Ana Sayfa / Yazılarımız / Ekonomi / Finansta Risk ve Politik Risk

Finansta Risk ve Politik Risk

Yazan: Özcan KUZULU

Risk, beklentiler dışında gelişen ve sonucunda olumlu ya da olumsuz bir duruma yol açan olaydır.[1] Risk sözcüğü arzulanan ve/veya planlanan bir “şeyin” gerçekleşmemesi veya başka bir ifade ile istenmeyen bir olayın ya da olaylar setinin ortaya çıkma olasılığını ifade etmektedir.

Risk kelimesi iktisadi bir olayda, bir işleme ilişkin parasal kaybın ortaya çıkması veya bir giderin ya da zararın meydana gelmesi nedeniyle ekonomik faydanın azalması olasılığı olarak tanımlanıyor.[2]

Sermaye piyasalarında ise risk, çok genel olarak, “beklenen getirinin gerçekleşen getiriden sapma olasılığı” olarak tanımlanabilir. Bir başka anlatımla, herhangi bir yatırım aracının getirisi, beklenen getiriden ne kadar büyük farklılık veya sapma gösteriyorsa, söz konusu yatırım aracının riski, o kadar yüksek demektir.

Hisse senedi piyasası, genel ekonominin ve sermaye piyasasının alt sistemlerinden biridir. Bu bağlamda, hisse senedi piyasasının içsel faktörlerin dışında genel ekonomi ve finans piyasası ve siyasi beklentiler gibi birçok dışsal faktörlerden etkilenir. Bu faktörlerin her biri hisse senedi piyasası için bir risk unsurudur.

Yatırım tercihinde; hisse senetlerini seçerken getiri ile risk arasında bir tercih yapılır.[3] Getirisi yüksek, riski düşük olan hisse senetlerinin seçilmesi yatırımın doğruluğuna katkıda bulunur. Diğer bir ifade ile riski yüksek olup getirisi düşük olan hisse senetlerinin tercih edilmemesi daha uygundur. Bununla birlikte genellikle, getirisi yüksek olan hisse senetlerinin riskleri de yüksek olur. Dolayısı ile hisse senedi yatırımcısının yatırım kararı alırken kendi risk profiline göre bir karar alması gerekir. Her yatırımcı elde etmek istedikleri getiri ile katlanabilecekleri risk arasında bir denge kurmalıdır.

Menkul kıymetlere yatırım kararının temel belirleyicileri getiri ve risk faktörleridir. Bir yatırımın getirisinin belirlenmesi önemli bir sorun yaratmazken, riskinin değerlendirilmesi her biri farklı bir şekilde tanımlanan ve yorumlanan toplam riskin ve toplam riski oluşturan sistematik olmayan ve sistematik risklerin ölçülmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Risk iki türlüdür.

Sistematik risk kontrol edilemeyen olayları tanımlar. Bu riskler önceden bilinemezler, çeşitlendirilemezler ve tamamen önlenemezler. İsminden de anlaşılacağı üzere sistem kaynaklı olduğu için bu risk grubu tüm finans sistemini ve yatırımcıları aynı anda fakat farklı ölçülerde etkiler. Sistematik risklerin önemli olanları, faiz oranı riski, enflasyon riski, pazar riski, kur riski gibi risklerdir.

Toplam riskin yatırım yapılan kıymete ait olan kısmına veya toplam riskin firmaya ya da firmanın ilgili olduğu endüstri kolu ile ilgili kısmına sistematik olmayan risk adı verilir. Sistematik olmayan risk, finansal risk, likidite riski, vade riski, işletme riski olarak ayrılabilir. Sistematik olmayan riskler, finansal sistemin tamamını değil belirli bir sektör ya da şirketi etkileyen faktörlerdir.[4] En büyük özellikleri bu risklerin müdahale edilebilir olmalarıdır. Yatırımcı ya da şirket portföy çeşitlendirmesine giderek sistematik olmayan riskleri azaltabilir.

Sistematik ve sistematik olmayan risklerin tamamı toplam riski oluşturur. Bu kavramlar portföy yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır.

Finansal piyasalarda karşılaşılabilecek riskler[5]:

-Kredi riski
-Faiz oranı riski
-Enflasyon riski
-Çevre riski
-Döviz riski
-Yeniden yatırım riski
-Yeniden finansman riski
-Piyasa riski
-Likidite riski
-İş riski
-Politik risk
-Sistem riski
-Marj riski (Basis risk)
-Bilanço dışı kalemler riski
-Ödeme riski
-Bağımlılık riski
-Kurumsal düzenleme riski

Bu risk çeşitleri arttırılabileceği gibi zaman zaman birbirlerinin yerine de kullanılabildikleri görülmektedir. Bazı riskler, diğer risklerin alt kümeleridir. Örneğin çevre riski, bir firmanın performansının kontrolü dışındaki beklenmedik değişikliklerden etkilenmesidir.

Politik Risk

Bilindiği üzere, günümüzde yatırımcıların dikkate alması gereken birçok risk faktörü vardır. Bu risklerden bazılarından portföy oluştururken çeşitlendirme yoluyla kaçınmak mümkünken, bazılarını yönetmek veya müdahale etmek mümkün olmamaktadır. Sistematik risk olarak adlandırdığımız bu tür risklerin en önemlilerinden birisi de politik risklerdir.[6]

Ülkelerin, firmaların ve yatırımcıların karşılıklı ilişkilerinin artması, yatırım sürecinde dikkate alınacak faktörlerin yapısında ve sayısında değişikliği de beraberinde getirmiştir. Bu noktada sistematik risk içerisinde değerlendirilen politik risk, bir ülkenin sermaye piyasasını ve dolayısıyla o piyasadaki firmaları etkileyen bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bir ülkede ekonomik sıkıntılar nedeniyle politik istikrar bozulabileceği gibi, politika değişiklikleri sonucunda ekonomik sıkıntılarında meydana gelebileceği unutulmamalıdır.[7] Bu sebeple politik riskin kaynağını sadece siyasi gelişmelere dayandırmak yanlış olacaktır.

Politik risk literatürde sistematik riskin içerisinde yer almaktadır. Piyasayı etkileyen faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan bu risk, bütün menkul değerleri aynı yönde etkilemekte ve bütün firmalara benzer şekilde yansımaktadır. Sistematik riskin kaynağı piyasa aktörleri olduğu için firmanın bu risk konusunda bir tasarrufu yoktur ve menkul kıymet çeşitlendirmesiyle bu risk üzerinde bir kontrol sağlaması çok zordur.

Politik riskin kaynağını oluşturan savaş durumu, ideolojik farklılaşmalar, terör, ekonomik ve siyasi krizler vb. faktörler, aynı zamanda ülke riski hesaplamalarında dikkate alınan faktörlerinde yüksek bir yüzdesini oluşturmaktadır. Politik risk esas itibariyle ülkenin politik çevresinin bir ölçümüdür. Bu ölçüm, bürokrasi kalitesi, demokratik sorumluluk, etnik gerilim, askeri politika, kamu düzeni, yolsuzluk, iç ve dış anlaşmazlık, sosyoekonomik durum ve hükümet kararlılığı gibi bir çok değeri içermektedir. Bununla beraber politik risk genellikle; hükümet dengesi, yatırım ortamı, iç çatışma, politikaya askerin müdahalesi, dış çatışma, yolsuzluk, dini veya diğer etnik gerginlik, politik sistem, ekonomi yönetimi, kanunlar, demokrasi ve bürokrasinin kalitesi gibi risk faktörleri dikkate alınarak ölçülmeye çalışılmaktadır.

Nakit akışları açısından ise politik risk, bir ülkedeki politik olaylardan dolayı gelecekteki nakit akışlarındaki beklenmeyen değişimler olarak tanımlanabilmektedir.[8] Politik risk genel olarak makro politik risk ve mikro politik risk olarak sınıflandırılabilir. Makro politik risk ülkeye özgü ve ülkedeki tüm yabancı şirketlerin etkileneceği politik risktir. Mikro politik risk ise ülkedeki tüm yabancı şirketlerin kamulaştırılmasını ve vergi hukuku değişiklikleri, fiyat kontrolleri, çevresel düzenlemeler ve yabancı şirketleri etkileyecek sınırlamaları içeren risk türüdür. Mikro politik risk belirli endüstriler, şirketler veya projeler için söz konusudur. Politik risk şirketlerin faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını zorla elden çıkarmalar ile varlıkların mülkiyetlerini etkileyebilmektedir.

Politik gelişmeler, ortaya çıkabilecek çeşitli senaryoları da beraberinde getirecektir. Bu pozisyondaki bir ülkenin karşılaşacağı muhtemel senaryolar aşağıdaki gibi sıralanabilir.[9]

– Borçların yeniden yapılandırılması,

– Kemer sıkma politikalarının uygulanması,

– Devalüasyon,

– Doğrudan yabancı yatırımları teşvik edici politikalar uygulanması,

– Dış borçların geri ödenmeyip borçlu olan ülkede alacaklı tarafından yapılacak yatırımlara dönüştürülmesi.

Görüldüğü gibi bu ve benzeri senaryolar sonucunda alınacak kararlar, ilgili ülkenin sermaye piyasasını ve o piyasada faaliyette bulunan firmaları etkileyecek düzeyde güçlüdür.

Uluslararası alanda faaliyet gösteren derecelendirme kuruluşları, genelde ülkelerin merkezi yönetimlerinin ve Merkez Bankalarının, özelde ise borçluların, menkul kıymetlerin veya ihraççı kurumların geri ödeme kabiliyetini veya isteğini, yatırım yapılabilirlik derecelerini, bankalarının mali yapılarının sağlamlığını ve borç ödeme güçlerini periyodik olarak değerlendirip verdikleri notları uluslararası kamuoyuna duyuran ve uluslararası piyasalarda kabul görmüş kuruluşlardır. Birbirinden farklı yöntemler kullanarak politik riski ölçen derecelendirme şirketleri elde ettikleri bu bilgileri belirli dönemlerde yayınlamaktadır. Bu sebeple akademik çalışmalarda çoğunlukla derecelendirme kuruluşları tarafından yayınlanan politik risk primleri kullanılmaktadır.

Türkiye‟de politik risk ile hisse senedi fiyatları arasında uzun dönemli bir ilişkinin olduğu, politik riskte meydana gelen değişikliklerin hisse senedi fiyatlarını etkilediği, hisse senedi fiyatlarındaki değişimin politik risk primi üzerinde bir etkisinin olmadığı ve politik riskteki artışın hisse senedi fiyatlarını olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir.[10]

Türkiye‟nin önemli finansal piyasalarından biri olan Borsa İstanbul‟un (BİST) istikrarlı bir şekilde gelişimini ve ülkenin ekonomik büyümesine katkısını sürdürmesi için, siyasilerin geliştirecekleri politikaların politik riski düşürecek şekilde oluşturmaları, bu amaçla uzun dönemli hedefler belirleyerek siyasi politikalar oluşturacak dönüşümler yapmalıdırlar. Belirlenen bu politikalar doğrultusunda kararlı yapısal reformlar gerçekleştirmelidirler. Hisse senedine yatırım yapacak yatırımcılar ise politik riski düşük veya düşüş yönünde hareket eden piyasalara yatırımlar gerçekleştirmelidirler.

 

KAYNAKÇA

Ayaydın, Hasan; Dağlı, Hüseyin: Gelişen Piyasalarda Hisse Senedi Getirisini Etkileyen Makroekonomik Değişkenler Üzerine Bir İnceleme: Panel Veri Analizi, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 26/3-4, 2012.

Ceylan, Onur: Risk Nedir, Finansal Risk Çeşitleri Nelerdir?, Piyasa Rehberi, Aralık 18, 2014, http://piyasarehberi.org/piyasa/132-risk-nedir-finansal-risk-cesitleri-nelerdir (ET: 19.01.2018).

Çam, Alper Veli: Politik Riskin Firma Değeri İle İlişkisi: İMKB’ye Kayıtlı Firmalar Üzerinde Bir Uygulama, Doğuş Üniversitesi Dergisi, 15/1, 2014.

Dizdarlar, Işın; Derindere, Sinem: Hisse Senedi Endeksini Etkileyen Faktörler: İMKB 100 Endeksini Etkileyen Makroekonomik Göstergeler Üzerine Bir Araştırma, Yönetim, 61, 2008.

Erozan, İhsan: Finansal Piyasalarda Risk ve Risk Yönetimi, Blogcu, 2011, http://enm.blogcu.com/finansal-piyasalarda-risk-ve-risk-yonetimi/9433046 (ET: 19.01.2018).

Kara, Suat: Muhasebe Verilerine Dayalı Risk Ölçümü İle Sistematik Risk İlişkisi: Borsa İstanbul’da Bir Uygulama, Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi, ICAFR 16 Özel Sayısı, 30, 2016.

Kaya, Abdulkadir; Güngör, Bener; Özçomak, M. Suphi: Politik Risk Yatırımcının Dikkate Alması Gereken Bir Risk Midir? Borsa İstanbul Örneği, Gazi Üniversitesi İİBF Dergisi, 16/1, 2014.

Tecer, Meral: Hisse Senedi Yatırımları ve Risk, Amme İdaresi Dergisi, 27/1, 1994.

Turanlı, Münevver; Özden, Ünal Halit; Demirhan, Dicle: Seçim Tartışmalarının Hisse Senedi Piyasasına Etkisi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Dergisi, 2002.

 

[1] Onur Ceylan, Risk Nedir, Finansal Risk Çeşitleri Nelerdir?, Piyasa Rehberi, Aralık 18, 2014.

[2] Münevver Turanlı, Ünal Halit Özden ve Dicle Demirhan, Seçim Tartışmalarının Hisse Senedi Piyasasına Etkisi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Dergisi, 2002, s. 1-14.

[3] https://www.finnet.com.tr/yardim/risk.asp?SC=Y (ET: 17.01.2018).

[4] A.g.e., Onur Ceylan.

[5] İhsan Erozan, Finansal Piyasalarda Risk ve Risk Yönetimi, Blogcu, 2011.

[6] Abdulkadir Kaya, Bener Güngör ve M. Suphi Özçomak, Politik Risk Yatırımcının Dikkate Alması Gereken Bir Risk Midir? Borsa İstanbul Örneği, Gazi Üniversitesi İİBF Dergisi, 16/1, 2014, s.74-87.

[7] Alper Veli Çam, Politik Riskin Firma Değeri İle İlişkisi: İMKB’ye Kayıtlı Firmalar Üzerinde Bir Uygulama, Doğuş Üniversitesi Dergisi, 15/1, 2014, s.109-122.

[8] A.g.e., Abdulkadir Kaya, Bener Güngör ve M. Suphi Özçomak.

[9] A.g.e., Alper Veli Çam.

[10] A.g.e., İhsan Erozan.

 

Yazar Hakkında

Özcan KUZULU/TESAD Ekonomi Masası Direktörü

Finans, Finansal Analiz ve Ticari Krediler Uzmanı

Finans Doktorant, Çukurova Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir