Ana Sayfa / Yazılar / Siyaset / Film Analizi / Black Mirror 3. Sezon 6. Bölüm Analizi

Black Mirror 3. Sezon 6. Bölüm Analizi

Giriş

2011 yılında yayınlanmaya başlayan Black Mirror, bilimsel fantezi ve gerilimi içinde barındırıyor. İnsanlık tarihinin ulaştığı son yüzyılın her aşamasında var olan psikolojik ve sosyolojik sapmaları konu alan yapımın, son olarak 4. sezonu 2017 yılında yayınlandı. Her sezon değişen farklı temaların içerisinde bölümler, birbirinden bağımsız, farklı oyuncu kadroları ve senaryolarla izleyiciye sunuluyor. 3. Sezonun finali ve 6. bölümü ise dizi serisinin en dikkat çekici bölümleri arasında yer alıyor. 90 dakikalık bu bölümde sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen Sosyal Linç-Siber Zorbalık konusu işlenirken olaylar Birleşik Krallık topraklarında, deneyimli bir dedektif etrafında gelişiyor.

Anahtar kelimeler

Sosyal medya, sosyal linç, siber zorbalık, sosyal yargı, modern sosyal iletişim, toplumsal nefret

‘Hated in Nation’

‘…ve ADI olarak bilinen bal arısı taklidi dron böcekler ikinci yazları için etkin hale getirildiler.’

Dedektif Karin Parke’ın duruşma salonunda olayları anlatma sahnesi ile olay akışı başlıyor. Yazar Jo Powers, köşesinde engelli bir vatandaş hakkında yazdığı yazısıyla bir anda gündemin bir numaralı konusu haline gelir. Kısa zamanda tepki çekmekten öteye geçen durum Jo’ya nefret besleyen büyük bir kitleye dönüşür. Hem sosyal medyada hem sokakta hakaret yağmuruna uğrayan Jo yaşananlar karşısında soğukkanlılıkla bildirimlerini ve bahsedilmelerini takip etmektedir. Toplumsal linçe maruz kalanlar kümesinin en az etkilenen elemanı konumundadır.

Jo’nun evinde ölümü üzerine, olay yerine giden Parke, yeni ortağı dedektif yardımcısı Blue Colson ile tanışır.  Blue, adli bilişimden ayrılmış ve bilişim teknolojisinden anlayan idealist bir kadındır. Olay örgüsü bu noktada ikisinin önüne serilir.

Bir TV programında, hayranı olan çocuğa hakaret eden rapçi Tusk da kısa zamanda öfkeli sosyal medyanın hedefi konumuna gelir. Jo’nun ölümünden sonraki gün otoparkta kendini kaybeden Tusk hastaneye kaldırılır ve tetkikler sırasında ölür.

Soruşturma

Ortak noktaları sosyal medya üzerinden linç edilmek olan iki ölüm… Dedektif Parke, idealist stajyer Blue, Çavuş Nick Shelton ve Yapay Bal Arısı Teknolojisi.

Önce sosyal linç ardından yeni bir ölüm…

Otopsi raporundan gelen sonuç, beynine kadar giren yapay arının vücuda verdiği acıyı dindirmek isteyen Jo’nun kendi boğazını keserek intihar ettiği gerçeğini ortaya çıkarır. Tusk ise otoparkta bir anda kendini kaybetmesi sonucu, narkoz verildikten sonra tetkikler yapıldığı sırada, MR cihazında beyninin içindeki metal arının cihaz mıknatıslarının gücüyle dışarı çıkarken kafatasını parçalaması sonucu ölmüştür. Böylece ölümler üzerine kurulacak teorilerin yönü çizilir: Birileri yapay bal arısı teknolojini kendi emelleri adına, birer silah olarak kullanmaktadır. Peki, hedefler nasıl belirlenmektedir? Parke ve Blue araştırmaya koyulurlar.

Yapay Arı teknolojisi, geliştiren firma tarafından yönetilmekte ve hükümet tarafından da kullanılmaktadır. Önlenen yüzlerce binlerce suçu bahane eden hükümet görevlileri; tükenen arıların yerini alması, doğal düzenin korunması için onay verdiği projeyle her gün yüz binlerce gözle ülkedeki insanların her anını izlemektedir. Devlet görevlilerinin önüne geçilemez güvenlik ve kontrol arzusu, elde ettikleri ilk fırsatta modern çağın başlangıcında yer alan rejimler gibi davranmalarına yol açmıştır.

Ölüm Oyunu

 Sosyal medyada #deathto etiketi ve atılan gönderileri sürekli takip eden Blue yeni şeyler ortaya çıkarır. Sistematik şekilde ortaya çıktığı düşünülen ölümler internet üzerinden ilerleyen bir ölüm oyunu ile belirlenmektedir ve her gün akşam beşe kadar yapılan oylamada en çok oyu alacak kişi, o günün kurbanı olacaktır. Ve anlaşılan bazı insanlar, bu durumu bir ahlaki ders olarak kabullenmiştir. Bir grup insan bir günah keçisi seçiyorlar, onun işten atılmasına, hayatı adına kritik kararların alınmasına sebep oluyorlar ve linçe maruz kalan kişinin bunu hak ettiği konusunda hem fikirler, dahası ölüm oyunu ile günün sonunda öldürülüyorlar.

Bölümün devamında ölüm oyunu Parke, Blue ve hükümet yetkilileri tarafından öğrenilmiştir ve bir sonraki hedef kurtarılmaya çalışırlar. Tüm güvenlik tedbirleri binlerce yapay arı karşısında çaresiz kaldığında anlaşılır ki arıları kullananlar, tüm arıları kontrol edebilmektedir. Bu kişiler de ancak sistemin içinde yer alan ya da daha önce yer almış birileri olabilir. Önüne geçilemediğinde her gün bir insan öldürülecek ve bu insanlar herhangi birileri olabileceği gibi üst düzey devlet görevlileri de olabilecek. Sistem yeniden ele geçirilmeye çalışılırken bunu yapanları bulmak tek çözüm kurtuluş yoludur.

Bir Yakın Arkadaş

Sosyal medyanın tepkisine maruz kalanlar kümesinde Jo Powers gibi güçlü insanlar olduğu gibi, yaşanan linçi kaldıramayarak intihara sürüklenecek hayatlarda vardır. Tess Wallender onlardan birisidir. Yaşadığı linçle başa çıkamayan Tess bileklerini keserek intihara kalkışır. Kendisinden hoşlanan ve yakın arkadaşı Garret tarafından kurtarılır. Garret ve Tess Yapay Arı Teknolojisinin hükümet kanadında çalışanlarındandır. Yaşanan olaylardan sonra Garret birimden ve Tess’den ayrılır ardından ortalıktan kaybolur. Dedektif Parke aradığı isme ulaşır, Garret Scholes.

Ölüme sebep olan arılardan birini hackleyen, failin bir hatasını yakalayan Blue, sistem dosyaları içerisinde bir manifestosuyla karşılaşır. Garret Scholes Manifestosu; ‘‘Teknolojik devrim sayesinde hiddetlenme ve suçlama, sonucuna katlanmadan zehir yayma gücüne sahibiz. Blue’nun ifadeleriyle ‘halkı böceklere benzetiyor. Zalimliklerden zevk aldığımızı bu zayıflıktan arındırılmamız gerektiğini söylüyor. İnsanların yapıp söylediği şeylerin sonuçlarıyla yüzleşmesini istiyor’ Garret Scholes.

4. gün listenin başında maliye bakanı da vardır. Ve failin yeri tespit edilmiştir. Baskın yapılır ancak faile ulaşılamaz. Saatin beşe yaklaştığı son dakikalarda sistem dosyalarında Blue yeni bir dosya fark eder; bir imei listesi. Öldürülecek hedefler bölümünde, ölüm oyununa oy veren herkesin isminin olduğu 300 bin kişilik bir liste.

Asıl hedefin linç yiyen bir kaç kişi değil de, linçe sebep olan ve mimlenen kişiler için #deathto etiketiyle oy veren binlerce hatta yüzbinlerce insan olması… Daha önce sosyal medya yüzünden sevdiği kadının intiharına şahit olan adamın tüm bunlara yol açan yüzbinlerce insanı yok etme çabası… Önüne geçilmediği taktirde belki de birkaç saat dahi sürmeden önlenemeyecek 300 bin ölüm…

 Sisteme son dakikalarda giriş yapılır. Amaç arıların yeniden kontrol altına alınmasıdır. Blue’nun bulduğu yöntem tersten uygulanarak tüm arılar yeniden aktif olurlar ve kontrol altına alınırlar. Saniyeler tamamlanıp saat 5 olduğunda tamamlandığında ise tüm kontrol, birleşik krallıktaki tüm arılar önüne geçilemeyecek şekilde yeniden hacklenerek sistemden çıkış yapar. Sokaklarda, yollarda tüm şehirde kontrol edilemeyen milyonlarca katil robot arılar. Ve o gün listede adı olan 300 bin kişi öldürülür…

Mahkeme salonuna yeniden dönüldüğünde Parke‘a Blue’nun olaya nasıl tepki verdiği hakkında sorular sorulur ve ardından Parke mahkemeden ayrılır. 300 bin kişinin ölümünden kendini sorumlu tutan Blue bir süre ortalıktan kaybolduktan sonra elbiseleri deniz kenarında bulunur ancak kendisinden bir daha haber alınamaz.

‘Onu buldum’

Parke’ın telefonuna gelen mesaj.

Sosyal Linç – Siber Zorbalık

Sosyal linç, internet, cep telefonu ve diğer dijital haberleşme araçlarıyla bir kişiyi utandırmak ve incitmek için mesaj ya da fotoğraf paylaşımı olarak tanımlanıyor ABD Suç Önleme Konseyi tarafından.[1]

’Siber zorbalığı, geleneksel zorbalık kavramsallaştırması bağlamında “bir ya da birden fazla kişinin elektronik iletişim araçlarını kullanmak suretiyle, belirli bir zaman süresi içerisinde ve sürekli olarak, kendisini savunma gücüne sahip olamayan birisine yönelik gerçekleştirdikleri kasıtlı saldırgan davranış” olarak da tanımlamak mümkündür.’’[2]

Hatta sosyal linçi gerçekleştiren toplum için tanımlama dahi yapılmıştır:

‘’Sosyal medyada linç edenlere, linçin faillerine E-Mob (E-Güruh ) denir. Güruh kelimesi Türk Dil Kurumu’nda şöyle tanımlanır: “Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, sürü”. Tanıl Bora güruh hakkında “Güruh kelimesi insan üzerinde en anlamlı olarak linçte ortaya çıkar.” demiştir. Bu yüzden linçin faillerine “güruh”, sosyal medyadaki linçin faillerine ise E-Güruh diyoruz.’’[3]

Günlük konuşmalarımızda adını duymadığımız ancak yaşamımızın her anında yer alan, tüm dünya hukuk düzenine egemen olan temel hukuk kuralları vardır. Bunlardan Kanunilik İlkesine göre kanun, yasa koyucunun iradesidir yani meclislerin ve tabii olarak halkın iradesidir, kimseye kanun tarafından belirlenmemiş bir suçtan yine kanun tarafından belirlenmemiş bir ceza verilemez. Ve bir yargılama ancak yetkili mahkeme tarafından yapılabilir. Kısa bir örnekle kapınızı kilitlemeden evinizden çıkıyorsunuz ve birileri sizin kapınızı kilitlememenizi kendi kurallarına uygun bulmadığı için size karşı öfkelenip önce hakaretler ediyor, sizi aşağılıyor ardından size uygun buldukları bir cezayı verebiliyorlar. Ama devlet dışında hiç kimse hem bir takım davranışları yasaklayıp, hem yargılamayı yapıp hem de cezasını belirleyebilirler mi? Kaldı ki devlet dahi keyfiyetle bir bireyin hayatına müdahale etme hakkına sahip değildir. Düşündürücü ki, bir katliama sebep olan Garret Scholes bunu yaptıkları için sosyal medyadaki binlerce insana kıyasen aynı sonu hazırlıyor. Toplum, kendi eliyle her gün zeminine yeni dinamitler yerleştirirken bugün adını bilmediğimiz binlerce Garret Scholes olma ihtimali ile karşı karşıyayız.

Bölümde toplum nefretine hedef gösterilen insanların, toplum tarafından psikolojik şiddet ile linç edilmesi ele alınıyor. Mağdur tarafta olanlar geri döndürülemez zararlar alırken linçi gerçekleştiren insanlar bundan kısa süreli bir haz duyuyorlar.

Sosyal medya kullanımı olmayan insanların başına ise zarar gelmiyor. Zarar görenler, bir kez de olsa sosyal medyayı kullanarak başka insanları baskı altına almış, linçe katılmış hem soyut hem de somut anlamda başka insanların hayatı hakkında oy kullanmış olanlar. Peki, bir film kurgusunu kenara bırakarak günlük hayatımızdan benzer örnekleri ortaya koyamaz mıyız? Bakalım sosyal linç, bireylerin üzerine ne kadar acımasız sonuçlar doğuruyor.

Sonu ölümle sonuçlanan olaylarda bir kaç gencin isimleri ve tarihler:

  • Ryan Halligan (1989 – 2013)
  • Megan Meier (1992 – 2006)
  • Tyler Clementi (1991 – 2010)
  • Jessica Logan (1990 – 2008)
  • Hope Witsell (1996 – 2009)
  • Tziana Cantone (1985 – 2016 )

Yer; Napoli, İtalya. Tarih, 13 Eylül 2016. Mağdur; Tiziana Cantone. Yaş, 31. Ölüm sebebi, intihar.

Cinsel ilişki sırasındaki görüntüleri sosyal medyaya sızan Cantone, görüntülerin kaldırılması için hukuki mücadele vermeye başlar. Yaşadığı şehri, kimliğini değiştiren Cantone yaklaşık bir yıl boyunca kedisine karşı yapılan bağnaz cinsiyetçi zihniyetin saldırılarına karşı mücadele verir. Videosu haber sitelerinde dahi yer alır ve sosyal medya için yalnız bir konu mankeni haline gelir. Hakkında konuşan, yazan, karalama yapan insanlar için o ve onun hayatı hiçbir anlam ifade etmemektedir. Ve yine pornografik açıdan anlam yükleyenler dışında hiçbir anlam ifade etmemesi gereken video sebebiyle Cantone haber sitelerinde, sosyal mecrada sürekli artan hakaret ve tacize maruz kalmaktadır. Hatta Il Fatto Quotidiano gazetesine ait internet sitesinde, görüntülerin ‘müstakbel bir porno yıldızının reklam çalışması’ olabileceği iddiası yer bulmuştur. İste tüm bunlar yaşanırken toplumun büyük kısmı sessiz kalmakta, sesi çıkan insanlarsa Cantone ye karşı psikolojik şiddet uygulamaktadır. Trajik olansa kadının ölümünden sonra onun hakkında yazan gazetenin yazıyı kaldırarak özür dilemesidir. Ve hala kadının hayatı, kişiliği onlar için değer ifade etmemektedir. Gazetenin geri adım atmasının sebebi Cantone’yi ölüme sürükleyen ve kendilerinin de içinde bulunduğu topluluktan sosyal linç yememek, tepki çekmemektir. [4]

  • Amanda Todd (1996 – 2012)

Amanda intihar etmeden bir ay önce uğradığı sanal şiddeti kağıda yazdığı cümlelerle bir videoda aktardı ve bu video Youtube’ta 13m üzerinde izlenme sayısını aştı. Ailesinin, çevresinin ve duyarlı insanların tüm çabalarına rağmen Amanda yasadıklarına 17 yasında son vermeyi tercih etti.

Kaynakça

Kaynakça

KAYNAKÇA

Branding Türkiye,  Sosyal Linç Ve Siber Zorbalık Nedir?, 4 Eylül 2018, https://www.brandingturkiye.com/sosyal-linc-ve-siber-zorbalik-nedir/ , (Erişim Tarihi: 27 Şubat 2019)

Serin, Hüseyin, Ergenlerde Siber Zorbalık / Siber Mağduriyet Yaşantıları ve Bu Davranışlara İlişkin Öğretmen ve Eğitim Yöneticilerinin Görüşleri, İstanbul, 2012 http://afyonluoglu.org/PublicWebFiles/Reports-TR/Akademi/2012-Ergenlerde%20Siber%20Zorbal%C4%B1k%20Siber%20Ma%C4%9Fduriyet%20Ya%C5%9Fant%C4%B1lar%C4%B1%20.pdf , (Erişim Tarihi: 27 Şubat 2019)

Teknoloji ve Hukuk, Sosyal Medyada Linç ve Hukuki Sonuçları, https://teknolojivehukuk.com/proje.php?ID=63&x=SOSYAL%20MEDYADA%20L%C4%B0N%C3%87%20VE%20HUKUK%C4%B0%20SONU%C3%87LARI , (Erişim Tarihi: 24 Şubat 2019)

BBC Türkiye, İtalya İntihar Sonrası Sosyal Medya Lincini Tartışıyor, 16 Eylül 2016 https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-37390639 (Erişim Tarihi: 27 Şubat 2019)

DİPNOTLAR

[1]  Branding Türkiye,  Sosyal Linç Ve Siber Zorbalık Nedir?, 4 Eylül 2018, https://www.brandingturkiye.com/sosyal-linc-ve-siber-zorbalik-nedir/ , (Erişim Tarihi: 27 Şubat 2019)

[2] Serin, Hüseyin, Ergenlerde Siber Zorbalık / Siber Mağduriyet Yaşantıları ve Bu Davranışlara İlişkin Öğretmen ve Eğitim Yöneticilerinin Görüşleri, İstanbul, 2012 http://afyonluoglu.org/PublicWebFiles/Reports-TR/Akademi/2012-Ergenlerde%20Siber%20Zorbal%C4%B1k%20Siber%20Ma%C4%9Fduriyet%20Ya%C5%9Fant%C4%B1lar%C4%B1%20.pdf , (Erişim Tarihi: 27 Şubat 2019)

[3] Teknoloji ve Hukuk, Sosyal Medyada Linç ve Hukuki Sonuçları, https://teknolojivehukuk.com/proje.php?ID=63&x=SOSYAL%20MEDYADA%20L%C4%B0N%C3%87%20VE%20HUKUK%C4%B0%20SONU%C3%87LARI , (Erişim Tarihi: 24 Şubat 2019)

[4] BBC Türkiye, İtalya İntihar Sonrası Sosyal Medya Lincini Tartışıyor, 16 Eylül 2016 https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-37390639 (Erişim Tarihi: 27 Şubat 2019)

Mustafa Samed Ünaldı

Mustafa Samed Ünaldı
TESAD Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir