korona teknolojik çözüm önerileri
Çin'de medikal ürünlerin taşındığı drone türleri. Chinaimages, CC BY-SA 3.0 Resim Eco-Business sitesinden alınmıştır.

‘Faydacı’ Asya, Yüksek Teknolojili Koronavirüs Çözümlerini Hızla Takip Ediyor

Drone’ları dezenfekte etmek, konuşan robotlar ve binlerce tıbbi görüntüyü bir anda tarayabilen yapay zekâ.

Bunlar, dünya çapında 6.500’den fazla insanı öldüren koronavirüs pandemisinden etkilenen, Singapur ve Çin dâhil olmak üzere Asya ülkelerinin  sunmuş olduğu teknolojilerden sadece birkaçı.

Yapay zekâ tarafından desteklenen teknoloji, Asya hükümetlerini, üniversiteleri ve şirketleri yenilikleri hızlandırmaya teşvik ederek salgının izlenmesine, hastanelerin temizlenmesine, malzemelerin teslim edilmesine ve aşı geliştirilmesine yardımcı oluyor.

Yurtdışı Kalkınma Enstitüsü düşünce kuruluşu dijital danışmanı Jonathan Tanner, Reuters’a verdiği demeçte, “Bazen gelişmekte olan dijital teknolojilerde yeniliklerin hızı altyapı, finansman ve bürokratik kısıtlamalar ile düşürülebilir. Koronavirüs salgınına yanıt vermek gibi bir zorlukla karşılaşmak söz konusu olduğunda, bu kısıtlamaların hızla üstesinden gelmek ve yeni teknolojileri test etmek için güçlü teşvik kaynakları var.” dedi.

Açık hükümet verilerinin, salgının ayrıntılı bir şekilde haritasının çıkarıldığı Singapur’da robotlar, hastalara yemek ve ilaç gönderiyor. Hatta bazıları konuşabiliyor da.

Virüsün geçen yılın sonlarında ortaya çıktığı Çin’de robotlar, hastaneleri dezenfekte ediyor, insansız hava araçları tıbbi malzeme sağlıyor ve yapay zekâ, enfeksiyonu tespit etmede taramaları sınıflara ayırmak için kullanılıyor.

Güney Kore’de ise yetkililer, cep telefonu ve uydu teknolojisini kullanarak potansiyel taşıyıcıları takip ediyor.

Hong Kong’daki hukuk firması DLA Piper’ın teknoloji alanında yoğunluk gösteren ortağı Carolyn Bigg, bu ülkelerin yeni teknolojileri hızla kullanıma sokmalarının şaşırtıcı olmadığını dile getirdi.

“Singapur ve Çin gibi ülkeler büyük veri ve mantıksal analizde öncülük etmek istiyorlar. Büyük veri platformlarının hızlı ve şeffaf bir şekilde nasıl mobilize edilebileceğini ve bu platformların iyi amaca hizmet edebilecek bir güç olabileceğini bize gösteriyorlar.”

“Bu, büyük verilerin nasıl kullanılabileceği konusunda daha fazla farkındalığa yol açacaktır.”

Daha Faydacı Olmak

11 Mart’ta Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak tanınan koronavirüs salgını, şehirlerin kilitlenmesine, okulların kapanmasına, sınırların kapatılmasına, spor ve kültürel etkinliklerinin iptaline yol açtı.

Ancak her ülke farklı tepkiler gösterdi.

DSÖ, Şubat ayında bir yandan Çin ve Singapur hükümetlerinin yaklaşımlarını överken, bir yandan veri koruma düzenlemelerinin, virüsün Çin topraklarının dışına yayılmasıyla ilgili önemli bilgilerin sunulmasını geciktirdiğini dile getirmişti.

Bigg, Avrupa’daki veri koruma yasalarının gerçek gizlilik hakkı tarafından yönlendirmede, her ne kadar verilerin kötüye kullanımını önlemek için sağlam uyum yapıları olsa da, birçok Asya ülkesinin “daha faydacı” yasalara sahip olduğunu dile getirdi.

“Dünyadaki birçok veri koruma kanunu, hükümetlerin, ulusal güvenlik veya halk sağlığı acil durumları gibi belirli durumlarda onay alma sürecini es geçmesine izin veren hükümler içermektedir.” diye ekledi.

Avrupa’da, Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR), birilerinin onayını almadan önce, herkesten o kişilerin bilgilerini işlemeye yönelmelerini şart koşuyor. Akıllı telefonlardaki konum verilerini kullanarak insanların hareketlerinin ve rehberlerinin toplu olarak izlenmesi bunu ihlal eder.

Singapur Kişisel Verileri Koruma Komisyonu, kişinin rehber takibi ve diğer korona virüs yanıt önlemlerini alma izni olmadan kişisel verilerin toplanması, kullanılması ve ifşa edilmesine izin vermek için şartlarını gevşetti.

“Kitle Gözetimi”

Bangkok’taki insan hakları yardım kuruluşu Manushya Vakfı başkanı Emilie Pradichit, Güneydoğu Asya ülkelerinin her şeye rağmen, insanların gizliliğini korumaksızın kişisel verileri kullandığını dile getirdi.

Pradichit, Vietnam’ın yerli vatandaşları ve yabancıları mobil uygulamalar aracılığıyla takip ettiğini, buna karşın Taylandlı göçmenlik yetkililerinin, ülkeye gelenlerin konum verilerini “kitlesel gözetim ve ciddi bir gizlilik riski” anlamına gelebilecek şekilde kullandığına dikkat çekti.

Bağımsız bir veri koruma merciinin bulunmadığı birçok ülkede, bu tedbirlerin bir kısmının durum hafifletildikten sonra bile kalmaya devam etme riski var.

Tanner durumu şöyle dile getirdi: “Şu zamanlarda teknoloji daha fazla geliştikçe, azaltılmış gizlilik pahasına daha yüksek verimlilik ikilemi yerinde kalacak. Ayrıca, koronavirüs salgını, ‘kabul edilebilir veya kabul edilemez’ kararlarına olan ihtiyacı hızlandırabilir.”

“Dijital teknolojilerin belirli amaçlar için veri toplama kapasitesi ile bu verilerin kullanımının veya yanlış kullanımının bireysel özgürlüğe veya güvenliğe yönelik yol açabileceği riskler arasında temel bir gerilim vardır.”

“Vatandaşlar kanuna uygun bir şekilde kullanabilsin diye, yapay zekâ, dijital kimlik veya yüz tanıma sistemlerinini kullanma tarzımızı belirleyecek olan geleceğe yönelik politika şemalarını şekillendirmede onların aktif bir rol oynayabilmelerini sağlamak için hükümetlerin yardımlarına ihtiyacımız var.”

Muhabir: Rina Chandran

Kaynak: Reuters