Ana Sayfa / Listeler / Genel Kültür Listeleri / Davranışsal İktisatta Deneyler
Behavioral Economics
(cmu.edu)

Davranışsal İktisatta Deneyler

Ünlü fizikçi Richard Feynman bilimin temel ilkesi üzerine görüş belirtirken ‘’tüm bilgilerin test edilmesi aslında bir deneydir; deney bilimsel gerçeğin vazgeçilmez değerlendiricisidir’’ şeklinde bir tespitte bulunmuştur. Feynman fizikte bir teorinin test edilip edilmemesi veya yanlışlanabilmesi halinde teorinin doğru olup olmadığı anlayabileceğimiz üzerine vurgu yaptırmıştı. Bu bakımdan iktisat pozitif bir bilim olarak algılanmadı. İktisatçıların büyük kısmı iktisat teorilerinin test edilebileceğini düşünmüyordu. Paul Samuelson’un meşhur ‘’iktisat hiçbir zaman bir bilim olmamıştır.’’ Sözü bu durumu anlatır nitelikteydi.

Yine de ana-akım iktisatçıların bilmediği gelişmeler görülmeye başlandı ve genç araştırmacılar iktisat teorilerini test etmeye yönelik ilk araştırmaları gerçekleştirdiler. Amerika Birleşik Devletlerinde Vernon Smith ve Almanya’da Reinhard Selten birbirlerinden bağımsız olarak modern deneysel iktisat araştırmaları olarak bilinen teknikleri geliştirdiler. Bu gelişme iktisadı bilime yaklaştırırken iktisadi problemlere ilgi duyan psikologların da ilgisini çekti.

Son zamanlarda deneyciler elde ettikleri bulguların sonucunda bencil davranan ve tamamen rasyonel kararlar alan(homo-economicus) insan davranışlarının olmadığını tespit etti. Davranışsal iktisat insanların ekonomik ve sosyal davranışlarını anlamaya yönelik davranışsal bulguları ve psikolojik sezgileri içeren modellerdir.

1. Sistem 1 ve Sistem 2

Sistem 1 ve Sistem 2
(executive.berkeley.edu)

Politika ve uygulamaların karaları nasıl etkilediğini anlamadan önce insanların nasıl akıl yürüttüğünü anlamamız gerekir. İkili(dual) süreç teorisi insanların akıl yürütmesinde iki sistemin birlikte çalıştığını öne sürüyor. Sistem 1 adı verilen evrimsel olarak eski ve ilkel kabul edeceğimiz, bir çok hayvanla paylaştığımız düşünce mekanizmasıdır. İç güdüleri, duyguları ve deneyim tabanlı otomatik kararlardır. Örneğin; İsviçre, tatlı ve süt dendiğinde akla hemen çikolata gelmesi üzerinde mor desen dendiğinde akla ‘’milka’’ gelmesi gibi veya ‘’damlaya damlaya…’’ devamını getirmek için düşünmeye gerek yoktur.

Sistem 2 ise sistem 1 ile birlikte çalışan ancak evrimsel olarak yeni ve geliştirilebilen bir düşünme mekanizması. Bu otomatik olmayan bizim kendi isteğimizle kullandığımız bir sistemdir. Örneğin; iki ürünü karşılaştırmak, geçmişte bir olayı hatırlamak için hafızamızı taramak veya entelektüel bir diyaloğu devam ettirmek. Tüm bunları yapabiliyoruz fakat zaman ve enerji harcamamız gerekiyor. Sistem 2’yi sürekli devrede tutmak yorucu bir işlemdir. Bu yüzden bir çok zaman sistem 1’in otomatik kural ve süreçleriyle yaşıyoruz.

Aşağıdaki deneyle sistem1 ve sistem2’nin varlığını gözlemleyebiliriz. Önce kelimeleri harf büyüklüklerine önem vermeden yukarıdan aşağıya doğru okuyun. Büyük, küçük, küçük… aslında hiç zor değil. Okumayı çocukluğunuzdan beri geliştirdiğiniz için otomatik hale gelmiş durumdadır. Yani sistem 1 devrededir.  Fakat şimdi  yukarıdan aşağıya doğru harf büyüklüklerini söyleyin. Büyük, küçük, büyük… Bu aktivite için okuma güdünüzü bastırmak ve Sistem 2’yi bilinçli bir şekilde devreye sokmak zorundasınız. Diğeri kadar hızlı okumak ve uzun süre devam ettirmek yeterince kolay değildir. Sistem 1 okumak isterken Sistem 2 bunu yenmeye çalışıyor. Bir çok kararı verirken bu iki sistem çatışmaktadır.

BÜYÜK

Küçük

KÜÇÜK

BÜYÜK

Büyük

KÜÇÜK

Büyük

BÜYÜK

KÜÇÜK

Büyük

KÜÇÜK

Örneğin bir ürün için ‘’Alman yapımı’’ dendiğinde sağlam ve teknolojik olarak üstün, ‘’İtalyan yapımı’’  dendiğinde estetik olarak iyi tasarlanmış kalıpları düşünmemiz fazlasıyla önyargılı bir davranıştır. Ancak hızlı ve güvenilirdir. Bu ve buna benzer durumları içinde yaşadığımız karmaşık dünyayı açıklamak için kullanıyoruz. Sistem 2 devreye girip bu yaklaşımları sorgulayabiliyor, değiştirebiliyor. Fakat eğitilmesi ve geliştirilmesi gerekiyor.

2. Risk Algısı

Risk Algısı
(Psychology Today)

Aldığımız referans noktası önemli bir kavram çünkü mutluluk ve memnuniyetimizi referans noktalarımızın uzaklığı belirliyor. Bu iktisadın prensipleriyle çelişmiyor ama insanların kayıp ve kazançlarını görece olarak nasıl değerlendirdiğini düşündüğümüzde iktisadın öngördüğü rasyonellikte bir sapma görülüyor.

Bir iddiaya girdiğinizi düşünün. Aşağıdaki A ya da B seçeneklerinden birini seçmeniz gerekiyor.

A.%100 olasılıkla 900 TL kazanacaksınız.

B.%90 olasılıkla 1000 TL, %10 olasılıkla 0 TL kazanacaksınız.

Sizce birçok insan neyi seçiyor? Deneyler sonucunda çıkan sonuç A şıkkı. İnsanlar kazanmayı seviyor ve fakat kazanırken risk almayı pek sevmiyor. Şimdi C veya D seçeneğinden birini seçiniz.

C. %100 olasılıkla 900 TL kaybedeceksiniz.

D. %90 olasılıkla 1000TL, %10 olasılıkla 0 TL kaybedeceksiniz.

Aslında sorunun bir önceki soruyla pek farkı yok. Fakat biri kazançla ilgiliyken diğeri kayıpla ilgilidir. Muhtemelen D seçeneğini seçmeyi tercih ediyorsunuz. Çünkü %10 olasılıkla hiçbir şey kaybetmeme olasılığınız var.

İlk soruda risk içermeyen A’yı tercih ederken ikinci soruda riskli olan D’yi tercih etmek insanların kayıpla kazançlara aynı şekilde bakmadığını göstermektedir. Kazanırken risk almayı sevmiyoruz fakat kaybederken risk alıyoruz.

3. Beklenti Teorisi

Beklenti Teorisi
(ethicalboardroom.com)

Rasyonel insan davranışına göre alınması veya satılmasında karar verilmesi gereken nesnenin nasıl sunulduğunun bir önemi olmaması gerekiyor. Fakat beklenti teorisi farklı durumların farklı sonuçlar doğurabileceğini söylemektedir.  Kayıplara verilen tepkiyle kazançlara verilen tepkinin farklı olduğunu söylemiştik. Sunumu buna göre hazırlayınca da işler değişiyor ve algıyı etkileyebiliyor. Bu deneylerden birinde katılımcılara 600 kişiyi öldürebilecek bir hastalık tanıtılıyor. İki grup katılımcının var olan iki farklı tedavi yönteminden birinin seçilmesi isteniyor.

Grup 1’in gördüğü sunum:

Tedavi A. 200 kişi kurtuluyor.

Tedavi B. %33 olasılıkla 600 kişi kurtuluyor. %67 olasılıkla kimse kurtulamıyor.

Grup 2’nin gördüğü sunum:

Tedavi A. 400 kişiyi öldürüyor.

Tedavi B. %33 olasılıkla kimse ölmüyor. %67 olasılıkla 600 kişi ölüyor.

İçerik olarak sorulan sorular aynı olsa bile cevaplarda değişiklik saptanıyor. Grup 1’deki katılımcıların %72 si A tedavisini seçerken Grup 2’deki katılımcılar %78 B’yi tercih ediyor.  Yani sunum her şeyi değiştiriyor. Kazançlar öne çıktığında insanlar riski az olan alternatife yönelirken kayıplar öne çıktığında riski çok olan alternatife yöneliyorlar.

4. Ültimatom Oyunu

Ültimatom Oyunu
(aubg.edu)

Kişilerin maddi çıkarlarını artıran birçok deney bulunmaktadır. Örneğin, kişilere bir tane makul miktarda parayı kesin olarak veren, bir tane de yüksek miktarda parayı düşük ihtimalle veren iki piyango sunulsa kişiler, riskli piyangodan umdukları maddi kazanç kesin piyangodan daha yüksek olsa bile, kesin piyangoyu seçebilirler.

Ültimatom oyununda iki oyuncu vardır. Oyuncularından birinden(ilk oyuncu) bir miktar parayı kendine ve diğer oyuncuya(ikinci oyuncu) paylaştırılması istenir. İkinci oyuncu paylaşımı kabul ederse önerilen şekilde paylaşırlar, kabul etmezse iki oyuncu da hiç bir şey alamaz. Maddi kazancını arttırmak isteyen oyuncular pozitif herhangi bir teklifi kabul etmesi beklenir. Bunu bilen ilk oyuncu sıfırdan farklı en küçük bir şey teklif ederek kazancını artırmak isteyecektir. Bu bir Nash dengesidir. Fakat bu deneyde gözlemlenmeyebilir. Bunun yerine kişilerin davranışları, eşitlik, gurur ve bunun gibi maddi olmayan ve gözlemlenemeyen faktörleri dikkate alan bir tutum sergilenmektedir. Bu oyunda kültür farkı da çok şeyi değiştirebilir. Neoklasik iktisatçıların bu davranışı savunmalarının nedeni kişilerin hala maddi kazançlarını arttırmaya yönelik oldukları fakat fayda fonksiyonlarının sadece maddi çıkarlardan değil, kin ya da adillik değişkenlerinden de etkilenmesidir.

5. Güth ve arkadaşları

Güth ve arkadaşları
(RW3 Technologies)

Paylaşılan meblağ üzerinden ‘’basit’’ ve ‘’karmaşık’’ olmak üzerine iki deney gerçekleştirilmiştir. İlk deneyde -ki buna ‘’basit oyun’’ denmektedir.- deneklerden önceden tanımlanmış meblağın dağıtımını talep ederken ikinci deneyde- ki buna ‘’karmaşık oyun’’ denmektedir.- deneklerden farklı parasal karşılıkları olan siyah ve beyaz jeton olmak üzere iki farklı para birimini dağıtmaları istenmiştir. Bu ikinci deneyin amacı karmaşıklığın pazarlık davranışını nasıl etkilediğini anlamaktır.

Deneyin sonuçları özellikle oyun teorisyenlerini şaşırtmıştır. Teklif eden oyuncuların kendileri için ‘’çok fazla’’ ayırdıkları durumlarda tekliflere cevap verenler tarafından cezalandırılmıştır. Güth ve arkadaşları bu durumu şöyle açıklamışlardır. Eğer teklif eden bana makul bir miktar önerirse onu kabul ederim. Eğer önermezse ve ben de bu işten büyük bir kayıpla çıkmayacaksam reddederim.  Benzer şekilde teklif verenin argümanı şöyledir: En azından öyle meblağ tekif etmeliyim ki karşımdaki insan bunu reddetmenin maliyetinin yüksek olacağını düşünmeli ve kazancımı katlamalıyım.

Sonuçların değişmesindeki ana etmen kültürel farklılıklar, yaş farklılıkları ve paylaşılan meblağın büyüklüğüdür.

6. Kamu Malı Oyunu

Kamu Malı Oyunu
(execed.economist.com)

Toplumsal birliğin en önemli konusu kamusal malların varlığı ve bu malların sürdürülmesidir. Basit bir kamusal bir mal deneyimini şöyle özetleyebiliriz:

6 deneğin her birine 10 TL vermiş olalım.

Denekler arzu ederse bu 10 TL den istedikleri miktarı ortak havuza koyabilsinler.

Havuza koyulan toplam tutar 3 ile çarpılıp herkese eşit olarak dağıtılsın.

Kamusal mala katkı noktasında en büyük karşılaşılan problem ‘’bedavacılık’’ problemidir. Örnekte 1TL katkı sağlayan birinin geri alacağı miktar kimse para koymadıysa 0,5 TL’dir. Bu noktada dominant strateji havuza para koymamak ve koyan biri olursa onun parasının bölüşülmesi ve kendi paranızı katlamaktır. Oysa herkes elindeki 10TL’yi havuza koysa  30 TL kazanacaktır. Oyunda mantıklı çözüm kimsenin bir katkı sağlamaması iken deneyler deneklerin kimi zamana ellerindeki bütün parayı koyduğu kimi zaman hiçbir şey koymadığı kimi zaman ise iki uç durum arasında bir şeyler koyduğu görülmüştür. Ekonominin yanı sıra sosyoloji ve psikoloji gibi bilimler bunun grup aidiyeti nedeniyle olduğunu söylemiştir.

7. Mahkumlar Açmazı

Behavioral Economics
(paulgibbons.net)

İki ortak birlikte suç işlemiş ve yakalanmışlardır. Polis yakaladığı suçlulardan emindir fakat elinde yeterli delil yoktur. Her bir ortağa suçlarını söylemeleri karşılığında cezanın hafifleyeceğini söylemişlerdir. Bu durumda her bir ortak için suçu itiraf edip bencil davranmak optimaldir. Ancak itiraf etmezlerse daha az ceza alacaklardır. Yani grup olarak optimal olan itiraf etmemektir. Ancak kişisel olarak optimal olan itiraf etmektir. Dolayısıyla bir kimse ortağıyla işbirliği halinde olursa kendisi için en iyi sonucu elde edecektir. Fakat birbirlerine güvenemeyecekleri için kötü sonuç ortaya çıkar.

Kaynak

Kaynak

Akın, Z. ve B. Urhan (2010), “İktisat Deneysel Bilim Olmaya Mı Başlıyor?”, İktisat İşletme ve Finans Dergisi, 25(288), 9‐28 (ET:8.05.2019)

Aksoy, T ve I. Şahin (2009), “Belirsizlik Altında Karar Alma: Geleneksel ve Modern Yaklaşımlar”, Türkiye Ekonomi Kurumu Tartışma Metni, No: 2009/7 (ET:9.05.2019)

Akyıldız, H. (2006), “Freud’çu Liberal ve Marksist Kişilik Kuramlarının Türevi Olarak Toplum, İktisat ve Siyaset Teorileri”, Akdeniz İ.İ.B.F. Dergisi, 11, 1‐23 (ET:10.05.2019)

Rüya Eser ve Davletkan TOIGONBAEVA, ‘’ Psikoloji ve İktisadın Birleşimi Olarak, Davranışsal İktisat ‘’, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İibf Dergisi, Nisan 2011, 6(1), 287‐321 (ET:11.05.2019)

Devrim Dumludağ, Özge Gökdemir, Levent Neyse ve Ester Ruben, ‘’İktisatta Davranışsal Yaklaşımlar’’ (ET:7.05.2019)

Ercan Eren, Küresel Bunalım, İktisat Eğitimi Ve Yeni İktisat, Tartışma Metni 2012/103 (ET:12.05.2019)

Selim Koray Demirel ve Seyfettin Artan, Nöroiktisat ve İktisat Biliminin Geleceğine İlişkin Tartışmalar, Uluslararası Ekonomi ve Yenilik Dergisi, 2 (1) 2016, 1-28 (ET:13.05.2019)

Bu makaleye atıf için: Ad soyad, Kurum Adı, Sayfa Adı ya da Başlığı, Yayın Tarihi , Web Adresi, ( Son Güncellenme Tarihi / Erişim Tarihi ) formatında belirtilmesi gerekmektedir.
Telif Hakları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Aylin Sayarı

Aylin Sayarı
TESAD Liste Birimi Yazarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir