Feminizm ve Feminist Teoriler
Her Campus'den Alınmıştır.

Feminizm ve Feminist Teoriler

19. yüzyılda ortaya çıkmış olan feminizm günümüzde bu konuda bilgisi olmayanlar tarafından erkek düşmanlığı olarak nitelendirilse de bu nitelendirmenin aksine kadın-erkek eşitliğini savunan bir akımdır.

Feminizm, yüzyıllardır var olan ataerkil sistemde kadınların siyasal ve sosyal düzende, eğitimde, sanatta, iş dünyasında vb. alanlarda ikinci planda kalmalarının, bu düzen içerisinde ezilmelerinin, fırsat ve hak eşitsizliklerinin nedenlerini konu edinmiştir. Bu sorunların nasıl ortadan kaldırılacağı sorusu ise savunulan çözüm önerileri ile konunun farklı boyutlarını ortaya koyan birçok feminist teori meydana getirmiştir.

19. yüzyıldan önce de bu konuda eserler inşa edilmiştir. Bunlardan biri “Kadına darağacına çıkma hakkı tanınıyor; öyleyse kürsüye çıkma hakkı da olmalıdır.” sözü ile bilinen Olympe de Gouges’i idama götüren “Les Trois Urnes, Salu de la Patrie, Voyageur Aérien” isimli eserdir.

Feminizmin ilk dalgası 19. yüzyılın sonlarına doğru, kadınların erkeklerle eşit siyasi ve hukuki haklara sahip olması maksadıyla başlamıştır. Mary Wollstonecraft’a ait olan “Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi” feminizm hareketinin en eski eserlerinden biridir. Mary Wollstonecraft “Artık kadınların yaşam şekillerinde bir devrim gerçekleştirilmesinin zamanı geldi. Kadınlara yitirdikleri onurlarını yeniden vermek ve insan soyunun bir parçası olarak dünyanın dönüştürülmesine katkıda bulunmalarını sağlamak için geç bile kalındı.” sözleriyle harekete geçmek gerekliliğini vurgulamıştır.

1960’ta siyasi ve hukuki haklarda eşit olmanın kadın sorunlarını ortadan kaldırmak için yeterli olmadığı kanısıyla ikinci dalga feminizm hareketi başlamıştır. Konuyu farklı boyutlardan ele alan feminist teorilerde burada ortaya çıkmıştır. Bu teoriler her ne kadar farklı açılardan değerlendirmeler sunsalar da ortak nokta “toplumsal cinsiyet” konusudur.

Liberal Feminizm

Liberal Feminizm
Karnaval.com’dan Alınmıştır.

İlk dalga feminizmi olarak da değerlendirilen liberal feminizmde kadınlar kanun önünde erkeklerle eşit haklara sahip olma amacı taşımaktadır. Bu feminist teoride ulaşılması hedeflenen haklar ve eşitlikler genel olarak eğitimde, aile yaşamında, sosyal hayatta, çalışma yaşamında ve kamusal alanlarda kadınların lehine yapılacak olan değişikliklerdir. Kadınlar verilen bu haklar ile ekonomide özgürleşme paralelinde sosyal hayatta da özgürleşecektir.

Liberal feminizmde ön plana çıkan ise kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi talebidir. Kadınlara bu hakkı ilk olarak veren ülke 1907 yılında Finlandiya’dır. 5 Aralık 1934 tarihinde Türkiye de kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanımıştır. Son olarak 2015’de Suudi Arabistan’da kadınlar seçimlere katılım sağlamaya başlamışlardır.

Marksist (Sosyalist) Feminizm

Marksist (Sosyalist) Feminist Teori
İlericikadinlardernegi.org.tr’den Alınmıştır.

Marksist feminizm kadın-erkek eşitsizliğinin kapitalizmden kaynaklandığını söyler. Bu teoriye göre kadın ev içerisinde çalıştırılmakta fakat ücret almamaktadır. Yani kadının ev içi emeği sömürülmektedir. Engels’e göre daha öncelerde kadın ve erkeğin eşit olduğu bir iş bölümü mevcuttu. Fakat sonradan ekonomik değerlerin erkeğin elinde toplanması ile ataerkil bir sistem ortaya çıkmıştır.

Tüm bunlardan kurtulmanın tek yolu ise kapitalist sistemin yıkılması ve sosyalist sisteme geçilmesidir. Sınıf ayrımı olduğu sürece fırsat eşitliği sağlanamayacaktır. Aile ise kapitalizme hizmet etmektedir fakat kapitalizmden kadınlar başta olmak üzere tüm aile zarar görmektedir.

Radikal Feminizm

Radikal Feminizm
Twitter.com’dan Alınmıştır.

Radikal feminizm, liberal feminizm ve Marksist feminizmin toplumsal cinsiyet konusundaki eksiklikleri sonucu ortaya çıkmıştır. Radikal feministler, Marksist feministlerin kapitalizme bağladıkları kadın tahakkümünün nedenini ataerkilliğe bağlamışlardır ve liberal feministlerin aksine kadınların kurtuluşunun hak talepleri ile mümkün olmadığını öne sürerek erkek egemen toplum yapısını reddetmişlerdir.

Bu konuda Simone de Beavoir “Kadın doğulmaz, kadın olunur.” sözü ile kadınlığın, kadınların maruz kaldığı her türlü şiddetin, tahakkümün ve sömürünün biyolojik nedenlerden kaynaklanmadığını, zaman içerisinde empoze edildiğini belirtmektedir. Yani kadınlık erkekler tarafından erkek egemenliğini sürdürmek maksadıyla ortaya atılmıştır.

Ataerki sadece çalışma alanlarında ve kamusal alanlarda değil sosyal alanda, ekonomide, edebiyatta, din ve sanat faaliyetlerinde de hüküm sürmektedir. Ataerkil değerlerin üretildiği en önemli kurum ise ailedir. 1960’lı yıllarda ABD’de ortaya çıkan ırkçılık ve savaş karşıtı mücadeleler içerisinde yer alan radikal feministler ataerkil çekirdek ailenin kalkmasını, aile içi şiddetin ve cinsel şiddetin cezalandırılmasını, kürtaj ve doğum kontrolü haklarını, kadınların haklarının yasalar ile güvence altına alınmasını savunmaktadırlar.

Postmodern Feminizm

Postmodern Feminist Teori
Pinterest.com’dan Alınmıştır.

Modernizm sonrasında kendini göstermeye başlayan bu teoriye göre kadınların tek tip sorunları yoktur. Dolayısı ile ırk, cinsiyet ve sınıf farklılıkları gözetilerek sorunlar çözüme kavuşturulmalıdır.

Postmodern feministler erkek-kadın cinsiyet ayrımını reddetmektedirler ve siyasi, kültürel ve toplumsal yapıyı eleştirmektedirler.

Postmodernizm ve feminizm arasında benzerlikler olsa da önemli farklılıklar da göze çarpmaktadır. Postmodernizm aydınlanma düşüncesine tamamen karşı çıkmaktadır fakat feminizm, modernizm ile  ortaya çıkmıştır. Bu nedenle feminizmin postmodernizmle ilişkilendirilemeyeceği görüşleri doğmuştur. Mary Joe Frug’a ait olan “A Postmodern Feminist Legal Manifesto” postmodern feminizmin yasal ilanı kabul edilmektedir.

İslami Feminizm

İslami Feminizm
Boushra Almutawakel Eseridir.

İslam ülkelerindeki kadınların yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle ortaya çıkmıştır. İslami feministler İslam’daki ataerkil düzenin gerçek İslam olmadığını belirtmektedirler. Diğer feminist teorilerde olduğu gibi İslami feministlere göre de kadın-erkek ayrımı, erkeğin kadına karşı üstünlük iddiası biyolojik bir neden değildir.

Kadınların toplum içerisinde ikinci sınıf muamelesi görmelerinin, şiddet ve baskıya maruz kalmalarının, özgürlüklerinin erkekler tarafından kısıtlanmasının nedeni İslam değil İslam’ı, kitap ve ayetleri kendi lehine yorumlayan erkeklerin İslam’ı gerekçe göstererek ataerkil bir düzen yaratmalarıdır. Bu teoride kadınlar İslam’a değil İslam’ın yanlış yorumlanmasına karşı çıkmaktadırlar ve bu yanlış yorumlamanın sonucu olarak yaşadıkları sorunlarla mücadele etmektedirler.

Siyah Feminizm

Siyah Feminizm
Pinterest.com’dan Alınmıştır.

Siyahi kadınlar toplumun birçok kesiminde ve birçok farklı alanda ırkları ve cinsiyetleri nedeni ile toplumdan ayrıştırılmışlardır. Beyaz kadınlara birtakım haklar sağlanmışsa da siyahi kadınlar bu haklardan mahrum bırakılmış, köle olarak kullanılmış ve çok düşük ücretlerle ağır işlerde çalıştırılmışlar bir nevi sömürülmüşlerdir.

Siyah feminizm diğer feminist teorilerin siyahi kadınları göz ardı ettikleri düşüncesi ile maruz bırakıldıkları tüm bu sorunlara karşı bir hak mücadelesi gerçekleştirmişlerdir.

 

 

 

 


Kaynakça

Ayşe Betül Tanrıverdi, Türkiye’de İslami Feminizm Sorunsalı (Yüksek Lisans Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi, 2015), 7-31.

Düriye Kozlu, “Modernizm Sonrası Postmodern Hareket İçinde Kadının Yeri”, Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Hakemli Dergisi, ART-E (2009):03.

Elif Tekin, 1980 Sonrası Türkiye’de Feminizmin Görünümü (Yüksek Lisans Tezi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2007), 441-46.

Gökalp, E. (Ed.) (2018). Sosyal Bilimlerde Temek Kavramlar. Taner Demirel, Siyaset (s.116). Eskişehir: Anadolu Üniversitesi.

Hülya Osmanağaoğlu Bilmiş, 1988-1990 Yıllarında Dünya Değişirken Türkiye’de Sosyalist Feminizme Kaktüs’ten Bakmak (Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, 2006), 14-21.

Oğulcan Güngör, Türkiye’de İslami Feminizm:İslami Feminist Perspektife İlişkin Bir İnceleme (Yüksek Lisans Tezi, Kocaeli Üniversitesi, 2018), 27-35.

Özlem İngün, Feminizm ve İslam İlişkisi “İslami Feminizm” (Yüksek Lisans Tezi, Uludağ Üniversitesi, 2005).

Sevil Sezgin, Türkiye’de Feminist Söylem ve İslami Feminizm (Yüksek Lisans Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, 2014), 6-19.

Şuğur, N. (Ed.9 (2018). Sosyolojiye Giriş. Temmuz Gönç Şavran, Aile ve Kadın (s.170-172). Eskişehir:Anadolu Üniversitesi.