Trump'ın
Kaynak: AP Photo / Patrick Semansky

Donald Trump’ın Oylarında Dikkat Çeken Düşüş

Başkan Donald Trump’ın göreve başlamasına kadar belirleyici olan durumlardan biri, anket sayılarının tutarlılığıydı.

Ne söylerse söylesin ne yaparsa yapsın veya ne tweetlerse tweetlesin, bunlara rağmen oy oranları sabit kaldı. Ankete katılan kişilerin %40-45’i Trump’ın çalışmalarını onaylarken %50-55’i onaylamadı.

Gallup’un Çarşamba sabahı yayınlanan son seçim anketinde çok önemli veriler dikkat çekti.

Yeni Gallup verilerinde Trump’ın çalışmalarının yalnızca %39’u halk tarafından destekleniyor. Bu kötü bir oran olsa da olayın aslı burada yatmıyor. Asıl önemli olan, Trump’ın sadece 2 hafta önce yayınlanan bir diğer Gallup anketine göre %49 destek alması ve bu 2 haftada iki haneli bir sayıya ulaşacak derecede desteğinin azalmasıdır.

Bu, çok çarpıcı bir düşüş ve tüm toplumu kapsayan bir durum olarak göze çarpıyor. Trump, kendisine destek veren Cumhuriyetçilerden ve bağımsızlardan 7, Demokratlardan ise 9 puan kaybetti. Ve her şey Trump’ın, polis gözetimindeyken öldürülen George Floyd’a ve sonrasında ülke çapında patlak veren protestolara tepki verme şekline bağlı görünüyor.

Gallup’tan Jeffrey M. Jones şöyle diyor:

“Trump’ın geçen hafta protestolara tepki olarak şiddetli protestoları bastırmak amacıyla askeri birlikleri şehirlere gönderme emri tartışmalara yol açtı. Hükümetin emriyle polisin, Washington DC’deki barışçıl protestocuları dağıtmak için kimyasal madde kullanması geniş çapta eleştirildi. Hem de Trump’ın olayların gerçekleştiği yerin civarındaki bir kilisenin önünde fotoğraf çektirmeden kısa bir süre önce.”

George Floyd, 25 Mayıs’ta Minneapolis’te öldürüldü. Bu son Gallup anketi ise 28 Mayıs – 4 Haziran tarihleri ​​arasında yapıldı. Yani polis şiddetinin ve Trump’ın olaylara düzensiz bir müdahalede bulunmasıyla haklarının çiğnendiğini hisseden, hayal kırıklığı yaşayan, öfkeli ve kaygılarının zirvesindeki insanların olaylar karşısında harekete geçtiği sonucuna varabiliriz.

Ancak Gallup’un verisi uç değerden uzaktır. Bu hafta başında yayınlanan en son CNN anketi, Trump’a Mayıs ayında gösterilen %45’lik desteğin %38’e düştüğünü gözler önüne serdi. Bir NPR / PBS / Marist anketi ise Trump’ın aldığı destek oranını %42 olarak belirledi. (Bu oranlar da oranların çekişmeli olduğu seçim bölgelerinden yansıtılıyor. Ohio, Arizona, Texas ve Michigan’daki son anketler, diğerleri arasında, Demokrat aday adayı Joe Biden ile kafa kafaya yarışta Trump için önemli sorunlar olduğunu gösteriyor.)

Floyd’un ölümünün ve Trump’ın buna cevabının Trump’a nasıl zarar verdiğine dair daha fazla kanıt var. Berbat bir durum.

10 seçmenden 4’ünden fazlası (%42), ırklar arası ilişkilerin sonbahardaki seçimde verecekleri oyları belirlemede “son derece” önemli olacağını söyledi. Bu seçmenlerin zihninde belirleyicilerin ırk faktörü ve ilişkilerinin, uzun süredir ekonomi ve sağlık gibi büyük alanlar tarafından izlendiği göz önüne alındığında çok büyük bir oran olduğu aşikardır. Amerika’da ırklar arası ilişkileri düzeltebilecek hangi adaya daha fazla güvendikleri sorulduğunda, Trump’ın %31’lik oyuna karşılık Biden %63’lük orana ulaştı.

Birkaç hafta öncesine kadar aslında böyle bir şey hiç konuşulmuyorken, Floyd’un ölümü ve ardından gelen protestolar nedeniyle şu an birçok ırkın ve insan aklını seçimler kurcalıyor. Ve insanlar bu konuyu düşünmeye başladıklarında buldukları şey, Trump’ın sistematik ırkçılık gibi bir problemi çözmek için uygun bir politikacı olmadığıdır.

İnsanların Trump’ın başarısız olduğunu düşünmelerinin sebebi, sadece Trump’ın eleştirdiği protestocuların güdüleri hakkında sorular sorması ya da polisin sokaklara “hükmetmesi” gerektiğinde ısrarcı olması değil; aynı zamanda ırk meselesi söz konusu olduğunda takındığı kuşkulu tutum ve ifadeleri olan, uzun bir geçmişe sahip bir emlak kralı olduğu günlerine kadar uzanıyor.

Durum değerlendirmesi yapalım:

  • 2017 yılında Charlottesville’de bir protestocunun ölmesine neden olan üstünlük yanlısı beyaz şiddetin ardından, Trump “Her iki tarafta da suç var.” iddiasında bulundu.
  • Trump, ikisi de siyah olan LeBron James ve CNN’den Don Lemon’un zekasıyla alay etti.
  • Trump, ABD’nin Afrika’daki ‘yaşanılmayacak ülkelerden’(!) gelen göçmenlere neden izin verdiğini belirtti.
  • Trump, ABD parlamentosundaki 4 siyahi kongre üyesi kadın hakkında “Afrika’ya geri dönüp, geldikleri yerlerin düzeltilmesine yardımcı olması gerektikleri” şeklinde bir tweet atmıştı. Halbuki dört kadından üçü ABD’de doğmuştu. Dördüncüsü ise sonradan Amerikan vatandaşı olmuştu.
  • Trump, siyahi Demokrat Elijah Cummings’in eskiden temsilci olduğu ve siyahi çoğunluğun yaşadığı Maryland eyaletinin Baltimore bölgesi için “sıçan ve kemirgenlerin istila ettiği pislik bir bölge” ve “çok tehlikeli ve iğrenç bir yer” ifadelerini kullanmıştı.
  • Trump, Başkan seçilmeden önce Barack Obama’nın ABD’de doğmadığı ve bu nedenle başkan olmaya uygun biri olmadığı hakkında bir komplo teorisini savunmuştu.

Bu gibi örneklerden çok daha fazlası var. Ve her şey Trump’ın, işine geldiğinde veya siyasi çıkarlarına uyduğunda ırk konusunu bir silah haline getirme isteğine işaret ediyor. Ve defalarca, bilhassa da başkan olarak, sözlerinin ve eylemlerinin Amerika’daki siyahi insanlara kötü muamele edilmesiyle bir bağlantısı olmadığını ifade ediyor.

Bizimle aynı anket sayılarını gören Trump, geçen hafta Washington’da seçim kampanyasını yürüten kurmaylarıyla beraber bir toplantı düzenlediği ve ırk ayrımcılığı meselesine yönelik bir demeç hazırladığı konusunda söylentiler dolaşıyor.

Yukarıda belirtilen anket verileri, böyle bir konuşma yapmanın hiç işe yaramayacağını göstermektedir. Trump, ırk ayrımcılığı ile ilgili basına yansıyan görüşleri nedeniyle halk nezdinde çok büyük yara aldı. Bu şu anlama geliyor: İnsanlar oy verme konusunda ırk ve ırklar arası ilişkiler sorununu göz önünde bulundurdukça, sonraki anketler Trump için daha kötü olmaya devam edecek.

Trump için tek umut, ulusal mutabakatın devam etmesidir – en iyi ihtimalle, ülke çapında koronavirüsün sona ermesini takiben daha iyi ekonomik rakamlara ulaşmak olacaktır.

Muhabir: Chris Cillizza

Kaynak: CNN Politics