Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
tüfek mikrop çelik
Tüfek, Mikrop & Çelik’in Türkiye’de ilk yayınlandığı kapağı. Kaynak: kitapyurdu.com[1] 

Coğrafi Determinizm: Tüfek, Mikrop ve Çelik Kitap Değerlendirmesi

KÜNYE

Kitap adı: Tüfek, Mikrop & Çelik

Yazar: Jared Diamond

Çeviren: Ülker İnce

Yayınevi: Tübitak Yayınları

Basım: 2008 (Orijinal metin 1997 senesinde çıkmıştır.)

Sayfa Sayısı: 662

tüfek mikrop çelik
Tüfek, Mikrop & Çelik’in Türkiye’de ilk yayınlandığı kapağı. Kaynak: kitapyurdu.com[1]
“Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer, mutsuz ailelerin mutsuzluğu ise kendine özgüdür.”[2]

  • Jared Diamond, Tüfek, Mikrop & Çelik

1.Yazar Hakkında

Jared Diamond, California Üniversitesi’nde Coğrafya Profesörü olarak görev almaktadır. Diamond, akademik ve profesyonel kariyerine her ne kadar fizyoloji alanında başlamış olsa da zamanla evrimsel biyoloji ve biyocoğrafya alanları ile ilgilenmeye ve bu alanlarda da sayısı 600’ü geçen akademik veya ticari değeri olan eserler üretmeye başlamıştır. Diamond’un başarılı bir bilim insanı ve yazar olarak kazandığı ödüller arasında Ulusal Bilim Madalyası, Tyler Çevresel Başarı Ödülü, Japonya’nın Cosmo Ödülü, bir MacArthur Vakfı Bursu ve Rockefeller Üniversitesi tarafından verilen Lewis Thomas Ödülü bulunsa da belki de aldığı en önemli ve bilinir ödül Tüfek, Mikrop & Çelik ile kazandığı Pulitzer Ödülü olacaktır.[3]

Gerçekten de her ne kadar alanında tanınan başarılı bir akademisyen olsa da Diamond’u bu yüzyılın en iyi bilinen yazarları arasına taşıyacak olan eser, 1997 yılında yayımlanan Tüfek, Mikrop & Çelik eseri olmuştur. Eserinde coğrafi determinizm savunusu yapan Diamond, başta Avrupalılar olmak üzere neden bazı toplumların tarih sahnesinin son yüzyıllarını domine etmeyi başardığını ve bazılarının ise görece sönük kaldığını açıklamaktadır. Liberal bir dünya görüşüne sahip olan Diamond, eserinde Okyanusya, Afrika ve Güney Amerika toplumlarının zeka seviyesi, IQ gibi ölçülebilir değerler açısından asla geride kalmadığını fakat özellikle Mezopotamya ve genel olarak Avrasya bölgelerinde yaşayan toplumların iklim, tarıma ve hayvancılığa elverişlilik, dikey yerine yatay genişlik ve toplumların lehine coğrafi özelliklere sahip olması gibi unsurlardan dolayı gözle görülür şekilde teknolojik ve beşeri bilimler alanında ilerlemelere yol açtığını iddia eder. Dünyanın pek çok yerini gezdiğinden ve gelişmekte olan bölgelerden çok sayıda insan, topluluk ile temasa geçtiğinden bahseden Diamond, bu toplumların de geleneksel anlamda bakıldığında kıvrak zekalı olduklarını kabul eder ve ortaya atar fakat coğrafi şartlar onları şu veya bu yönden geriye atmıştır. Diamond, kitabında bol bol Yeni Gine seyahatlerinden ve orada tanışıp arkadaşlık kurduğu Yali ile olan diyaloglarından bahseder.

tüfek mikrop çelik
Diamond ve Yali. kaynak: kaynaklarlatarih.com[4]

2.Kitap Özeti

Uzmanlar, Diamond’un bu tarihsel gerçeklikleri açıklamak için kullandığı yoruma coğrafi determinizm adını veriyor. Yani Diamond’un eserine göre İspanyolların Güney Amerika’yı fethinden Amerika’nın yeni dünyaya yön vermesine kadar modern tarihte kendine yer bulan birçok olayın sorumlusu Dünyamızın insanlara sunduğu coğrafi kolaylıklar ve zorluklar. Diamond, bu tezini aşama aşama açıklıyor ve ilk olarak karbon testleri ve onların bilim insanlarına anlattıkları ile başlıyor. Bu buluntulara göre tarihte tarım ilk kez Türkiye’nin bazı bölgelerinin de içinde yer aldığı Mezopotamya bölgelerinde başlıyor ve ardından Çin’e yayılıyor. Benzer dönemlerde ise bambaşka bir coğrafyada, Mezoamerika’da da tarımın başladığına dair ibareler var. Peki neden bu bölgeler? Diamond’a göre yaşamaya oldukça elverişli bu coğrafyalar sık sık hata yapan ilk insanların bu hatalarının diğer bölgelere nazaran daha az zararlı sonuçlar doğurmasına, hatta bazılarının olumlu sonuçlar doğurmasına yol açıyor. Örneğin Diamond, ilk insanların bazı bitkileri çiğ yediğini, bu bitkilerin bir kısmını sindiremediğini ve dışkı ile beraber tohumlarını verimli Mezopotamya topraklarına aktardığını tahmin ediyor. Böylece bu bölgede tarım, diğer bölgelere göre çok daha hızlı ve verimli gelişebiliyor.

Aynı zamanda yine bu bölgelerde doğal ortamlarında bulunan bazı hayvanların da diğer canlılara göre daha az efor ve daha fazla başarı oranı ile evcilleştirildiği tahmin ediliyor. Örneğin Diamond, Avrasya steplerinde bulunan ve o bölgede evcilleştirilerek yavaş yavaş Mezopotamya, Avrupa bölgelerinde de kullanılmaya başlanan at hayvanının, onu evcilleştirenlere sağladığı faydaların öneminin tarif edilemeyeceğinden bahsediyor. Diamond, atları ile Güney Amerika bölgesine giden İspanyolların bu hayvanlar sayesinde daha önce at görmemiş Mezoamerika insanların üzerinde büyük bir üstünlük sağladığından da bahsediyor. Aynı durumun köpekler ve inekler, küçükbaş hayvanlar için de geçerli olduğu belirtiliyor.

Diamond için gerisi görece kolay ilerliyor: Tarımın ve hayvancılığın gelişmesi ise daha az eforla daha fazla insana kaynak sağlanmasını sağlıyor; her insanın avcılık/toplayıcılık gibi türün devamına yönelik aktivitelere katılmasına gerek kalmıyor ve böylece toplumların mühendislik, matematik, felsefe, siyaset, sanat gibi uzmanlık alanlarında devamlı enerji sarf eden uzmanların ortaya çıkmasına yol açıyor. Avrupa ve Asya toplumların sürekli iletişim ve etkileşim içinde olmaları da bir toplumun geliştirdiği uzmanlığın diğerine rahatlıkla aktarılabilmesini sağlıyor. Böylece, en nihayetinde, Avrupa ve Asya ülkeleri bugünkü konumlarına gelebilirken Mezoamerika, Afrika ve Okyanusya toplumları görece “geri” kalıyor.

3. Coğrafi Determinizm ve Geçmiş: İspanyolların Fethini Anlamak

Diamond, kitabında sıklıkla bahsettiği İspanya/Güney Amerika fetihlerinden bahsederken bu hızlı ve etkili fetihlere dair İspanyolların kullandıkları veya lehlerine olan üç adet unsurun altını çiziyor: İspanyolların emirlerindeki -her ne kadar bugünkü muadillerinden çok geride olsalar da- tüfekler, üzerlerindeki ve ellerindeki etkileyici demir aletler ve basit hastalıklara, kondisyonlara karşı olan bağışıklıkları.

tüfek mikrop çelik
İspanyol fatihler (İspanyolca; Conquistador). Ellerinde tüfekleri, üstlerinde çelik ekipmanları ve arkadaki gemilerde ve kendilerinde getirdikleri biyolojik yaşanmışlıklar göze çarpacaktır. Kaynak: discover.com[5]

3.1. Tüfek

Diamond, İspanyolların Güney Amerika kıtasında geldiğinde onları karşılayan Mezoamerikan toplumlara karşı kazandıkları net ve görece zahmetsiz zaferleri yukarıda anlatılan sebeplerden ötürü Avrupalıların içinde bulundukları coğrafi koşulların son derece elverişli olmasına bağlıyor. Belirtildiği üzere bu avantajlardan biri de Avrasya’nın dikey değil yatay genişlikte olması, zira bu durum toplumların tanıdık iklim koşulları ve çevre şartları içinde birbirini ziyaret edebilmesini sağlıyor. Diamond, daha önce Çin’de bulunan fakat askeri sanayiden ziyade törenler için kullanılan barut teknolojisinin Çin’den Avrupa’ya gelişini ve Avrupalı uzmanların bu maddeyi son derece etkili ve savaşçılara uzak mesafeden çatışma imkanları veren tüfeklerde, toplarda kullanmasını da bu coğrafi gerçekler eşliğinde değerlendiriyor. Dolayısıyla hem Güney Amerika’nın fethi hem de Okyanusya, Afrika kıtalarına yapılan seferlerde Avrupalı kâşif, paralı asker ve ordulara müthiş önemli avantajlar sağlayan tüfeğin icadı da yine Diamond’un savunduğu coğrafi determinizm ile açıklanıyor.

3.2. Mikrop

Diamond’un argümanlarına göre hayvanlara ve bitkilerle olan bu derece yakınlık insanların bu türlerde bulunan, taşınan veya evrimleşen hastalıklar ile sık sık karşı karşıya kalmasına yol açıyor. İnsan vücudu da bu hastalıklar ile mücadele etmeye ve bağışıklık kazanmaya meyilli olduğu için örneğin Avrupa toplumlarının 500’lü yıllarda mücadele edip yendiği hastalıklar ile keşfettikleri toplumlar 1500’lü yıllarda tanışıyor ve Avrupalıların artık “umursamadığı” veya çözüm buldukları hastalıkların Afrika, Mezoamerika, Okyanusya toplumlarında yıkıcı etkileri olduğu belirtiliyor. Aynı zamanda Diamond, tarım ve hayvancılık ile ilgilenen toplumların daha efektif hayatta kalma metotlarına sahip olduğunun, toplumların hızlıca büyüyüp yüz binler, milyonlar seviyesine geldiğinin ve artan insan temasının hastalıkların ve mikropların yayılma hızını arttırdığının da altını çiziyor. Mikropların toplumları çeşitli ağırlıklarda etkilemesi de onların birbirleri ile karşılaştıklarında ortaya çıkacak sonucu önemli boyutlarda etki ediyor. Örneğin Mezoamerika toplumlarının, 16. Yüzyılın influenza (grip) salgınından Avrupalılara göre çok daha ciddi boyutta etkilendiği biliniyor.

3.3.Çelik

Dünyanın sunduğu bitki ve hayvanlar ile sıkı ilişkiler geliştirmenin getirdiği konfor ile bir başka doğal kaynağı, madenleri ve metalleri, kullanmaya başlayan Avrupa toplumlarının yeni dünyada bu imkanlara erişemeyen toplumlara göre daha etkili araçlar geliştirebildiği biliniyor.  Tıpkı tüfek örneğinde olduğu gibi, Diamond alanlarında uzmanlaşmasına izin veren zanaatkarların ve sanatçıların metalleri ve mineralleri işlemesi ile beraber ortaya çıkan araçların bu toplumların gündelik yaşantılarını kolaylaştırmada veya geleceğe dair planlarını gerçeğe dönüştürmede etkili oldukları argümanını sunuyor. Kitapta bu madenlerden biri olan demirin karbon ile beraber işlenmesi ile ortaya çıkan çeliğin Avrupa toplumlarına inşaattan seri üretime, savaşmaktan doğaya karşı direnmeye kadar birçok konuda yardımcı olduğu savunuluyor. Örneğin, Diamond, İspanyollar Güney Amerika’ya geldiğinde üzerlerindeki çelik zırhın bölgenin toplumları tarafından penetre edilemediğinde, çelik kılıçların bölge toplumlarının silahlarına çok daha etkili olduğundan veya gemilerindeki topların, silahların önemli sonuçlar yarattığından bahsediyor.

4. Coğrafi Determinizm ve Gelecek: İklim Değişikliği ve Rusya

Görüldüğü üzere coğrafi determinizm, insanlık tarihinde yaşanan belki de en önemli sosyolojik olayları açıklamak için kullanılabilecek etkili ve saygı gören bir metodoloji olarak karşımıza çıkıyor. Fakat belirtmek gerekir ki coğrafyanın ve insanların bu coğrafya ile nasıl etkileşime geçtiği, karşılarına çıkan imkanları veya zorlukları nasıl değerlendirdiklerini incelemek için sadece geçmişe bakmaya gerek yok; coğrafi determinizm, ilgililerin geleceğe dair sağlam öngörülerde bulunmasına da izin verebilir. Bu durum özellikle iklim değişikliği ile bir hayli önem kazanmışa benziyor zira binlerce yıldır aynı olan dünya, yakın gelecekte ciddi değişikliklere sahne olacak gibi.

Örneğin, iklim değişikliğinin belki de en popüler etkilerinden birinin artan global sıcaklıklar nedeniyle buzulların erimesi olduğu iddia edilebilir. Dünyanın tepe noktalarında bulunan kuzeyde Arktika ve güneyde Antarktika buzullarının erimesinin okyanus ve deniz seviyelerini yükselteceği ve o bölgelerde ciddi değişikliklere yol açacağı belirtiliyor. Örneğin, Arktika buzulları ele alınırsa, bu buzulların erimesinin bölgedeki ülkeler adına çok ciddi sonuçları olacağı öngörülebilir. Baltık ülkelerinin ciddi bir kısmı giderek artan erime oranlarına dair önlemler almaya başlamışken Arktika’nın erimesi bir ülkeyi pek de rahatsız ediyor gibi durmuyor: Rusya. Uzmanların yorumlarına göre Rusya’nın kuzey komşusu olan bu buzulların erimesi ile ülkenin kuzeyinden tüm dünyaya ve özellikle Asya’ya yeni ticaret rotaları açılacak, Sibirya gibi elverişsiz alanlarda verimli tarım olanakları gözle görülür şekilde artacak ve Rusya’nın bölgedeki doğal kaynaklara erişimi daha da kolaylaşacak.

tüfek mikrop çelik
Rusya’nın halihazırda kullandığı ticaret hattı mavi, Arktik buzulları eriyince kullanacağı hat kırmızı ile gösterilmektedir. Aradaki mesafenin çok ciddi şekilde azalmasının Rusya’nın ticaret hacmini olumlu etkileyeceği belirtiliyor. Kaynak: rferl.org[6]
Bu durum tabii ki Rusya’nın iklim değişikliğinden tamamıyla olumlu etkilendiği anlamına gelmiyor zira denize veya okyanusa kıyısı olan her ülke gibi Rusya’nın da önemli yerleşim yerleri tehdit altında. Fakat gelecek on yıllarda, hatta yüzyıllarda, Rusya’nın neden dünya sahnesine şimdikinden daha güçlü dönebileceğini anlamak isteyen ilgililer için politika, ideoloji veya tarihten belki de daha önemli bir etken bulunuyor: Rusya’nın Arktika bölgesine olan yakınlığı ve bu coğrafyada yaşanacak değişiklikler. Belirtmek gerekiyor ki bu tip örnekler sadece Rusya ile sınırlı değil ve değişen iklim koşulları birçok ülkenin olumlu veya olumsuz, çoğunlukla olumsuz, yeni şartlara uyum sağlamasını da beraberinde getiriyor.  Dolayısıyla Diamond’un başarılı bir şekilde geçmişi açıklamak için kullandığı coğrafi determinizm, aynı zamanda geleceğe de ışık tutmak için önemli bir araç haline geliyor.

5. Sonuç

Bugün bir kitapçıya gidip elinize Tüfek, Mikrop & Çelik’in son baskısını aldığınızda kitabın arkasında modern tarihin en etkili figürlerinden ve kurumlarından bazılarının kitaba dair övgüleri görülecektir. Her ne kadar etkili kurumların ve kişilerin övgüleri bir eserin kalitesine dair kesin bir sonuç içermeyecek olsa da Bill Gates’ten Barack Obama’ya uzanan geniş yelpazede insanların kitaba olan ilgileri Jared Diamond’un eserinin hiç değilse önemini kanıtlamak için yeterli bir kanıt olacaktır. Uluslararası ün, finansal başarı ve Pulitzer ödülü ile adı anılan bu eser 21. yüzyılda kendimizi bulduğumuz güç dengesinin aslında görece basit coğrafi açıklamaları olduğunu ve bu durumun tarihte ufak çaplı başka toplumsal incelemelerle de açıklanabileceğini savunuyor. Esas ilgi odağına Avrupa medeniyetinin 15. ve 19. yüzyıllar arası dünyayı kelimenin tam anlamıyla etkisi altına almasını koyan eser, dünyanın bu noktaya nasıl ve neden geldiğini anlamak isteyen ve geleceğin coğrafi determinizm ile nasıl daha rahat anlaşılabileceğini kavramak isteyen her okur için hem keyifli hem de önemli bir eser olma iddiasını taşıyor.

Nazi Almanyası’nda Sanat Ortamı


KAYNAKÇA

Diamond, Jared. “Tüfek, Mikrop & Çelik”, 1. Basım, (New York, W. W. Norton, 1997).

Discover Magazine, “The Genetic Legacy of the Conquistadors”,  https://www.discovermagazine.com/the-sciences/the-genetic-legacy-of-the-conquistadors, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).

Jareddiamond.org, “Giriş”, http://www.jareddiamond.org/Jared_Diamond/Welcome.html, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).

Kaynaklarlatarih.com,  “Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var? Tüfek, Mikrop ve Çelik”, 29 Şubat 2016, https://kaynaklarlatarih.blogspot.com/2016/02/neden-siz-beyazlarn-bu-kadar-cok.html, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).

Kitapyurdu.com, “Tüfek Mikrop ve Çelik”,  https://www.kitapyurdu.com/kitap/tufek-mikrop-ve-celik-ciltsiz/49443.html, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).

Radio Free Europe, “Russia Flexes Its Regional Muscle As Arctic Ice Melts”, 23 Haziran 2021, https://www.rferl.org/a/arctic-russia/31320776.html, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).

Dipnotlar

[1]Tüfek Mikrop ve Çelik”, kitapyurdu.com, https://www.kitapyurdu.com/kitap/tufek-mikrop-ve-celik-ciltsiz/49443.html, (Erişim tarihi: 10 Mart 2022).

[2] Jared Diamond. “Tüfek, Mikrop & Çelik”, 1. Basım, (New York, W. W. Norton, 1997).

[3]Giriş”, jareddiamond.org, http://www.jareddiamond.org/Jared_Diamond/Welcome.html, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).

[4]Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var? Tüfek, Mikrop ve Çelik”, kaynaklarlatarih.com, 29 Şubat 2016, https://kaynaklarlatarih.blogspot.com/2016/02/neden-siz-beyazlarn-bu-kadar-cok.html, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).

[5]The Genetic Legacy of the Conquistadors”, discovermagazine.com,  10 Haziran 2013, https://www.discovermagazine.com/the-sciences/the-genetic-legacy-of-the-conquistadors, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).

[6]Russia Flexes Its Regional Muscle As Arctic Ice Melts”, rferl.org, 23 Haziran 2021, https://www.rferl.org/a/arctic-russia/31320776.html, (Erişim tarihi 10 Mart 2022).