Ana Sayfa / Yazılar / Tarih / Sanat Tarihi / Bizans’ta İkona Kırıcılık ve Atinalı İrene
tesad tarih irene yazısı

Bizans’ta İkona Kırıcılık ve Atinalı İrene

Giriş

Bizans’ta ikona kırıcı dönem, sekizinci ve dokuzuncu yüzyıllarda, İmparator III. Leon ve oğlu V. Konstantin’in başlattıkları din reformu ile İsa, Meryem, Azizler, Havariler gibi Doğu Kilisesine ait duvara veya ahşaba, boylarla yapılan tasvirlerin yani ikonaların yasaklandığı, bu ikonaları savunan keşişlere baskı uygulandığı bir dönemdir. Bizans’ın sanat tarihi açısından büyük bir tahribat dönemi olarak anılan ikonoklast dönemde, tahribatın engellenmesi ve ikonaların korunması konusunda Bizans İmparatoriçeleri çok önemli roller oynamıştır. V. Konstantin’in gelini İmparatoriçe İrene 787’de,daha sonra 843’te de Teodora ikonaları koruyan imparatoriçelerdendir.

III. Leon Dönemi

Bizans’ta, özellikle altıncı, yedinci yüzyıllarda ve sekizinci yüzyılın başlarında ikonalar çok revaçtaydı. İnsanlar ikonaların şans ve bereket getirdiğini düşünüp onların karşısında uzun saatler geçirip onlara dua ediyorlardı. Sekizinci yüzyılın başlarındaki askeri ve ekonomik bunalımların insanların ikonalara olan bağlılığını arttırdı, dua etmekten ziyade insanlar artık ikonlara tapmaya başlamışlardı. 717 yılında Bizans tahtına geçen III. Leon’un dönemi askeri ve ekonomik açıdan bir yükseliş devriydi. III. Leon ile birlikte Bizans’ın içinde bulunduğu uzun süreli taht kavgaları bitmiş olup Konstantinopolis önlerine kadar ilerlemiş olan Arap orduları Anadolu’dan defedilmişti[1]. III. Leon’a göre tapınmak için bir ikonaya ihtiyaç yoktu, tapınma doğrudan, İsa, Meryem veya herhangi bir Aziz tasrifine gerek olmadan yapılmalıydı. III. Leon İkonalara olan bu bağlılığı bir pagan inancı olan putperestlik olarak gördü. Ayrıca Bizans’ta yaşanan tüm felaketleri, kaybedilen tüm savaşları ikonaların uğursuzluğuna bağladı. Bu sebeplerden dolayı, ikonaları yasaklamak isteyen III. Leon’un, ikona kırıcılığı kişisel politika olarak benimseyip uygulamaya geçmesiyle, üst düzey din adamlarının, yönetim kadrosunun, askeri aristokrasinin imparatora yakınlaşmasına neden oldu. İmparator III. Leon’un ikona kırıcı hareketinin dini meşruiyeti için bu hareketin kutsal konsil tarafından onaylanması gerekiyordu. Zira Hristiyanlıkta konsiller, dini bir meselenin istişare edilmesinin, kabulünü veya reddini gerçekleştiren organlardı .III. Leon bu amaçla 730 yılında bir konsil topladı, konsilin onayı veya reddi, ikona kırıcı hareketin meşruiyetini belirleyeceği için, III. Leon, ikona kırıcı hareketi onaylamayan eski patrik yerine, onaylayacak bir patrik atadı. Atanan bu yeni patrik ile ikona kırıcılık, imparator III. Leon’un kişisel politikasının yanında kilisenin de benimsediği bir politika haline geldi. Siyasi ve dini otorite tarafından benimsenen bu politika doğrultusunda İmparator, manastırlarda;saraylarda; konaklarda yer alan ikonaları kaldırttı. Çoğunluğu manastırlardan yaşayan ikona sevici keşişler ise ya hapse atıldı ya da sürgünlere gönderildi.

V. Konstantin Dönemi

III. Leon’u oğlu V. Konstantin takip etti. Kendisi de babası gibi ikonalara karşı politikasında oldukça katıydı. V. Konstantin, İsa tasvirlerinin hepsini reddediyordu. Dünyevi resimlere yönelip; tanrısal olanın tasvir edilemeyeceğini söylüyordu. Yeryüzünde, insan kimliğinde, çarmıha gerilmiş İsa’yı gök katına çekiyor, İsa’nın insan duygusuna ve ikonalara indirgenemeyeceğini söylüyordu. Bu katı ikona kırıcı politikayı yürütmenin de bir diğer sebebi, V. Konstantin kendi şahsından başlayarak, imparatorları ebedileştirmeye çalışıyordu. Başta kiliselerde olmak üzere çeşitli yerlerde bulunan ikonaların yerlerini, hayvan, bitki resimleri, imparatorların tasviri, savaş, araba yarışı ve av resimleri alıyordu. V. Konstantin’in uyguladığı bu ikona kırıcı politikaya tepki gösteren, Bizans’ın üst sınıf sanatsever kesimine karşı V. Konstantin; sanat karşıtı olmadığını, sadece İsa’nın ve kutsal kişilerin tasvirlerinde sanatın günaha boğulduğunu ve dini sanatı, Bizans’ı günahlarından arındırmak için, ortadan kaldırmayı görev edindiğini söylüyordu[2].

IV. Leon (Hazar Leon)[3] ve İmparatoriçe İrene Dönemi

1. Konstantin’in 775 yılında ölmesi ile Bizans tahtına oğlu IV. Leon geçti. IV. Leon’un dönemi beş yıl kadar süren oldukça kısa bir dönemdi. Ayrıca babasının ve dedesinin dönemleri kadar ikonaklast bir dönem olamadı, özellikle IV. Leon un eşi Atinalı İrene büyük bir ikona seviciydi. 775 yılında kocası IV. Leon’un İmparator olması ile İmparatoriçe olan İrene oldukça dindar bir Ortodoks’tu. Yönetime geldiği andan itibaren, kocası IV. Leon un ikona kırıcı politikasına karşın gizliden gizliye ikonaları sakladı, ikonaların korunmasında çeşitli keşişler ile işbirliği yaptı.780 yılında vefat eden IV. Leon’dan sonra Bizans tahtınaoğlu genç VI. Konstantin (10) ve naibesi İrene geçti. VI. Konstantin, iktidarda söz sahibi olmak için çok küçük yaşta olduğu için iktidar, annesi İmparatoriçe İrene’ye kaldı. İrene iktidara sahip olduğunda, etrafı rakipler ile çevrelenmişti. Kocasının kardeşleri İrene ile taht konusunda daima rekabet içindeydi. İrene, rakiplerinin bir kısmını zorla ve zulüm ile kırmış, bir kısmını ikna ve sükunet ile yenmişti. Saray ricalini de birer birer değiştirmeye başladı. Bütün görevlere kendi adamlarını atayıp, kayınbabası V. Konstantin’in generallerini birer birer azlederek yerlerine kendi çevresinden insanlar atıyordu.Saray hadım ağalarını, en güvendiği kimselerden tayin ediyordu. İrene saray ricalini istediği gibi değiştirdiği gibi imparatorluğun umumi siyasetini de değiştirmişti. İrene imparatorluğun yüzünü Batı’ya çevirip Papalık ile yakınlaşmak istiyordu. Bu sebeple Şarlman ile anlaşma yapmaya kalkıştı. Öyle ki İrene, VI. Konstantin’i Şarlman’ın kızlarından birisi ile evlendirmeyi dahi düşündü. Ancak daha sonra gelecek kızın, kendisine olası bir iktidar rakibi olacağını düşünerek bu fikrinden vazgeçti. Diğer taraftan İrene, bir önceki hükümdarların dine karşı tecavüzlerini birer birer tamir ediyordu. IV. Leon’un Ayasofya’dan kaldırdığı tacı muhteşem bir alayla eski yerine koyuyordu[4]. O zaman dindarlar, İmparatoriçe İrene’nin saltanatını umulmadık bir mucize olarak görüyorlardı. İrene siyasi ve askeri çevresini güvene aldıktan sonra, 787 yılında İznik’de bir konsil akdedip ikonalar aleyhinde verilen kararı bozdurarak, ikonaların serbestisini sağlamıştır[5]. İrene bütün bu işler ile uğraşırken, oğlu VI. Konstantin on yedi yaşına geldiğinde, İrene imparatora hala çocuk gibi davranıyordu. Şarlman’ın kızıyla evlendirmekten vazgeçince, oğlunu Maria isimli bir Ermeni kızıyla evlendirmişti. İrene oğlunu bu derece baskı altına aldığı gibi, VI. Konstantin’in hiçbir işe karıştırtmıyordu. İmparatoru çevresinden soyutlayarak saraya kapatmıştı. Zorla evlendirilmesine ve annesinin kendisine hala küçük çocuk gibi davranmasına dayanamayan VI. Konstantin sonunda isyan etti. İrene kendi hakimiyetine karşı gelişen bu isyandan itibaren, sonu gelmeyen iktidar hırsıyla anne şefkatini öldürmüş, oğlunu ve isyanına yardım edenleri acımasızca bastırmış. Destekçileri, hapislere, sürgünlere göndermiş, oğlunu kırbaç ile cezalandırıp hapse attırmıştı. İrene’nin imparatora bu şekilde davranması sonucunda, Anadolu ve Ermenistan kolorduları İmparator VI. Konstantin lehinde isyan etti. İki kolordu da başlayan bu isyan, Bizans’ın diğer ordularına da sıçradı. Askerler, İrene’nin yönetimden çekilmesini ve VI. Konstantin’in hapisten çıkartılıp Bizans tahtına oturtulmasını talep ediyorlardı. Orduların isyanından korkan İrene, VI. Konstantin’i hapisten çıkartarak saltanattan ayrılmaya razı oldu. Askerler ile birlikte yönetime gelen VI. Konstantin, İrene’nin atadığı tüm devlet adamlarını sürgüne göndererek manastırlara kapattı. VI. Konstantin, annesinden sürekli kötülük görmesine rağmen İrene’ye karşı hiç düşmanlık beslemiyordu. İrene’nin tahttan uzaklaştırılmasından bir sene sonra, İmparator annesini ısrarları ve sürekli istekleri üzerine annesine tekrar Vasilisia[6] unvanını vererek saraya geri getirdi. Saraya geri dönen İrene, kendisini iktidardan uzaklaştıranlara karşı intikam ateşi ile dolu bir şekilde Bizans’ın mukaddes sarayına geri dönmüştü. Başta oğlu olmak üzere kendisine ihanet edenlerden bir an önce intikam almak için işe koyuldu.VI. Konstantin cesur, becerikli ve sevilen bir imparatordu. İrene, imparatoru tahttan indirmek için VI. Konstantin’in destekçilerini, imparatora düşürmek için zekice bir takım planlar yaptı.792’de VI. Konstantin, Bulgar Kralı Kardam’a karşı yapılan seferinde başarısız oldu. Bu başarısızlık üstüne taht konusunda VI. Konstantin’in amcası Nikiforos(Nikephoros)’u destekleyenler, VI. Konstantin’e bir komplo hazırladılar. Bunu öğrenen VI. Konstantin büyük bir şiddet ve zulüm ile kendisine düzenlenen komployu bastırdı, amcasının gözlerine mil çektirtti. Taht konusunda daha önce İrene’nin rakibi olan diğer amcalarına da güvenmeyen imparator bu vesile ile dört amcasının da dillerini kestirtip sürgüne yolladı. Komploda yer aldığını düşündüğü,İrene’ye karşı başlattığı isyanda da kendisini destekleyen önde gelen generallerin de gözlerine mil çektirten VI. Konstantin, etrafında bulunan herkese paranoya ile bakmaya başladı. Sürekli herkesin kendisine komplo kuracağını düşünerek, kendi kafasında paranoya oluşturan VI. Konstantin’in hastalıklı hali vegerçekleştirdiği şiddet eylemleri, destekçileri arasında büyük bir huzursuzluğa yol açtı. Kendisinin tahta geçmesinde ki en büyük etken olan ordu ile düşman olan imparatorun bu hali İrene’nin işine gelmişti. Günden güne iktidarını kaybeden VI. Konstantin 792’de, en başından beri hiç sevmediği eşi Maria’yı erkek çocuk doğurmadığı bahanesi ile boşayarak, iktidarına destek bulmak için Bizans’ın önemli ailelerinden aynı zamanda VI. Konstantin’in metresi olan Theodote ile evlendi. İrene bu evliliği, halka imparatorun dini ve ahlaki kurallara aykırı bir evlilik olarak tanıtmayı başardı. Böylece halk ve kilise desteğini de kaybeden imparatora, annesi ve ikona sevici papazlar tarafından bir komplo hazırlandı. Bu komplodan kaçıp Anadolu şehirlerinden destek bularak tekrar tahta geçmeyi planlayan VI. Konstantin, daha Anadolu’ya geçemeden sarayda yakalandı ve gözlerine annesi İrene tarafından mil çektirtildi. Mil çekildikten sonra VI. Konstantin, Bizans’ın büyüleyici sarayında sakat ve mahrum bir şekilde yaşayarak acı içinde öldü. Artık İrene muradına ermişti. Tek başına Bizans Saltanatında bulunuyordu. Fakat Bizans’ın ihtiyar imparatoriçesinin etrafı yine alttan alta isyanlar ve hileler hazırlayanlar ile dolmaya başlamıştı. İrene öldükten sonra Bizans tahtına kimin geçeceği sorusu konuşuluyordu. VI. Konstantin’in ilk evliliğinden iki kızı vardı, ikinci evliliğinden olan oğlu kilise tarafından gayrı meşru çocuk sayılıyordu bu sebeple tahta geçemezdi.İrene’nin atadığı yüksek kademe nazırları İrene öldükten sonra tahta kendilerini geçirmek üzere bir mücadeleye tutuştular. İrene saltanatının son yıllarında, Batı Roma tacı giyen ve Kutsal Roma Germen İmparatoru Şarlman ile evlenmeyi düşündü. Bu düşüncesi Bizans’ın dini kesimini çok rahatsız etti, onlara göre Batı barbardı ve Hristiyan bile değildi. İrene’nin Batı’ya duyduğu bu sempati, İrene’nin sürekli olarak büyük destekçisi olan papazları bile İrene’den uzaklaştırmıştı. Şaşırtıcı bir şekilde, nazırların birbirleri ile girdiği bitmek bilmeyen iktidar mücadelesine karışmamayı tercih eden İrene, olayları tahtına sarılarak izliyordu. Bizans’ın yönetiminde yaşanan bu taht mücadeleleri, halkın huzursuzluğunun iyice artmasına yol açtı. Nazırlardan Nikeforos(Nikephoros) halkın hoşnutsuzluğundan faydalanarak, ikona düşmanı papazlar ve askerler ile birleşip İrene’dentahtı almak için kuvvetli bir parti oluşturdu. Konstantinopolis’te bütün bu oluşumlar kurulurken, İrene sayfiyesinde bulunuyordu.[7] İkona düşmanı subaylar ve memurlar, bir gece yarısı, Bizans sarayına girerek Nikeforos’un imparatorluğunu ilan ettiler. Daha sonra ihtiyar İrene’yi sayfiyesinde yakalayarak, Konstantinopolis’e getirdiler. O sabah, Ayasofya Kilisesi’nde yeni imparatorun taç giyme merasimi yapıldı. Bizans halkı bu umulmadık değişikliğe bir türlü inanamamıştı. İrene bu sefer büyük bir zayıflık göstererek, Nikeforos’un imparatorluğuna hiç karşı gelmeyerek, yeni imparator tarafından aleyhinde verilen karara razı olarak 803 yılında sürgüne Lebos Adasına[8] gitmiştir. Lebos’a gelişinden sekiz ay sonra intiharı andırır bir içe kapanışla, işlediği cinayetleri, çevirdiği entrikalar ve uğruna her şeyini verdiği Bizans tahtını kaybetmenin hüznü ile tek başına öldü. Öldükten sonra adaya gömüldü. Dokuzuncu yüzyılın sonunda, mezarından çıkartılan kemikleri, Konstantinopolis’e getirildi ve kilise İrene’yi Azize ilan etti.

Sonuç

Bizans’ın ikona kavgası orta Bizans döneminin en büyük kavgalarından birsidir. Bu döneme damgasını vuran ve büyük bir İkona sevici olan İrene, Bizans tarihinde önemli bir yer edinmişkadınlardan, belki de hakkında en çok konuşulan ve yazı yazılanıdır. 775 yılında İmparatoriçe olmasından, 803 yılında ki ölümüne kadar geçen sürede, ikonalara karşı beslediği sevgi aşikardır. Atina’da doğan İrene burada eski Yunan medeniyetinden kalan çeşitli heykeller ve mitolojik hikayeler ile büyümüştü, göz alıcı güzelliği dolayısıyla ilk olarak ihtiyar imparator V. Konstantin’in yeni eşi olmak üzere zorla Atina’dan Konstantinopolis’e getirildi. V. Konstantin İrene’nin oğlu IV. Leon’a daha uygun bir eş olacağını düşündüğü için İrene’yi oğlu ile evlendirdi. İrene, eşi IV. Leon’un babasına, kardeşlerinden sıyrılarak sürekli kendini kanıtlama çabasında büyümüş ve özgüveni pek olmayan birisi olduğunu daha ilk gecesinde anlamıştı. IV. Leon’un beş yıllık kısa imparatorluk süresinde, İrene, kocasının ikona kırıcı politikasına rağmen, haremde ki odasında çeşitli ikonaları saklayıp, ikona sever keşişlere yardım ediyordu. İrene’nin bu davranışlarından haberdar olan IV. Leon eşine tutkuyla bağlı olduğu için görmezden gelmişti. IV. Leon öldükten sonra iktidarı tamamen eline alan İrene, tüm Bizans’a, Konstantinopolis’e ve ikonalar yerine kendilerini yüceltmeye çalışan tüm imparatorlardan intikam aldı. Bizans’a karşı beslediği kin, içinde ki anne şefkatini dahi öldürüp[9] kendi oğlunun gözlerine mil çektirtecek kadar fazlaydı. İrene içinde sürekli olarak sakladığı, Antik Yunan medeniyetine olan hayranlığını, azize, tasvirlerinin ve yüksek sanatın yüceltilmesi şeklinde dışa vurmuştur.

Kaynakça

Kaynakça

İleri, Selim. Hepsi Alev. Cağaloğlu/İstanbul: Everest Yayınları, 2011

Altınay, Ahmet Refik. Bizans İmparatoriçeleri. Çev., Muammer Yılmaz. Beyoğlu/İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları,

Connor, L. Carolyn. Bizans’ın Kadınları. Çev., Barış Cezar. Sefaköy/İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. 2018

Dıehl Charles, Bizans İmparatorluğu Tarihi. Çev., Selim Sezer. Yenibosna/İstanbul: İnkılap Yayınları. 2018

BYZANTIUM AN INTRODUCTION TO EAST ROMAN CIVILIZATIN, Oxford UniversityPress, Amen House, London. 1949

http://arkeofili.com/bizansin-sanat-yikimi-ikonoklast-donem/ (ET: 02.03.2019)

http://historian-hut-did-you-know.blogspot.com/2018/09/emperor-charlemagne-and-empress-irene.html (ET: 01.03.2019)

Yamaner Onur, (2012). III. Leo ve İkona Kırıcılık. Akademik Bakış Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi: 29, 1-10. http://akademikbakis.org/Anasayfa.Aspx

Berktay Fatmagül, Bizans’ta İkona Kırıcılık Din, Kadınlar ve Tasvirin Önemi

Dipnotlar

[1]Dıehl Charles, BizansİmparatorluğuTarihi, çev., Selim Sezer (İstanbul: İnkılapYayınları, 2018), sf. 78

[2]İleri Selim, Hepsi Alev. (İstanbul: Everest Yayınları) 2011

[3]Babası V. Konstantin’in Hazar Kağanı Bihar’ın kızı olan Çiçek ile olan evliliğinden olduğu için Hazar Leon olarak da bilinir.

[4]Altınay Refik Ahmet, Bizans İmparatoriçeleri, çev. Muammer Yılmaz (İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları,2012) sf. 42

[5]Altınay Refik Ahmet, Bizans İmparatoriçeleri, çev. Muammer Yılmaz (İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları,2012) sf. 43

[6]Grekçe kökenli bir kelime olup, İmparatoriçe, Kraliçe anlamına gelmektedir.

[7]Altınay Refik Ahmet, Bizans İmparatoriçeleri, çev. Muammer Yılmaz (İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları,2012) sf. 48

[8]Günümüzde Midilli Adası olarak bilinir.

[9]Altınay Refik Ahmet, Bizans İmparatoriçeleri, çev. Muammer Yılmaz (İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları,2012) sf. 44

Uğur Pamukel

Uğur Pamukel
TESAD Tarih Masası Araştırmacı Yazarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir