Ana Sayfa / Yazılarımız / Siyaset / Fransa’da Aşırı Sağ’ın Yükselişi

Fransa’da Aşırı Sağ’ın Yükselişi

Yazan: Hatice Büşra TÜRK

Giriş

           Yakın zamanda arkamızda bırakacağımız 2016, dünyanın çoğu yerinde seçimlerin gerçekleştiği bir sene oldu. Pek çok seçim gerçekleşmesine rağmen şüphesiz tüm dünyanın ilgisini üzerine çekmeyi başaran iki seçim, Birleşik Krallığın AB’den ayrılma kararı aldığı Brexit referandumu ve Amerikan başkanlık seçimiydi. Her ne kadar 2016 geride kalsa da siyaset ve siyasetin en büyük gerekliliklerinden birisi olan seçim serüveni devam ediyor. Bu yazıda kısaca, AB’nin en büyük iki gücünden birisi olan Fransa’nın ilk turu 23 Nisan, ikinci turu ise 7 Mayıs 2017’de[1] gerçekleşecek olan cumhurbaşkanlığı yarışında Fransa’nın aşırı sağ partisi olan Ulusal Cephe’nin (FN) başarılı olma ihtimalini, partinin cumhurbaşkanlığına aday olan lideri Marine Le Pen’in ve temsil ettiği siyasi akımın Fransa’daki yükselişini tartışacağız.

Ulusal Cephe (FN) Lideri Marine Le Pen

Fransa’nın Kültürel Mirasının Günümüz Fransız Toplumuna Etkileri

Siyasal anlamda Fransa denildiğinde aklımıza Fransız İhtilali, milliyetçilik, özgürlük, insan hakları, cumhuriyet gibi kavramlar veya olgular gelir. Buna sebep olan etkenleri Jean Jacques Rousseau, Montesquieu gibi aklımıza gelebilecek pek çok ünlü Fransız düşünürünün siyasal olguları tartışmaları, Fransız toplumunun fikirsel bazda diğer toplumlardan farklı gelişmeler yaşamasından dolayı toplumun kabullenici olmayı reddederek isyan etmesi ve özgürlüğünü talep etme yoluna gitmesi olarak düşünebiliriz.

Şüphesiz Fransa bugünkü demokrasi anlayışını var eden pek çok kavramın temellerinin atıldığı ve deneme yanılma yöntemi ile sıkça test edildiği bir ülkedir. Sıkça test edildiğini söylüyorum çünkü Fransa, 1789’da yaşanan devrimin ardından da çok defa rejim değişikliği yaşamıştır. Her ne kadar fikirsel bazda bir gelişmişlik seviyesi olsa da Fransa tarih sahnesinde istikrarı sağlayabilmiş bir ülke değildir. Nitekim Fransa’daki nihai istikrarı sağlayacak olan isim 5. Cumhuriyetin kurucusu General Charles De Gaulle olacaktır.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük göç dalgası olma özelliğini taşıyan Suriyeli Mülteciler sorunu ve başta IŞİD olmak üzere Ortadoğu’daki anarşi sayesinde kendine yaşam alanı bulan pek çok terörist örgütün varlığı her ne kadar bütün dünyayı tedirgin etse de gelişmiş devletler statüsündeki Batılı devletleri daha çok rahatsız etmektedir. Bu rahatsızlığın önemli sebeplerinden birisi, gelişmiş ülkelerde yaşanan terör saldırılarıdır. Avrupa devletlerinin arasından en şiddetli terör saldırılarına maruz kalan ülkeler arasındaysa Fransa başı çekmektedir.

Ortadoğu’daki anarşi halinin yarattığı güvensizlik ve göç sorununun Fransa’ya olan etkilerine karşı cumhurbaşkanlığı adaylarının çözüm önerileri Fransız vatandaşları için oldukça önemli. Zira Fransızların önemli bir kesimi tarafından hem göçmenler hem de Müslümanlar terörist olarak algılanıyor. Onları terörist olarak görmeyen kesim ise rekabet etmek zorunda kaldığı iş gücü olarak değerlendiriyor ve milliyetçiliği ile meşhur olan Fransa’da deyim yerindeyse “Fransa Fransızlarındır!” mottosu güdülüyor.

Tabi ki bu durum sadece Fransa’ya has bir durum değil, zira Brexit kampanyasındaki “AB’den çıkmazsak Türkler gelecek.”[2] temalı nüfusumuzun yazılı olduğu afişleri, ya da Donald Trump’a seçimi kazandıran pek çok aşırı sağ eğilimli söylemi[3] unutamayız. Brexit kararı ve Trump’ın seçimi kazanması da aslında bize dünyadaki ötekileştirici tavrın ne denli yükselişte olduğunu gösteriyor.

Marine Le Pen’e ve partisi FN’ye baktığımızda aşırı sağı temsil ettiğini görüyoruz. Aşırı derece de milliyetçi, Müslüman karşıtı, Rusya ile anlaşmak isteyen, Donald Trump’ın Amerikan başkanı seçilmesini çok olumlu karşılayan, AB karşıtı, “Madame Frexit”[4] ilan edilen yani aslında Brexit referandumunun benzerini Fransa’da gerçekleştireceğini vaad eden ve anket sonuçlarına göre 1. turu geçmesine kesin gözüyle bakılan bir aday Marine Le Pen. Aslında böyle bir adayın yükseliş kaydetmesi bile Fransız toplumunda ne denli bir sosyolojik algı oluştuğunu, toplumun nereye evrildiğini ortaya koyuyor. Ancak bundan daha çarpıcı olanı şu anda adayı belli olan Cumhuriyetçi Parti’nin (LR) adayı François Fillon’un[5] ve adaylık için onunla yarışan diğer aday adaylarının vaatlerinin de aslında Marine Le Pen’in birkaç tık yumuşatılmış hali olarak paralellik göstermesidir. Yani Fransız toplumunun duruşu aslında belli, asıl merak konusu, dönüşümler keskin mi yaşanacak yoksa yumuşak mı? Onu da gelecek yazıda bütün adayları ele alarak tartışacağız.

Dipnotlar

]1]  https://tr.sputniknews.com/avrupa/201605041022549942-fransa-cumhurbaskani-secim-hollande/

[2]  http://www.tesadernegi.com/single-post/2016/06/29/Londraya-Hong-Kong-Modeli-Olur-Mu

[3]  http://www.tesadernegi.com/single-post/2016/12/05/Trump-Ortado%C4%9Fu-ile-%C4%B0lgili-Ne-D%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCyor

[4]  http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/france/11696466/Call-me-Madame-Frexit-Front-National-leader-Marine-le-Pen-says.html

[5]  http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-38126712

Kaynakça

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201605041022549942-fransa-cumhurbaskani-secim-hollande/

http://www.tesadernegi.com/single-post/2016/12/05/Trump-Ortado%C4%9Fu-ile-%C4%B0lgili-Ne-D%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCyor

http://www.tesadernegi.com/single-post/2016/06/29/Londraya-Hong-Kong-Modeli-Olur-Mu

http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/france/11696466/Call-me-Madame-Frexit-Front-National-leader-Marine-le-Pen-says.html

http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-38126712

Yazan Hakkında

Hatice Büşra Türk
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir