toplumsal
Medium'dan alınmıştır.

Covid-19 Salgınının Kadınlar Üzerine Etkileri ve Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Üzerinden Bakış

Giriş


2019-2020 yılı dünya ekonomisinde büyümenin yavaşladığı ve özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerindeki borç yükü ile gelen yüksek işsizlik sorununun akabinde Covid-19 salgınının da ortaya çıktığı önemli bir yıldır. Dünya zaten bir resesyon içinde ve finansal kriz beklentisindeyken, özellikle salgın ile birlikte gelen ekonomideki durgunluğun uzun vadeye yayılacağını gözler önüne sermiş ve krizi tetikleyici bir etkiye yol açmıştır. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, gelişmiş 20 ülkenin  %4 daralacağını öngörmektedir.[1] IMF’nin yayınladığı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye’nin GSYİH’nın  %5 azalacağı tahmin edilmektedir. [2]    Salgınla birlikte artan ekonomik tedbirler, sınırların kapatılması ile ithalat ve ihracattaki daralmalar, üretim ve tüketimi doğrudan etkilemiştir. Eğlence yerleri, restoranlar, seyahat acenteleri, havayolu taşımacılığı gibi hizmet ağırlıklı sektörler, tüketimdeki azalmadan doğrudan etkilenmiştir. Öte yandan tekstil, imalat sanayi, inşaat gibi ileri ve geri bağlantısı olan sektörler de dolaylı etkilere tabi olmuştur. Devlet, destek kararı ile kısmi ödenek yardımları yapsa da, uzun vadede krizin getirdiği dinamiklerle gelirlerin düşmesi ve işten çıkarılanların sayısının artması beklenmektedir. [3]

Tüm bu doğrudan ve dolaylı etkilere toplumsal cinsiyet perspektifinden bakıldığında krizden, kadın ve erkeklerin etkilenme biçimlerinin farklı olduğunu görmekteyiz.  Bu çalışmada, toplumsal cinsiyetçi bakışın günümüze kadarki gelişim evrelerini ardından da pandeminin yol açtığı küresel krizin kadınlar üzerindeki hem ekonomik hem de sosyal etkilerine yer verilecektir.


1. Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği

Sanayi devrimi sonrası, fabrikaların hayatımıza girmesi ile ev ve işyeri ayrışması ortaya çıkmış, kadınlar ev işi görevlerle ilişkilendirilirken erkekler fabrikalarda çalışmaya başlamışlardır.[4]  I. ve II. Dünya Savaşı’nın ardından nüfusun azalması sebebiyle kadınlar işgücüne aktif ve ücretli olarak katılmıştır. Fordist sermayenin montaj hattı üzerinden yarattığı üretim sonrası Post-fordist dönemde, doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile üretim küreselleşmiştir. Tedarik zincirinde GOÜ’lerde yer alarak, ucuz işgücü sağlayan ev eksenli üretim ağı yaratmıştır. Artık bir malın üretimi merkez ülkelerden, ucuz girdi sağlayan çevre ülkelere dağılarak oluşturulmaktadır. 80 sonrası Neoliberal politikaların yarattığı küreselleşme ile beraber ev içi yapılan üretim artış göstermiştir.

 

Evi çekip çevirmek, ev işi yapmak, çocuk ve yaşlı bakımı gibi aile içinde düzeni sağlamak kapitalist sistem içinde ücret ilişkisine tabi olmadan kadınlar tarafından görünmez emek olarak sunulmuştur. Kapitalist sistemin içinde yer alan yeniden üretimin sağlanabilmesi için emek gücünün taşıyıcılarının bakımının kadınlar tarafından yapılması gerekir. Böylece yeni nesil üretilir, yeniden emek gücü yaratılır ve karın kaynağı olan artık değer sağlanır. Kadınların ev içinde ürettikleri ürünlerin ve hizmetin piyasada değeri olmaması ve erkek-kadın rollerindeki farklılaşma toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliği doğurmuştur. Toplumsal cinsiyet, ekonomide işlerin cinsiyetleştirilmesini, ücret eşitsizliğini, kamu ve özel alan arasındaki hiyerarşiyi, kadının ve erkeğin sınıflandırmasını yaratmıştır. [5]

2. Pandeminin Kadınlar Üzerindeki Sosyal ve Ekonomik Etkileri

Covid-19’a bağlı ölüm oranlarına bakıldığında yaşanan tüm ölümlerin %68’i erkeklerde görülmüştür. Erkeklerin daha fazla istihdam edilmesinden ötürü çalışma ortamında risklere daha açık olması, öncesinde var olabilecek kronik hastalıkların erkek bireylerde fazla olması gibi etmenler biyolojik olarak erkek ölüm oranlarının kadınlara göre yüksek olmasını açıklamaktadır.[6]  Öte yandan herkesin evinde kalmaya çağrıldığı şu günlerde, kadınlar evde gereksinim duyulan bakımı daha fazla üstlenmektedir. Kadının sorumluluğunda olan ev içi işler ve beraberinde gelen bakım emeğinin üzerindeki baskıdan ve kamusal alandaki çalışmasından dolayı görünmez emeği artarak çift yönlü bir krize sebep olmaktadır.

3 ana başlık altında krizin kadınların üzerinde yol açtığı etkileri inceleyebiliriz:

2.1. Eşitsizlik Artışı

Toplumsal cinsiyetçi roller, beklentiler ve duygusal emek, kadın/erkek işi katmanlaşmasını ve ücret farkını yaratmakta, beslemekte ve yeniden yapılandırmaktadır.[7]  Bakım işi erkek için istisna iken kadın için evde de iş yerinde de zorunlu hale gelmektedir. Ev ve çocuk bakımı gibi duygusal emek gerektiren işlerin özellikle eve taşınmasıyla artan iş yükünün etkisiyle kadınların çalışma saati erkeklere oranla artmıştır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, kadınlar erkeklere kıyasla bakım işlerine 6 saatten fazla zaman ayırmaktadır.[8] Buna rağmen ekonomik bir kriz anında iş hayatından ve kariyer planlarından vazgeçmekte olan kadınların sayısı maalesef erkeklere oranla daha fazladır.[9]   Zaten kriz öncesinde kadın istihdam oranları düşükken, kriz dönemlerinde de ilk işten çıkarılanların kadınlar olduğu bilinen bir gerçektir. Ticaret, hazır giyim, tekstil, perakende, gıda gibi emek yoğun sektörlerde 190 bini kayıt dışı olmak üzere 700 bin civarında kadının işini kaybedeceği öngörülmektedir. [10] Kadın istihdamı, dünya genelinde kayıt dışı pazarlarda ve tarımda kayıt dışı ekonominin büyük bir yüzdesini oluşturmaktadır. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde, çoğu kayıt dışı sektör işi – ev işçileri, bakıcılar – çoğunlukla sağlık sigortası olmayan ve geri çekilecek sosyal güvenlik ağı olmayan kadınlar tarafından yapılmaktadır. Kriz de kayıt dışı çalışmayı tetikleyerek eşitsizliği derinleştirmektedir.

Dünyada, pandemi sürecine girmeden önce kadınların en çok istihdam edildiği alanlar açısından inceleme yapıldığında, özellikle sağlık ve bakım hizmetleri gibi emek yoğun sektörlerde büyük bir istihdam gücüne sahip olduğu görülmektedir. Bilindiği üzere bu süreçte birçok sektör işletme kapasitesini düşürmüştür ya da tamamen durdurma kararı almak zorunda kalmıştır. Bu zorlu şartlar altında sağlık ve yemek gibi önemli sektörler çalışmalarına büyük hız vererek bu alanlarda küçük çapta da olsa istihdam yaratmaya çalışmışlardır. Bu bağlamdan bakıldığında, içerisinde bulunduğumuz olağandışı süreçte kadınların sektördeki mesai saatlerinin artışı ve çalışma koşullarının zorlayıcı bir hale gelmesi söz konusudur. Sonuç olarak cinsiyetçi iş rolleri kadınların iş yükünü arttırmış ve eşitsizliğin beraberinde getirdiği yoksulluğu tetiklemiştir.

2.2.Yoksulluk Çarpanı

Ekonomik krizlerin etkisini çalışma koşulları açısından, daha çok güvencesizlik, esneklik ve kayıt dışılık olarak özetlemek mümkündür. Özellikle krizin en beklenen sonucu olan yoksullaşmanın etkisiyle de çalışma zorunluluğu kendini daha fazla hissettirmektedir.[11] Yoksulluk sınırının altında yaklaşık 10,5 milyon kişi bulunmaktayken, bu nüfusun yarıdan fazlasının kadınlar oluşturur.[12] Bu bağlamda yoksul kadınların oluşturduğu nüfusun çalışma verilerine bakacak olursak çok az bir kısmının çalıştığını görmekteyiz. Toplumsal statüsü gereği kadın, evin idame ettirilmesi, yaşlı bakımı, çocuk bakımı gibi ev içi görünmez emeğini, ücret ilişkisi olmadan sunar. Kamusal alandaki etkinliği bakımından ise ücretli emek olarak kadın işgücü, ev içi emeğin karşılıksız ve görünmez niteliğinden etkilenmektedir.[13]

 

Kadınlar gelişmiş ülkelerde katma değeri yüksek daha inovatif işlerde çalışırken, gelişmekte olan ülkelerde emek yoğun işlerde istihdam edilmektedirler. Kadınların enformel sektörlerde ve kısmi zamanlı işlerde (esnek çalışma gerektiren) çalışma sıklıkları erkeklerden yüksektir. Kadınlar, güvencesiz ve esnek bir biçimde istihdam edildiklerinden dolayı, krizin beraberinde getirdiği yoksullaşmanın etkisiyle de çalışma zorunluluğu kendini hissettirmektedir. Erkeklere kıyasla ucuz çalışma saatlerine, sıkıcı ve monoton işlere rıza gösteren kadınlar bu özellikleriyle işgücü piyasasında yedek işgücü ordusu olarak görülürler. [14]

Aynı zamanda gündelikçi olarak evlerde çalışan, tamamı kadın 1 milyon kişi de işsiz konumdadır. Kuru temizleme ve temizlik hizmeti gibi piyasadan temin edilen işlere talebin azalması da yoksulluğu tetiklemektedir. Özellikle göçmen kadınlar üzerinde yoksulluğun da beraberinde getirdiği çaresizlik, ucuz ve kötü koşullarda kayıt dışı çalışma zorunluluğunu doğurmaktadır. Bununla birlikte, yoksulluğu azaltmak adına Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi içinde yer alan, 3 aylık süreci kapsayan kısmi çalışma ödeneğinden, kayıt dışı istihdam edilenlerin özellikle mevsimlik tarım işçileri, gündelikçiler, merdiven altı tekstil atölyelerinde çalışanların yararlanamadığı görülmüştür.[15]

Tüm bu gelişmeler bize alınan önlemlerin yetersizliğinin yanında, yoksullaşmanın önüne geçilemediği ve özellikle yoksulluğun kadınlaştığı gerçeğini göstermektedir. Aile içinde gözlemlenen yoksullaşma ise beraberinde kadına yönelik şiddeti arttırıcı bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır.


2.3.Kadına Yönelik Şiddet Artışı

Yoksulluğun derinleştiği iktisadi ve sosyal koşullarda, işlerini kaybeden ve düzensiz işlerde çalıştıklarından dolayı ailesini geçindiremeyen erkekler, toplumun yüklediği sorumlulukları ve görevleri yerine getirmedikleri için evde daha baskıcı olmakta ve şiddete daha fazla eğilim göstermektedirler. Birleşmiş Milletler Kadın Komisyonu, kadına yönelik hazırladıkları şiddet raporunda Fransa’da 17 Mart’tan itibaren izolasyon ile beraber, ev içi şiddetin oranı %30 artmış olduğu görülmektedir. Güney Kıbrıs ve Singapur’da ise yardım hatlarına gelen çağrılar sırasıyla %30 ve %33 oranlarında artmıştır. Kanada, Almanya, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD’ de sığınma evlerine olan talepte artış söz konusudur. [16]

Türkiye’deki kadın örgütlerinin acil durum hatlarına gelen çağrılardaki artış ve İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Mart ayı verilerine göre İstanbul’da, Mart 2020’de ev içi şiddet vakaları Mart 2019’a kıyasla %38,2’lik artış göstermiştir.[17]Bu durum, kadınların ekonomik krizle beraber gelen şiddet ve baskıya daha fazla maruz kaldıklarını göstermektedir. Covid-19 kapsamında alınan önlemler nedeniyle kadınların sığınma evlerine girmekte sıkıntı yaşadıkları da söylenmektedir.[18]

Raporda, dijital ortam üzerinden hukuk sistemindeki yavaşlama ve aksaklıklara dair geliştirilen çeşitli stratejiler olduğu belirtilmektedir. Arjantin’de yargı süreçlerini hızlandırmak için adımların atıldığı ve koruma talep eden kadınların koruma sürelerinin 60 gün uzatıldığına değinilmektedir.  Şiddetin bu derece artması şiddete karşı oluşturulan kurumların başarısızlığını da gözler önüne sererken, bununla birlikte BM Kadın Komisyonu’ndan da öneriler raporda yer almaktadır. Kamu hizmetlerini kullanarak aile içi şiddete maruz kalan kadınlara, farklı kadın grupları için ulaşılabilirlik yöntemleri yaratma, istihdama nasıl güvenli bir şekilde devam edeceği konusunda destek sağlama, şiddetin görünürlüğünü arttırmak için medya kuruluşları vasıtasıyla şiddeti yaratan faktörleri anlatma, toplumsal cinsiyete dayalı kalıp yargıların önüne geçen tedbirler almak gibi sivil toplum kuruluşlarına ve BM kurumlarına acil eylem önerileri yer almaktadır.[19]

Sonuç

Krizin yol açtığı yoksulluğun, artan sosyal eşitsizliğin, kayıt dışı ve düzensiz işlerin artış gösterdiği zamanlarda en çok etkilenen gruplar kadınlardır. Kültür, dil, din gibi farklılıklar olsa ve yaşam koşulları değişkenlik gösterse de, kurulu ataerkil düzende kadınlar benzer koşullarda; yoksullukla, eşitsizlikle, şiddetle mücadele etmek zorundadırlar. Bu durumda, pandemi sürecinin yol açtığı krize, toplumsal cinsiyetçi perspektifle çözüm yolları aranması, özellikle devlet politikalarının bu bağlamda yeniden düzenlenmesi gerekir. Üstelik virüsün sınıf ayrımı gözetmeden bulaşıyor olması, etkilerini en fazla hissedenlerin hayatlarını idame ettirmeye çalışan alt-emek yoğun işlerde çalışan gruplar olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Oluşturulması gereken çözüm yollarının, bu anlamda sosyal statü ve koşullar açısından bakıldığında özellikle, eşitsizliğe, yoksulluğa ve şiddete maruz kalan kadınlara yönelik olması gerekmektedir.

 

 



KAYNAKÇA

 Alphan Melis , Artı Gerçek, Erkek Şiddeti Virüsten Daha Tehlikeli!, 06.04.2020, https://artigercek.com/yazarlar/melis-alphan/erkek-siddeti-virusten-daha-tehlikeli, (ET: 25.05.2020)

Baykal Berivan, evrensel.net,  BM Kadın Komisyonundan Rapor: Dünya genelinde kadına yönelik şiddet arttı, 16.04.2020, https://www.evrensel.net/haber/402382/bm-kadin-komisyonundan-rapor-dunya-genelinde-kadina-yonelik-siddet-artti, (ET: 01.06.2020)

Dr. Belet Nurhan H., Kriz Olgusunun Kadına Yönelik Algıya ve Kadın İşgücüne Etkisi, Araş.Gör.Dr. , Gazi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü, 1 Haziran 2013, s.2

Karaca Sevda, Evrensel.net, Korona günlerinde kadın emeği, 24.04.2020, https://www.evrensel.net/yazi/86201/korona-gunlerinde-kadin-emegi, (ET: 29.05.2020)

Kırtan Ögül Nursena, migrantinnen.net, Covid-19 Salgınının Kadınlar Üzerine Etkisi, 12.04.2020, https://www.migrantinnen.net/covid-19-salgininin-kadinlar-uezerindeki-etkisi/, (ET: 1.06.2020)

Meltem Deniz, Mastercamp, Toplumsal Cinsiyet ve Mesleki Ayrışma, 25.02.2019,http://mastercamp.com.tr/2019/02/25/toplumsal-cinsiyet-ve-mesleki-ayrisma-deniz-meltem/, (ET:26.06.2020)

Seven Memnun, KOÇKAM, COVİD-19 Salgını ve Sonuçları Açısından Kadınların Durumu, 21.04.2020, https://kockam.ku.edu.tr/covid-19-salgini-sonuclari-acisindan-kadinlarin-durumu-memnun-seven/, (ET: 26.06.2020)

Solaker Gülsen, DW Haber, Salgında evle iş arasında sıkışan kadınlar, 06.05.2020, https://www.dw.com/tr/salg%C4%B1nda-evle-i%C5%9F-aras%C4%B1nda-s%C4%B1k%C4%B1%C5%9Fan-kad%C4%B1nlar/a-53343517, ( ET: 01.06.2020)

Taymaz Erol, SARKAÇ, Covid-19 tedbirlerinin Türkiye ekonomisine etkisi ve çözüm önerileri, 08.04.2020, https://sarkac.org/2020/04/covid19-tedbirlerinin-turkiye-ekonomisine-etkisi-cozum-onerileri/, (ET: 26.05.2020)

Tokyay Menekşe, Euronews Türkçe, Rapor: Pandemi sürecinde kadınlar daha da yoksullaşıyor, 24.05.2020, https://tr.euronews.com/2020/05/24/rapor-pandemi-surecinde-kad-nlar-daha-da-yoksullas-yor, (ET: 01.06.2020)

TRT Haber, Koronavirüsün küresel ekonomiye etkisi yıkıcı oldu, 29.04.2020, https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/koronavirusun-kuresel-ekonomiye-etkisi-yikici-oldu-480366.html, ( ET: 25.05.2020)

Ünlütürk Ulutaş Çağla, Yoksulluğun Kadınlaşması ve Görünmeyen Emek, Araş.Gör. Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı, Çalışma ve Toplum, 2009/2, http://calismatoplum.org/sayi21/ulutas.pdf  (ET: 18.05.2020)

Yılmaz Cansu, Doğruluk Payı, Salgın Sürecinde Ev içi Şiddet, 22.04.2020, https://www.dogrulukpayi.com/bulten/korona-gunlerinde-kadina-yonelik-siddet-artiyor, (ET: 27.05.2020)

Yüksel Emircan, Doğruluk Payı, Covid-19 Salgınından sonra IMF’nin 2020 Beklentileri, 17.04.2020, https://www.dogrulukpayi.com/bulten/covid-19-salginindan-sonra-imf-nin-2020-makroekonomik-gostergelere-dair-beklentileri-nasil-degisti, (ET: 25.05.2020)

[1] TRT Haber, Koronavirüsün küresel ekonomiye etkisi yıkıcı oldu, 29.04.2020, https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/koronavirusun-kuresel-ekonomiye-etkisi-yikici-oldu-480366.html, ( ET: 25.05.2020)

[2] Emincan Yüksel, Doğruluk Payı, Covid-19 Salgınından sonra IMF’nin 2020 Beklentileri, 17.04.2020, https://www.dogrulukpayi.com/bulten/covid-19-salginindan-sonra-imf-nin-2020-makroekonomik-gostergelere-dair-beklentileri-nasil-degisti, (ET: 25.05.2020)

[3] Erol Taymaz, SARKAÇ, Covid-19 tedbirlerinin Türkiye ekonomisine etkisi ve çözüm önerileri, 08.04.2020, https://sarkac.org/2020/04/covid19-tedbirlerinin-turkiye-ekonomisine-etkisi-cozum-onerileri/, (ET: 26.05.2020)

[4] Deniz Meltem, Mastercamp, Toplumsal Cinsiyet ve Mesleki Ayrışma, 25.02.2019,http://mastercamp.com.tr/2019/02/25/toplumsal-cinsiyet-ve-mesleki-ayrisma-deniz-meltem/, (ET:20.06.2020)

[5]  Deniz Meltem, Mastercamp, Toplumsal Cinsiyet ve Mesleki Ayrışma, 25.02.2019,http://mastercamp.com.tr/2019/02/25/toplumsal-cinsiyet-ve-mesleki-ayrisma-deniz-meltem/, (ET:26.06.2020)

[6] Memnun Seven, KOÇKAM,COVİD-19 Salgını ve Sonuçları Açısından Kadınların Durumu, 21.04.2020, https://kockam.ku.edu.tr/covid-19-salgini-sonuclari-acisindan-kadinlarin-durumu-memnun-seven/, (ET: 26.06.2020)

[7] Dr. Nurhan H. Belet, Kriz Olgusunun Kadına Yönelik Algıya ve Kadın İşgücüne Etkisi, Araş.Gör.Dr. , Gazi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü, 1 Haziran 2013, s 2

[8] Gülsen Solaker, DW Haber, Salgında evle iş arasında sıkışan kadınlar, 06.05.2020, https://www.dw.com/tr/salg%C4%B1nda-evle-i%C5%9F-aras%C4%B1nda-s%C4%B1k%C4%B1%C5%9Fan-kad%C4%B1nlar/a-53343517, ( ET: 01.06.2020)

[9] Nursena Kırtan Ögül, migrantinnen.net, Covid-19 Salgınının Kadınlar Üzerine Etkisi, 12.04.2020, https://www.migrantinnen.net/covid-19-salgininin-kadinlar-uezerindeki-etkisi/, (ET: 1.06.2020)

[10] Sevda Karaca, Evrensel.net, Korona günlerinde kadın emeği, 24.04.2020, https://www.evrensel.net/yazi/86201/korona-gunlerinde-kadin-emegi, (ET: 29.05.2020)

[11]  Çağla Ünlütürk Ulutaş, Yoksulluğun Kadınlaşması ve Görünmeyen Emek, Araş.Gör. Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı, Çalışma ve Toplum, 2009/2, (ET: 18.05.2020)

[12] A.g.e

[13] Dr. Nurhan H. Belet, Kriz Olgusunun Kadına Yönelik Algıya ve Kadın İşgücüne Etkisi, Araş.Gör.Dr. , Gazi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü, 1 Haziran 2013, s 7

[14] A.g.e

[15] Menekşe Tokyay, Euronews Türkçe, Rapor: Pandemi sürecinde kadınlar daha da yoksullaşıyor, 24.05.2020, https://tr.euronews.com/2020/05/24/rapor-pandemi-surecinde-kad-nlar-daha-da-yoksullas-yor, (ET: 01.06.2020)

[16] Cansu Yılmaz, Doğruluk Payı, Salgın Sürecinde Ev içi Şiddet, 22.04.2020, https://www.dogrulukpayi.com/bulten/korona-gunlerinde-kadina-yonelik-siddet-artiyor, (ET: 27.05.2020)

[17]  Ebru Demirel, Birleşmiş Milletler Türkiye, Aygaz ve UN Women Covid-19’la Mücadele Sürecinde Artan Aile İçi Şiddete Karşı Kadınların yanında, 12.05.2020, https://turkey.un.org/tr/45478-aygaz-ve-un-women-covid-19la-mucadele-surecinde-artan-aile-ici-siddete-karsi-kadinlarin, (ET:26.06.2020)

[18] Melis Alphan, Artı Gerçek, Erkek Şiddeti Virüsten Daha Tehlikeli!, 06.04.2020, https://artigercek.com/yazarlar/melis-alphan/erkek-siddeti-virusten-daha-tehlikeli, (ET: 25.05.2020)

[19] Berivan Baykal, evrensel.net,  BM Kadın Komisyonundan Rapor: Dünya genelinde kadına yönelik şiddet arttı, 16.04.2020, https://www.evrensel.net/haber/402382/bm-kadin-komisyonundan-rapor-dunya-genelinde-kadina-yonelik-siddet-artti, (ET: 01.06.2020)