davranışsal
anapara.com'dan alınmıştır.

Davranışsal Finans ve Davranışsal Önyargılar

Özet

Bu çalışma; davranışsal finans konusunu ele almaktadır. Psikoloji finans alanına girene kadar araştırmacı ve iktisatçılar; insanları sadece rasyonel varlık olarak görmüş ve duygusal, ruhsal hallere önem vermemişlerdir fakat yatırımcılar da çevresel koşullardan, duygusal ve ruhsal hallerinden etkilenmektedir. Bunun sonucu olarak yanlış kararlar vermekte ve zarara uğramaktadır. Yanlış kararlar ve zararlar inceleme altına alınmış, sebepleri bulunmaya çalışılmıştır. Geliştirilen teorilerle cevaplar aranmaya çalışılsa da, insanların içsel ve dışsal faktörlerden etkilendiği göz ardı edildiği için çözüm bulunamamıştır. Adam Smith “ekonomik davranışlar menfaat ve çıkarlardan etkilenmektedir” açıklamasının ardından kayıptan kaçınmayı tanımlayarak ekonomi alanında duygu ve düşüncelerin de etkili olduğunu göstermiş ve ilerleyen süreçte Kahneman ve Tversky’ nin temelini oluşturduğu davranışsal finans zarar ve kayıpları içsel, dışsal faktörler ile birlikte ele alarak incelemiştir.

Klasik iktisat teorisinin de araştırma yaptığı bu alanda net bir sonuca ulaşılamamıştır. Beklenti teorisi ise farklı bir bakış açısı getirerek yatırımcıların psikolojilerinin önemli olduğunu savunmuştur. Psikolojinin iktisata girmesi iktisatçıları ikiye ayırmıştır. Eleştirenler iktisatı pozitif bilimlerden uzaklaştıracağını savunmuştur.

Beklenen fayda teorisinde rasyonel davranılarak faydalar karşılaştırılır ve en karlısı tercih edilir. Rasyonel davranmak zararı azaltır düşüncesine karşı beklenti teorisi insan psikolojisinin ele alınması gerektiğini savunmuştur.

Yatırımların zarara uğradığı dönemlerde araştırmalar yapılmış, sonuçlar pozitif olmasına rağmen sorun tespit edilememiştir. Bu noktada insan psikolojisi ve içgüdüsü ele alınmıştır. Savunulan bu yeni yaklaşım “Davranışsal finans” ı ortaya çıkarmış ve insanların psikolojisi, duygusal, ruhsal halleri araştırma konusu olmuştur. Günümüzde de üzerinde en çok durulan konulardan biridir. Her insan gibi yatırımcılarda geçmişten, ruhsal halinden, duygusal eğilimlerinden, belirsizliklerden etkilenmekte ve yanlış kararlar verebilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Psikoloji, Önyargı, Höristik, Duygusal Eğilim

Giriş

Finans tarihi boyunca yatırımcıların neye göre yatırım yaptığı ve piyasaların nasıl hareket ettiklerine dair çeşitli araştırmalar yapılmış ve teoriler bulunmuştur. Geleneksel finans modelleri yatırımcıyı, elde ettikleri veriyi sayısal analize tabi tutup elde edecekleri faydayı en üst düzeye çekmeye çalışan ve bu hedefe ulaşmada rasyonaliteyi ölçüt alan benmerkezci varlıklar olarak görmektedir.[1]

Finans biliminde de bireyin karar verme süreci oldukça önemlidir. “Ekonomi ve finans teorilerinden bazıları insanları rasyonel varlıklar olarak görürken diğer bazıları buna karşıt olarak irrasyonel ya da sınırlı rasyonel varlıklardır olarak görmektedir.”[2] Özellikle belirsizlik altında pek çok kuramın ortaya çıktığı görülmekte ve bu kuramlar temelde iki ana başlık altında ele alınmaktadır; geleneksel finans kuramları ve davranışsal finans kuramlarıdır. “Finansal yatırımlarda karar modelleri içinde sayılabilecek teoriler; Rasyonaliteyi Esas Alan Modeller ve Yatırımcı Davranışını Esas Alan Modellerdir”[3] geleneksel finans modelleri rasyonaliteyi esas alan modelleri, davranışsal finans modelleri ise yatırımcı davranışını esas alan modelleri geliştirmiştir.[4]

Finansal yatırımlarda karar modelleri içerisinde sayılabilen teoriler: Oyun Teorisi (OT), Beklenen fayda teorisi (BFT), Etkin Piyasalar Hipotezi, Modern portföy, Sermaye varlıklarını fiyatlandırma modeli (Capital Asset Pricing Model – CAPM), Arbitraj Fiyatlama Modeli ve Yatırımcı Davranışlarını Esas Alan Modeller.[5]

Bu çalışma geleneksel finans modellerinin rasyonaliteyi tek kıstas olarak almalarından dolayı piyasa da oluşan kar ve zararın nedenlerinin bulunamamasından sonra psikolojinin de gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan davranışsal finans hakkında bilgiler içermektedir.

1. Davranışsal Finans

Benstein’e göre davranışsal finans, yatırımcıların büyük bir kararlılıkla hesaplamalara başlayıp, daha sonrasında duygusal güdülere yenilerek, getiri ve risk arasındaki farklılıklarda yollarını bulmak için neler yaptıklarını incelemektedir.[6]

Davranışsal finans; bilgisel piyasada oluşan değişimlerin sebebini yatırımcıların tam rasyonel olmayan davranışlarına bağlamaktadır. Açıklamak gerekirse insan davranışlarının, hisse senetlerinin üzerindeki değişime etkisinden bahsettiğini söyleyebiliriz. Rasyonel karar verici anlayışına karşılık irrasyonalite ya da sınırlı rasyonel anlayışı benimsenmiştir.[7]

Davranışsal finans teorisi, davranışsal ekonominin bir alt dalı olan davranışsal finans, psikoloji ve sosyolojinin finans alanına dâhil edilmesiyle oluşturulan teoridir. Davranışsal finans modelleri rasyonel modellerin yeterli olamadığı açıklamalarda yatırımcı davranışlarını ve pazar aykırılıklarını açıklamak amacıyla meydana gelmiştir.[8]

Davranışsal finans modeli iki ana yapıdan oluşmaktadır: birincisi arbitrajı sınırlayan bazı faktörler nedeniyle piyasaların etkin olamayacağını savunan sınırlı arbitraj ve diğeri insanların kararlarını etkileyen psikolojik faktörlerin neler olduğunu açıklayan psikoloji finans ilişkisidir.[9]

İnsanlar pek çok karar aşamasında duygu ve düşüncelerine önem vererek hareket eder. Başarılı olmak için %51 beynimizi %49 kalbimizi kullanmamızı söyler psikologlar. Fakat biz günlük hayatımızda bu orana ne kadar uyuyoruz. Finans alanında da maalesef çoğu zaman duygu ve düşüncelerimize yenilmekteyiz. Yapacağımız yatırımlarda ya çevreden ya da kendi duygularımızdan etkilenmekteyiz.

Yatırımcıları, kararlarını verirken sadece ekonomik durumlar, finansal göstergeler değil aynı zamanda içsel ve dışsal koşullarda etkilemektedir. Bu görüş geleneksel finans teorisiyle çelişmekte ve davranışsal finans konusu olmaktadır. İnsan doğası ve davranışları itibariyle geleneksel finans modellemeleriyle açıklanamayacak şekilde karmaşık bir yapıya sahiptir. Psikoloji ve sosyoloji bilimlerinin elde ettiği bulgular sonucunda finansal alanda alınan kararların, tüm sürecini açıklayan gerçekçi teorilere zorunlu olarak ihtiyaç duyulmuştur.[10]

1.1. Davranışsal Finans Kavramı ve Ortaya Çıkışı

Klasik iktisat teorisinde insanların duygu ve düşüncelerine yer verilmemiş. İnsanlar rasyoneldir görüşü hâkim olmuştur. Ancak 1776 yılında Adam Smith ‘’Ulusların Zenginliği’’ kitabında ekonomik davranışların menfaat ya da tamamen kendi çıkarıyla ilişkili olabileceğinden bahsetmiştir. ‘’Ahlaki Duygular’’ kitabında ise kayıptan kaçınmayı şöyle tanımlamıştır; ‘’iyi bir durumdan kötü bir duruma düştüğümüzde hissettiğimiz acı, kötü bir durumdan iyi bir duruma yükseldiğimizde hissettiğimiz sevinçten daha fazladır, bu kayıptan kaçınmadır.’’[11]

Davranışsal finansın temelini, Kahneman ve Tversky (1979) yılında Beklenti Teorisini meydana getirerek oluşturmuştur. Beklenti Kuramı, geleneksel finans kuramlarının “rasyonel insan” ve “sınırsız arbitraj” iddialarına karşı olarak, geleneksel finans teorilerinin sorunlara karşı yetersiz kalmasından dolayı ortaya atılmıştır.[12]

Davranışsal finans üzerine yapılan çalışmaları başlatan nedenlerden biri de insanların rasyonaliteden uzaklaşabileceğini ortaya çıkaran uygulamalı psikolojidir. Tversky ve Kahneman’ın 1974’te yayınladığı makalede insanların sezgisel kısa yollar kullanması onları sezgisel kaynaklı hatalara yönlendirebileceğini göstermiş ve bu da var olan istatistik verilerinden farklılığa yol açtığı için davranışsal finansı ortaya çıkarmıştır.[13]

Davranışsal finansın gelişmesini hızlandıran diğer etken ise değer yatırımcılarının pazarın negatif sonuçlarına fazla tepki göstermesidir. Davranışsal finans teorileri davranışsal finansa etkileri olan davranışsal karar verme kaynaklarını açıklamaya çalışır. Barber ve Odean (1999), yatırımcıların her zaman rasyonel davranmadığını hatta rasyonaliteden sapmalar olduğunu belirtmiştir.[14]

Davranışsal finansın ortaya çıkış gerekçesi olarak kişilerin her zaman rasyonel olmadığını belirtebiliriz. Etkin Piyasalar Hipotezi ve Beklenen Fayda Teorisi ile açıklanamayan insanoğlu davranışları, kişilerin psikolojik yönlerinin de olduğunu kabul eden bir yaklaşımla ele alınmıştır.[15]

Davranışsal finans kavramı ortaya çıkana kadar çeşitli teoriler geliştirilmiştir. Klasik iktisatçılar rasyonalite üzerine dayalı teoriler geliştirirken, davranışsal finansı savunan iktisatçılar irrasyonalite üzerine dayalı teoriler geliştirmişlerdir. Geleneksel finans modellemesinin temelini oluşturan beklenen fayda teorisi ve bu teoriye alternatif olarak davranışsal finansın temelini oluşturan beklenti teorisi oluşturulmuştur. Finans literatüründe ilk önce kabul edilen etkin piyasa hipotezi ise finans teorilerinde geçerlilik kazanmıştır.

2. Etkin Piyasa Hipotezi

Finans literatürüne etkin piyasalar hipotezini kazandıran Fama, etkin piyasayı, en yüksek kar amaçlı, rasyonel, rekabetçi, hisse senetlerinin gelecekteki fiyatlarını görmeye çalışan pek çok yatırımcının olduğunu ve hisse senetlerinin değerini etkileyebilecek bilgiyi bütün yatırımcıların elde edebileceği bir piyasa olarak tanımlamaktadır.[16]

Fiyatların elde edilebilir bilgileri tam anlamıyla yansıttığı piyasaya etkin piyasa denir. Yani hiçbir bilgisi olmayan bir yatırımcının hisse senetleri ile ilgili diğer yatırımcılardan bilgi elde etmesi ve diğer yatırımcılardan daha kötü hareket etmemesidir. Menkul kıymetler piyasasında elde edilen bilgilerin menkul kıymetler piyasası fiyatlarına yansıması bilgisel olarak etkin kabul edilmektedir.[17]

Finans tarihinde ilk önce Etkin Piyasalar Hipotezi kabul edilmiş daha sonra finans teorileri için de geçerlilik kazanmıştır. “Geleneksel finans modeli, etkin piyasalar hipotezini savunurken davranışsal finans modeli aşırı tepki hipotezini savunmaktadır.”[18] Hipotezin kabul görmesi ile profesyonel yatırımcılar aktif yatırım yönetiminden pasif yatırım yönetimine doğru geçiş yapmışlardır.[19]

Etkin piyasa; maksimum karı amaçlayan, bir rekabet ortamında herkesin gelecekte menkul kıymetlerin fiyatını etkileyebilecek bilgiye ulaştığı piyasadır.[20]

Etkin piyasa hipotezine göre yatırımcılar piyasaya ulaşan bilgilere doğru tepkiler verdiği için rasyonel davranış sergilerler. Piyasaya yeni gelen bilgiler doğrultusunda hisse senetleri fiyatları doğru, hızlı ve tam olarak değişeceğinden, fiyatlarda dalgalanma görünmediği gibi ters yönlü hareketlerde oluşmayacaktır.[21]

3. Beklenen Fayda Teorisi

Geleneksel finans modelinin temelini oluşturan beklenen fayda teorisi 1944 yılında Von-Neumann ve Morganstern tarafından ortaya atılmış ve 1953 yılında Savage tarafından geliştirilmiş. Bu teoriye göre insanlar rasyonel davranırlar. Rasyonellik ise sayısal veriler kullanıp analiz ederek karın maksimum seviyeyi görmesini ifade eder. Kişiler içinde kalacakları belirsizlik ve risk ortamında Bayes Kuralını hesaplarlar ve maksimum getiriyi hesaplayarak riskten kaçma eğiliminde bulunurlar ve sonuç olarak bu davranış onların rasyonel davrandığını gösterir.[22]

Bayes teoremi bir sonuç belliyken olaya yönelik ek bilgi edinilmesi halinde olayın nasıl değişeceğini gösteren teoremdir. Söz konusu sonucun hangi neden hangi olasılıkla ortaya çıktığı hesaplanır, kısaca geçmişe yönelik analiz yapmaktır.[23], yani

Bayes teoremi formülü içinde bulunan her bir terime özel isimler verilmektedir:

  • P(A) terimine A için önsel olasılık veya sıra dışı olasılık adı verilir. Bu önseldir, çünkü B olayı hakkında önceden herhangi bir bilgiyi içermemektedir.
  • P(A|B) terimi verilmiş B için Anın koşullu olasılığı adını alır.
  • P(B|A) terimi verilmiş A için Bnin koşullu olasılığı adını taşır.
  • P(B) terimi B olayı için ‘önsel’ olasılıktır veya Bnin sıra dışı olasılığıdır ve matematiksel rolü normalize eden bir sabittir.

Bayes teoremi eğer B gözlemlenmiş ise, A gözlemi hakkındaki inançların ne şekilde güncelleştirilebileceğini ortaya çıkartır.[24]

Beklenen fayda teorisi karar vericilerin riskli yâda belirsiz durumlarda karar verirken, beklenen faydalarını karşılaştırarak seçim yaptıklarını ifade etmektedir.[25]

Beklenen fayda teorisi, karar alıcıların risk ve belirsizlik altında seçim davranışlarının fayda ve tatmin çerçevesinde oluşmasını sağlamaktadır fakat karar alıcıları belli bir modelleme yapmak mümkün olamamaktadır.[26]

Bireye sunulan kesin gelir ve hilesiz şans oyunu seçeneklerinden bireyin kesin geliri seçmesi risk almaktan kaçtığı anlamına gelir. Birey kesin geliri aynı beklenen değerdeki riskli gelire tercih eder.[27]

4. Beklenti Teorisi

Beklenti teorisinin tek amacı insan davranışlarını en uygun davranış olarak karakterize etmek değil, tanımlamak ve tahmin etmektir.[28]

Beklenti teorisini oluşturan Kahneman ve Tversky, belirsizlik altında alınan pek çok kararın inanış temelli olduğunu ve karşılaşılan karmaşık durumlar karşısında sezgisel kısa yolların kullanıldığını belirtmişlerdir.[29]

Nobel ödüllü Daniel Kahneman ile Amos Tversky tarafından 1979 yılında geliştirilen beklenti teorisi, değerin sonucu kesinleşmiş varlıklar yerine kazançlar ve kayıplara tahsis edildiği ve olasılıkların karar ağırlıkları ile yer değiştirdiği alternatif seçim teorisidir.[30]

Beklenen fayda teorisinde sonuçların faydaları olasılıklarına göre değerlendirilmektedir. Kahneman ve Tversky bireylerin bu kuralı bozduğunu kanıtlamışlar ve bireylerin olabilecek sonuçları, elde edilen sonuçlara göre daha olumsuz değerlendirdiklerini belirtmişlerdir.[31]

Aşağıdaki sorular Allais’in 1953 yılındaki çalışmasında yer alan soru çiftinin değişkenliklerini göstermektedir. N toplam katılımcı sayısını ve A ile B nin altında da cevap verilme yüzdelikleri gösterilmektedir.[32]

A – 0.33 olasılıkla 2500 lira kazanmak (%18)

B – Kesin olarak 2400 lira kazanmak (%82)

%66 olasılıkla 2400 lira kazanmak

%1 olasılıkla hiçbir şey kazanmamak

N=72

C – %33 olasılıkla 2500 lira kazanmak (%83)

D – %34 olasılıkla 2400 lira kazanmak (%17)

%67 olasılıkla hiçbir şey kazanmamak

%66 olasılıkla hiçbir şey kazanmamak

N=72

5. Davranışsal Önyargılar

Önyargı psikoloji alanında üzerinde en çok durulmuş konudur. Bireyler hakkında yalnızca grup üyeliklerine (cinsiyet, din, milliyet gibi) bakılarak genellikle olumsuz tutumlara önyargı denir.[33] Önyargılar bir tutumdur ve her tutumun bilişsel, duygusal ve davranışsal boyutları vardır. Önyargının davranışsal boyutu önyargı bulunan grubun üyelerine farklı davranışları içerir.

5.1. Duygusal Eğilimler

Duygusal faktörlerin yatırımcı davranışı üzerindeki etkilerini ölçmek zor olmaktadır. Bunun nedeni kişilerin yaşadığı duyguları, karmaşıklığından, değişkenliğinden ve anlaşılabilmesinin zorluğundan yaşanan ölçme zorluğudur. Diğer zorluk çıkartan etken ise her duygunun kişilerde farklı anlama gelmesindendir.[34]

5.2. Ruh Hali (Mood)

Myer’e göre insanın içinde bulunduğu ruh hali onun karar verme sürecindeki yargısını etkilemektedir. Yani negatif ruh haline sahip olan bir birey pozitif ruh haline sahip olan bir bireye göre daha kötümserdir. Bireyin düşüncesi ruh haline ayak uydurur yani yatırımcı kendini ruhsal olarak kötü hissediyorsa aklına kötü düşünceler gelecek ve risk almaktan kaçacaktır.[35]

5.3. Belirsizlikten Kaçınmak (Ambiguity Aversion)

Dünyada rekabet ve yaşam mücadelesi arttıkça gelecek ile ilgili belirsizlik içeren kararları almakta zorlaşmaktadır. Pişmanlık duymaktan veya hataya düşme eğiliminden kaçan bireyler ise alacakları kararları çaba göstermeden ve kolay yollarla elde etme yöntemlerini aramaktadırlar.[36]

Sonucu belli olmayan hatta daha çok şansa bağlanan olaylar insan psikolojisinde önyargı oluşturur ve önceden yaşadıkları veya bildikleri onu, daha net sonucu olan olaylara yönlendirir. Belirsizlikten kaçınmayı en çok insanın içinde var olan korkulara dayandırabiliriz. İnsan var olduğu süreçten itibaren içinde güdüsel olarak var olan bazı korkular bulunmaktadır ya da yaşayarak öğrenilen korkular.

5.4. Zaman Tercihi ve Otokontrol Eksikliği

Yatırımcılar kendi portföylerini yönetme konusunda başarı sağlamak istiyorlarsa kendi kendilerini yönetmeyi öğrenmelidirler. Her durumda kendi iyi yönetmeli ve kendisinin analisti olmalıdır. Piyasada işlem yaparken, yaptığı strateji doğrultusunda hareket etmelidir. Aksi takdirde kayıplar yaşayıp uzun vadeli işlem yapmak zorunda kalacaktır.[37]

Sabırlı olmak en zor davranışlardan biridir. İnsanlarda zamana bırakmayı sevmez veya uzun süre bekleyip sonrasında elde etmek yerine hemen olsun ister. Yatırımcılarda da bu anlayış hâkimdir. Kazançların ve birikimlerin önündeki en büyük engellerden biri de zaman etkisidir. Bireysel emeklilik gibi yatırım araçları uzun bir süre hesaptan para çekme işlemine izin vermediği için pek çok kişi için olumsuz karşılanmaktadır. Elde edilen kazancı veya birikimi 10 gün bekleyip 10 TL alabilirken, hemen bugün 5 TL iken almak daha cazip gelmektedir. Yatırımcıların yaptığı diğer bir davranış ise yatırımlarında zarar olması durumunda, zararı telafi edebileceklerini düşünerek ileriki zamanlara bırakarak yatırımlarını daha da zarara uğratma riskini almaktadırlar. Kazanç elde ettiklerinde ise durum tam tersi olabilir.

5.5. Pişmanlıktan Kaçınma (Regret Aversion)

Berstein’e göre bireyler zarar etme veya kayıplarını kabullenme konusunda özeleştiri yapmayıp mevcut durumu kabullenmezler. Bireyler hatalı kararları sonucu kayıplara neden olan davranışlarını, sonucunda kayıp yerine kazanım olan davranışlara göre daha zor kabullenirler. Bireylerin bu davranışına pişmanlıktan kaçınma denilmektedir.[38]

Sonuç

Klasik iktisat teorisinde insanların duygu ve düşüncelerine yer verilmemiş. İnsanlar tamamen rasyonel karar vericiler olarak düşünülmüş. 1776 yılında Adam Smith’in “iyi bir durumdan kötü bir duruma düştüğümüzde yaşadığımız acı, kötü bir durumdan iyi bir duruma çıktığımızda duyduğumuz sevinçten daha fazladır” diyerek kayıptan kaçınmayı tanımlayarak ekonomi alanına psikolojik açıdan bakış getirmiştir.

Gabriel Tarde psikolojinin gelişmesi ve uygulanabilir psikolojinin ortaya çıkması ile psikoloji alanını finansta yatırımcıların yatırım kararları sürecinde yaşadıklarına ve yatırımcıların kar zararlarına neden olan psikolojik önyargılarla değerlendirerek finansta psikolojiyi kullanmıştır. Fakat geleneksel iktisatçılar bu olaya karşı çıkmış ve psikolojinin finansa girmesinin finansı pozitif bilimlerden uzaklaştıracağını savunmuşlardır.

Kahneman ve Tversky beklenti teorisini ortaya çıkararak geleneksel finansal modellerin cevaplayamadığı sorunlara farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Sezgisel güdüler ele alınarak insanların kullandığı zihinsel kısa yolların finans üzerindeki etkisi belirtilmiştir.

Yatırımcıların yaşadığı kar zararlarda etkin piyasalar hipotezi ve beklenen fayda teorisi de cevap veremeyince yatırımcıların yatırım karar sürecinde yaşadıkları ve o anki ruh halleri ele alınmaya başlamıştır ve bu finans alanında davranışsal finans konusunu meydana getirmiştir.

Günümüzde oldukça önemli konuma sahip olan davranışsal finans üzerine araştırmalar ve çalışmalar yapılmaktadır. Yatırımcıların etkilendiği içsel ve dışsal faktörler ortaya çıkartılıp bunlara çözümler aranmaktadır. Yatırımcıların dışsal ve içsel faktörlerden etkilenmesi piyasada dalgalanmalara sebep olmaktadır.


Kaynakça

Bayes Teoremi, 2017, Erişim Adresi: https://ipfs.io/ipns/tr.wikipedia-on-ipfs.org/wiki/Bayes_teoremi.html

Bozkurt, İbrahim: Önceki Kayıpların Neden Olduğu Negatif Ruh Halinin Hisse Senedi Talebine Etkisi, Muhasebe ve Finansman Dergisi, 2016, Erişim Adresi: https://dergipark.org.tr/download/article-file/427863

Gazel, Sümeyra: Davranışsal Finans: Psikolojik Eşik ve Önyargılar, Detay Yayıncılık, Ankara. 2016.

Önyargı – Psikoloji, Erişim Adresi: http://sosyolojisi.com/onyargi-psikoloji/1420.html.

Karan, Mehmet Baha: Yatırım Analizi ve Portföy Yönetimi, Gazi Kitabevi, Ankara. 2004.

Kılınç, Neslihan: Finansal Okuryazarlığın Davranışsal Finans Üzerine Etkisi: Yatırım Profesyonelleri Üzerine Bir Araştırma, Yüksek Lisans Tezi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Gaziantep, 2018.

Koçaslan, Gelengül: Risk Altında Karar Almada Neoklasik ve Alternatif Yaklaşımlar: Kayıplar Alanında Risk Tavırlarına İlişkin Davranışsal Bir Araştırma, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, 2011.

Küçük, Ayhan: Bireysel Yatırımcıları Finansal Yatırım Kararına Yönlendiren Faktörlerin Davranışsal Finans Açısından Ele Alınması: Osmaniye Örneği, Akademik Araştırmalar ve Çalışmalar Dergisi, 6(11), 2014, Erişim Adresi: https://dergipark.org.tr/download/article-file/180506

Küden, Murat: Davranışsal Finans Açısından Bireysel Yatırım Tercihlerinin Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Gediz Üniversitesi, İzmir, 2014.

Özcan Kuzulu, TESAD, Etkin Piyasa Kavramı ve Davranışsal Finans, 2017, https://www.tesadernegi.org/etkin-piyasa-kavrami-ve-davranissal-finans.html, (Erişim Tarihi 13 Haziran 2019).

Rihan, Yasin: Davranışsal Finans, Yüksek Lisans Ödevi, Bozok Üniversitesi, Yozgat, 2016.

Sezer, Durmuş; Demir, Sezgin: Yatırımcıların Finansal Okuryazarlık ve Bilişsel Yetenek Düzeylerinin Psikolojik Yanılsamalar ile İlişkisi, Muhasebe ve Finansman Dergisi, 2015, Erişim Adresi: http://eds.a.ebscohost.com/eds/pdfviewer/pdfviewer?vid=1&sid=ce2ed140-1a42-4aed-825e-c304e54d5ad3%40sdc-v-sessmgr0

Tekin, Bilgehan: Bilişsel Önyargı ve Hevristik Bağlamında Finansın İnsani Boyutu Olarak “Davranışsal Finans”: Bir Literatür İncelemesi ve Derleme Çalışması, Uluslararası İnsan Çalışmaları Dergisi, 1(2), 2018.

Tufan, Cenk; Sarıçiçek, Reyhan: Davranışsal Finans Modelleri, Etkin Piyasa Hipotezi ve Anomalilerine İlişkin Bir Değerlendirme, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 15(2), 2013, Erişim Adresi: https://dergipark.org.tr/download/article-file/321431

Yaşar, Burçay: Davranışsal Finans ve Fiyat Köpüğü: İMKB Endekslerinde Fiyat Köpüğüyle İlgili Mevsimsel Birim Kök Araştırması, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, 2008.

Dipnotlar

[1] Ayhan Küçük, Bireysel Yatırımcıları Finansal Yatırım Kararına Yönlendiren Faktörlerin Davranışsal Finans Açısından Ele Alınması: Osmaniye Örneği, Akademik Araştırmalar ve Çalışmalar Dergisi, 6(11), 2014, s. 105.

[2] A.g.e., s. 105.

[3] A.g.e., s. 105.

[4] Durmuş Sezer, Sezgin Demir, Yatırımcıların Finansal Okuryazarlık ve Bilişsel Yetenek Düzeylerinin Psikolojik Yanılsamalar ile İlişkisi, Muhasebe ve Finansman Dergisi, 2015, s. 70.

[5] A.g.e., Ayhan Küçük, s. 105-107.

[6] Neslihan Kılınç, Finansal Okuryazarlığın Davranışsal Finans Üzerine Etkisi: Yatırım Profesyonelleri Üzerine Bir Araştırma, Yüksek Lisans Tezi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Gaziantep, 2018, s. 7.

[7] Cenk Tufan, Reyhan Sarıçiçek, Davranışsal Finans Modelleri, Etkin Piyasa Hipotezi ve Anomalilerine İlişkin Bir Değerlendirme, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 15(2), 2013, s. 160.

[8] Mehmet Baha Karan, Yatırım Analizi ve Portföy Yönetimi, Gazi Kitabevi, Ankara. 2004, s. 692.

[9] Burçay Yaşar, Davranışsal Finans ve Fiyat Köpüğü: İMKB Endekslerinde Fiyat Köpüğüyle İlgili Mevsimsel Birim Kök Araştırması, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, 2008, s. 2.

[10] A.g.e., s. 1.

[11] Sümeyra Gazel, Davranışsal Finans: Psikolojik Eşik ve Önyargılar, Detay Yayıncılık, Ankara. 2016, s. 4.

[12] A.g.e., Durmuş Sezer, Sezgin Demir, s. 70.

[13] A.g.e., Mehmet Baha Karan, s. 693.

[14] A.g.e., s. 693.

[15] Özcan Kuzulu, Etkin Piyasa Kavramı ve Davranışsal Finans, 2017.

[16] A.g.e., Burçay Yaşar, s. 10.

[17] A.g.e., Cenk Tufan, Reyhan Sarıçiçek, s. 160.

[18] A.g.e., Burçay Yaşar, s. 1.

[19] A.g.e., Mehmet Baha Karan, s. 692.

[20] A.g.e., Eugene Fama’dan alıntılayan Neslihan Kılınç, s. 14.

[21] A.g.e., Burçay Yaşar, s. 1.

[22] A.g.e, s. 5-6.

[23] A.g.e., s. 13.

[24] “Bayes Teoremi”, Nisan 2017, https://ipfs.io/ipns/tr.wikipedia-on-ipfs.org/wiki/Bayes_teoremi.html (Erişim tarihi 13 Haziran 2019).

[25] A.g.e., Philippe Mongin’ den alıntılayan Sümeyra Gazel, s. 7.

[26] Gelengül Koçaslan, Risk Altında Karar Almada Neoklasik ve Alternatif Yaklaşımlar: Kayıplar Alanında Risk Tavırlarına İlişkin Davranışsal Bir Araştırma, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, 2011, s. 45.

[27] A.g.e., s. 38.

[28] A.g.e., Richard Thaler’ den alıntılayan Sümeyra Gazel, s. 8.

[29] A.g.e., Jay Ritter’ den alıntılayan Durmuş Sezer, Sezgin Demir, s. 72.

[30] A.g.e., Gelengül Koçaslan, s. 51.

[31] A.g.e., s. 51.

[32] A.g.e., s. 51-52.

[33] Hacı Bayram Kaçmazoğlu, “Önyargı – Psikoloji”, http://sosyolojisi.com/onyargi-psikoloji/1420.html (Erişim Tarihi 13 Haziran 2019).

[34] Murat Küden, Davranışsal Finans Açısından Bireysel Yatırım Tercihlerinin Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Gediz Üniversitesi, İzmir, 2014, s. 57.

[35] İbrahim Bozkurt, Önceki Kayıpların Neden Olduğu Negatif Ruh Halinin Hisse Senedi Talebine Etkisi, Muhasebe ve Finansman Dergisi, 2016, s. 131.

[36] Bilgehan Tekin, Bilişsel Önyargı ve Hevristik Bağlamında Finansın İnsani Boyutu Olarak “Davranışsal Finans”: Bir Literatür İncelemesi ve Derleme Çalışması, Uluslararası İnsan Çalışmaları Dergisi, 1(2), 2018, s. 2.

[37] A.g.e., Murat Küden, s. 59.

[38] Yasin Rihan, Davranışsal Finans, Yüksek Lisans Ödevi, Bozok Üniversitesi, Yozgat, 2016, s. 8-9.