Ana Sayfa / Etkinliklerimiz / Kültür Sanat / Bu Entelektüel Merkezde Bağdat Ruhu Yeniden Canlanıyor

Bu Entelektüel Merkezde Bağdat Ruhu Yeniden Canlanıyor

İngilizce aslından çeviren: Hatice Beyza SEZGİN

Bu Entelektüel Merkezde Bağdat Ruhu Yeniden Canlanıyor

Kültür merkezine çevrilen Osmanlı kışlası, sanatçıların, entelektüellerin ve şairlerin fikir alışverişinde bulunmalarına ve kendilerini ifade etmelerine olanak sağlıyor.

Son yıllarda, Osmanlı kışlasından Bağdat’ın kalbindeki bir kültür merkezine dönüşen El Kışla, entelektüellerin, şairlerin ve sanatçıların fikir alışverişinde bulundukları ve gündemi tartıştıkları bir mekan haline geldi.

Kışlanın müdavimlerinin söylediklerine göre, Kışla hem fikirlerini özgürce paylaştıkları bir ortam oluşmasını sağlamış hem de bir zamanlar uluslararası bir kültür merkezi olan Bağdat’ın on yıllardır süregelen savaşlardan sonra eski haline dönmesi için bir umut ışığı olmuş.

Dört yıldır haftalık toplantılara katılan 52 yaşındaki gazeteci ve şair Shatha Faraj, El Kışla’nın şairler ve sanatçılar için bir nefes alma yeri olduğunu söylüyor.

“Burası kendimizi hayat dolu hissettiğimiz ve Irak’ın tarihini ve güzelliğini tekrar duyumsadığımız  bir mekan.” diye ekliyor.

28 yaşındaki avukat Ömer Ahmed ise her hafta arkadaşlarıyla birlikte geldiğini söylüyor. Irak siyasetinde Amerika Birleşik Devletleri ve İran’ın müdahalesi üzerine bir tartışmaya katılmadan önce şöyle diyor, “Protestolardan, Irak’ın karşı karşıya kaldığı ekonomik zorluklara kadar her şeyi tartışıyoruz.”

“Bizler sadece eleştirmekle yetinmiyoruz, aynı zamanda çözüm bulmaya çalışıyoruz.”

Bağdat, 8. yüzyılda Abbasiler döneminde kuruldu. Stratejik olarak, hayati öneme sahip ticaret yollarının  kalbinde kurulmuş olan Bağdat yüzyıllarca  dünyanın dört bir yanından gelen alimleri, filozofları ve bilim adamlarını kendine çekmiş, bir ticaret ve bilim merkezi olmuştur.

Bağdat, Büyük Yunan Felsefesi Külliyatının  Arapça’ya çevrildiği şehir olmakla beraber Beytül Hikme – Sultan Harun Reşid tarafından inşa ettirilen özel bir kütüphane, 9.yüzyılda tıp, felsefe ve bilim alanında seçkin eserlere ve geniş koleksiyonlara ev sahipliği yapan bir yer haline geldi.

El Kışla’nın iki katlı binası, 1861 yılında Osmanlılar tarafından bir idari merkez ve karargah olarak  inşa edildi.

1868’de Osmanlı askerleri kışlaların bahçesine 23 metre uzunluğunda bir kule dikti ve Britanya Kralı 5. George tarafından hediye edilen saat askerlerin zamanında uyanmalarını sağlamak amacıyla bu kuleye yerleştirildi.

Günümüze kadar gelen anıtsal saat kulesi, Kışla’nın simgesi olmayı sürdürüyor.

1920 lerde İngiliz işgali esnasında İngiliz subaylarına ve ailelerinin kaldığı Kışla, Kral Faysal’ın ve halefi Kral Gazi’nin taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmıştır.

1950’lerde Irak Cumhuriyetinin kurulmasından sonra Kışla, yıllar içinde gitgide önemini kaybetti. 2003 yılında, ABD önderliğindeki işgalin ardından, Irak’taki diğer kültürel eserler gibi Kışla’da ihmale ve tahribata uğradı.

Fakat 2012 yılında, Bağdat İl Konseyi, Kışla’nın bazı bölümlerini restore etmek ve kültürel alan olarak yeniden faaliyete  geçirilmesi  amacıyla ödenek ayırdı.

2013’teki tekrar açılışından sonra Kışla, her cuma bir dizi ziyaretçiye politik tartışmalara katılma, gösterileri izleme, sanat sergilerine ve şiir okumalarına katılma şansı verdi.

Bağdat İl Konseyi Kültürel Miras ve Turizm Konseyi Başkanı Mazen Razouki “Bağdat, geçmişte bir kültür ve edebiyat şehriydi. Kışla’nın restorasyonundan beri her hafta, daha fazla sayıda entelektüeli, sanatçıyı ve eleştirmeni cezbediyor.”diyor ve kısıtlı kaynaklardan ötürü restorasyonun yalnızca ilk safhasının tamamlanabildiğini ekliyor.

Razouki,“Burası ülkelerini seven insanların kendilerini özgürce ifade ettikleri bir mekan ve  Irak’ta tam olarak ihtiyacımız olan şey de bu. ” diyor ve Kışla’yı Londra’da Hyde Park’ın içerisinde yer alan “Konuşmacılar Köşesi” ile kıyaslıyor.

“Her ikisi de ifade özgürlüğü için ancak Hyde Park hükümet merkezinin ve kraliçenin sarayının yakınındayken, Kışla hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yeşil bölgeden epey uzakta. “

Yeşil bölge, Amerikan işgalinden beri  pek çok devlet binasının ve yabancı heyetin bulunduğu, Bağdat’ın merkezinde 10 kilometrekarelik bir alandır.

Aralarındaki keskin farklara rağmen, birçok Bağdatlı Yeşil Bölge’nin halka yasak bir bölge olmasıve şehrin eski idari merkezi olması nedeniyle, Kışla’yı “Eski Yeşil Bölge” olarak adlandırıyor.

Son haftalardaki şiddetli protestolarda, göstericilere karşı göz yaşartıcı gaz kullanılan Bağdat Tahrir Meydanı da olmak üzere ülkenin birçok yerinde daha iyi hizmet olanakları, iş imkanları ve yolsuzluk olaylarının sona ermesi talep edildi.

Kışla aynı zamanda, hükümeti eleştirmek için bir toplanma yeri olarak görülüyor ancak burayı ziyaret edenler rahatsız edilmiyor.

Razouki şöyle diyor,“Tahrir’deki hükümet protestolarına katılan birçok eleştirmen, Kışla’nın haftalık toplantılarına katılıyor olsa da, iki yer arasında büyük bir fark var.”

“Kışla, entelektüel bir mekan ve edebi zümrelerin toplandığı bir yerken, Tahrir, taleplerini ve hayalkırıklıklarını dile getirecek başka bir yeri olmayanyorgun kalabalıkları biraraya getiriyor. ” diye ekliyor.

Gazeteci Faraj, hükümetin Kışla’daki faaliyetlere katılımı kesinlikle desteklemediğini söylüyor.

“Gerçek ifade özgürlüğü, yalnızca bir gün Irak’ ta gerçekleşmesini umduğumuz bir şey.”

Bağdat’ın  Aralık 2017’de IŞİD’e ve Levant gruplara karşı zaferine rağmen, ilgisizlik, ekonomik fırsat eşitsizliği ve kronikleşen kötü idareye karşı hoşnutsuzluk  derinleşiyor. Mayıs ayındaki parlamento seçimlerinde de görüldüğü gibi çok düşük bir oranla, seçmenlerin yalnızca %44’ ü oy kullandı.

Fakat 70 yaşındaki emekli öğretmen Ebu Hüseyin’e göre Kışla daha iyi bir gelecek için umut taşıyor.

Ebu Hüseyin, yeni aldığı bir yığın kitabı çantasına koyarken, “Kışla’ya ve El Mutenebbi Caddesi’ne geldiğimde bir zamanların güçlü ve birlik içindeki Irak’ına geri dönüyorum.” diyor.

“Bana Bağdat’ın görkemini, mirasını ve cesaretini  hatırlatıyor.” diye ekliyor ve sekülerizm üzerine bir tartışmaya katılmak üzere gidiyor.

“Kışla’ya gelmek için herkese ülkedeki koşullarımızla ilgili mutsuz olduğumu söylüyorum.”

“Irak’a dair umutlar burası sayesinde yeniden canlanacak.”

Kaynak: https://www.aljazeera.com/indepth/features/intellectual-hub-baghdad-spirit-thrives-180824120002956.html 

Çevirmen Hakkında

Hatice Beyza Sezgin / TESA  İngilizce Çevirmeni

Boğaziçi Üniversitesi

Tarih

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir