baudrillad
Kaynak: La Philo

Baudrillard ve Tüketim Toplumu

Jean Baudrillard tarafından yazılan Tüketim Toplumu’nun, Durkheim’in İş Bölümü, Weber’in Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu eserleri kadar çağdaş felsefe ve sosyoloji alanına önemli katkıları olmuştur. Baudrillard’a göre bütün kültürel sistemimizin dayandığı küresel tepki olan tüketim, Batı toplumlarının temel özelliğidir. Baudrillard’ın tezi basittir: Tüketim yeterlilik değil, farklılaşma aracı haline gelmiştir. İnsan, tükettiği nesnelerin içinde yaşar. Daha da fenası bizi tüketen nesnelerdir. Bu temel tezin bir sonucu olarak Baudrillard, toplumsal ilişkilerin, bedenlerin ve bireylerin nesnelleştirilmesinin bu konuda öncelikli olduğunu savunuyor. Ona göre gerçek dünya kayboldu ve yerine onun yanılsaması olan gerçeklik belirtileri geldi.

Eğer modern insan, Descartes’ın “Doğanın efendisi ve sahibi olmak” tanımında belirttiği gibi yarattığı nesneler sayesinde kurulmuşsa, tüketim toplumu da bir bolluk içinde, nesneler tarafından inşa edilmiştir. Bireyler kendilerini gerçekleştirmeyi, modernitenin sunduğu tek kurtuluş olan, müsrifliğin bir kültü olarak gösterilebilecek Amerikan mağazalarında tamamlamak zorunda kalıyor.

Tüketim toplumu kendilerini gerçekleştirmek için nesneler yaratmak sonra da var olmak için onları yok etmek gibi diyalektik bir hareket içinde yaşamını sürdürür. Bu, insanın maddeye olan bağımlılığını arttırır.

“Tüketim toplumunun nesneye ihtiyacı vardır, daha doğrusu var olmak için önce onları yaratması sonra da yok etmesi gerekir.”

Baudrillard’ın düşüncesine göre bugün, öznenin nesneyi oluşturduğu klasik felsefeye (Kant’tan Husserl’e) kıyasla, öznenin var olmasını sağlayan nesnedir. Yani bu, Kopernik Devrimi’nin tam tersi demek oluyor.

Sosyolog Baudrillard’ın eserindeki bazı alıntılara göz atalım:

Baudrillard ve Mitler

“Orta Çağ toplumu kendini Tanrı ve şeytan üzerinde dengelediğinden, bizim toplumumuz tüketme ve yok etme üzerinde dengelendi.”

Baudrillard ve Reklamcılık

“Reklamcılık bir bütün olarak mantık barındırmıyor ancak bir anlam içeriyor. Bu anlamlar asla bireysel olmamakla birlikte, hepsi farklıdır, marjinal ve birleştiricidir. Yani bunlar, tüketim sisteminin en güçlü şekilde tanımlanacağına inandığım farklılıkların endüstriyel üretiminin bir parçası anlamına geliyor.”

Baudrillard, Tüketici ve Kitleler

“Kazanç, istifleme ve değer artışı fiziksel ihtiyaçlardan farklı olan psikolojik ihtiyaçların yüceltilmesine dayanan kısır bir döngü oluşturur ve bu kötücül tüketimin bir örneğidir. Bütün bunlar ihtiyari harcanabilir gelirin temelini atar, seçim özgürlüğüyle birlikte manipüle edilmek kolaylaşır.”

“Kitlelerin etkisizliği ve tarafsızlığın gücü”

“Tüketici baskı içinde bir koşula bağlı olarak değil özgürlükle, ayırt edici bir davranış olarak seçme şansı ve istemeyle yaşıyor.”

Baudrillard ve Kültür

“Orta ve alt sınıfın ihtiyaçları her zaman, üst sınıfa kıyasla nesneler anlamında bir gecikmeye, zaman içinde bir kaymaya uğrayabilir. Bu demokratik bir toplumda bulunan ayrımcılık biçimlerinden biri değildir.”

Baudrillard, Terörizm ve 11 Eylül

“Terörizm ahlak dışıdır. Dünya Ticaret Merkezi olayı ahlaksızdır ve kendisi gibi olan küreselleşmeye yanıt verir. İyiliğin, bilim, teknoloji ve insan hakları gibi tüm alanlarda ilerlemesinin kötülüğün iktidardaki yükselişinin yenilgisi anlamına geldiğini biliyoruz. Hiç kimse iyinin ve kötünün aynı hareketle ve aynı gücü kazandığını anlamamış gibi görünüyor. Tam tersine birinin zaferi diğerinin yok olmasına yol açmıyor.”

Baudrillard ve Ekonomik Rasyonellik

Büyüme muhasebesi, modern toplumların en sıra dışı kolektif oyunudur. Aslında kolektif bir kara büyüyü gizleyen sayılar üzerinde “beyaz büyü” operasyonu. Muhasebe yanılsamalarının saçma bir egzersizi olan ulusal hesaplar hakkında konuşuyoruz. Ekonomik rasyonellik ölçütlerine göre görünür ve ölçülebilir faktörlerden başka bir şey yoktur ki bu yanılsamanın bir ilkesidir. Bu nedenle, kadınların evde çalışmaları, araştırmaları ve kültürü buna dahil değildir. Öte yandan, ölçülebilir oldukları için onunla hiçbir ilgisi olmayan bazı şeyler dahil edilebilir. Dahası, bu hesapların hayalle ortak özellikleri olumsuz yönlerin görülmemesi, problemleri ve olumlu unsurları tek bir mantıksızlık içinde toplamasıdır.

Kaynak:  La Philo