boogaloo
Kaynak: Jonathan Ernst/Reuters

“Boogaloo” Hakkında Ne Biliyoruz?

Beş can kaybı “boogaloo” hareketi ile ilişkilendirildi, fakat gelişen bu ideolojinin nasıl tanımlanacağı konusunda kafalar hala karışık durumda.

Hawaii gömleği giyen ve askeri tarz tüfekler taşıyarak protesto gösterilerine katılan erkekler… Yaklaşan iç savaş hakkında yoğun tartışmaların döndüğü Facebook grupları…

Amerikalı aşırılık yanlılarını gözlemleyen uzmanlara göre, geçen yıl, ikinci bir iç savaş için ironik bir terim olan “boogaloo” ile ilgili çevrimiçi görüşmeler, gerçek bir hareketin başlangıcı için yapılmaya başladı. Facebook, İslam Devleti’ne benzer tehlikeli bir örgüt olarak “boogaloo” gruplarından oluşan bir ağ belirledi ve onların hem Facebook hem de Instagram kullanımını yasakladı. Kaliforniya’da iki kolluk kuvveti üyesinin öldürülmesi de dahil olmak üzere, en az 15 tutuklama ve beş can kaybı “boogaloo” hareketi ile açıkça ilişkilendirildi.

Ancak, henüz gelişmekte olan bu ideolojinin nasıl doğru bir şekilde tanımlanacağına dair kafa karışıklıkları bulunuyor. Sizi “boogaloo” siyasetinin bilinen ve bilinmeyen yönleri hakkında bir rehberle baş başa bırakıyoruz.

Uzmanlar “Boogaloo” Destekçilerini Neden “Sağcı” Veya “Aşırı Sağ” Olarak Sınıflandırıyor?

Washington DC’deki insanlara yönelik potansiyel “boogaloo” saldırıları tehdidiyle ilgili bir habere yanıt olarak, Donald Trump’ın İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) “boogaloo” hareketinin bir “sol ya da sağ kanat” hareketi olmadığını belirten bir tweet yayınladı ve şu iddiada bulundu: “Onlar sadece ideolojik yelpazenin her iki ucundan görüşler barındıran şiddetli aşırılık yanlıları.”

Protestolarda yer alan “boogaloo” destekçileriyle ilgili bir CNN makalesinde, “sol anarşist” olduğunu iddia eden bir adamla yapılan röportaj da vardı.

Ancak, aşırılık uzmanları “boogaloo” ideolojisinin aslında sağcı olduğu konusunda hemfikir.

Nasıl biliyorlar? Birine göre, 1992’de Ruby Ridge’de polisle yaşanan berbat anlaşmazlıkta öldürülen Amerikalılar da dahil olmak üzere, 2016’da Malheur Ulusal Doğal Hayatı Koruma işgali sırasında ölen çoğunlukla sağcı ve hükümet karşıtı şehitlerin isimleriyle süslenen “boogaloo” bayrağı bunun bir göstergesi.

Middlebury Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’ne bağlı Terörizm, Aşırıcılık ve Terörle Mücadele Merkezi’nde digital araştırmacı Alex Newhouse şöyle diyor: “’Boogaloo’ hareketinin aşırı sağ bir hareket olduğunu, doğrudan Waco ve Ruby Ridge’den direkt çizdiği çizgiden anlıyoruz.”

Newhouse, “McVeigh’in Oklahoma City federal binasını bombalaması ve Ruby Ridge’e verilen silahlı tepki gibi olayları Amerikan tarihinin kahramanlık anları olarak görüyorlar” diyerek vatandaşların hükümetin baskılarına karşı durduklarını söyledi.

1990’ların ve 2000’lerin hükümet karşıtı sağcı milisler ve vatansever hareketleri gibi birçok “boogaloo” destekçisi, kendisini vatansever ama mevcut federal hükümeti gayri meşru olarak görüyor. Amerikan anayasasına çok büyük saygı duyuyorlar ve kendilerini Amerika’nın kurucu babalarının gerçek torunları olarak görüyorlar. Onların görüşüne göre, mevcut ABD meclis üyeleri, devrimci savaş sırasında işgalci durumunda bulunan İngiliz güçleri ile aynı konumdadır. İnternette satışa sunulan “boogaloo” ürünleri arasında modern, AR-15 tarzı bir tüfek kuşanmış George Washington görüntüleri yer alıyor.

Silahlı göstericiler, Michigan hükümet binasının dışında gösteri yapıyor. Kaynak: Jeff Kowalsky/AFP/Getty Images

Newhouse, “boogaloo” destekçilerinin sağcı olduklarının başka bir göstergesini de önce halk sağlığı kısıtlamalarına karşı gösteriler sırasında ve daha sonra George Floyd’un öldürülmesine ilişkin protestolar sırasında özel işletmeleri korumak için silahla meydanlara çıkma kararları olduğunu söylüyor.

“Boogaloo” destekçileri, Black Lives Matter hareketiyle dayanışma içinde olmak istediklerini söyleyerek George Floyd protestolarına geldiklerinde, içlerinden bazıları da “büyük ulusal şirketler de dahil olmak üzere işletmeleri yağmacılara ve yıkıma karşı savunmak” için protestolara katıldıklarını belirttiler.

Newhouse, büyük şirketleri maddi zarardan korumak için silah kuşanmanın çoğu solcu protestocunun yapacağı bir şey olmadığını söylüyor çünkü solcular Hobby Lobby ya da Ross gibi kurumsal mağazaları “kapitalist sömürünün bir parçası ve parseli” olarak görmek istemişlerdir.

Newhouse, özel mülkiyetin önemine yapılan bu vurguyu “boogaloo”yu “aşırı derecede özgürlükçü ideoloji” yapan şeyin bir parçası olarak tanımlıyor.

Silah serbestisi ve silah kontrolünün çoğuna veya hepsine karşı sert bir muhalefet, “boogaloo” hareketinin merkezi olmuş durumda ve bazı silahlanma savunucuları, özellikle demokratik politikacılar Amerikalıların silahlarına el koymaya çalıştıklarına patlak verecek iç savaşa atıfta bulunmak için “boogaloo” terimini kullanıyorlar.

İftira ve Karalama ile Mücadele Birliği’nde (Anti-Defamation League) araştırmacı Mark Pitcavage’e göre “Bazı anarşistler “boogaloo” söylemlerini benimsemiş olsa da bunlar öncelikli olarak solcu anarşistler değil, ‘sağcı kapitalizm’e inanan ‘sağcı anarşistler’dir.

Sağcı iç terörizmin artan tehlikeleri hakkında ileri görüşlü bir bilgilendirme sonrası Cumhuriyetçi müdahale ile çalıştığı departmanda ilişiği kesilen eski bir DHS analisti olan Daryl Johnson’a kulak verelim: “İç Güvenlik Bakanlığı’nın “boogaloo” hareketinin sağcı olmadığı iddiası tamamen ‘siyasi ayak oyunu’dur. Bu, milis güçlere mensup insanların aşırı milliyetçi, ağırlıklı olarak beyaz bir hareketidir. Farklı sempatilere sahip biri de bunun bir parçası olabilir mi? Tabi ki evet. Çoğunlukla sağcıdırlar.”

“Boogaloo” Özünde Beyaz Irk Üstünlüğünü Savunan Bir Hareket mi?

Bazı “boogaloo” destekçilerinin sarih bir şekilde beyaz milliyetçi ve “boogaloo” terimini yaklaşan bir ırk savaşı ile eş anlamlı olarak kullanan Neo-Naziler oldukları konusunda hiç kuşku yok.

Ancak aşırılıkçı grupları gözlemleyen uzmanlar arasında bile, “boogaloo” hareketinin tamamen bir “beyaz üstünlükçü” olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı konusunda ciddi bir anlaşmazlık var.

İftira ve Karalama ile Mücadele Birliği ve Middlebury Terörizm, Aşırıcılık ve Terörle Mücadele Merkezi’nden analistler önemli sayıda “boogaloo” destekçisinin gerçekten beyaz ırk üstünlüğünü savunanlar olmadığını ve hareketin aslında iki kanadı olduğunu iddia ettiler; biri ırk mücadelesini savunuyor, diğeri ise hükümete karşı toplumsal çöküş ve isyan takıntısıyla dolu.

Analistler, beyaz ırk üstünlüğü üzerine tartışmaların herkese açık Facebook “boogaloo” gruplarında aylardır sürdüğünü söylüyor. Bazı “boogaloo” destekçileri (özellikle grup yöneticileri) ile beyaz ırk üstünlüğü savunucularını kınayan ve Black Lives Matter ile dayanışma içinde olmak istediklerini söyleyenler arasında bu tartışmalar sürüyor. Grupların diğer üyeleri, ırkçı ve antisemitik yorumlarda bulundular ve siyasi olarak doğru yolda olmaya çalıştıkları için moderatörlerle kapıştılar.

Bellingcat gazetecilerinden gelen, hareketin ilk detaylı incelemesine göre, Black Lives Matter hareketini destekleme ve alenen beyaz ırk üstünlüğünü savunanları dışlama konusundaki gerginlikler aylardır sürüyor. Bazı “boogaloo” memleri ve bayrağının versiyonları, hareketin şehitleri arasında Oscar Grant ve Breonne Taylor da dahil olmak üzere polis şiddetinin siyahi kurbanlarını da anıyor. Aynı zamanda, Newhouse’a göre, Boogaloo sayfalarındaki Black Lives Matter yanlısı ifadelerden bazıları, grup yöneticilerinin Facebook moderatörlerinden gelecek bir baskıdan kaçınması amacıyla ortaya çıkmış olabilir.

Silahlı bir adam, Detroit’te George Floyd protestoları sırasında bir pankart taşıyor. Kaynak: Rebecca Cook/Reuters

Diğer uzmanlar, bazı “boogaloo” destekçilerinin çok ırklı bir hareket olmak istemesiyle ilgili göstermelik ifadelerinin ciddiye alınmaması gerektiğini söylüyor.

Harvard Kennedy School bünyesindeki Shorenstein Medya, Siyaset ve Kamu Politikası Merkezi Yöneticisi Joan Donovan, “Öylesine yapılan kelime oyunları bunlar. Bu aşamada ABD hükümetini dağıtma fikri, toplumun farklı kesimlerinden insanları ve göçle ilgili dış politikayı korumak için alınan tüm önlemlerin boşa gitmesi demektir. Bu gruplarda her zaman ırksallaştırılmış ve öjenik alt temalar vardır. Savaş, özünde böyle bir şeydir. Kimin yaşaması gerektiği ile ilgilidir. Uygulanması gerektiğini düşündükleri politika veya stratejiler hakkında konuşmaya başladığınızda, retoriğin beyaz ırk üstünlükçü bir ideolojiyi destekleme yollarından uzaklaşabileceğinizi düşünmüyorum.” diyor.

70’ler, 80’ler ve 90’ların Amerikan beyaz güç hareketi tarihçisi Kathleen Belew şöyle diyor: “’Boogaloo’ ideolojisinin karmaşık dinamiklerini yansıtmanın bir yolu, onu beyaz güç aktivistleriyle dolu geniş çaplı bir hükümet karşıtı hareket olarak tanımlamaktır. Çünkü beyaz ırk üstünlüğünü savunan, ama bunu yüksek sesle dile getirmek için açık bir çaba göstermeyen birçok Amerikalı var. Irkçı hareketlere dahil olan insanları ‘beyaz ırk üstünlükçüsü’ olarak değil, ‘beyaz güç aktivistleri’ olarak tanımlamak daha doğrudur. 1990’ların milis hareketi gibi, ‘boogaloo’ etkinliklerine veya gruplarına katılan herkes mutlaka bir beyaz güç aktivisti değildir. Ancak, ırk savaşının birçok açık destekçisinin biraz daha ana akım bir hükümet karşıtı hareketin çatısı altında faaliyet gösterdiğini anlamak önemlidir ve bu incelikli bir stratejidir.”

Belew, şöyle devam ediyor: “Milis hareketindeki tüm insanlar beyaz güç aktivistleri olarak kategorize edilmeyebilir ancak beyaz güç hareketinin çoğu milis hareketinin içinde yer alıyordu. Para, silahlar ve insanlar düzenli olarak daha ana akım ve daha yeraltı, belirgin şekilde şiddet içeren gruplar arasında gidip geldi ve bu düzen aynı şekilde günümüzde de tekrarlanıyor.”

Memleketlerindeki protestolarda Hawaii gömlekleri giymiş silahlı adamlarla karşılaşan Amerikalılar için, bu kadar incelikli ayrımlar o kadar yararlı olmayabilir.

Uzmanlar, Hawaii gömlekli tanımadıkları bir adamın, ırk savaşı başlatmak isteyen bir Neo-Nazi veya içtenlikle ırkçı olmadığını iddia eden bir polis karşıtı özgürlükçü olup olmadığını gerçekten anlamanın hiçbir yolu olmadığını söylüyorlar. Neo-Naziler ve beyaz milliyetçiler yalan söylemeyi alışkanlık edindikleri ve sürekli ırkçı olmadıklarını iddia ettikleri için, “boogaloo” destekçilerine doğrudan inançlarını sormak pek akıl karı değil.

Aşırı sağcı bireyleri ve grupları gözlemleyen First Vigil’in kurucusu Emily Gorcenski şöyle ifade ediyor: “İnançlarınız ne olursa olsun, bir beyaz olarak silah kuşanıp Black Lives Matter protestolarına katılırsanız, siz öyle demek istemeseniz bile bu beyaz üstünlükçü bir eylemdir. Esasında, etrafa korku aşılayacaktır.”

Yazar: Lois Beckett

Kaynak: The Guardian