.html (ET: 10.04.2019).
  7. A.g.e., Gülsün Gürkan Yay, s. 7-12. 

Esra Yörümez

Esra Yörümez
TESAD Ekonomi Masası Yazarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir