Dengbejlikte Kadın Ve Kadın Dengbejler

Kürt toplumu,diğer Ortadoğu halkları gibi erkek egemen bir sisteme sahiptir.Dolayısıyla kadınlar,erkekler kadar özgür değildir.Çoğu kadının hayatı,feodal sistem üzerinden şekillenmiştir ve bu baskıcı zihniyet,kadının sanata,müziğe karşı olan ilgisine savaş açmış durumdadır.Ancak bu baskıya karşı bir duruş sergileyen birçok kadın dengbej var olmuştur.

  • İlk kadın dengbej,Hristiyan bir keşişin kızı Gule’dir.

Meyremxan,Evdale Zeynike,Fatima İsa,İranxan,Nıcma Dari,Aslika Kadir,Zadina Şakir,Elmesa Mıhemmed ve Ayşe Şan diğer önemli kadın dengbejlerdir.

  • Kadın,Kürt toplumunda acıların klamlaştırılmasında başat rolü üstlenir.
  • Dengbejlik geleneği içinde kadınlar hem birçok klamın konusunu oluşturmuş hem de kendileri dengbejlik yapmışlardır.
  • Kadın dengbejler ,klamlarında kadınların sıkıntılarını ve isteklerini dile getirmişler ,

dönemin toplumsal yapısının kadınlar üzerindeki baskısını dile getirmişlerdir.

  • Kadınların söyledikleri klamların konusu,çok eşlilik,gönülsüz evlilik ve sevdadır.

‘’Kadının emeğinin olmadığı bir yer yok. Savaşta,işte,kadının konuştuğu cemaatte herkes susar.Rolü büyüktür kadının.Her yerde olduğu için klamda dile getirmiş hep; çocuğuna bakarken,tarlada çalışırken,davarını güderken klam söylemiş; oğlu savaşta ölürken söylemiş,yüreği yanıktır hep.Söyledikleri klamlar,yüreklerinin yanmasından geliyor.

Ondan diyorum,klamlar,anaların sewtlerinden (ağıt) doğmuştur.

YASAKLARA RAĞMEN SESLERİNİ KISMAYAN KADIN DENGBEJLER

1.Ayşe Şan

Yaşadığı toplumda,kadınların şarkı söylemesine günah olarak bakılmasından dolayı,kendisine yapılan baskılara dayanamamış ve genç yaşta doğup büyüdüğü şehri,Diyarbakır’ı terk ederek  Antep’e gitmiştir.

Antep’te sanat yaşamına ilk ciddi adımı atmış ancak yaşadığı ekonomik sıkıntılar sebebiyle İstanbul’a gitmiştir.

İstanbul’da Türkçe ve Kürtçe şarkılar söylemiş ‘El Xezalim’ adl şarkısıyla ünlenmiştir.

Lakin üzerindeki baskılar atmaya devam ettiği için Almanya’ya gitmek zorunda kalmıştır.

Hayatı türlü zorluklar,acılar ve kayıplar içinde ve baskı altında geçen Ayşe Şan,tüm bu zorluklara rağmen mücadele etmiş ve acısını,dengbejlerine aktarmıştır.

‘Dayike’ adlı şarkısıyla bir dönemin efsanesi haline gelmiştir.

2.Aslika Qadir

 Ermenistan’da doğmuştur.

Erivan Radyosunda, tüm Kürtlerin evine misafir olmuş bir sanatçıdır.

‘Welateme Gülistan e ‘ parçası ile ünlenmiştir.

Kürtlerin bilinen ve sevilen kadın sanatçılarından biridir.

‘Welateme Gülistan e ‘,Kürtler arasında bir ‘marş’ gibi yayılmıştır.

  • Welateme Kurdistane

           https://www.youtube.com/watch?v=LBgkugYJehQ

3.Meryem Xan

Dengbej dinleyerek uykuya dalar ve her gece aynı rüyayı görürdü. Bir dengbej olduğunu ve Dengbej Divanı’nda söylediğini görüyordu. Oysa,o dönemde kadınların divana çıkmasının yasak olduğunu çok iyi biliyordu.

Meryem Xan,bir gün,Mehmet Bedirxan ile tanıştı.Meryem Xan‘ın söylediği strana hayran kalmış ve ona gönül vermişti Mehmet Bedirxan.İkisi kısa bir süre sonra evlendiler.

Ancak mutlulukları uzun sürmedi.Çünkü , Mehmet Bedirxan,

‘Koskoca Bedirxanlar’ın gelini,herkesin önünde şarkı söylüyor dedirtemezdi.

Sonuçta,Meryem Xan bir kadındı ve kadınların şarkı söylemesi ‘ayıp’tı.

Ve bir gün Mehmet Bedirxan,eşine ;

‘Ya aşık olduğunu söylediğin ben, ya da sanat’ diyerek eşini,bir seçim yapmaya mecbur bırakmış,Meryem Xan ikisinden de ayrılmak istemediğini söylese de Mehmet Bedirxan,Meryem Xan’dan ayrılmıştır.

Bu ayrılıktan sonra uzun bir süre divana çıkmayan Meryem Xan,bir süre sonra stranlarını söylemeye başlamıştır.

Yaşadıklarını,eşini,köyünü düşündükçe stranlarını ağlayarak tamamlamıştır.

Meryem Xan’ın eserlerinde ezilen kürt kadınının sesi ve orjinal Kürt gırtlağı vardır.

  • Yade Rebene ( Çeme Bişerike )

https://www.youtube.com/watch?v=2LsqkWBuY3s

  • Mihemedo Roni

https://www.youtube.com/watch?v=PABjuEa2Neg

4. Gazin (Raziye Kızıl)

Dengbejliğe,küçük yaşta söylediği klamlarla başlamıştır.

Dönemin köy yaşamını şu sözleri ile anlatmıştır.

‘Bizim dönemimizde kız çocukları 9-10 yaşına geldiğinde önce yavaş yavaş başları kapatılıyor, 12 yaşına geldiklerinde ise evlendiriliyorlar. Çok güzel bir şey değil bu.

Özellikle ben stran söylerken annem çok baskı uyguluyordu. ‘’Artık büyüdün,sesini kimse duymasın’’

‘Ama onlar söyleme dedikçe ben vazgeçmedim,bırakmadım’ diyor Gazin.

Özellikle yaylalara koyun sağmaya gittiklerinde çok sevindiklerini, burada dağın verdiği havayla yüksek sesle klamlarını söylediklerini dile getirmiştir.

Gazin,15 yaşında evlendirilmiş,şehre gitmiş ve sessiz sessiz  klam söylemeye devam etmiştir.

İlk sahneye çıkışı ise Diyarbakır’da ,8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde olmuştur.

Yaşadığı o anların ve kadın mücadelesinin kendisinde çok başka bir yeri olduğunu belirtmiş ve İlk Kadın Dengbej Derneği’ni kurmuştur.

Bir kaç klamı yüzünden ceza almıştır.

Hayali ise,köy köy,kent kent dolaşarak kadınlar için dengbej programları yapmaktı ama yüreğindeki dengbejleri seslendiremeden,hayalini gerçekleştiremeden hayata veda etmiştir.

‘Gençlerimiz,hem dengbejliğe hem de kendi kültürüne sahip çıksın.Kültürümüze,tarihimize sahip çıkalım’ diye gençlere seslenmiştir.

5.Gülistan Perwer

80 sonrası dönem,sözlü anlatı kültürünün yeniden keşfedilip eski parçaların stüdyo ortamında yeniden yorumlandığı bir dönemdir.Gülistan Perwer, böyle bir dönemde

Sinano Kiriv (Sinan Kirve) parçasını söylemiştir.

Sinano,sevdiğine kavuşamamış bir kadının hikayesini anlatır. Kirvesine aşık olan bir kadının hikayesi…(Kürt kültüründe,kirve olanlar,kardeş sayılırlar dolayısıyla kirveler arası evlilik olmaz.) Su çe me çi bu (Suçumuz neydi ? ) diye sorar kadın ve sevdiğine kavuşamadan ölür.

Gülistan Perwer,bir röportajında,kadının renginin yansıyacağı bir çalışma alanının gerekliliğini savunmuştur.

‘’Kürt hareketi, kadınların,iktidarın sessiz mağdurları,erkeklerin ise hane içinde iktidar taşıyıcıları olmalarını topyekün eleştirerek ; erkekleri ,kendi erkekliklerini öldürmeye,

kadınları ise özgürleşmeye çağırıyor’’ diyerek hareketin varlığının kadında bir bilinç ve kamusal alanda kendini ifade etmesinde bir rahatlama yarattığını düşünüyor.

  • Sinano Kiriv

            https://www.youtube.com/watch?v=qyLiW7O0RYg

6.Aynur Doğan

Müziğini icra konusunda, devlet şiddeti ile karşı karşıya gelmiştir.

En ünlü şarkısı olan Keçe Kurdan’ın içinde bulunduğu albüm, ‘ Kadınları, dağlara çıkmaya teşvik etmek ve bölücülük yapmak ‘ gerekçesiyle toplatılmıştır.

Ancak Aynur Doğan dengbejlik geleneğine bilinçli olarak bağlı kaldığını söylemiş ve kendisini,duyulmayan tarihin mirasçısı olarak nitelemiştir.

Ayrıca, Hürriyet Gazetesi’nin ‘Kadına Yönelik Şiddete Son’ kampanyası kapsamında Güldünya Şarkıları adlı bir albümde Kürtçe şarkılar seslendirmiştir.

Kürt bir kadının, kadın dayanışmasına yardım eden böyle bir albümde,kendi diliyle şarkılar seslendirmesi oldukça anlamlı ve önemli bir durumdur.

  •  Keçe Kurdan

https://www.youtube.com/watch?v=r5Jg1PS6VKA     

7.Feleknas Esmer ve Nergiz Açıkgöz

Yine aynı sebepten dolayı,( kadınların sesinin,topluluk içinde duyulmasının ayıp olması)

klamlarını,günlük işlerini ( süt sağarken,tarlada,bahçede ) yaparlarken söylemişler.

Çünkü,iş yaparken klam söylemek yasak olmuyormuş.

Ancak onlar , toplumsal baskılara rağmen ,dengbejliğin içlerinde olduğunu,eğer içlerinde olmazsa zaten icra edemeyeceklerini, içlerinde olunca da icra etmeden duramayacaklarını ifade ediyorlar.

8.Susika Simo

Kürt-Ezidi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiş, 21 yaşında iken devlet nezdinde geleneksel Kürtçe şarkılar söylemeye başlamış ve Ermenistan’da,Kürtler nezdinde ilk kez sahneye çıkıp şarkı söylemiştir.

Erivan Radyosu’nda yayın yapmaya başlamış ve ilk söylediği ‘Miho’ klamıyla tanınmış ve bu eser sayesinde sevilmiştir.

Susiko Simo, Kulya Neftelyan adlı Ermeni bir kişi ile evlenmiştir.Ancak o dönemde Ermeni bir kişi ile evlenmesi hoş karşılanmamıştır. Sovyet Kürtleri arasında kendi dinlerinden ve halkından olmayan biri ile evlenmek kabul edilemezdi. Bu sebeple Susiko Simo’ya karşı düşmanca yaklaşımlar gelişmiştir.

Ermenistan’da, çeşitli halkların yeteneklerini ve ses performanslarını sahneye taşıyan Susiko Simo ,konser verirken sarı,kırmızı,yeşil kıyafetler giyer ve başına ‘kefye’adı verilen bir başörtüsü bağlardı.

Ayrıca Ekim Devrimi’ni ve sosyalizmi müjdeleyen klamlara imza atmış olan Susiko Simo’nun, Lenin için de bestelediği bir klamı vardır.

Lenin İçin Bestelediği Klam

Eskiden eskiden hep yoksulduk

Lenin kalktı,biz kurtulduk

Lenin’in ismiyle mutlu olduk

Sovyet Halkları hep kardeşliği yaşıyor.

Genç ömürleri hep aşk ve hoşlukla geçiyor.

Büyük Lenin her daim akıllarında dolaşıyor

Şikayete yer yok yaşamlarında

Hepsinin gönlü barış ve kardeşlik dolu bir dünyada

Kızlar ve delikanlılar nasıl istiyorsa

Aynen öyle istiyor yaşlılar da

Partimizden çok memnunuz biz

Partinin her işi bizim müjdemiz

Ondan geliyor ve gelecek

Hayrımız ve güzelliğimiz

 

https://www.youtube.com/watch?v=ySKmje0hGvY

Diğer Klamları

  • Evdale Zeynike

https://www.youtube.com/watch?v=C8bY7D2i9PQ

  • Vi Peyayi

https://www.youtube.com/watch?v=l0dKSlUmjR0