Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
brexit
Kaynak: Zeit Online

Brexit’ten Etkilenen Şirketler Neden Avrupa’da Kalıyor?

Brexit, İngiliz şirketlerini AB’ye yatırım yapmaya zorluyor ve birçok iş ve şirket İngiltere’yi terk ediyor. Büyük Britanya’da müzakere edilen Brexit anlaşmasına yönelik eleştiriler artıyor.

İki yıl önce, İngiliz Sanayicileri Derneği (CBI) eski başkanı Lord Digby Jones’un morali yerindeydi ve şöyle demeç vermişti: “Tek bir şirketi bırakın, herhangi bir meslek bile Brexit’ten olumsuz etkilenmeyecek.” Ancak bugün bunun esamesini bile göremiyoruz. Perakendeci JD Sports şu anda Almanya ve Fransa’da 1.000 kişilik iş pozisyonu ile yeni bir dağıtım merkezi kurmak için fırsat arayışında. Şirket patronu Peter Cowgill geçen hafta uyardı: “Brexit’ten sonraki sorunsuz ticaret hakkında verilen sözlerin ve yapılan konuşmaların hiçbirinin gerçeklerle ilgisi yok.”

Perakende şirketi, Avrupa Birliği’ndeki müşteriler de dahil olmak üzere, büyük ölçüde Asya’da üretilen spor ayakkabı ve günlük giyim ürünlerini satıyor. AB ile ticarette yalnızca İngiliz ürünleri gümrük vergilerine dahil olduklarından, gümrük vergilerini ödemek zorundalar. Buna ek olarak, ihracat için yeni evrak işleri ve şimdi daha yüksek navlun maliyetleri, on milyonlarca mali yük var. Cowgill bunun değişmeyeceğini biliyor. “AB’de kurulacak bir dağıtım merkezi bütün bu masrafların karşılığını veriyor. Bununla birlikte birçok iş alanı daralacak ve isçi elbette İngiltere’den göç edecek.” diyor.

Şikâyetler İngiliz orta sınıfına doğru yayılıyor. AEV Group işletme yöneticisi Jonathan Kemp, “Müşterilerimiz artık bizimle iş yapmıyorlar, evrak işlerini istemiyorlar, ithalat satış vergisini ödemek istemiyorlar.” diyor. Merseysi’de bulunan şirket, elektrik endüstrisi için yalıtım malzemeleri üretiyor. Kemp, şimdi İngiltere’deki üretimi muhtemelen durduracağını ve AB müşterilerini oradan tedarik etmek için Macaristan’daki fabrikasına daha fazla yatırım yapacağını açıkladı. Durum, Çin’den yüksek kaliteli ipek ithal eden ve bunu özellikle AB’de moda evleri ve tiyatrolara satan orta ölçekli şirket Mike Bennett için de benzer. Şimdiye kadar iş oldukça güzel bir durumdaydı. Şimdi ise bu son buldu ve korona salgını yüzünden değil. Bennett, “Müşterilerimiz bize artık AB’deki başka tedarikçilere geçtiklerini söylediler.” diyor. Peki İngiliz yetkililerin tavsiyesi nedir? Şirketler AB’de bir şube açmalı ve müşterilerinin taleplerini oradan tedarik etmelidirler. Bennett’in yapacağı şey bu: Şubelerinin bir kısmını Fransa’ya taşıyacak.

“Artık Her Şey Daha Uzun Sürüyor, Daha Karmaşık ve Daha Pahalı”

Hollanda, Belçika, Paris, Dublin, Avusturya ve Almanya’daki yetkililer, dağıtım merkezleri, depolar veya şubeler açmak isteyen İngiliz şirketlerinden günlük talepler alıyor. Hollanda Yabancı Yatırım Ajansı (NFIA), Brexit nedeniyle Rotterdam bölgesine yerleşmek isteyen 500 uluslararası şirketten başvuru aldı ve şirketlerin 200’den fazlası İngiltere’den geliyor. Çimento karıştırıcıları, ev mobilyaları ve inşaat makineleri satan İngiliz Monster Group’un başkanı Rana Harvey, “Dağıtım merkezimizi 2018’de Venlo’da kurduk.” diyor. “Almanya’da hızlı teslimat yapmak isteyen ve bu nedenle Almanya sınırına yakın birçok müşterimiz var. Ürünlerimiz Asya’dan geliyor, Rotterdam limanı ve Schiphol havaalanının ideal bir konumu var.” Pek çok İngiliz ihracatçı, üstesinden gelmek zorunda kaldığı bürokratik engelleri geride bıraktıkları için rahatlamış halde.

Lojistik ve gümrük ajansı Flexport, “AB müşterilerine tedarik sağlamak istiyorsanız, İngiltere’de bir dağıtım merkezi kurmak yerine AB’de bir merkez kurmanın uzun vadeli avantajları var.” diyor. Birçok ihracatçı AB’ye yapılacak sevkiyatlar için gerekli bürokratik işlemlere üç saat ayırırken, artık aynı işlemler için üç güne ihtiyacı var. Özel tüketim vergisine tabi tütün ürünlerini veya alkolü sevk eden firmaların da ayrı ve ekstra sorunları var. Brexit ile Birleşik Krallık, AB’nin standartlaştırılmış bilgisayar sistemi olan Özel Tüketim Malları Taşıma ve Kontrol Sistemi’nden (EMCS) de ayrıldı. Sonuç ise daha fazla bürokrasi. İngiliz Likör Üreticileri BDA’dan Alan Powell, “Eskiden her şey sorunsuz gidiyordu, ancak hükümet karşı karşıya olduğumuz zorlukları kabul etmeyi reddetti.” diyor. “Şimdi ihracatlarımız için kıtada dağıtım mağazaları kurmamız gerekecek. Artık her şey daha uzun sürüyor, daha karmaşık ve daha pahalı.”

Brexit Taraftarlarından Neredeyse Hiçbir Ses Yok

Hizmet şirketleri de değişiyor. İngiliz BT şirketi Agilitas, AB müşterilerine yazılım sorunları ve BT çözümleri konusunda daha hızlı yardımcı olabilmek için Hollanda’da mağaza açtı. Tiyatro ve konser organizatörleri Dublin’de kuruluyor çünkü sanatçılarla, nakliye şirketleriyle ve uzman personelle AB’de turlar düzenlemeleri daha kolay, tabii eğer bu bir daha mümkün olabilirse. Frankfurt, Dublin, Paris ve Amsterdam, Londra şehrindeki AB işlerini oraya taşıyan bankalardan günlük girişler alıyor. AB Komisyonu’nun bankalar ve yatırım şirketleri için iç pazara erişim kararını ertelemesi ve İngiliz finans piyasası kurallarının tanınması bu gelişmeyi hızlandırmakta. İngiltere, AB’de bir köprü başı olarak konumunu yavaş yavaş kaybediyor.

İş yoğunluğu, büyük şirketler için üstesinden gelinebilir. Küresel ticarette deneyime sahip ve ilgili yazılıma hâkim olan iç departmanlar tarafından yönetilir. Ancak, Başbakan Boris Johnson’ın güvendiği orta sınıf, 2019’da girişimcilerin ihracat beyannamelerini çöp kutusuna kolayca atabileceğini, artık sadece işlerine odaklanacağını iddia etmişti. Dışişleri Bakanı Dominic Raab, bu hafta İngiliz kadın girişimcilerin önümüzdeki on yılın küresel geleceğini dört gözle beklemeleri gerektiğini söyledi. Bu arada, Sound Leisure’dan Chris Black, müzik kutularını İspanya’ya nasıl ihraç edeceğini bile bilmiyor. Nakliye firması, ihracat anlaşması halledilene kadar cihazları birkaç hafta saklamasını tavsiye etti.

İngiliz Ticaret Odası BCC’ye göre, İngiltere ihracat şirketlerinin yarısı, yeni düzenlemeler ve sınır kontrolleri konusunda zorluk yaşıyor. İngiltere’nin batısı ve kuzeybatısındaki bir araştırmaya göre, Brexit’in etkileri, hammadde ve yarı mamul ürünlerin tedarikinde KOBİ’lerin yarısından fazlasını olumsuz etkiliyor. Aynı zamanda tedarik zinciri içindeki fiyatlar yükseldi. Brexit, devlet yardımı veya yeni AB müşterilerinden gelen soruşturmalarla satış veya yeni personel alımı açısından olumlu bir etki göstermiyor. Bununla birlikte, her beş orta ölçekli şirketten biri, kendi iç pazarları için Büyük Britanya’da daha fazla üretim yapan İngiliz şirketlerinden yararlanmayı umuyor.

Değişikliğin makroekonomik açıdan ölçülmesi zor. Büyük Britanya, geçen yıl İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en kötü durgunluğu yaşadı. Gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 9,9 düştü. Ancak bu, esas olarak korona salgınının bir sonucuydu. Yine de pek çok girişimci, Johnson’ın açıkladığı gibi Brexit’in sadece başlangıçta zorluklar getirmeyeceğini kabul etti. Alman şirketlerinin yarısı, İngilizlerle olan ticari ilişkilerinin daha da kötüye gitmesini bekliyor. Alman Ticaret ve Sanayi Odası’na (DIHK) göre, diğer ülkeler için görünüm çok daha iyimser. Her altı şirketten biri, yatırımlarını İngiltere’den diğer ülkelere, genellikle Almanya’ya taşımayı planlıyor. Brexit destekçilerinden, Endüstri Derneği’nin eski başkanı Lord Digby Jones’dan bile neredeyse hiçbir ses çıkmıyor.

Yazar: Bettina Schulz

Kaynak: ZEIT Online