Endüstri 4.0

GİRİŞ

Sanayi devrimleri insan hayatını, kültürünü değişime uğratabilme yeteneğine sahiptir ve 1700’lü yıllardan beri böyle gerçekleşmektedir. İnsaoğlu her zaman daha kolay, rahat ve kazançlısını arama arayışındadır. Bunun bir sonucudur, ama Sanayi Devrimi sadece bununla da kalmamaktadır. İhtiyaçları bile değiştirebilme yeteneğine sahiptir, direk kültüre hitap eder.

Bilindiği üzere Almanya’nın liderliğinde devrimsel nitelikte endüstride yeni bir çağ başlamaktadır. Bu çağ da diğerleri gibi sadece teknolojik ihtiyaç vs. değil, kültürel değişimlere sebep olacaktır. Her ne kadar geleneksel toplumlarda bu devrimden uzak kalınmaya, tehlikeli tarafları gösterilip karşı konulmaya çalışılsa da etkileri kaçınılmazdır ve bu konu ile ayrıntılı bilgiye aşağıda değinilecektir. Sanayi devrimlerinin hikayesinin varolma sebebi, Heraklitos’un “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” sözü ile aynı noktada buluşmaktadır. Bu değişim kaçınılmazdır. İnsanoğlu yüzyıllar öncesindeki avcı ve toplayıcı atalarına, bugünü anlatsaydı elbette ki onlar deli gözüyle bakardı ama gerçekleşti. Üstelik kendisini belli ederek geliyor.

Bu çalışmanın ikinci bölümünde, sanayi devrimlerinin evrimsel sürecinden ve üçüncü ve son bölümünde Sanayi Devrimi 4.0 ayrıntılarıyla anlatılmaya çalışılmıştır.

ENDÜSTRİNİN EVRİM SÜRECİ

Tarihsel süreçte insanoğlunun yaşam tarzında büyük bir gelişim söz konudur. Bu değişim olarak gözükmesinden ziyade bir evrimsel dönüşüm süreci olarak düşünülmelidir. Nasıl elektirik olmadan ampulün bir anlamı yoksa yaşam tarzlarının 21.yüzyıla gelmesindeki biçime sebep olmuş onu bir kademe daha farklılaştırmış, üstüne koymuş birçok merdivenin varolduğu düşünülmelidir.

Uzmanlar tarafından insanoğlunun hayat ve yaşam biçimin değişmesinde birçok etken rol vardır. Bunların en önemlileri, ateşin bulunması, yazının icadı ve tarım olarak düşünülebilir.

İlk önemli farklılaşma süreci ise avcı-toplayıcı, göçmen olan toplumların tarımsal faaliyetlere katılması ile neredeyse bin yıl önce başlamıştır. Bu sürecin olabilitesi ise ehlileşmiş hayvanlar ile mümkün olmuştur. Devrim olarak anılabilecek bu faaliyetler tamamıyla insan ve hayvan emeğinin ortak zaferi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla beraber popülasyonların artması da yerleşim yerlerinin daha kalabalık olmasına katkı sağlamasıyla şehir-kent kültürü oluşmuştur. [1]

İnsanların yerleşik yaşama geçmesi ile beraber bu değişim, evrimsel sürece birçok katkı sağlamıştır. Onlardan bazıları coğrafi keşifler ve merkantalist politikalardır. Bu iki akım sayesinde başta İngiltere olmak üzere bazı sömürge ülkeleri sermaye birikim sürecine girmiştir ve akabinde I. Sanayi Devrimi doğmuştur. Ayrıca diğer ülkeler gibi coğrafi keşifler sayesinde milyonlarca Afrikalıyı, Kuzey ve Güney Amerika’da madenlerde çalıştıran İspanya, Portekiz gibi ülkeler, anavatanlarına ölçülemeyecek kadar altın ve gümüş getirmelerine rağmen Sanayi Devrimi’nde pasif kalmaları tartışılması gereken bir noktadır.

I. Sanayi Devrimi

Sanayi Devrimi’nden önce insanlar çiftlikler etrafında kırsal bölgede küçük topluluklar olarak yaşamaktaydılar. İnsan hayatı, yetersiz gelir ve yetersiz beslenme sonucu var olan hastalıklardan dolayı oldukça zordu. İnsanlar kendi ihtiyaçlarını kendileri evlerinde veya küçük kırsal dükkan tipi yerlerde üretiyorlardı. [2]

Endüstri Devrimi ise terimsel olarak ilk defa bir Fransız olan Louis Guillaume Otto tarafından 6 Temmuz 1799 tarihinde yazılan mektupta geçmektedir. Fakat piyasaya bu devrimi çıkartabilen ise İngiltere olmuştur ve bu ülke devrimin önderi konumuna geçmiştir. Bu dönemde dikkat çeken özellikle bir tekstil işçisinin yeni makinelerle beraber üretimini neredeyse 40 kat arttırmasıdır. [3]

İngiltere’nin diğer ülkelere nazaran birçok avantajı vardı. İlk olarak sanayileşme için gerekli olacak büyük miktarda kömür ve demir cevherine sahipti. Politik açıdan istikrarlı bir topluma sahip ve bir sömürge gücüydü. Sömürge yerleri ise İngiltere için hem hammadde yeri için bir kaynak, hem de malları satabilmek için bir pazardı. [4]

Devrimin birçok parçası olmasına rağmen, kilit rol 1765 yılında İngiltere’de İskoç James Watt’ın buhar gücü ile çalışan makine çalışmasına verilmektedir. [5] Bu devrimde aynı zamanda buhar gücünün yanında su gücü de ön plana çıkmaktadır.

Devrim sonrası insanlar daha büyük gruplar halinde yaşamaya başlamışlardır. Şunu da belirtmek gerekirse sanayileşmenin her dönem çevresel anlamda kirlilik getirmesi kaçınılmazdır ve yanı sıra ilk devrimlerde çalışma hayatında da insanlar güç koşullarla karşılaşmışlardır.

II. Sanayi Devrimi

I. Sanayi Devrimi 1800’lerin sonuna doğru bitip, II. Sanayi Devrimi başlamıştır ve 1900’lere doğru süregelmiştir. Bu devrime teknoloji devrimi veya elektrik devrimi de denilmektedir ve I. Sanayi Devrimi ile farkı da teknolojide yatmaktadır. Buna göre makinelerde gelişmeler sağlanmış ve sonuç olarak bu da verimlilik ile kapasite artışına neden olmuştur. Yanı sıra ulaşım, sağlık, iletişim gibi alanlarda olumlu gelişmeler de yaşanmıştır. [6]

II. Sanayi Devrimi’nin ruhunda Henry Ford’da ayrı bir yer tutar. Henry Ford, 1903 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Ford araba şirketini kurmuştur. Şirketin kuruluş hedefi arabayı nadir insanların alabileceğinin dışına çıkartmaktır ve böylelikle seri üretimi de getirmiştir. Ford’un çalışmaları her ne kadar insani olarak tartışılsa da üretime bant sistemi gibi seri üretim yapılabilecek çok değerli bir katkı sağlamıştır. Şirket’in ilk çıkan otomobili Model A’dır ve 1907 yılına kadar birçok model de çıkartmıştır. Lakin en çok bilineni 1907 yılında üretimine başlanılan Model T’dir. [7]

Bu dönem aynı zamanda tüketici çılgınlığının başlangıcı olarak da bilinmektedir. Bir başka şekilde söylenebilir ki, bu dönemin asıl kazananları belki de fabrika sahipleri ve üreticilerdir.

III. Sanayi Devrimi

III. Sanayi Devrimi ise Dijital Devrim olarak adlandırılmaktadır. II. Sanayi Devrimi’nde verimlileşen makineler burada otomasyon gibi sistemlerle kullanılmaya başlanmıştır. Yeni Sanayi Devrimi’nin diğerlerinden bir başka farkı da esas olarak devrimin teknolojisinde bilgisayar ve internetin yer etmiş olmasıdır. Bu devrimin başlangıç tarihi 1940-50’lerle 2010 arası gösterilmektedir. 1940 ise I. Sanayi Devrimi’nin bitişi olarak gözükmemektedir. İki sanayi devrimi arasında yaklaşık 20 sene bir boşluk kabul edilmektedir, dünya savaşlarının etkisi olarak. [8]

Sürece bakıldığı zaman, insanoğlu ilk tarımdan bir nebze ayrışıp makine üretmeyi ve bu makineleri su ve buhar gücü ile kullanmayı öğreniyor. Sonrasında ise ilk olarak bu makineleri, elektriği de ekleyerek, verimli kullanıp kapasiteyi arttırmayı ve verimli makineleri otomasyon, internet gibi dijital bir çağa taşıyor. Yani yapılanlar hep birbirini tetikliyor ve bu süreç hep beraber işliyor. Bu sürece son katkılar ise IV. Sanayi Devrimi adı altında gelmeye başlamıştır.

IV. Sanayi Devrimi

IV. Sanayi Devrimi daha çok Endüstri 4.0 olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla diğerlerini de Endüstri 1.0, 2.0 ve 3.0 olarak da duyabiliriz.

Endüstri 4.0, ilk olarak Almanya’da 2011 yılında Hannover fuarında kullanılmıştır ve ondan beridir süregelen bir tartışma vardır. Bu devrim ilk olarak “akıllı fabrikaları” hedef alarak, onları hayata geçirmeyi gütmektedir. Bu akıllı farbrikalarda ise üretimin esnek olması güdülmektedir. Yani kişisel istek ve arzuya göre üretim yapılması. Bir başka deyimle bu devrime aynı zamanda dijital devrim de denilmektedir. [9]

Devrimin Boyutu

Bu devrim birçok açıdan tartışmalıdır. Aslında bu kadar tartışmalı olması da onun varlığının veya olabilitesinin bir sebebi de olabilir. Her devrimin etkilerinin olumlu ve olumsuz taraflarının olduğu gibi bunun da birçok olumlu ve olumsuz tarafları elbette olacaktır. Burada önemli olan nasıl bu kadar değişimci ve tartışmalı olduğudur.

Schwab (2016)’ya göre devrim neden etkisel olacaktır:

-Hız: Önceki sanayi devrimlerinden örnek vermek gerekirse, iplik makinesinin Avrupa dışına çıkması 100 yılın üstünde bir zaman almıştır ama internet yaklaşık 10 yılda dünyanın birçok yerine yayılmıştır. Dolayısıyla bu sanayi devriminin etkisinin diğerlerinden daha hızlı olacağı düşünülmektedir.

-Genişlik ve Derinlik: Önceki devrimlerde “ne ve  nasıl” gibi sorular soruluyorken, bu devrimin soruları “biz kimiz, nereden geldik ve nereye gidiyoruz” gibi sorular sorulmaktadır. Sanırım bu sorular devrimin genişliğini ve derinliğini açıklar niteliktedir.

-Sistem Etkisi: Bu devrimde sistemsel bir değişiklik söz konusudur. Sadece şirket, sektörler veya ülkeler değil hep beraber bir değişim. Son zamanlarda Ar&Ge çalışmalarında şirketlerin beraber/ortak çalışması bunun en önemli belirtisidir.

Etkilere bakıldığında yeni devrimden kaçışın pek mümkün olduğu görülmemektedir.

Devrimin Getirdiği Teknolojiler

Öncelikle belirtmek gerekir ki, devrim başlayalı yeni olduğu iddia edilmektedir ve diğer sanayi devrimlerinden daha hızlı olsa da biraz zaman alacağı aşikardır. Onun için burada yazan teknolojiler, şu ana kadar neler getirdiğidir.

Ogan Özdoğan (2017)’a göre yedi tanedir:

Üç Boyutlu Yazıcılar

Bildiğimiz gibi yakın zamana kadar 2D yazıcılar oldukça popülerdi ama bunlar imalathanelerde bir şeyler üretmek için kullanılamıyordu. 3D yazılar ise artık 3 boyutlu çıktı alamaya yarayacaktır. Bir diğer değişle herhangi bir parça için seri imalata ihtiyaç kalmayacaktır. Çünkü geçmiş zamanda her şeyin her ürünün bir üretme cihazı vardı. Şimdi ise bu makineler ile farklı farklı şeyler üretilebiliyor.

Singapur Devleti’nin Nanyang Teknoloji Üniversitesi’ne yaptığı 150 milyon $’lık yatırım bu konuda örnek gösterilebilir. Onlar konut yapılmasındaki zorluklarla mücadele etmek için 3D aracılığıyla büyük beton bloklar yapmak istemektedir. [10] Yani amaç sadece küçük parçalar üretmek değildir.

Büyük Veri Yönetimi

Her geçen gün sayılamayacak kadar veri üretmekteyiz ve bu veriler bizim için çok önemli. Öyleyse bu verileri anlamlı bir şekilde saklama, depolama işlemini yapabilmeliyiz. Bu da ayrı bir maliyettir. Dolayısıyla bu konular üzerinde çalışmalar da oldukça önemlidir.

Bulut Bilişim Sistemleri ve Veri Merkezleri

Büyük veriden yola çıkarak veri merkezlerinin ne kadar önemli olduğu daha kolay ortaya çıkmaktadır. Bu merkezler insanlara hizmet sağlıyor ve bu işte de gitgide büyüyen bir ekonomi oluşmaya başlamaktadır. İnsanlar alan kiralayıp veri saklamaktadır. Bulut bilişim de bu alanların en önemlilerindendir. Fiziki olarak bir şey taşımayıp, internete erişilebilen herhangi bir yerden saklama yerindeki verilere erişilebilinir.

Son yıllarda bilişim sektörüne inanılmaz yatırımlar yapılmaktadır. SAP’ın 5 yılda yapmış olduğu, 50 milyar dolarlık yatırım da buna örnektir. [11]

Veri Bilimi ve Uzmanlığı

Yukarıda bahsedildiği gibi artık yarattığımız veriler sayılamayacak kadar çoktur. “Peki bunlar ne işimize yarayacak?”, dediğimiz noktada veri bilimi ve uzmanlığı gelmektedir. Bu kadar verileri anlamlandırabilmek, verinin varlığından daha önemlidir. Aksi takdirde o verileri saklamak sadece maliyettir.

Yukarıda değinildiği gibi bu devrim çok hızlı gelimektedir ve yükselen piyasaların yer aldığı ülkelerde gösterilen Türkiye’de de artık iş arama platformlarında “veri uzmanı” ilanlarına rastlamaktayız. [12]

Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi

Bu devrime siber devrimi denilmesinin bir başka nedeni ise makinelerin öğrenebilmesinin öngörüsüdür. Bu öngörülerin ise altında belki de trilyonlarca veriler yatmaktadır. Veriler analiz edilip, faaliyet öyle başlamaktadır. Makine ise bu verilerden yola çıkarak bir öğrenim sürecine girmektedir. Öğrenim sürecinin de kalbi yapay zeka demektir. Günümüzde şirketler bu alana büyük yatırım yapmaktadırlar. Örnek olarak, yapay zekanın bir sonucu düşüncesiyle sürücüsüz otomobiller verilebilir ve bilindiği gibi dünyada birçok proje ve yatırım vardır: Elon Musk CEO’luğunda Tesla’nın varlığı kuşkusuz örnek olarak ön plandadır. [13]

Yakın zamanda  da Çin, 2030 yılına kadar 150 milyar $’lık bir yapay zeka sektörü oluşturmayı hedeflediğini kamuoyuna duyurmuştur. [14]

Bu gelişmelerin yanı sıra Elon Musk ve ünlü bilim adamı Stephen Hawking’in zamanında yaptığı açıklamalar unutulmamalıdır. Onlara göre günün birinde robotlar yapay zeka sayesinde öldürücü olabilirler. [15]

Nesnelerin İnterneti ve Makineler Arası İletişim

Bu devrimin bir önemli getireceği teknoloji ise tartışıldığı üzere nesnelerin internetidir (Internet of Thing). Kurguya göre makineler akıllı okuyuculara sahip olacaktır ve hiçbir insan faaliyeti gerektirmeden ürettikleri verileri sisteme iletebileceklerdir. Dolayısıyla burada da verilerin, veri üretmenin (veri madenciliği) ne kadar önemli olduğu ön plana çıkmaktadır.

Endüstriyel Robotlar ve İnsan-Makine Arayüzleri

Görünen o ki, sanayilerdeki birçok işi insanlar robotlara bırakacaktır ve gerektiğinde insanlar ile robotlar belli arayüzleri ile birbirleriyle iletişim halinde olabilecektir. Bu gelişmeler ise Almanya, Japonya gibi ülkeler için çok büyük avantajdır, çünkü nüfus yaşlanmış veya yaşlanmaktadır. Bu da üretimdeki verimliliği, çalışma gücünü düşüreceği için, çözüm üretimde makineleşmektir.

Devrimin Etkileri

Devrimin insanlara, şirketlere ve devletlere sosyo-ekonomik birçok önemli etkisi olmaktadır. Yani yukarıda bahsedildiği gibi etkilenmemek imkansıza yakındır.

Bazı etkileri:

Ekonomik Etkileri

Yukarıda bahsedildiği üzere, özellikle Almanya, Japonya gibi gelişmiş ülkelerin nüfusu oldukça yaşlıdır ve takdir edilir ki yaşlı nüfus ile üretim yapmak zor ve oldukça maliyetlidir. Robotik endüstri ise özellikle riskli bölgelerde insanların yerini alacaktır. Dolayısıyla üretime ve akabinde verimlileşmeye devam edilecektir. Yaşlı nüfuslar teknolojik gelişmeleri kendileri için alternatif olarak kullanmaya çalışmaktadır.

Kötü olan tarafları da tabii ki olacaktır. Örneğin ifade gücüne dayalı birçok işe robotlar bakabilecektir. Her ne kadar yeni iş alanları, meslekler açsa da aynı zamanda yıkıcı etkisi de olacaktır. Yanı sıra belirtmek isterim ki, her Sanayi Devrimi’nin acı sancısı olmaması şaşırılır bir şey olurdu.

Şirketler ve Sermaye

Sanayi Devrimi yeni dinamikleriyle beraber şirketleri ve sermaye gruplarını da etkileyecektir. Şirketlerin artık daha inovatif olması gerektiği aşikardır. Çünkü yerleşik şirketler inovatif şirketler tarafından büyük risk altındadır. Yeni teknolojik gelişmeler ile beraber öncesinden çok daha kolay ve daha az maliyetle piyasaya girilebilmektedir.

Ayrıca, şirketler Ar&Ge gibi alanlarda beraber birbirlerinin tesislerini kullanmaktadır. Teknolojik olarak da paylaşım, maliyetleri aşağı çekmektedir.

Sermaye için ise artık piyasa çok daha kolaydır. Oluşturulan birçok alternatif piyasa ile yatırım yapılabilecek seçenekleri bulmak kolaylaşmaktadır.

Birey, Toplum ve Devlet

İnsanlığın bir tarafı teknolojik gelişmelerden hoşnutluk duyarken, diğer tarafı gerek ahlaki gerek dini bakımdan insanoğlunun büyük tehlike altında olduğunu belirtmektedir. Özellikle yapay zeka bu konuda istenilmemektedir. Yanı sıra istihdam olarak da endüstriyel robotik gelişmeler korku ile takip edilebilmektedir. Dolayısıyla bu tip gelişmelerden dolayı gruplar arası gerginlikler de yaşanabileceği öngörülmektedir.

Devletler açısından ise devlet işleri için teknoloji büyük bir kolaylıktır ama bir o kadar da yeri geldiği zaman kolaylık uğruna teknoloji ile paylaşılan veriler tehlike altına girebilir. Örneğin, Wikileaks’in kurucusu Julian Assange, ülkelerin gizli belgelerini paylaştıktan bir süre sonra Ekvator’un Londra Büyükelçiliği’ne saklanmıştır ve hala oradadır. [16] Sonuç olarak teknoloji bu örnekte ülkeler için risk doğurmuştur.

SONUÇ

Sanayi devrimleri birçok uzman tarafından birbirlerini tamamlayan halkalar olarak gösterilmektedir. 1700’lü yıllardaki makinelerle ilgili çalışmalar yapılmasaydı, bugün Endüstri 4.0’ı konuşmamız mümkün değildi. Bu gelişim ve değişmede insanların birbirleriyle iletişim kurma isteği ve özellikle ticaret yapma isteği olduça önemli bir rol oynamaktadır. Ticaret çok önemli bir konudur. İnsanların ticaret yapmaları sadece mal alıp sattıkları anlamına gelmemektedir, ticaret yapmak kültürel etkileşimdir; yeni dil, din vs. öğrenmektir. Dolayısıyla bütün bu etkileşim süreci bir bütün olarak düşünülmelidir ve bu evrimsel sürecin yeni sonucu oluşmaktadır: Endüstri 4.0.

Gözüken o ki, Almanya’nın liderliğinde Endüstri 4.0’ın hayatımıza getireceği birçok yenilik vardır, olumsuzluklarla birlikte. Almanya’nın lider ülke olarak çıkması birçok hususa dayanmaktadır ama kesinlikle yaşlı nüfus ve üretkenlik, verimlilik sorunu olduğu aşikardır. Buna karşın her ne kadar sorunları olsa da şu anda bütün dünyayı değiştirebilecek bir fitili yakmışlardır.

Yeni devrim ile beraber ilk defa makinelerin insanlarla ve makinelerin makineler ile iletişim halinde olduğu ve olacağı konuşulmaktadır. Bu birçok parçasıyla beraber devrimin temel getirisi olduğunu düşünürsek, açık ve net bir şekilde yaşam tarzlarımıza kadar değişimler olacağını kestirmek çok zor olmasa gerek. Bu iletişimi ise makineler yukarıda bahsettiğim gibi veriler ile sağlayacaktır. Bu veriler artık bir ulusun gelişimi ve yükselmesi için hayati derecede önemli olacaktır. Depolanması, korunması, transferi ise ayrı birer sektör oluşturacaktır. Bu temel özelliklerin yanı sıra devrimin en önemli parçası verinin okunabilmesidir. Bahsettiğim şey bir yığın datanın anlamlandırılmasıdır. Asıl katma değeri olacak konu budur ve uluslar bu konu için uzmanlar yetiştirmeye başlamıştır. Makinelerin birbirleriyle iletişimi ve deneyimleyerek, analiz ederek öğrenmesi de bu teknolojide veri analizi ile mümkün olmaktadır. Onlar için her şeyin bir anlamı, data olarak bir karşılığı vardır.

Diğer sanayi devrimleri ile beraber Endüstri 4.0 hayatımıza birçok kolaylık katı ve katmaya devam etmektedir. Yanı sıra kimi zaman kolaylığı, rahata kavuşturan teknolojiler kimi zaman olumsuz da rol üstlenmektedir. Örneğin, bazı iş kollarının zamanı yakında geçmiş, yerlerine makineler ikame edilmiş olacaktır ve olmaktadır. Bu konu çok tartışmalıdır ama unutmamalıyız ki, her devrim bir şeyler getirirken bir şeyler götürdü. Toplam refaha baktığımızda ise insanoğlu birçok zaman takılmadan refahını yükseltebildi.

Sonuç olarak, her ne kadar insanların yapay zeka, nesnelerin interneti gibi konulara uzaktan bakma isteği olsa da bu uzak durulabilecek bir konu değildir. Uzak durulması ulusal güvenlik için büyük bir tehlike arz etmektedir. Tehlikeleri anlayabilmek için, ilk tehlikeyi fark edebilmemiz gerekir. Yanı sıra belirtmek isterim ki devrim henüz çok yeni ve nereye kadar devam eder bilinemez, tahmin boyutlarını da aşabilir.

 


KAYNAKÇA

https://www.thehenryford.org/explore/stories-of-innovation/visionaries/henry-ford/, (02.05.2018)

https://qz.com/615485/singapore-wants-to-3d-print-skyscrapers/, (02.05.2018)

https://www.msn.com/tr-tr/haber/diger/sap%E2%80%99den-%E2%80%98bulut%E2%80%99a-5-y%C4%B1lda-50-milyar-dolar-yat%C4%B1r%C4%B1m/ar-BBBBOKn/, (01.05.2018)

https://www.Makinkariyer.net/is-ilanlari/veri+analiz+uzmani/, (20.04.2018)

http://www.webtekno.com/cin-yapay-zekaya-150-milyar-dolarlik-yatirim-yapiyor-h31517.html/, (02.05.2018)

http://t24.com.tr/haber/julian-assange-bir-yildir-ekvador-konsoloslugunda,232335/, (05.05.2018)

Schwab, K. (2017): Dördüncü Sanayi Devrimi, Optimist Yayım Dağıtım San. Ve Tic. Ltd. Şti., İstanbul: s. 15-20.

https://www.history.com/topics/industrial-revolution/, (04.05.2018)

Özdoğan, O. (2017): Endüstri 4.0, Pusula 20 Teknoloji ve Yayıncılık A.Ş., İstanbul: s. 2-12.

https://www.washingtonpost.com/news/the-switch/wp/2015/07/28/elon-musk-and-stephen-hawking-think-we-should-ban-killer-robots/?noredirect=on&utm_term=.13af43c602bc/, (22.04.2018)

https://www.tesla.com/en_GB/?redirect=no/, (21.04.2018)

https://www.britannica.com/biography/James-Watt/, (01.05.2018)

DİPNOTLAR

[1] Schwab, K. (2017): Dördüncü Sanayi Devrimi, Optimist Yayım Dağıtım San. Ve Tic. Ltd. Şti., İstanbul: s. 15-20.

[2]https://www.history.com/topics/industrial-revolution/, (04.05.2018)

[3]Özdoğan, O. (2017): Endüstri 4.0, Pusula 20 Teknoloji ve Yayıncılık A.Ş., İstanbul: s. 2-12.

[4]https://www.history.com/topics/industrial-revolution/, (04.05.2018)

[5]https://www.britannica.com/biography/James-Watt/, (01.05.2018)

[6] A.g.e., Özdoğan, Ogan.

[7]https://www.thehenryford.org/explore/stories-of-innovation/visionaries/henry-ford/, (02.05.2018)

[8]A.g.e., Özdoğan, Ogan.

[9]A.g.e., Schwab, Klaus.

[10]https://qz.com/615485/singapore-wants-to-3d-print-skyscrapers/, (02.05.2018)

[11]https://www.msn.com/tr-tr/haber/diger/sap%E2%80%99den-%E2%80%98bulut%E2%80%99a-5-y%C4%B1lda-50-milyar-dolar-yat%C4%B1r%C4%B1m/ar-BBBBOKn/, (01.05.2018)

[12]https://www.Makinkariyer.net/is-ilanlari/veri+analiz+uzmani/, (20.04.2018)

[13]https://www.tesla.com/en_GB/?redirect=no/, (21.04.2018)

[14]http://www.webtekno.com/cin-yapay-zekaya-150-milyar-dolarlik-yatirim-yapiyor-h31517.html/, (02.05.2018)

[15]https://www.washingtonpost.com/news/the-switch/wp/2015/07/28/elon-musk-and-stephen-hawking-think-we-should-ban-killer-robots/?noredirect=on&utm_term=.13af43c602bc/, (22.04.2018)

[16]http://t24.com.tr/haber/julian-assange-bir-yildir-ekvador-konsoloslugunda,232335/, (05.05.2018)

Yazar Hakkında

Gökhan Özenci / TESAD Ekonomi Masası Yazarı 

Trakya Üniversitesi

İktisat Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi