Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
Tunus
telegraph.co.uk'den alınmıştır.

Dünya’da Benzerine Rastlanmayan Bir Cumhurbaşkanı Girişimi: Tunus Darbesi

GİRİŞ

Devletler bulundukları coğrafyaya, bölgeye ve içinde bulundukları sosyolojik duruma göre şekil almaktadır. Bazen ufak bir kıvılcımla başlayan olaylar büyüyüp daha büyük sorunlara yol açabilmektedir. 2010 senesinde Tunuslu bir gencin ekonomik problemler sebebiyle kendini ateşe vermesi ilk başlarda bir insanın hayatına mâl olmuş gibi görünse de dünya gündeminde kendisine sıklıkla yer bulan Arap Baharı’nın başlamasına sebep olmuştur. Geçmişteki birçok sorun da bu tarz küçük çaplı olaylarla başlayıp daha sonrasında etkisini yıllarca sürdürebilen sorunlara, siyasi problemlere, diplomatik anlaşmazlıklara ve hatta iç savaşlara evrilmiştir. Tunus’ta başlayan ve sonrasında dünyaya adını duyuran Arap Baharı’nın etkisi birçok devlette hissedilmiştir. Kimi devletlerde iç savaşlara, kimi devletlerde diplomatik sorunlara ve kimi devletlerde siyasi buhranlara yol açmıştır. Tunus da bu durumdan siyasi olarak etkilenmiş ve 2010 senesinden beri iç politikasında bir düzen tutturamamıştır. Bu siyasi istikrarsızlığın ortaya çıkmasındaki tek etmen Arap Baharı değildir. Globalleşen dünyada diğer devletlerdeki siyasi düzen de Tunus’un siyasi anlamdaki istikrarsızlığında büyük rol oynamıştır. Son zamanlarda Tunus’ta küresel siyasi gündemde de etkisini gösteren dünyada benzerine pek rastlanmayan bir sorun yaşanmaktadır. Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Cumhurbaşkanlığı görevine başladığı günden bu yana Meclis ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle bir darbe girişiminde bulunmuş ve Meclis’i 30 günlüğüne kapattığına dair açıklamalarda bulunmuştur. Daha öncesinde bir cumhurbaşkanı tarafından yapılmayan bu girişim dünyanın gündeminde de büyük bir ilgiyle karşılanmış ve beraberinde birçok soruyu da gündeme getirmiştir.

 

1. Tunus’un Siyasi Tarihi

Kuzey Afrika’da yer alan Tunus yıllar boyunca birçok büyük devletin himayesinde varlığını sürdürmüştür. Son olarak Fransa’nın himayesi altında varlığını sürdüren devlet, 1956 yılında Fransa’nın Tunus’u bağımsız bir devlet olarak tanımasıyla bağımsızlığını kazanabilmiştir. Ülkenin ilk devlet başkanı Habib Burgiba, otoriter tek parti sistemiyle 31 sene iktidarda kalmıştır. Burgiba ile Tunus’ta pek çok yenilik ve değişiklik meydana gelmiştir: Çok eşlilik yasaklanmış, kadınlara geniş haklar tanınmış ve ülkenin eğitim sisteminde geniş çapta reformlar gerçekleştirilmiştir.[1] Burgiba Tunus’un modern dünyaya dönen yüzü olmuştur. İzlediği Batı yanlısı politikalarla Tunus’ta büyük değişimlerin meydana gelmesinde rolü olmuştur. Burgiba, 1987 yılında koltuğunu Zeynel Abidin Bin Ali’ye bırakmıştır. Zeynel Abidin Bin Ali de Burgiba’nın izlediği Batı yanlısı politikaları devam ettirse de insan hakları ihlalleri, demokratik gelişimin sağlanamaması, belirli gruplara sağlanan imtiyazlar ülkede istikrarın kaybolmasına sebep olmuştur.[2] Bu istikrarsızlıklar zamanla daha da artarak devam etmiş ve 2010 senesinde Tunuslu bir gencin ekonomik sorunlar, yolsuzluk ve işsizlik gibi problemlerin sonucunda kendini pazar yerinde ateşe vermesiyle had safhaya ulaşmıştır. Daha sonrasında ayaklanan halkı durdurmak pek kolay olmamış ve olay gün geçtikçe büyümüş, buhranın sürüklediği iç savaşın sonucu bir devrim yaşanmasıyla son bulmuştur.

 

1.1. 2010 Yılında Tunus’ta Başlayan Sorunlar

1987 yılından beri Tunus’ta meydana gelen reformlar ve Batı yanlısı politikalar başlarda olumlu değişimlere ve gelişimlere yol açmış olsa da değişen hükümetle birlikte bazı sorunların tekrardan nüksettiği görülmektedir. İnsan hakları ihlalleri, demokratik gelişimin sağlanamaması, belirli gruplara sağlanan imtiyazlar, başlarda çok büyük bir gelişmenin yaşanmasına neden olmazken zamanla sorunların daha da birikerek büyümesine Tunus’ta bazı hareketlenmelerin başlamasına sebep olmuştur. İstikrarın bozulması ve siyasi anlamda bir sürekliliğin sağlanamaması bu sorunların çözümlerinin bulunmasına engel olmuştur. Bu sebeple insanların mevcut durumdan büyük ölçüde etkilenmeye ve siyasi karışıklığın yanı sıra ekonomik olarak da zor durumda kalmaya başladıkları görülmüştür. Yaşanmaya başlanan iç karışıklıkların dünya gündemine yansıması 17 Aralık 2010 tarihinde Sidi Bouzid kentinde Muhammed Buazizi isimli bir gencin kendini ateşe vermesiyle patlak veren olayla gerçekleşmiştir.[3] Geçimini seyyar satıcılık yaparak kazanmaya çalışan Buazizi, polislerin ve zabıtaların ona zorluk çıkarması sonucunda ülkedeki eşitsizliğin, işsizliğin, yoksulluğun vermiş olduğu bunalımla pazar yerinde kendisini ateşe vererek sorunların gün yüzüne çıkmasına ve halkın da ayaklanmasına sebep olmuştur.[4] Mevcut durumdan rahatsız olan halkın bu olay üzerine ayaklanmasıyla birlikte dönemin Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali 14 Ocak 2011 tarihinde ülkeyi terk ederek gitmek durumunda kalmıştır. Bu durum zaten var olan siyasi buhranlar yerini büyük bir boşluğa bırakmış ve siyasi istikrarsızlığın daha da artmasına sebep olmuştur. Mevcut durumdan fazlasıyla rahatsız olan halk Zeynel Abidin Bin Ali’nin ülkeyi terk edişiyle isteklerini bir nebze olsun bir ölçüde elde edebilmiş görünmektedir ancak bu durum daha zor bir dönemin başlangıcını da beraberinde getirmiştir.

 

1.2. Arap Baharı’na Tunus’un Etkisi

Arap coğrafyası için son derece önemli bir rehber olan Tunus’ta 23 yıllık yönetimden memnun olmayan ve mevcut durumun değişmesi için harekete geçen halk 18 Aralık 2010’da yaşanan olaydan sonra daha da hareketlenip Yasemin Devrimi’nin yaşanmasına sebep olmuştur. İçinde bulunulan mevcut durumdan oldukça rahatsız olan halk Tunus’un birçok kentinde protestolarını hızlandırmıştır. Hükümetin değişmesi ve Zeynel Abidin Bin Ali’nin gitmesi için protestolarını çoğaltan halk karşısında Zeynel Abidin Bin Ali çözüm arayışına gitme kararı almıştır. İlk olarak olağanüstü hâl ilan edildikten sonra ülkedeki isyanlar hızla yayılmıştır. İsyanların dinmemesiyle beraber Zeynel Abidin, halkın kızgınlığının geçmesi adına bazı iyileştirici yöntemler bulmaya çalışmıştır. Ekonomik olarak bazı girişimlerde bulunup istihdam sağlayacağını söylese de halk yatışmamış ve isyanlarına devam etmiştir. Artık çıkmazda olduğunu anlayan Zeynel Abidin Bin Ali son olarak 14 Ocak 2011 tarihinde sokağa çıkma yasağı ilan etmiştir. Halk bu kararın karşısında durup İçişleri Bakanlığına kadar gidip Bakanlığın etrafını sararak polislerle karşı karşıya gelmiştir.[5] Bunun üzerine Zeynel Abidin Bin Ali 14 Ocak 2011 tarihinde hem Buazizi’nin ölümüyle hem de halkın bitmeyen ve gün geçtikçe daha da artan tepkileriyle birlikte Tunus’u terk etmiştir. Tunus sadece kendi içerisinde var olan sorunlarla uğraşmamış aynı zamanda diğer devletler de Tunus’taki bu durumdan etkilenmiştir. Bu duruma bağlı olarak gerek Libya gerek Mısır gerekse Suriye gibi devletlerde de sorunların ortaya çıktığı görülmüştür.

Mısır’da halk özgürlük için sloganlar atmaya başladı. Tunus’ta olduğu gibi Mısır’da da açlık, işsizlik, yolsuzluk, diktatörlük gibi benzer sorunlar sebebiyle halk isyan etmeye başladı.[6] Libya’da Arap Baharı süreci ile birlikte, demokrasiyi hiç yaşayamamış Libya halkı da meşru haklarını aramaya başlamış ve 42 yıllık Kaddafi yönetimine son verildi.[7] Suriye’de, 2011 Mart ayının ilk günlerinde başlayan barışçıl gösterilere güvenlik güçlerinin sert müdahalesi, ülkede giderek daha fazla sayıda insanın hayatını kaybettiği bir iç savaşa yol açmıştır.[8] Daha sonrasında yaşanan gelişmeler ise Suriye’de olayların büyümesine ve yıllar sürecek bir iç savaşa doğru ilerlemesine neden olmuştur.

Aynı coğrafyada veya aynı etnik kökende olan toplumlar doğal olarak birbirlerinden etkilenmişlerdir. Arap Baharı da son 10 senedir Arap coğrafyasındaki sorunların en temel sebebidir. Her devlette farklı şekilde yansımalar meydana gelmektedir. Bu da her devletin kendi mevcut durumları dâhilinde ilerlediğinin göstergesidir.

 

2. 2010’dan Günümüze Tunus

2011 senesinin başında Zeynel Abidin Bin Ali’nin ülkeyi terk etmesiyle ülkede bir siyasi boşluk meydana gelmiştir. Daha sonrasında bu vahim olayın etkisiyle demokratikleşmeden fazlasıyla uzaklaşan ve siyasi anlamda daha da boşluğa düşen Tunus kısa sürede toparlanamamış ve siyasi bir istikrar sağlanamamıştır. Ekonomik sorunlar, işsizlik, yolsuzluk gibi sorunların üstüne bir de siyasi istikrarsızlığın eklenmesiyle halk ayaklanmalarını daha da arttırmış ve artık devletin başına her gelen isme tepkiyle ve büyük bir önyargıyla yaklaşmıştır. Bu durum ülkedeki düzenin sağlanmasını ve halk ayaklanmalarının yatıştırılmasını daha da zorlaştırmış ve günümüze kadar bu istikrarsızlığın devam etmesine sebep olmuştur.

 

2.1. 2010 Sonrası Siyasi Süreç

Tunus’ta başlayan Arap Baharı’nı takiben Zeynel Abidin Bin Ali’nin 14 Ocak 2011 tarihinde ülkeyi terk etmesiyle bitlikte 2011 senesinde parlamento seçimleri yapılmıştır. Tunus’ta Arap Baharı’ndan sonra çok partili demokrasiye geçilmiştir. Kurucu Meclis olarak bilinen parlamento, devletin başına Munsif Marzuki’yi getirmiştir. Parlamento seçimlerinin ardından Nahda Hareketi Partisi, Tekettül Partisi ve Cumhuriyet Kongresi partilerinin oluşturduğu “Troyka Hükümeti” göreve getirilmiştir.[9] 2011 yılından 2014 yılına kadar devletin başında kalan Marzuki 2014 yılında seçimi kaybederek hükümetten ayrılmıştır. Marzuki’nin hükümette olduğu dönem içerisinde 2013 yılında sol eğilimli muhalif lider Şükrü Belayid’in suikast sonucu öldürülmesinden sonra binlerce Tunuslu sokağa dökülüp hükümeti protesto etmiştir. Söz konusu kitlesel tepkiden dolayı Hamadi Cebali başkanlığındaki hükümet istifa etmiştir.  Altı ay sonra ise muhalefetteki Halk Hareketi Partisi Lideri Muhammed İbrahimi öldürülmüş, Tunus yeniden protestolarla çalkalanınca yönetimde olan Urayyid hükümeti de dağılmıştır. Tüm bu suikastların özellikle muhalif politikacılara karşı olması laik kesimin tepkisine ve protestolarına sebep olmuş, birçok kişi Nahda Partisi’ni suçlamıştır.[10] Aralıksız olarak isyanını sürdüren halk bu olaylar üzerine kutuplaşmaya giden bir sürecin içine girmiş ve bu sebeple Marzuki yönetiminden de istediği verimi alamamıştır. Bunun da etkisiyle 2014 yılında Marzuki seçimi kaybedip koltuğunu laik Nida Tunus Partisine bırakmıştır. Gelen yeni partiyle birlikte bazı şeylerin değişmesi ve mevcut durumun bir nebze de olsa yatışması ve düzelmesi beklenirken 2015’te Nida Tunus Partisi’nin milletvekili olan Rıza Şerefüddin’e yapılan suikastle birlikte ülkedeki kutuplaşmanın daha da keskinleştiği ve arttığı görülmüştür.[11] 5 sene içerisinde bile Tunus’ta siyasi anlamda bir düzen oturtturulamamış ve birçok olay meydana gelmiştir. 2015 yılını takiben ise kurulan hükümetlerin ömürleri hep daha öncekiler gibi kısa ömürlü olmuştur.

 

2.2. Kays Said’in Yönetime Gelişi ve Tunus

Seçimlerden önceki takındığı tavır ve davranışlarıyla daha seçimler gerçekleşmemiş ve seçilmemişken bile farklı olduğunu hissettiren Kays Said seçim öncesinde poster, afiş, tanıtım gibi yöntemlerin kullanıldığı seçim kampanyası yürütmemiştir. Seçim kampanyası sırasında herhangi bir siyasi partiyle ittifak kurmaktan uzak duran Said, iş dünyasının ve devletin adaylara sağladığı cumhurbaşkanlığı kampanya ödeneğini de reddetmiştir. Halka sunduğu vaatler arasında “siyasette ahlak, yolsuzlukla mücadele, kanun devleti” gibi konulara değinen Said bu vaatlerini klasik Arapçayı ısrarla ve beceriyle kullanarak vermeyi tercih etmiştir.[12] Seçim kampanyalarında teknolojiyi kullanmayı sevmediğini söyleyen Said sosyal medya üzerinden de herhangi bir seçim kampanyası paylaşımında bulunmamıştır.[13]

2010 senesinden 2019 senesine kadar siyasi anlamda bir düzen tutturamayan Tunus 2019 senesinde bağımsız aday olan Kays Said ile bir siyasi istikrar arayışına girmiştir. Daha önceki devlet başkanlarının partilerden seçilmesi ve seçilen partiye muhalif olan kesimin ayaklanmalarını devam ettirmesi sonucunda keskin bir kutuplaşmaya giden süreç sebebiyle Tunus halkı bu sefer de bağımsız bir ismi devletin başına getirip sorunlara çözüm arayışına gitmiştir. Zeynel Abidin Bin Ali’nin karşısında duran ve gitmesi için ayaklanmalar başlatan halk Kays Said’in tarafında durarak Said’in rakibine büyük fark atarak seçimi kazanmasına sebep olmuştur.[14] Kendisini destekleyenler kadar desteklemeyenlerin de olduğu Kays Said mütevazi ve kendi hâlindeki tavrıyla kendisinin teknoloji ve modernite karşıtı olduğu şeklindeki muhalif söylemlerle karşı karşıya kalmıştır. Muhalifleri onu, halkın ve bireysel özgürlüklerin düşmanı olmak, ölüm cezasının uygulanmasını desteklemek, erkek ile kadının eşit miras hakkına sahip olmalarını reddetmek ve eşcinselliğin suç olmadığı görüşüne karşı çıkmakla suçlarken Tunus için karizmatik bir lider olmadığını düşünmektedirler.[15] Tunus’ta fazlasıyla hissedilen halkın kutuplaşması Kays Said’in gelişiyle de bitmemiş ve aynı sıcaklığıyla devam etmiştir. Durum böyle olunca zamanla Kays Said de bulunduğu konumda belli başlı bazı sıkıntılarla karşılaşmış ve Tunus’ta maalesef yine siyasi bir istikrar bir refah ortamı sağlanamamıştır.

 

3. Tunus’taki Sıcak Gündem ve Son Gelişmeler

İlk başlarda bağımsız olması halkın Kays Said’in büyük destekçisi olmasını sağlarken daha sonrasında tekrardan beliren muhaliflerin Said hakkındaki eleştirileri ve kendisini Tunus’un yönetimine yakıştıramamaları Said’in de var olan sorunlara bir çözüm sunamayacağı şeklinde görüşlerin belirmesine neden olmuştur. Ancak 2010 senesinden beri görülen ve artık Tunus’un bir parçası hâline gelen halk ayaklanmaları bu sefer tam tersi bir şekilde devam etmiştir. Daha öncesinde dünya üzerinde pek sık rastlanılmayan bir durum ortaya çıkmış ve Tunus bir cumhurbaşkanının darbe yapmasıyla dünyanın gündeminde yerini almıştır.

 

3.1. Kays Said ve Meclis Arasındaki Sorunlar

Bağımsız bir isim olarak devletin başına gelen Kays Said devletin kimi kesimleri tarafından desteklenirken kimi kesimi tarafından da eleştirilmiş ve istenmemiştir. Said’i desteklemeyen bir kesim de Başbakan ve Meclis üyeleridir. Kays Said bir konuşmasında “devletleri tehdit eden tehlikelerin, gruplar ya da onların arkasına saklananlar tarafından yapılan terör eylemleri olmadığını vurgulamış ve gerçek tehlikenin devletin içeriden bölünmesi”[16] olduğunu belirterek Meclis’i kastetmiştir. 2014 yılında değişen anayasanın mimarlarından olan Kays Said “Kimse kanunun üstünde değildir. Kanunu aşan herkes kanun, halk ve tarih tarafından cezalandırılacaktır. Ülkenin Silahlı kuvvetleri ya da emniyete bağlı güvenlik güçlerinin tamamı, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı olan cumhurbaşkanının komutası altındadır.”[17] diyerek gerekirse elinde bulunan gücü kullanacağını ve bunun da anayasaya aykırı olmadığını dile getirmiştir.

 

3.2. Darbeye Giden Süreç ve Darbe

Arap Baharı başladığı günden beri olayların eksik olmadığı Tunus’ta uzun süredir halk ve yönetim arasında bir sorun söz konusuyken 2019’da sağ kesim ve muhalif kesimden olmadan bağımsız bir şekilde gelerek cumhurbaşkanı olan Kays Said kendisinden beklenenleri karşılamak konusunda yetersiz kalmıştır. Sorunların daha da büyümesine sebep olan Said, yönetim ve halk arasında bir kutuplaşmanın meydana gelmesine neden olmuş ve bunun yanı sıra Cumhurbaşkanı ve devlet erkleri arasında da bir kutuplaşmanın oluşmasına sebep olmuştur. Yönetime gelmeden önce de Tunus’ta yaşanan sıkıntılı durumların bizzat gözlemcisi olan Said halkın ayaklanmalarını görmüş ancak yönetime geldikten sonra asıl sorunun devletin içinde olduğunu öne sürmüştür. 2014 yılında değişen anayasanın mimarı olmasından dolayı yetkilerini kullanırken veya kullanmayı düşünürken eylemlerinin anayasaya aykırı olmadığını ileri sürmüş ve bunu maddelerle açıklamıştır. Bu durum Meclis içerisinde Said’e karşı oluşmaya başlayan kutuplaşmanın ilk adımlarını oluşturmuştur. Anayasa’nın 80. Maddesine göre “yakın bir tehdidin ulusal birliği ve devlet kurumlarının işlevlerini etkileyebileceği istisnai durumlarda cumhurbaşkanına yetkisini kullanma hakkı vermektedir. Ancak cumhurbaşkanı herhangi bir karar almadan önce başbakana, meclis başkanına ve anayasa mahkemesi başkanına danışmalıdır.”[18] Tunus Cumhurbaşkanı Başbakan, Meclis Başkanı ve Anayasa Mahkemesi Başkanına danışmak yerine emniyet ve ordu yetkilileriyle bir araya gelmiş ve Başbakanı görevden alıp meclisi 30 gün devre dışı bırakarak bir darbe gerçekleştirmiştir. Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi’yi görevden aldığını ve kendi atayacağı bir Başbakan ile yürütmeyi devralacağını duyuran Said, söz konusu kararlardan sonra bir genelge yayınlanacağını ve kararların hemen yürürlüğe gireceğini aktarmıştır. Said, genelgeler biçiminde gerekli kararların duyurulmaya devam edeceğini, atayacağı Başbakan ile yeni bir hükümet kurulacağını ve hükümetin Cumhurbaşkanı liderliğinde kalacağını belirtmiştir. [19] Bu duruma halk tabanında verilen tepkiler de yine kutuplaşma temelinde seyretmiştir. Bazı Tunuslular Cumhurbaşkanının bu kararını havai fişeklerle kutlarken, diğer kesim bunun darbe girişimi olduğu gerekçesiyle protesto gösterisi düzenlemiştir. Meclis’teki en büyük parti konumundaki Nahda Hareketi ve ikinci parti konumundaki Tunus’un Kalbi Partisi başta olmak üzere Onur Koalisyonu, Demokratik Akım, Tunus İşçi Partisi gibi partilerden farklı şiddette itirazlar yükselmiştir. Söz konusu partilerden bazıları Cumhurbaşkanının bu adımıyla anayasayı ihlal ettiğini, yetkilerini aşırıya kullandığını belirtirken Nahda Hareketi ve Onur Koalisyonu, Said’i darbe girişiminde bulunmakla suçlamıştır.

Buna karşın, Kays Said’i seçim sürecinin ardından da destekleyen Halk Hareketi, Halk Akımı son olarak da eski rejim yanlısı Özgür Anayasa Partisi, Said’in bu adımını desteklediklerini duyurmuştur.[20] Ülkede sürekli devam eden kaos ortamı bu olayla birlikte tekrardan hararetlenmiş ve yine ülkede karışıklıklar yaşanmaya başlamıştır.

 

3.3. Tunus’taki Bu Durumun Dünya Gündemine Yansıması

Tunus’ta gerçekleşen bu darbe dünyanın gündeminde büyük bir etki yaratmıştır. Bugüne kadar halk veya ordu tarafından yönetime yapılan darbelerin seyrini değiştirecek nitelikte bir tablo olarak ortaya çıkmıştır Dünyada benzerine pek rastlanmayan bu durum birçok devletin ve insanın ilgisini çekmiş ve nedenleri üzerine düşünülmesine ve konuşulmasına sebebiyet vermiştir.

Tunus Darbesi hakkında söylenenlere bakılacak olunursa;

Alman Friedrich Ebert Vakfı’nın Tunus Temsilcisi Johannes Kadura,”aslında mevcut anlaşmazlığın, cumhurbaşkanı ile başbakan ve parlamento başkanı arasındaki uzun süreli güç mücadelesinin zirve noktası olduğunu” söylemektedir. Kadura’ya göre bu kısır çekişme, zaten ekonomik krizle boğuşan ülkede siyasi olarak da bir blokaja neden olmuştur.[21]

Tunuslu Hukukçu Sena Ben Aşur, ”Kays Said’in bu hareketinin Tunus tarihinde kara bir gün yaşanmasına neden olduğunu; Cumhurbaşkanın, anayasaya aykırı hareket ettiğini 80’inci maddeyi kendisine göre yorumladığını” dile getirmiştir.[22]

Hukuk Profesörü Rabeh Kraifi, “Anayasayı yorumlama yetkisinin sadece cumhurbaşkanına ait olduğu, dolayısıyla fesih ve azil kararlarının hukukî dayanağının var olduğu” ifadesini kullanmıştır.[23]

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, “Tunus’taki gelişmelerden dolayı endişeli olduklarını, durum hakkında daha fazla bilgi edinmek, sükûneti teşvik etmek ve Tunus’un demokratik ilkeler doğrultusunda ilerleme çabalarını desteklemek için hem Beyaz Saray’dan hem de ABD Dışişleri Bakanlığından üst düzeyde Tunuslu liderlerle temas halinde olduğunu” dile getirmiştir.[24]

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Türkiye’nin her zaman dost ve kardeş Tunus’un demokratik kazanımlarının destekçisi olduğunu” belirtmiş ve “Tunus’ta seçilmiş parlamentonun askıya alınıp hükümetin azledilmesinin endişe verici olduğunu” dile getirmiştir.[25]

Avrupa Birliği (AB), “Mümkün olan en kısa sürede kurumsal istikrarın yeniden sağlanması ve özellikle parlamentonun faaliyetinin yeniden başlatılması, temel haklara saygı gösterilmesi ve her türlü şiddetten kaçınılması çağrısında bulunduğunu” söylemektedir.[26]

Dünyanın gündemini son derece etkileyen bu darbe girişimiyle birlikte birçok farklı söylem ortaya çıkmıştır. Ancak her birinin hem fikir olduğu konu Kays Said’in bu girişiminin sonlanması gerektiği ve bu belirsiz durumun en kısa sürede bitmesi gerektiği söylemidir. Son günlerde de ABD bu durum hakkında girişimlerde bulunmaya başlamış ve Joe Biden yazılı mesajını ileterek, “ABD, Tunus Cumhurbaşkanı Said’in hükümet ve siyasi düzeylerde atacağı sonraki adımları dört gözle bekliyor.” ifadelerini kullanmış ve bir heyet göndermeyi teklif etmiştir.[27] Tunus devleti de bu mesaja olumlu bakmış ve Cumhurbaşkanı Said’in ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Jonathan Finer başkanlığındaki heyeti kabul ettiğini bildirmiştir. Görüşmede Said, 25 Temmuz’da alınan istisnai tedbirlerle siyasi, ekonomik ve sosyal krizlerin yanı sıra yolsuzluk ve rüşvetle mücadele için anayasa uygulanarak halkın büyük bir kısmının taleplerine cevap verildiğini, bu sebeple bu darbe girişiminde bulunduğunu belirtmiştir.[28]

Ancak şöyle bir gerçek vardır ki Tunus devletinin başına gelen Said’in başta muhalif kesimin desteğini alıp sonrasında yaptığı icraatlar yüzünden muhalif kesimden tepki görmesi ve hemen sonrasında zaten siyasi bir istikrarsızlığın olduğu Tunus’ta cumhurbaşkanı olarak bir darbe girişiminde bulunması demokratikleşmeye giden sürecin istikrarlı bir şekilde ilerlememesine neden olmuştur. Said’in sadece kendi halkından değil diğer devletlerden de olumsuz tepkiler almıştır. Bu sebeple zaten yıllardır siyasi anlamda zorluklar yaşayan Tunus devleti bu darbeyle birlikte daha da zor duruma girmiş ve demokratikleşme konusunda ilerleyememektedir.

 

SONUÇ

Belirli bir düzenin sağlanamadığı Tunus’ta son 10 senedir son derece zor günler geçse de herhangi bir çözüme ve sonuca ulaşılamamış, kendini ateşe veren gençten itibaren olaylar bir zincir gibi birbirinin peşi sıra büyüyerek devam etmiş ve daha da çıkmaz bir hâle gelmiştir. Tunus’ta Arap Baharı’yla başlayan sorun, Libya’da Kaddafi’nin devrilmesi, Suriye’de iç savaşın çıkması gibi daha büyük krizlerle dünya gündeminde önemli bir yer etmiştir. Ancak Tunus’ta bu durum dış politikasından çok iç politikasının daha da karmaşık bir hâle gelmesiyle içinden çıkılamaz bir duruma evrilmiştir. Yıllardır değişmeyen yönetim ve halkın memnuniyetsizliği bu olayla birlikte gün yüzüne çıkmış halkın ayaklanmalarına sebep olmuştur. 2010’da başlayan hareketlenmelerden bu yana yönetimden şikâyetçi olan halk gelen her devlet başkanına karşı ayaklanmalar çıkarmış ve yönetimden gitmesi için ellerinden geleni yapmıştır.

2010-2015 arasında kısa süreli yönetimler ve isimler görülmüş bir istikrar sağlanamamıştır. Ancak 2019 senesinde Tunus farklı bir yol seçerek daha önce siyasi geçmişi bulunmayan bağımsız bir isim olan Kays Said’i seçimlere aday yapmıştır. Büyük bir farkla seçimi kazanan Said başlarda bağımsız olmasıyla büyük destek alsa da zamanla karşıt görüşler ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu karşıt görüşlerin halktan olanına hükümet artık alışmış olsa da bu sefer hükümet kendi içinde kutuplaşmaya başlamıştır. Meclis ve Başbakan Cumhurbaşkanına karşı tavır almış ve halkın karşısında direnebilecek bir yönetim kalmamıştır. Bu sorunlar günden güne artarak dünya gündeminde daha önce benzerine rastlanmamış bir cumhurbaşkanı darbesine sebebiyet vermiştir. Geçmiş yıllarda yaşanan bazı kişi bazlı sorunlar zamanla büyüyerek devletleri iç politika, diplomasi, dış politika konusunda çıkmazlara sokabilmektedir. Bu sorunların etkileri diğer devletlere de yansıyarak onların da kendi içlerinde iç savaşlara varan sorunların yaşanmasına sebebiyet vermektedir. Arap coğrafyasının rehberi olan Tunus’ta da yaşanan talihsiz olay diğer devletleri etkilemiş olsa da kendi içerisinde çok büyük yıkımlara sebebiyet vermektedir.

 


KAYNAKÇA

Makaleler

Doğan, Gürkan, Durgun, Bülent, Arap Baharı ve Libya: Tarihsel Süreç ve Demokratikleşme Kavramı Çerçevesinde Bir Değerlendirme, “Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi”, Cilt 1, Sayı 15 Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi, 2011.

Karkın, Veysel (Yazıcı, Önder), Arap Baharı’nın Suriye’ye Yansıması ve Türkiye’ye Sığınan Mülteciler, ‘’21. Yüzyılda Eğitim Ve Toplum Eğitim Bilimleri Ve Sosyal Araştırmalar Dergisi’’ Cilt 4, Sayı 12, Gaziantep: 2015.

İnternet Kaynakları

Al Jazeera Turk, Ülke Profili Tunus, 18.03.2014, http://www.aljazeera.com.tr/ulke-profili/ulke-profili-tunus E.T. 04.08.2021.

Anadolu Ajansı, Ülke Profilleri: Tunus’un Siyasi Durumu, 07.09.2017, https://www.aa.com.tr/tr/ulke-profilleri/tunus/903482 E.T. 05.08.2021.

Avsat, Şarku’l, Tunus’taki siyasi gelenekleri temelden sarsan Kays Said kimdir?, 19.09.2019, https://www.indyturk.com/node/72301/d%C3%BCnya/tunustaki-siyasi-gelenekleri-temelden-sarsan-kays-said-kimdir E.T. 08.08.2021.

Birdal, Merve, Yasemin Devrimi Sonrası Tunus, 12.09.2016, https://www.tuicakademi.org/yasemin-devrimi-sonrasi-tunus/  E.T. 06.08.2021.

Canlı, Enes, Tunus, Cumhurbaşkanı Said’in ‘darbe’ niteliğindeki kararlarının ardından zorlu bir yol ayrımına girdi, 27.07.2021, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/tunus-cumhurbaskani-saidin-darbe-niteligindeki-kararlarinin-ardindan-zorlu-bir-yol-ayrimina-girdi/2315420,

Essabiti, Adil, (Canlı, Enes), Tunus’un Yeni Cumhurbaşkanı Kays Said Oldu, 13.10.2019, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/tunusun-yeni-cumhurbaskani-kays-said-oldu/1612656 E.T. 08.08.2021.

Haber Türk, ABD: Tunus’taki Gelişmelerden Dolayı Endişeliyiz, 27.07.2021, https://www.haberturk.com/abd-tunus-taki-gelismelerden-dolayi-endiseliyiz-3144320 E.T. 13.08.2021

Haber Türk, Tunus’ta darbe girişimi! Cumhurbaşkanı Said ordu desteğiyle yönetime el koyduğunu duyurdu, 26.07.2021, https://www.haberturk.com/son-dakika-tunus-ta-siyasi-kriz-cumhurbaskani-yonetime-el-koydu-3143355  E.T.09.08.2021.

Hürriyet, Tunus’taki Darbe Girişimine Türkiye’den Peş Peşe Tepkiler, 26.07.2021, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/tbmm-baskani-sentop-ve-ak-parti-sozcusu-celikten-tunustaki-darbe-girisimine-tepki-41859790 , E.T. 13.08.2021

İHA,  ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Viner: “ABD, Tunus Cumhurbaşkanı Said’in hükümet ve siyasi düzeylerde atacağı sonraki adımları dört gözle… 14.08.2021, https://www.sondakika.com/haber/haber-son-dakika-haberleri-abd-ulusal-guvenlik-danisman-yardimcisi-viner-abd-14330146/  E.T. 14.08.2021.

İHA, Tunus Cumhurbaşkanı Said, ABD’den Gelen Resmi Heyeti Kabul Etti, 14.08.2021 https://www.sondakika.com/haber/haber-tunus-cumhurbaskani-said-abd-den-gelen-resmi-14330188/  E.T. 14.08.2021.

Karkın, Veysel, (Yazıcı, Önder), Arap Baharı’nın Suriye’ye Yansıması ve Türkiye’ye Sığınan Mülteciler, Cilt 4, Sayı 12, 2015.

Knipp, Kersten, Tunus’taki Devlet Krizinin Perde Arkası, 29.07.2021, https://www.dw.com/tr/tunustaki-devlet-krizinin-perde-arkas%C4%B1/a-58666135 E.T. 10.08.2021.

Ouanes, Yosra, (Yıldız, Hamdi), Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, gerçek tehlikenin devletin içeriden bölünmesi olduğunu söyledi, 02.05.2021, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/tunus-cumhurbaskani-kays-said-gercek-tehlikenin-devletin-iceriden-bolunmesi-oldugunu-soyledi/2226963 E.T. 09.08.2021.

Tarihi Olaylar, Yasemin Devrimi, Tunus, Arap Baharı, https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/yasemin-devrimi-tunus-arap-bahari-1298 E.T 05.08.2021.

Temizer, Selen, AB Tunus’ta meclis faaliyetlerinin yeniden başlatılması çağrısı yaptı, 27.07.2021 https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ab-tunusta-meclis-faaliyetlerinin-yeniden-baslatilmasi-cagrisi-yapti/2315389# , E.T. 13.08.2021.

Toumi, Abdennour, Tunisia: What does President Kaïs Saïed want? 29.07.2021, https://menaaffairs.com/tunisia-what-does-president-kais-saied-want/  E.T. 09.08.2021.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Tunus’un Siyasi Görünümü, https://www.mfa.gov.tr/tunus-siyasi-gorunumu.tr.mfa E.T. 04.08.2021

 

DİPNOTLAR

[1] Al Jazeera Turk, Ülke Profili Tunus, 18.03.2014, http://www.aljazeera.com.tr/ulke-profili/ulke-profili-tunus (E.T. 04.08.2021).

[2] A.g.e.

[3] Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Tunus’un Siyasi Görünümü, https://www.mfa.gov.tr/tunus-siyasi-gorunumu.tr.mfa (E.T. 04.08.2021).

[4] Anadolu Ajansı, Ülke Profilleri: Tunus’un Siyasi Durumu, 07.09.2017, https://www.aa.com.tr/tr/ulke-profilleri/tunus/903482 (E.T. 05.08.2021).

[5] Tarihi Olaylar, Yasemin Devrimi, Tunus, Arap Baharı, https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/yasemin-devrimi-tunus-arap-bahari-1298 (E.T 05.08.2021).

[6] A.g.e. Tarihi Olaylar

[7]Gürkan Doğan, (Bülent Durgun), Arap Baharı ve Libya: Tarihsel Süreç ve Demokratikleşme Kavramı Çerçevesinde Bir Değerlendirme, “Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi”, Cilt 1, Sayı 15, (Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi, 2011), s. 61.

[8]Veysel Karkın, (Önder Yazıcı), Arap Baharı’nın Suriye’ye Yansıması ve Türkiye’ye Sığınan Mülteciler, ‘’21. Yüzyılda Eğitim Ve Toplum Eğitim Bilimleri Ve Sosyal Araştırmalar Dergisi’’ Cilt 4, Sayı 12,  (Gaziantep: 2015), s. 206.

[9] A.g.e., Anadolu Ajansı.

[10] Merve Birdal, Yasemin Devrimi Sonrası Tunus, 12.09.2016, https://www.tuicakademi.org/yasemin-devrimi-sonrasi-tunus/ ( E.T. 06.08.2021).

[11] A.g.e. Birdal

[12] Adil Essabiti, Enes Canlı, Tunus’un Yeni Cumhurbaşkanı Kays Said Oldu, 13.10.2019, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/tunusun-yeni-cumhurbaskani-kays-said-oldu/1612656 (E.T.08.08.2021).

[13] Şarku’l Avsat, Tunus’taki siyasi gelenekleri temelden sarsan Kays Said kimdir?, 19.09.2019, https://www.indyturk.com/node/72301/d%C3%BCnya/tunustaki-siyasi-gelenekleri-temelden-sarsan-kays-said-kimdir (E.T. 08.08.2021).

[14] A.g.e. Avsat

[15] A.g.e. Avsat

[16] Yosra Ouanes, Hamdi Yıldız, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, gerçek tehlikenin devletin içeriden bölünmesi olduğunu söyledi, 02.05.2021, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/tunus-cumhurbaskani-kays-said-gercek-tehlikenin-devletin-iceriden-bolunmesi-oldugunu-soyledi/2226963 (E.T. 09.08.2021).

[17] A.g.e. Ouanes

[18] Abdennour Toumi, Tunisia: What does President Kaïs Saïed want? 29.07.2021, https://menaaffairs.com/tunisia-what-does-president-kais-saied-want/ (E.T. 09.08.2021).

[19] Haber Türk, Tunus’ta Darbe Girişimi! Cumhurbaşkanı Said Ordu Desteğiyle Yönetime El Koyduğunu Duyurdu, 26.07.2021, https://www.haberturk.com/son-dakika-tunus-ta-siyasi-kriz-cumhurbaskani-yonetime-el-koydu-3143355 (E.T.09.08.2021).

[20] Enes Canlı, Tunus, Cumhurbaşkanı Said’in ‘darbe’ niteliğindeki kararlarının ardından zorlu bir yol ayrımına girdi, 27.07.2021, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/tunus-cumhurbaskani-saidin-darbe-niteligindeki-kararlarinin-ardindan-zorlu-bir-yol-ayrimina-girdi/2315420 (E.T. 09.08.2021).

[21]Kersten Knipp, Tunus’taki Devlet Krizinin Perde Arkası, 29.07.2021, https://www.dw.com/tr/tunustaki-devlet-krizinin-perde-arkas%C4%B1/a-58666135 (E.T. 10.08.2021).

[22] A.g.e. Knipp.

[23] A.g.e. Knipp.

[24] Haber Türk, ABD: Tunus’taki Gelişmelerden Dolayı Endişeliyiz, 27.07.2021, https://www.haberturk.com/abd-tunus-taki-gelismelerden-dolayi-endiseliyiz-3144320 , (E.T. 13.08.2021)

[25] Hürriyet, Tunus’taki Darbe Girişimine Türkiye’den Peş Peşe Tepkiler, 26.07.2021, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/tbmm-baskani-sentop-ve-ak-parti-sozcusu-celikten-tunustaki-darbe-girisimine-tepki-41859790 , (E.T. 13.08.2021)

[26] Selen Temizer, AB Tunus’ta meclis faaliyetlerinin yeniden başlatılması çağrısı yaptı, 27.07.2021 https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ab-tunusta-meclis-faaliyetlerinin-yeniden-baslatilmasi-cagrisi-yapti/2315389# , (E.T. 13.08.2021)

[27]İHA, ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Viner: “ABD, Tunus Cumhurbaşkanı Said’in hükümet ve siyasi düzeylerde atacağı sonraki adımları dört gözle… 14.08.2021, https://www.sondakika.com/haber/haber-son-dakika-haberleri-abd-ulusal-guvenlik-danisman-yardimcisi-viner-abd-14330146/ (E.T. 14.08.2021)

[28]İHA, Tunus Cumhurbaşkanı Said, ABD’den Gelen Resmi Heyeti Kabul Etti, 14.08.2021 https://www.sondakika.com/haber/haber-tunus-cumhurbaskani-said-abd-den-gelen-resmi-14330188/

(E.T. 14.08.2021)