bloody
Kaynak: kanopy.com

Bloody Sunday Film Analizi

Giriş

Britanya Ordusu’nun, 30 Ocak 1972 tarihinde, Kuzey İrlanda‘nın Derry şehrinde düzenlenen insan hakları yürüyüşüne katılan sivillere müdahalesi ile Kanlı Pazar olayı gerçekleşmiştir. Kanlı Pazar olayı, yakın dönem İrlanda tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Senelerce birikmiş ufak tefek olaylar, bu pazar günü bir iç savaşa dönüşür. Bu olay, onlarca İrlandalı gencin devletin terör örgütü olarak nitelendirdiği IRA’ya katılarak 25 yıllık bir mücadeleyi başlatmalarına neden olur.

Analiz

Filmde bölgenin parlamentodaki temsilcisi olan Ivan Cooper, yürüyüşün İngiliz hükûmetinin verdiği reform sözlerini tutmamasından dolayı yapılacağını ifade eder. Sokağa çıkma yasağı ile insan haklarına gölge düşüren yargısız toplu gözaltılar bu yürüyüşün yapılmasının temel faktörü olmuştur. Cooper, bu ve bunun gibi yürüyüşlerin bölgedeki sendikacı yönetim yerine herkes için var olan vatandaşlık haklarına dayalı yeni bir sistem kurulana kadar devam edeceğini dile getirmiştir. Cooper ve arkadaşları bu sorunları dile getirmek için sadece barışçıl bir yürüyüş yapmak istediklerini ifade etmiştir.

Yürüyüş devlet yetkilileri tarafından yasaklanmıştır. Ancak, Cooper ve arkadaşları tüm bu yasaklara rağmen yürüyüşü yapmakta kararlıdır. Güvenlik güçleri, yürüyüşte çıkacak olan herhangi bir saldırıya karşı Paraşütçü Birlikler adında bir grubu görevlendirmiştir. Herhangi bir arbede veya şiddet karşısında bu birlik müdahalede bulunacaktır. Güvenlik güçlerinin asıl amacı yürüyüş yapacak olanları tutuklamak, kıskaç harekâtı ile yakalamak, eğer zorda kalınırsa açılacak olan herhangi bir ateşe karşı yaylım ateşi ile karşılık vermektir.

Cooper, oldukça kalabalık olarak yapılan bu yürüyüşte, güvenlik güçleri içerisinde bulunan Paraşütçü Birlikler olarak anılan bu birliğin bir duvarın üstünde silahları ile beklemelerini ve olayı alevlendirme ihtimallerini kışkırtıcı bir hamle olarak görmüştür. Nitekim haklı da çıkmıştır.

İlerleyen saatlerde kalabalığın Guildhall’a doğru ilerlemesi gerekirken kalabalığın içinden küçük bir grup yolun sağ tarafına doğru yürümeye başlamıştır. Cooper, sağa doğru ilerleyen bu grubun kontrolden çıkmaması için, kalabalığın arasına girerek onları Guildhall yoluna döndürmeye çalışmıştır. Ancak, güvenlik güçleri kalabalığın içinden kopan bu gruba karşı tazyikli su ile karşılık vermiştir. Öfkeli kalabalığı durduramayacağını düşünen güvenlik güçleri kalabalıktan ayrılan grubun silahlı olduğunu söyleyerek (ancak bu durum söz konusu dahi değildir) kalabalığa plastik mermi yerine gerçek mermi ile ateş etmişlerdir. Çıkan bu çatışmada yaşlı bir adamın vurulduğunu gören gençler, içlerindeki şiddeti tutamayıp güvenlik güçlerine saldırmaya başlamış ve hemen ardından Paraşütçü Birlikler de karşı müdahalede bulunmaya başlamıştır. Çatışmalar başladığında Cooper bir konuşma yapmaktaydı, ‘‘Hepimiz ne istediğimizi biliyoruz: Stotrtmunt’un dağılması ve sendikacı egemenliğin sonunun gelmesi. Burada yapılması gereken bir seçim var ve bu seçim bunu nasıl yaşayacağımızla ilgili: şiddetle veya şiddetsiz. Geleceğin şiddet olmadan kurulacağını söylemek mümkündür.’’ Cooper bu konuşmayı yaparken insan hakları hareketine ve bir bütün olarak yürüyüş yapıldığında bunun üstesinden gelineceğine tüm kalbiyle inanıyordu.

Paraşütçü Birlikler, harekete geçtikten sonra, şiddetin gücünü artırarak plastik mermi yerine gerçek mermi kullanmaya devam etmişlerdir. Birlikler ‘‘Bütün siviller teröristtir.’’ düşüncesiyle yürüyüşe katılanlara gerçek mermilerle karşılık vermişler ve kontrolü sağlamak adına şiddeti artırmaya devam etmişlerdir. Askerler çıkan bu çatışmada 13 sivili öldürüp 14 sivili yaralamışlardır.

Tüm bu olaylara rağmen Britanya, IRA ile olan karşı savaşa devam edeceğini duyurmuştur. Cooper bu olaydan sonra bir açıklama yapmıştır: ‘‘Bu an bir gerçeklik anı ve bir utanç anıdır. İngiliz Hükûmeti’ne şunu söylemek isterim. Ne yaptığınızı biliyorsunuz değil mi? İnsan hakları hareketini yok ettiniz. IRA’ya kazanacağı en büyük zaferi hediye ettiniz. Bu gece bu şehrin her yanında genç erkekler ve çocuklar IRA’ya katılacaklar ve siz bir kasırga biçeceksiniz.’’ Yaşanan bu ölümler ve yapılan bu yürüyüş IRA’nın dönüm noktası olmuştur. Bu konuşma ile Katolik IRA ve Protestan devlet arasında 25 yıl sürecek olan savaş başlamış olacaktır.

Bölgede noksan olan insan hakları, yargısız tutuklamalar ve adaletsiz davranışlar devlet nazarında terör örgütü olarak nitelendirilen IRA’ya olan katılımları arttırmıştır. İstenilen hakları elde etmek için başvurulan şiddet yöntemi, bireyin toplum içerisinde terörist olarak nitelendirilmesine sebep olur.

Terör Nedir, Terörist Kimdir?

Tanım olarak terör; insanları yıldırmak, sindirmek yoluyla onlara belli düşünce ve davranışları benimsetmek için zor kullanma ya da tehdit etme eylemidir.[1] Yapılan eylemin amacı bulunduğu topluluğu korkutmaktır. Tüm bu şiddet ve korku ve eylemlerini uygulayan kişiye ise terörist denir. Terörizm için, özellikle modern çağın en iyi silahı olduğu söylenilebilir. Eğer bir devlet veya toplum herhangi bir devlete veya topluma “böl, parçala ve hükmet” politikasını uygulamak isterse, bu politikanın en iyi aracı olarak terörizmi kullanabilir. Bu politika, terörizm gibi doğru bir silahla yapıldığında mutlaka istenilen sonuçları doğuracaktır.

Tarihsel Süreç

İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA; Irish Republic Army), İrlanda’nın Birleşik Krallık’tan ayrılarak bağımsız bir ülke olması için silahlı mücadele faaliyetlerinde bulunan bir örgüttür. Örgüt, 2005 yılından itibaren silahlı eylemlerini durdurma kararı almıştır. Bu tarihten sonra aktif bir eylem içinde bulunmamıştır.

Tarihsel süreç içerisine bakıldığında, sorunun kökeni 17. yy’a kadar dayanmaktadır. Bu tarihlerde Birleşik Krallık, İskoçya ve İngiltere’den getirdiği Protestan halkı bölgeye yerleştirerek sorunun ortaya çıkmasına sebep olmuştur.[2] Katolikler ve Protestanlar arasındaki çekişme günümüz IRA sorununun ve örgütünün doğmasına sebep olmuştur.

IRA’nın amacı silahlı mücadele ile İngiltere Hükümeti’ni yıldırmaktır. Büyük İngiliz siyasi kişilerine karşı yapılan eylemler İngiltere’de büyük yankı uyandırmıştır. Bu davranış İngilizler ile olan uzlaşıda etken olmuştur. İrlanda halkının büyük bir kısmının desteğini alan IRA, zamanla profesyonel bir askeri güç konumuna gelmiştir.[3]

Milliyetçilik, 18. yy.’da bölgede yeni bir dönüm noktası oluşmasına sebep olmuştur. İngiltere’nin Protestanlara olan ayrımcı davranış siyaseti izlemeye başlaması İrlanda’da milliyetçilik duygularının körüklenmesine sebep olmuştur. 19. yy’da amaç, Ada’da birlik sağlayabilmekti. Bunun için de çeşitli örgütler kurulmuş ve İngiliz Krallığı ile mücadele edilmeye çalışılmıştır. 1905 yılına gelindiğinde, Arthur Griffith isimli milliyetçi bir İrlandalının Sinn Fein’i (Biz Kendimiz) kurması, mücadelenin gelecek yıllardaki boyutunu değiştirmiştir. Sinn Fein Partisi, Ada hâkimiyetinin İrlandalıların elinde olduğu birleşik bir İrlanda için çalışmalar yürütmeye başlamıştır. 1919 yılına kadar gelişen olaylarda birçok ayaklanma görülmüştür. Fakat hepsi İngiltere tarafından kanlı bir şekilde bastırılmıştır.[4] Bu tarihten sonra Sinn Fein’in milis kuvveti olarak IRA sistematik bir şekilde kurularak eylemlerine başlayacaktır. IRA, 1900’lü yıllarda istediği sonucu elde etmek için çeşitli eylemlerde ve faaliyetlerde bulunmaya devam etmiştir. Nitekim 1950’li yıllarda şiddetin en yüksek noktasına ulaşmıştır. Bu tarihten sonra karşılıklı antlaşmalar ile 1962 yılında saldırılar kesilmiştir. 1960’ların sonlarında IRA, daha çok demokratik hak talebi ve Kuzey İrlanda’da (Aralık 1921’de Anglo-Irish Antlaşması ile Serbest İrlanda kurulmuştur. Antlaşmaya göre Serbest İrlanda bağımlı ülke (dominion) statüsünde olmuş ve savaşa son vermesine karşı antlaşma, Kuzey İrlanda’nın bu antlaşmaya muhalefetini tanımıştır. Böylece 1925’e gelindiğinde İrlanda Serbest İrlanda, Güney ve Kuzey İrlanda olarak ikiye bölünmüştür.)[5] Katoliklere karşı uygulanan baskı ve ayrımcılığın sona erdirilmesi, bu insanların eşit haklara kavuşturulması için tarih sahnesinde yeniden görülmüştür.[6]

30 Ocak 1972 tarihinde Kuzey İrlanda halkı – Londonderry’de – insan hakları, adalet, yargısız olarak yapılan tutuklamalar gibi sebeplerden ötürü bir yürüyüş yapmak istemiştir. Yapılması istenen bu yürüyüşe devlet yetkilileri karşı çıkarak yürüyüşü yasaklamıştır. Tüm bu yasaklara rağmen yürüyüşün yapılma kararı alınmış ve yürüyüşe başlandığında güvenlik güçleri olaya müdahale ederek pek çok kişinin ölümüne sebep olmuştur. Yaşanan bu ölümler halkın IRA’ya olan desteğini daha da artırmıştır. IRA 2005 yılına kadar eylemlerine devam etmiştir.

IRA, 2001 yılında silahsızlanma sürecine girmiştir. 28 Temmuz 2005 tarih itibari ile silahlı mücadeleyi tamamen terk ettiğini ve barışçıl yollarla mücadelesine devam edeceğini tüm dünya kamuoyuna duyurmuştur.[7]

Sonuç

Terör bir şiddet eylemidir. Şiddet insanlığın var olduğu günden beri yeryüzünde bulunan bir olgudur. Ailede başlayıp devletlere kadar uzanan ve devletlerarası alanda da görülen bir eylemdir. Şiddet; fiziksel ve yapısal (fiziksel olmayan) olarak ikiye ayrılır, fakat terör olaylarında daha çok fiziksel şiddet üzerinde durulmaktadır. Tüm bu bilgiler doğrultusunda ‘TERÖR’ kavramının çok yönlü bir şiddet eylemi olduğu söylenilebilir. Söz konusu olan bu çalışmada terör psikolojik açıdan birey bazlı olarak incelenmiştir.

Şiddet her bireyin içinde var olan bir duygudur. Yalnızca şiddet duygusunu dışa vuran bireyler terör faaliyetlerinde bulunurlar. Her bireyin içinde şiddet duygusu var olduğuna göre bu durumda her birey potansiyel bir terörist olabilir. Yaşam şartları bireyin içindeki duygu ve düşünceleri, korku ve şiddet duygusunu belirleyen temel unsurdur. Yaşam şartlarından, var olan otoritenin getirdiği ayrımcı davranışlardan memnun olmayan her birey içindeki şiddeti dışa vurarak otoriteye başkaldırır ve terör faaliyetleri gerçekleştiren bir terörist olma yolunda ilerler.

Kanlı Pazar olayının yaşanmasından sonra içinde barış gücü, adalet, haksızlık gibi kavramları şiddet olmadan da elde edilebileceğini düşünen insanlar bu düşünceye olan inançlarını kaybetmiştir. Elde edilecek barış ortamı ile eşitlik ve adalet artık silahlı bir güç ile elde edilebilir inancı Kanlı Pazar olayı ile daha da artmıştır. Gençlerin, kadınların ve erkeklerin ayrımcı ve demokratik olmayan bu yaşam şartları devletin terör örgütü olarak nitelendirdiği IRA’ya katılmalarına sebep olmuştur. Tüm bu sebepler gösteriyor ki yaşam şartlarından memnun olmayan, devletin ayrımcı ve adaletsiz davranışlar sergilediğini düşünen her birey içindeki şiddet duygusunu dışa vurarak ve bu şiddet ile toplumun yaşantısını sekteye uğratan eylemler yaparak bir terörist olma olasılığını arttırır.

Vizyon Tarihi: 18 Ekim 2002

TürDramTarihSavaş

YönetmenPaul Greengrass

OyuncularJames NesbittTim Pigott-SmithNicholas Farrell, Kathy Keira Clarke, Allan Gildea

IMDB: 7,6/10

 


Kaynakça

Dik, Baki Barış, ‘‘Etnik ve dini terör örgütü IRA’nın İrlanda’ya etkileri’’, https://tasam.org/tr-TR/Icerik/262/etnik_ve_dini_teror_orgutu_iranin_irlandaya_etkileri (E.T. 21.12.2019)

Göçmen, İbrahim, ‘‘Terör nedir, terörist kimdir?’’, http://sonnoktamalatya.com/yazar-teror_nedir_terorist_kimdir_-397.html, (E.T. 18.12.2019)

Kan, İbrahim Halil, ‘‘Terörle Mücadelede Güvenlikçi Yaklaşımlar: PKK ve IRA terör örgütleri üzerine karşılaştırmalı bir inceleme’’, International Social Sciences Studies Journal.

Kurum, Mehmet, Terörist örgütlerin güvenli ortamları ve PKK, Ankara: Nobel Bilimsel Eserler Yayınevi,  Ocak: 2017.

Metkin, Kısmet, Çemrek, Murat, Kuzey İrlanda: Bitmeyen barış hikâyesi, Ankara: ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. Yayınları: 2013.

Şöhret, Mesut, ‘‘Etno-dinsel milliyetçilik bağlamında İrlanda sorunu’’, İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 2013, 2:4.

Dipnotlar

[1] İbrahim Göçmen, ‘‘Terör nedir, terörist kimdir?’’, http://sonnoktamalatya.com/ (E.T. 18.12.2019)

[2] Kısmet Metkin (, Murat Çemrek), Kuzey İrlanda: Bitmeyen Barış Hikâyesi, Ankara: ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. Yayınları: 2013, s, 277-278.

[3] İbrahim Halil Kan, Terörle mücadelede güvenlikçi yaklaşımlar: PKK ve IRA terör örgütleri üzerine karşılaştırmalı bir inceleme,  International Social Sciences Studies Journal, s, 2153.

[4] Baki Barış Dik, ‘‘Etnik ve dini terör örgütü IRA’nın İrlanda’ya etkileri’’, https://tasam.org/tr-TR/Icerik/262/etnik_ve_dini_teror_orgutu_iranin_irlandaya_etkileri  (E.T. 21.12.2019)

[5] Mesut Şöhret, Etno-dinsel milliyetçilik bağlamında İrlanda sorunu, İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 2013, 2:4, s. 55-56.

[6] A.g.e., Mesut Şöhret, s. 56-57.

[7] A.g.e., Kısmet Metkin (, Murat Çemrek), s. 291.