Çin - düşünce özgürlüğü
Kaynak: The Washington Post

Çin’de Prestijli Bir Üniversite Artık Düşünce Özgürlüğüne Müsaade Etmeyecek

Çin’in en prestijli üniversitelerinden birinde düşünce özgürlüğü tüzükten kaldırıldı ve akademik özgürlük olgusu vatanseverlik kavramından daha düşük bir seviyeye indirgendi. Bu durum fakülte ve öğrenciler arasında endişeye yol açtı.

Fudan Üniversitesi tüzüğünde yapılan bu değişiklik, Komünist Partisi lideri Xi Jinping tarafından düşünce özgürlüğünü durdurmaya yönelik bir hamleydi. Tahmin edildiği gibi eleştiriler, Çin’in yoğun bir şekilde uyguladığı internet sansürüyle hızlı bir şekilde ortadan kaldırılıyordu.

Üniversite tüzüğünün önceki halinde, “Üniversitenin eğitim felsefesi, üniversitenin marşında övülen ve yüceltilen akademik bağımsızlık ve düşünce özgürlüğüdür.” ifadesi yer alıyordu.

Tüzüğün revize edilen versiyonunda ise, “Bilgide zenginlik ve hedeflere sarılmak: bitmeyen öğrenme isteği ve kendini ortaya koymak. Biz milli bağlılık, akademik özgürlük mükemmeliyetçi yaklaşımla birlikte fedakârlık, fayda ve birliğin yayılmasını teşvik ediyoruz.” ifadeleri yer alıyor.

Tüzüğün diğer kısmı partiye olan sadakati gösterecek şekilde genişletildi: “Üniversite Çin Komünist Partisi’nin liderliğini güçlü bir şekilde desteklemekte ve tamamıyla partinin eğitim politikalarını uygulamaktadır.”

Fudan Üniversitesi Sosyoloji Öğretim Görevlisi Peidong Sun, “Şu an mevcut liderliğe sadakat duyanlar için en iyi çalışma zamanıyken, gerçek anlamda araştırma yapmak ve özgür düşünmek için zor bir zaman ancak en zor zamanları henüz görmedik. 5 yıl içerisinde 2019’a dönüp baktığımızda bunun sadece bir başlangıç olduğu söylenebilir.” ifadelerini kullandı.

Peidong Sun, Washington Post’a yaptığı açıklamalar nedeniyle disiplin uygulamalarıyla karşı karşıya kalabilirdi ancak endişelerini arttıran kalıplaşmış uygulamalara karşı konuşmanın bir entelektüel olarak görevi olduğunu ifade etti.

Sun’ın ifadelerine göre, Çin’de akademik bağımsızlık ya da düşünce özgürlüğü bulunan bir üniversite yoktu. Komünistlerin başa geldiği 1940’lı yıllardan bu yana entelektüel özgürlük içeren yazılar kısıtlanmaya başlamıştı.

Düşünce kontrolü, Komünist Partisi’nin en hayati parçalarından birini oluşturmaktadır. “Sanat siyasete hizmet etmelidir: entelektüeller partiye hizmet etmelidir.” Bu asla değişmemiş ve değişmeyecek olan sabit bir kuraldır.

1905’te Cizvit bir papaz tarafından kurulan Fudan Üniversitesi, Çinli bir vatandaş tarafından kurulan ilk üniversitedir. Üniversitenin ismi klasik bir Çin şiirinde geçen “Güneş ışığı ve ay ışığı muhteşem, her sabah gün doğumuyla yeniden aydınlanıyor.” sözlerindeki “yeniden” ve “aydınlanmak” kelimesinden esinlenmiştir.

Şanghay’da olmasına bağlı olarak, üniversitenin Pekin’deki siyasi ve politik güçten biraz uzak olması avantajlı bir durumdur. Beşeri Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri alanında ünlü olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda Çin hükümetinin dünya standartlarında merkez bir üniversite ortaya koymak için oluşturduğu “Birinci Sınıf Üniversite Planı’’nın bir parçasıdır.

Buna ek olarak, Fudan Üniversitesi stratejik iş birliği kapsamında Yale Üniversitesi ve Singapur Ulusal Üniversitesi ile iş birliği geliştirmektedir.

Fudan Üniversitesi, Xi’nin en önemli yaverlerinden, Politbüro Komite üyesi ve Komünist Parti’nin en önemli yedi üyesinden biri olan Wang Huning gibi önemli mezunlara sahiptir.

Tüzüğün değiştiği haberi duyulduktan sonra Fudan Üniversitesi kafeterya bölümünde oturan öğrenciler ayağa kalktı ve “akademik bağımsızlık”, “düşünce özgürlüğü” ve “siyasi bağımsızlık” kavramlarını içeren üniversite marşını okudu. Protestoların videosu canlı olarak online bir şekilde yayınlandı.

Xi Jinping’in fikirlerinin yayıldığı ve eleştirilerin susturulduğu siyasi kısıtlamanın artmasına rağmen Fudan Üniversitesi’ni kısıtlamaya yönelik müdahale şok etkisi yarattı.

Bazı mezunlar Fudan Üniversitesi Komünist Partisi Başkan Yardımcısı Xu Zheng ile iletişim kurdu ve bu değişimin utandırıcı ve rencide edici olduğunu ifade etti.

2004 mezunu olan Wang Lili, online olarak paylaştığı mesajda Xu’ya, “Biz gençken bu üniversiteye başladığımızda, Fudan’ın özgürlüğü teşvik eden ortamında çok sıkı çalışıyorduk. Mezuniyetten bu yana üniversitemle gurur duymadığım bir gün bile olmadı ancak bugün duyduğum haberden dolayı çok üzgünüm.” dedi.

Yapılan bu değişiklik online platformlarda şiddetli bir şekilde eleştirilse de neredeyse yapılan tüm eleştiriler Çin’in kartal gözlü sensörü tarafından silindi.

Çin’de film, kitap, müzik gibi hizmetlere odaklanan sosyal medya ağı olan Douban’ın kullanıcıları kelime oyunu ve kinayeler ile Fudan’ın tüzüğünün değiştirilmesine karşı muhalif ses ortaya koydu.

Online platformda yaygın olarak paylaşılan bir gönderide Fudan Üniversitesi tüzüğünde yapılan değişiklik 1936 yılında Heidelberg Üniversitesi’nde yapılan slogan değişikliğine benzetildi. “Heidelberg Üniversitesi’nin ‘yaşam ruhu’ olan sloganı ‘Alman ruhu’ olarak değiştirilmişti. Bu slogan Nazi döneminden sonra tekrar eski haline dönüştürülmüştür. Büyük bir ihtimalle Fudan da aynı değişimi yaşayacak ancak bu hiç kolay olmayacaktır.” Bu gönderi daha sonrasında silindi.

Çin’de Twitter benzeri işlev gören sosyal medya ağı Weibo üzerinden ılımlı yorumlar yapanlar da oldu. ‘Beijing Big Potato’ isimli bir hesaptan şöyle bir gönderi paylaşıldı: “Eğer Fudan Üniversitesi akademik bağımsızlık ve düşünce özgürlüğünü elde edemezse, onun etkili ve gerçekçi yönü ortadan kalkar.”

İnsan hakları savunucuları bu uygulamayı, Xi’nin düşünce veya ifade özgürlüğüne karşı değişmeyen kısıtlayıcı tutumunun devamı olarak tanımladı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nde araştırmacı olan Çinli Maya Wang, yaptığı açıklamada, “Tüzükte yapılan bu değişiklik, zihinlere yönelik yapılacak yeni baskıların habercisidir. Xi, göreve geldiğinden beri insanların nefes alabildikleri her yerde özgürlüğe yönelik kısıtlamalara şahit olduk.” ifadelerini kullandı.

Fudan ve Yale Üniversitesi arasında, Fudan-Yale Kültürel Sosyoloji Araştırma Merkezi altında akademik işbirliği bulunmaktadır. 2016 yılının başlarında, araştırma merkezi tarafından Fudan ve Yale Üniversitesi arasında araştırmacılar ve doktora öğrencilerini kapsayan çalıştay ve değişim programı düzenlendi.

Yale Üniversitesi Program Direktörlerinden biri olan Profesör Jeffrey Alexander, Washington Post’a yaptığı konuşmada araştırma merkezinin Fudan Üniversitesi ile işbirliğinin 2022 yazında devam edeceğini söyledi.

Yale Üniverstesi medya ofisi Fudan ile yapılan işbirliği durumu ve Fudan’ın değişen tüzüğü ile ilgili herhangi bir cevap yayınlamadı.

Xi’nin başkan olduğu 2012 yılı sonundan bu yana Çinli otoriteleri eleştiren yayınlar kapatılmış, farklı fikir beyan eden akademisyenlerin rütbesi düşürülmüş yahut kovulmuş ve alternatif fikirler üreten düşünce kuruluşları kapatılmıştır. Avukatlar tutuklanmış, Budist tapınakları ve kiliseler kapatılmış ya da parti kontrolü altına alınmıştır.

Şincan Bölgesinin kuzeybatısında en az bir milyon Uygurlu Müslüman tutuklanmış ya da dini ve kültürel aidiyetlerinden soyutlanmak amacıyla eğitim kamplarına götürülmüştür.

Maya Wang’a göre ise, “Akademik alanda yapılan son kısıtlayıcı uygulama ise gelecek adına uyarı verici niteliktedir. Sivil topluluklarda çalışan birçok insan üniversitede bu sorunlarla ilgileniyor. Eğer üniversitelerdeki ifade özgürlüğünü daha fazla kısıtlarsanız, Çin’in gelecekteki liderleri açık fikirli olmayacaktır ancak ben hala adalet ve eşitlik için güçlü bir isteğin olduğuna inanıyorum.”

Kaynak