Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / ERDOĞAN’IN MOSKOVA ZİYARETİ SONRASI AÇIKLAMALARI SURİYE POLİTİKASINDA DEĞİŞİKLİĞE Mİ İŞARET EDİYOR?

ERDOĞAN’IN MOSKOVA ZİYARETİ SONRASI AÇIKLAMALARI SURİYE POLİTİKASINDA DEĞİŞİKLİĞE Mİ İŞARET EDİYOR?

Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusundaki anlaşmazlıklardan dolayı arası açık. Moskova’nın Suriye rejimine askeri yardımı arttırma kararından dolayı Ankara oldukça kızgın ancak gerilim yaşanmaması için dikkatli davranıyor. Çünkü bu durum ekonomi ve enerji konusunda Kuzey’deki komşusuyla ilgili menfaatlerini tehlikeye atabilir.

Bu durum Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tek günlük ziyaretinde bir kez daha gözler önüne serildi. Ziyaret, restore edilen ve resmi adı Moskova Ulu Camii olan merkez camiinin açılışı için 23 Eylül tarihinde, Kurban Bayramı öncesinde gerçekleşmişti.

Ziyaret sonrası Erdoğan, Ankara’nın Suriye meselesinde Moskova ile aynı pozisyona gelebileceğinin yani ABD’nin son günlerde işaret ettiği mesafe koyma politikasını uygulayabileceklerinin ipuçlarını verdi. 

İki ülkenin bölgesel sorunlarda büyük anlaşmazlıklar yaşamasına rağmen Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in de bulunduğu camii açılışında yaptığı konuşma boyunca Rusya’yı cömertçe övmekten kaçınmadı.

“Eminim ki insanlığa ihtiyacımızı olan şu günlerde açılan bu camii dünyada barışın tesis edilmesine katkı sağlayacaktır.Rusya farklı inançlardaki insanların birarada varolmasının güzel bir örneği.”

Bu yorumlar Ankara’da hükümet çevresindeki görüşlerle ciddi zıtlıklar içeriyor. Ankara kulisleri bu krizi zorlu hale getiren asıl etkenin Rusya’nın Esad’ı desteklemesi olduğunu düşünüyor.

Rusya’daki çevrelere göre, Türkiye gibi ülkelerin müdahaleleri ve Rusya’nın terörist organizasyon olarak gördüğü İslami gruplara bu ülkelerin destek vermesi şu anda yaşanan siyasi krizin bu hale gelmesine sebep olan etkenler.

Buna rağmen Putin açılış seremonisi boyunca doğru siyasi tutumda olmak adına dikkatliydi. Açıklamaya göre 170 Milyon $ harcanan camii için “Restorasyonunda kardeş ülkeler olan Kazakistan ve Türkiye’ye” teşekkür etti. 

Bu ince diplomatik noktalar kaydedilirken medya, Erdoğan ve Putin’in Moskova’da kapalı kapılar ardında yaptıkları görüşmelerle ilgiliydi. Resmi Kremlin Sözcüsü bu konuda hiçbir şeyi açıklığa kavuşturmadı, sadece liderlerin genel görüşlerinin altını çizdi.

Putin “Anladığımız kadarıyla ikili ilişkilerimizdeki gelişmelerden oldukça mutluyuz. Her alanda, parlemento ve hükümetlerimizdeki her seviye ile düzenli ilişkilerimizi en üst seviyede devam ettiriyoruz.” dedi. Rusya, Türkiye’nin ikinci en büyük ticaret ve ekonomi ortağı olmayı sürdürüyor.

Putin “Ticari ve ekonomik bağlarımızın çeşitlenmesi bizi oldukça mutlu ediyor.” diye ekledi. Putin açıklamasını, Erdoğan ile buluşmasının ikili ilişkileri ve uluslararası gündemi tartışmak için bir fırsat yarattığını belirterek bitirdi.

Açıklamada Erdoğan’ın Türk-Rus ilişkilerinin 10 yıllık süreçte iyi bir seviyeye eriştiğiyle alakalı açıklamalarından alıntılar yapıldı ve asıl amacın 2023’te 100 Milyar $’lık ticari ilişkilere sahip olmak olduğu da eklendi.

İki liderin görüşmesinden sonra yayınlanan Kremlin açıklaması bölgeye ait politik konularla alakalı sinyal vermedi.

Erdoğan bir sonraki gün bayram namazı için İstanbul’daydı ve namazın ardından sorulan sorulara karşı daha net cevaplar verdi.

Erdoğan Putin ile ilgili gelen sorulara, kısaca, Suriye konusunda görüştüklerini belirterek yanıt verdi. Erdoğan, ”Açık söylemek gerekirse Rusya’nın Suriye konusundaki duruşunda hala açıklık göremiyorum” dedi. Açıklamaları, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’ın Moskova’nın bu konudaki apaçık bilinen tavrıyla ilgili sözlerini hiçe sayar gibi görünüyordu.

“Ama biz en azından yeni bir işe başlamaya karar verdik. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun çoğunluğuna sahibiz. ABD’li, Rus ve Türk dışişleri bakanları Genel Kurul boyunca üçlü bir girişimle uğraşmalılar.” Erdoğan daha fazla ayrıntı vermedi.

“Buradan elde ettiğimiz sonuçlarla bu süreç sağlanırsa, Suudi Arabistan ve İran’ı da bu yapının içinde sokabiliriz. Bu süreci ileriye Avrupa Birliği ve Katar, Ürdün gibi ülkelerle ileriye taşıyabiliriz.”

Batılı diplomatlar Erdoğan’ın konuşmasında bahsettiği bu girişimi fark etmediklerini ve Moskova-Ankara ikilisinden bu boşluğu doldurmalarını umduklarını Al-Monitor’a belirttiler.

İsminin paylaşılmasını istemeyen üst düzey bir diplomat ise bu duruma şüpheci bakıyor. “Erdoğan’ın Türkiye’nin bu bölgede başat bir güç olarak geri dönüş yaptığını belirten sözleri, dışarıya değil içeri hitap ediyor. Ama biz sakince düşüneceğiz. Gelecek günler işin aslını ortaya çıkaracaktır.”

Cevapladığı bir diğer soruda Erdoğan, Rusya ve İran’ın Suriye’de rejime verdikleri desteğin bir sır olmadığını söyledi. ”Bizim ümidimiz, dünkü görüşmemizin şartlarını yerine getirmeleridir. Dün onlara söyledim. Esad Suriye’de temsil ettiği kesimin %15’ini içeren, başlangıcı Şam olan ve Lazkiye ile Humus’u da alan butik bir Suriye kurmak istiyor.” diyen Erdoğan, Moskova’nın yerine getirmek “zorunda olduğu” “gereksinimler” ile ilgili ayrıntı vermedi.

“(Esad’ın) İstediği kendisi için bu bölgede, bazı egemen güçlerin desteğiyle bir devlet kurmak” diye ekleyen Erdoğan, egemen güçlerin ismini belirtmedi. Erdoğan Suriye’nin Kuzeyindeki güvenlik bölgesiyle alakalı Ankara’nın çağrısını yineledi. Söylediğine göre, şu anda Türkiye’de 2 milyon Suriyeli mülteci var. Rusya ise bu güvenlik bölgesine karşı çıkıyor ve bu bölgenin egemenlik ihlaline neden olacağını söylüyor.

Erdoğan’ın açıklamaları diplomatik çevreleri de hareketlendirdi. Başka bir soruyu cevaplarken “Esad’sız bir sürecimiz olabilir ya da bazı şeyler Esad’la birlikte gidebilir.” diyen Erdoğan bu sözlerine rağmen kimsenin Esad’lı bir Suriye öngörmediğinin de altını çizdi.

Birçok diplomat, bu sözler ile, Suriye’de Esad’ın yeri olamayacağını söyleyen Ankara’nın fikir değiştirip değiştirmediğini merak etmeye başladı.

Bu durum, Ankara’nın tutumunun, Moskova ve Washington ile aynı çizgiye yaklaşacağına dair sinyal veriyor. Türkiye’nin günümüz Suriye politikasındaki ısrarının çok az hatta hiç sonuç vermediği görülebiliyor.

Al-Monitor’a açıklama yapan diplomat, tüm bunlara rağmen, Türkiye’nin Suriye politikasında değişiklik yapacağını söylemek için daha fazla somut delile ihtiyaç olduğunu belirtti.

Kaynak: http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2015/09/turkey-russia-erdogan-visit-nothing-really-new.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir