sahra
Kaynak: Alamy

Çölün Umut Kuyuları

Sahra Çölü’nün ölümcül kumlarında, su arama çalışmaları yapıldıkça toplumlar arası gerginlikler de sıkı bir şekilde artıyor.

Batı Afrika’da Mali’nin kuzey bölgelerinde su uzun zamandır çatışmanın sebebi olmuştur. Bu geniş su kıtlık alanı, kuzeyde Sahra Çölü ile güneydeki Sahel arasında 827,000 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor ve bu da ulusal toprakların yaklaşık üçte ikisi demek. Kuzey Mali’de Cri de Cœur adlı yerel bir STK’nın Başkanı Almahady Cissé, “Tek bir su tesisi görmeden onlarca hatta yüzlerce kilometre yol kat edebilirsiniz. Ve bulduğunuzda su da kaliteli değildir.” diyor.

Sahra Çölü güneye doğru ilerlerken, yerel toplumdaki gerginlikleri hafifletmek için su bulmak giderek daha acil hale geliyor. Su, Sahra Çölü’nde, ulus içinde ve uluslararasında çıkan birçok çatışmanın kaynağıdır. Mali’de yerel halk ve STK’lar; gerginliği azaltmak, yerel topluluklara yardım etmek ve iç göçten değişen nüfuslara ayak uydurmak amacıyla mikro kuyular ağı kazıyor.

Mali’deki çatışmanın nedenleri karmaşık, ama kesin olan bir şey var: Su kıtlığı gerginliği artırıyor ve buna karşılık gerginlikler de suya erişimi zorlaştırıyor.

Mali’nin bazı bölgelerinde yılda sadece bir kez yağmur yağar, özellikle Sahra bölgesinde. Sahel daha fazla yağmur alır, ama yağmur eşit düşmez. Bazı alanlar sel eğilimli iken diğerleri de yeterli yağmur almaz. Cissé, durumu “Daha az suyun olduğu yerlerde yaşayan insanlar, suyu başka bir yerden getirmeye çalışırlar ve bu da bazen çatışmalara neden olur.” şeklinde açıklıyor.

İnsani yardım ekipleri görevdeyken kaçırılıyorlar ve çoğu zaman insanlar ölüyor. Bu yüzden çatışma zaten kırılgan olan bir durumu daha da kötüleştirdi.

Almahady Cissé

Ülkenin kuzeyinde ekonomik faaliyetler, su sıkıntısı üzerinde ek baskı uygulayarak gerginliği arttırıyor. Cissé, “Bu bölgelerde insanlar ya bir köyde çiftçi ya da göçebe bir çoban.” diyor. “Bu yüzden bu topluluk grupları arasındaki su bitkileri etrafında çatışmalar ortaya çıkar.” Su eksikliği kavgalara yol açabilir ve bazen can kaybına yol açan sonuçlar da doğurabilir.

2012 yılında radikal gruplar ve Tuareg ayrılıkçılarından oluşan bir koalisyon tarafından yapılan ayaklanmalar gerginliği daha da kötü bir hale getirdi. Son yıllarda, yerel topluluklar arasındaki çatışmalar kuzey bölgelerindeki kurak köylerde daha şiddetli hale gelmiştir.

Sondaj kuyuları genellikle yeraltı su kaynağına erişmek için yaklaşık altı metre derinliğe girer. (Fotoğraf: Alamy)

Bugün, su kaynakları nedeniyle yerel gerginlikler o kadar çok arttı ki insani yardım görevlileri bu bölgelere erişemez duruma geldi. Cissé, “Güvensizlik insani yardım çalışanları için bir engeldir, çünkü sondaj yapmak için bir gözlemci ekibi ve bir de hidrolik mühendislerinden oluşan bir ekibin jeolojik analiz yapması gerekiyor.” diyor. “Bu ekipler görevdeyken kaçırılıyorlar ve çoğu zaman insanlar ölüyor. Bu yüzden çatışma zaten kırılgan olan bir durumu daha da kötüleştirdi.” Bazılarının hala ulaşılması zor bölgelerde sondaj çalışmaları yapmaya devam ettiğini, ancak bunun su ihtiyacını karşılamadığını da sözlerine ekliyor.

Gerginlikler yerel bir çözüm ihtiyacını artırıyor. 2013 yılından bu yana denenen bir çözüm mikro kuyulardır. Bunlar yaklaşık altı metre derinliğinde olan sondaj delikleridir ve yeraltı suyunu kovalar gibi basit kaplar aracılığıyla veya manuel veya motorlu pompa kullanarak yükseltmek için kullanılabilir.

Su için bir delik açmak basit görünebilir iken, uygun bir sondaj kuyusu yapmak sandığınızdan daha karmaşıktır. Kırsal Su Tedarik Ağı tarafından 2009 yılında hazırlanan bir raporda, 20 Afrika ülkesindeki el tulumbalarının %10 ila %60’ının bir nokta kontrolü sırasında çalışmadığı ortaya kondu. Kuyuların başarısız olmasının nedenleri arasında kötü yerleştirme, tasarım veya kurulum sayılabilir. Doğru yeri bulmak özellikle önemlidir çünkü yeraltı sularının kullanılabilirliği kısa mesafelere göre büyük farklılıklar gösterir. Bu nedenle bir yerleşim yerinin bir tarafına veya diğer tarafına bir sondaj deliği yerleştirmek işe yarayıp yaramayacağı konusunda büyük bir fark yaratabilir.

Kırsal alanlarda, bir sondaj yapmak için benimsenen teknik olan manuel sondaj veya “Tare Tare”dir. Bu söz, Mali’nin iki yerel dili Bambara ve Fulani dillerinde “Hoş geldiniz” anlamına gelir. Manuel sondajın maliyeti mekanik sondajdan yaklaşık yedi kat daha azdır, ancak kulağa geldiği gibi çok iş ister. Kuyuları kazmak için kullanılan yöntemler arasında zemin kayasına bir kazma, keski veya bir borunun ucuyla vurmayı içeren “perküsyon” ve yüzeyde taşlama veya yırtılma ya da eğer varsa su fıskiyesi ile toprağa su püskürtmeyi içeren “rotasyon” vardır.

Bir kuyu kazma süreci yorucu olabilir ama iyi yapılır ve doğru yerleştirilirse daha fazla su sağlamak ve gerginlikleri hafifletmek için yardımcı olabilir. (Fotoğraf: Getty Images)

Bir sondaj deliği yerleştirildikten sonra, başarısı nasıl yönetildiğine de bağlıdır. Cri de Cœur’un da aralarında bulunduğu yerel örgütler, insanları mevcut sondaj ve su yönetimi konusunda eğiterek yönetimi desteklemeyi amaçlamaktadır. Buna, örnek olarak kuyuyu yöneten grubun tarafsız olmasını ve onu kullanan tüm topluluklara, göçebe çobanlar ve köylü çiftçiler gibilerine hizmet etmesini sağlamak da dahildir.

Sahra Sınırı

İklim değişikliği, Sahra Çölü’nün ilerlemesiyle karşı karşıya olan kuzey bölgelerindeki su sorununun bir parçasıdır. Gao’da küçük bir sebze bahçesi işleten yerli Ousmane Maiga, “Eskiden yeşil olan alanlar bugün daha az yeşil. Nehir yatağında, gezilebilir alanlar artık gezilebilir değil, çünkü kumla dolup taşıyorlar.” diyor.

Kuzeydeki yerleşik toplumların artık iyi tarım yapamadığını söylüyor. “Yağmur geç geliyor, bu yüzden insanlar sık sık bitkilerini sulamak zorunda kalıyorlar. Sonra su bitkileri büyütmeye başladığında, aniden her şeyi yok eden şaşırtıcı seller oluyor.” diyen Maïga, göçebe çobanların da aynı durumda olduğunu ekliyor. “Bütün toplumlar yoksulluktan etkileniyor.”

Maiga’nın mahallesinde bir mikro kuyu, suya daha kolay erişim sağladı. Maiga bu sayede nehirden su getirmek için kilometrelerce seyahat etmek zorunda kalmıyor. Ama sondaj delikleri erişimi kolaylaştırıyorken, su stresini tamamen rahatlatmak için yeterli değildir. Maiga, bölgedeki güvensizliğin insanları geri kalan ağaçları kesip geçimlerini sağlamak için yakacak odun satarak geçinmeye ittiğini söylüyor. Daha az ağaç olduğu için, toprak çok su tutamaz, bu da mevcut çatışmaları şiddetlendirme riski taşır.

2012 yılında başlayan isyanın dayattığı daha geniş çaplı çatışmaların devamı, daha güneydeki Mopti bölgesinde ülke içinde yerlerinden edilmiş bir insan akınına yol açarak su kaynakları üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor. BM’ye göre, Haziran 2020 itibarıyla Mopti ve çevresinde ülke içinde yerlerinden edilmiş 250,000 bin insan vardı.

Mali kültüründe, kızlar ve kadınlar su getirmekten sorumludur, bu yüzden kullanılamaz pompalar ve kuraklık orantısız olarak onları da etkiler. (Fotoğraf: Getty)

Dialangou mezrası, Mopti kasabasına 7 km (4.3 mil) uzaklıktaki bu kurak alanın ortasında yer almaktadır. Nüfus, iç göçler nedeniyle hızla 400’den 1,400’ün üzerinde kişiye çıktı. Bu büyüme, içme suyu miktarının artık yeterli olmadığı ve pompaların köyden çok uzakta olduğu anlamına geliyordu. Temiz suya sınırlı erişim, köydeki çocukların hijyeni ve sağlığı üzerinde etkisini gösterdi. Su eksikliği, su kaynaklı hastalıkların yayılmasına neden oldu ve çocukların eğitimini de engelledi. Bu eğitim sorunu, özellikle Mali kültüründe suyun tadına bakmaktan sorumlu olan kızları etkiledi.

Uluslararası Su ve Sanitasyon Merkezi’nden Hollandalı araştırmacı Christine van Wijk-Sijbesma, ailede izolasyon, ev düzeni ve iş dağılımı gibi kültürel faktörlerin su toplama angaryasının dağılımını etkilediğini yazıyor. Wijk-Sijbesma, “Kızlar, annelerinin iş yüküne ve hareketliliğine bağlı olarak, erken yaşlardan itibaren bu aktiviteye katılıyorlar.” diyor. “Çok eşli hanelerde, daha zor görevler genç kadınlara devredilme eğilimindedir.”

Mart 2020’de Dialangou’ya yerleştirilen manuel tulumba, sakinlerin sorunlu suları kolera ve şistozomiyaz gibi ishal hastalıkları da dahil olmak üzere önemli sağlık sorunlarının kaynağı olan köyün yakınındaki göletten su kullanmaktan kaçınmalarına olanak sağlıyor.

Şimdiye kadar mikro kuyularda bir sıkıntı yok gibi görünüyor. Dialangou sondaj kuyularından gelen su, bu yıl Mopti Bölgesel Su Laboratuvarı tarafından analiz edildi. Sonuçlar, suyun Mali’de gerekli kalite standartlarını karşıladığını gösterdi.

Mopti bölgesinde manuel teknik kullanılarak toplam 161 sondaj kuyusu delindi ama geriye kalan problemlerin ölçeği hala çok büyük. Uluslararası STK Su Yardımı’na göre, ülke içindeki nüfusun neredeyse dörtte birinin temiz suya erişimi yok.

Mikro kuyular oluşturmak için çalışan yerel makamlar, topluluklar ve STK’lar sürekli zorluklarla karşı karşıya. Bir alanın kuyuya ne kadar çok ihtiyacı olursa, yerel gerginliklerin artması da o kadar eğilimli olacak ve bu da kurulumu zorlaştırıyor. Cissé, “Bazı bölgelerde, hüküm süren güvensizlik göz önüne alındığında hiçbir şey yapmak mümkün değil.” diyor.

Yazar: Soumaila Diarra

Kaynak: BBC