Rus batıl inançları
Kaynak: russian7.ru

Başlıca Rus Halk Batıl İnançları

Çocukluğumuzdan beri büyük annelerimiz bize “Tahtaya vur! Evde ıslık çalma!” derler. Bizi kötü ruhlar ve siyah kedilerle nasıl da korkutmuşlar! Batıl inanç geleneği, paganizmin kalıntılarını halk bilgeliği ile birleştirerek Rus bilincinin alt korteksine sıkıca yerleşmiştir.

Günümüzde, ruhlardan ve orman devlerinden çok az insanın korktuğu gerçeğine rağmen, Rus halkı hala ” yolda oturuyorlar” gerekçesiyle tuz dökmeyi tercih etmiyor.

Tuz Dökersen Gözyaşı Dökersin

Rus batıl inançları

Muhtemelen her birimiz en yaygın işaretlerden biri olarak tuz döktüğümüzde kavgaların ve talihsizliklerin yaklaştığını hatırlarız. Dünya kültüründe tuz zaten oldukça ilginç ve çok yönlü bir semboldür, ancak Rus halk geleneği her şeyden önce günlük yaşamında buna yer vermiştir. Bu işaretin 17.yüzyılın ortalarında Rusya‘daki ayaklanmalar sırasında ortaya çıktığı ve tuzun tam anlamıyla altının ağırlığı değerinde olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle böyle değerli bir şeyi boşuna dökmek kaçınılmaz olarak evde bir kavgaya yol açar. Ancak becerikli Rus halkı hızlı bir şekilde beladan kaçınmanın bir yolunu buldu. Eğer işaretlere inanıyorsanız ve yine de tuz döküyorsanız, sorun değil. Sadece gülmek, alnına yumruk atmak ya da başını ufalanmış tuz serpmek yeterlidir. Daha sonra şakalar başladı; eğer yiyecekler tuzlanırsa, onları pişiren kişi birine âşık olur.

Evde Islık Çalarsan Para Kaybedersin

Rus batıl inançları

Bu işareti batıl inançlardan haberi olmayan Rus insanı bile bilir. Evde ıslık çalmanın sadece hoş olmayacağı gerçeğine ek olarak; halk inançlarına göre ıslık çalmakla, eve çeşitli kötülükler çekmek mümkündü. Ve kötü ruhları rahatsız edebilirdiniz. İşte o zaman o, sadece iyiliği değil huzurunu da yanına alıp kaçardı. Islıkla beraber evin içine, tüm zenginlikleri alıp götüren bir rüzgâr esebilirdi. Şaşırtıcı olmamakla birlikte, denizciler her zaman fırtınada ıslık çalmaktan korkuyorlardı. Buna ek olarak, evde ıslık çalarsanız, sadece parayı değil, aynı zamanda hafızayı da “yitirebilirdiniz”. Aslında ıslık çalmak, Hz. Meryem’in yüzünü kendinizden uzaklaştırmak da demekti. Islık çalmak her şekilde yıkımdı.

Kıyafetlerini Ters Bırakırsan Tartışırsın

Rus batıl inançları

Diğer halkların aksine Rus geleneğinde, ters giyilmiş kıyafetler kişiye iyi şans getirmiyor. Halk bilgeliği bunu açık bir şekilde ifade eder: “Elbisen ters ise ya sarhoşsun ya da biraz olacaksın” ve “Yanlışlıkla elbiseye tükürdüğünde, boşuna dayanmış olursun”.  Bu durum şaşırtıcı değil, çünkü eskiden insanlar, modern zamana göre çok daha dikkatli ve tertipli davranırlardı. Eski zamanlarda kıyafetler bir çeşit güvenlik işlevi de gerçekleştirirdi. Bazen kıyafetler üzerinde özel desenler ve tılsımlar tasvir edilmiştir. Buna ek olarak, onu giydiğinizde çok zengin gözükürdünüz ve ters giydiğinde ise sadece düzensiz bir adam olurdunuz. Bazen bu; doğru, iyi, hatta komik bir anlam verirdi. Örneğin evli bir kadının giydiği bir eteğin kıvrılması durumunda, yakında doğum yapacağını söylenirdi.

Kendin için Dikersen Aklını Dikersin

Rus batıl inançları

Giysilerle ilgili bir başka işaret, hafızanız hasar görebileceği için kıyafetleri doğrudan kendinize dikemeyeceğiniz konusunda uyarıyor. Sadece fiziksel olarak tehlike söz konusu olduğundan değil, aynı zamanda bazı mistik çağrışımlara da sahip. Ancak bu işaretin neden hafıza ile ilişkili olduğu güvenilir bir şekilde bilinmemektedir. Muhtemelen pagan alt metni güçlüdür. Tabii çözümün, eski günlerde ne antibiyotik ne de antiseptik olmadığından ve iğnelerin büyük, çarpık olduğunu ve buna göre iğne saplandığında ciddi bir kan enfeksiyonu veya tetanoz gerektirebileceğini düşünebiliriz. Ancak bu işaret için insanlar karşıt bir görüşle geldi: hafızaları gizemli süreçlerden korumak için sadece ağzına bir iplik almak yeterlidir. Bu yüzden bu batıl inanç mizahla tedavi edilmelidir.

Eşiğe Ayak Basarsan Sapanları Uyandırırsın

Rus batıl inançları

Eşik ile ilgili işaretler sadece bizim kültürümüzde değil, bütün toplumlarda vardır. Eşikten biri selamlanmaz ya da geçilmezdi. Aksi takdirde şeytanlar oradan ayrılmazdı. Ya da bu çocukların aptal olmaması içindi. Eşik, dış mekân ile iç mekân arasındaki sınır bölgesidir; ruhların yaşadığı bölgedir. Ve bu kötülüklerle ilgili değil, ruhlarla ilgilidir. Gerçek şu ki, eskiler için evin eşiği bir çeşit kutsal öneme sahipti. Bu, yaşayan akrabalarını her türlü kötülükten korumak zorunda olan sapanların ruhlarının yaşadığı yerdir. Sonuçta, eskiden ölülerin külleri genellikle eşiğin altına gömülürdü. Bu nedenle, evin bu kısmına özel bir tutum sergilenirdi.

Kadının Saçı Düşerse Çim Büyümez

Rus batıl inançları

Özel bir durum olarak saç her zaman, her şeyden önce kadındı. Önemi, saç rengi ve yapısı vardı çünkü onlara göre bir kişinin mizacını belirlemek mümkündü. Aynı zamanda açık ve dağınık bir kafası olan bir kadının fırtınada dışarı çıkmaması gerektiğine inanılıyordu, aksi takdirde gök gürültüsü ile ölecekti. Ve tabii ki düz saçlı darmadağınık kadınlar her zaman dikkatli davrandı: Aniden bir cadı sanılabilirlerdi. Bu yüzden saçın bir çeşit mistik güçle donatılması şaşırtıcı değil. Akrabalarınızın saçlarını kesemezsiniz, kesilmiş saçları saklayamazsınız ve kadın saçlarının düştüğü yerde hiç çim büyümez.

Başkasının Ayak İzinden Gidersen Ayakların Kırılır

Rus batıl inançları

Ancak Rus batıl inançlarındaki izlerle, her şey nispeten basittir. Bir başkasının izini takip ederseniz, birinin hastalığını ya da daha kötüsü, kaderini alırsınız. Ancak eski günlerde bazen izlerin “konuşulabileceğinden” ciddi olarak korkuluyordu. Ve eğer büyücü burada çalıştıysa sorunlar önlenemezdi. Ve bugün birçok batıl inanç bize saçma görünse de kumdaki birinin ayak izlerini gördükten sonra, mekanik olarak onlara dikkat ediyoruz.


Kaynak: https://russian7.ru/post/sueverij/

*Çevirmen: Elif Beygirci