covid-19
Kaynak: CNN

Avrupa’nın Covid-19 ile Mücadelesi Hastanelerden Sokaklara Kayıyor

Avrupa’nın Covid-19 salgınına karşı mücadelesi, ilk başta ön cephedeki aşırı stres altındaki sağlık çalışanları tarafından verildi. Şimdi, Avrupa ülkeleri uzun süredir korkuyla beklenen ikinci dalgadan kaçınmaya çalışırken, bu durum sokaklara kaydı ve polis güçleri tarafından yönetiliyor.

Geçen hafta birçok Avrupa ülkesi rekor düzeyde enfeksiyon oranlarıyla karşılaştı. İlkbahardan beri Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde yeni vaka sayısında böylesi bir artış görülmedi. Yunanistan ve Hırvatistan gibi büyük oranda birinci dalgadan etkilenmemiş ülkelerde, haziran ayında Avrupa ülkeleri arasında sınırların açılmasından yararlanan turistlerin yaz tatilleri için sahillere yönelmesiyle birlikte ağustos ayında hızlı artışlar görüldü.

Yetkililerin ikinci bir kısıtlama dalgasından kaçınmaya kararlı olmasıyla, virüsün yayılmasını önlemek ve durdurmak için yasalar çıkarıldı. İtalya ve Yunanistan’da gece kulüpleri kapatıldı. İspanya ve Yunanistan’da sokağa çıkma yasakları getirildi. Bununla birlikte, giderek artan miktarda, kamuya açık alanlarda maske takmak zorunlu hale getirildi. Şimdi ise olması gereken, düzenlemelerin kademeli olarak sıkılaştırılması. Avrupa’da, bu geçtiğimiz birkaç hafta içinde, Covid-19’la mücadele bir hukuk ve düzen meselesi haline geldi.

Yakın zamana kadar, yönetmeliklerin çoğu işyeri sahipleri tarafınca kapalı işletmelere veya idareciler ve sürücülerin kendileri tarafından toplu taşımalar için uygulanıyordu. Avrupa çapında maske kullanmayı reddeden yolcuların “vaporetto”dan, Venedik su yollarında turist taşıyan küçük teknelerden, inmeye zorlanmalarından; Temmuz ayında, Fransa’da maske takmaları istenen yolcular tarafından saldırıya uğrayıp hayatını kaybeden otobüs muavinine kadar maske kurallarının uygulanmasında çıkan sorunlara kadar çeşitli haberler vardı.

Şu an, maske takma zorunluluğunun açık alanlara da uzanması ve yaptırımların polise taşınmasıyla, daha önce sorumlu olanların çoğunda bir rahatlama duygusu oluştu. Salı günü tüm şehirde maske takma zorunluluğunun getirildiği Güney Fransa şehri Marsilya’daki otobüs muavini Damien Cospanza, “Ön cephede olan bizdik.” dedi.

“Ne yazık ki, insanların korkması gerek. Özellikle Marsilya gibi şehirlerde bunun zorunlu olduğunu göstermek için para cezasına çarptırılmaları gerekiyor. İnsanlar bir muavini fazla dinlemezler fakat bir polisi dinlerler.”

Ancak yük, muavinlerden ve esnaflardan polise geçip, düzenlemeler sıkılaştıkça ve vaka sayısı artmaya devam ettikçe, uzun vadede aşırı bir gerginlik sorunu doğuruyor.

Polis Birçok Açıdan Gerildi

Fransa Başbakanı Jean Castex, perşembe günü, halihazırda Paris’in bazı bölgelerinde zorunlu olan maskenin tüm şehirde zorunlu hale getirilebileceğini duyurdu. Castex, sadece yeni yasalar oluşturmanın yeterli olmadığını, ayrıca bunlara uyulması gerektiğini de belirtti. 17 Ağustos’tan bu yana kapalı işyerlerine 30.000 polis kontrolü yapıldığını, 1.900 kez para cezası kesildiği ve 53 işyerinin kapatıldığını belirtti.

Salı günü dışarıda maske takma zorunluluğunun tüm şehre yayıldığı turist merkezi Marsilya’da, yerel güçlerin yeni kuralları uygulamasına yardımcı olmak için özel bir ulusal polis ekibi gönderildi.

CNN, geçtiğimiz hafta Marsilya’nın eski limanı civarındaki memurları takip ederken, birim amiri Jean-Marc Cortes, işinin itaatsizlik sonucu 135 Euro ($159) para cezası kesmenin yanı sıra insanların yeni kuralları anlamalarına yardımcı olmak olduğunu açıkladı. “Eğer caddelerde kuralları uygulayan polisler olmasaydı insanlar kurallara daha az uyardı. Bizi görmek kuralların zorunlu olduğunu hatırlatır ki bu çoğunlukla yeterlidir.” dedi.

Fakat, Fransa’da açık alanda maske takma zorunluluğunun getirilmesinden 2 hafta sonra halihazırda gerilmiş ve geçen birkaç yılda hem terörizm hem de toplu protestolarla uğraşmak zorunda kalmış polisler günde 700 kere para cezası kesiyor. UNSA polis sendikası bölge sekreteri Eric Moulin, “Önceden sarı yeleklerimiz vardı, şimdi ise Covid. Biz bu görevlerle meşgulken kurallara uymama gibi diğer suçlarla savaşmayız… ki genel suçlarla mücadele bizim birincil rolümüz. Ancak, bu daha fazla imkân gerektirecek.”

Haziran ayında Fransız polis güçleri, hükümetten daha fazla destek ve kaynak çağrısında bulunarak, kısmen “Black Lives Matter” hareketinden esinlenen protestolar ve Fransız polis şiddeti iddiası içeren vakalarda kullanılan yöntemler hakkında yeni endişeler uyandırdığından birkaç gösteri düzenledi.

2018 yılında da bazıları yasa dışı şekilde gerçekleştirilen, daha fazla kaynak talebinde bulunan protestolar düzenlendi. Moulin, bunun artık ekstra sorumluluklar nedeniyle daha da kötüleşen alt kademe polis memurlarının hüsranının iyi bir göstergesi olduğunu söylüyor. Fransa’nın mart ayındaki kısıtlamalarının en başında, yetkilileri memurların aradığı koruyucu teçhizatı vermeye sevk eden tek şey bir polis grevi tehdidiydi.

Sorunun bir kısmı, yeni kuralların ne kadar kafa karıştırıcı olabileceğidir. Sadece, yeni kurallardan etkilenen kimi muhitler ve turistlere sınırlarını hatırlatacak çok az şey varken, bir bölgeden ayrılırken veya bir bölgeye giriş yaparken nerede maske takmak zorunda olup olmadığınızı bilmek zor olabilir. 10 Ağustos’tan beri maske takmanın zorunlu olduğu Marsilya’nın 7. bölgesi ele alındığında, deniz kenarında ve gezi yolunda maskeler polis tarafından kontrol ediliyordu. Ancak, hemen altında kalabalık Les Catalans plajında görülen sayılı maske vardı. Memurlar, maske takma zorunluluğunun teknik olarak plaj için de geçerli olmasına rağmen, çok sayıda güneşlenen kişi göz önüne alındığında kuralları uygulamanın zor olabileceğini açıkladı.

Yeni kuralların hem AB ülkeleri içinde hem de kendi içlerindeki uygulama düzeylerinde de farklıklar vardır. Fransa’nın “Policiers En Colère” (Öfkeli Polisler) kuruluşu adına konuşan Christophe Crépin, “Maskelerle ilgili ülke çapında herhangi bir emir yok. Düzenlemeler yerel çapta valilik emirlerine bağlı olarak durum bazı olarak uygulanıyor.” dedi.

Crépin, “Bazen baskı, bazen korunma, bazen eğitim elde edersiniz. Sevimli banliyölerde iyi ailelerdeki iyi insanlar üzerinde polis kontrolü yapmıyoruz ama bunları Marsilya sokaklarında uyguluyoruz.” diye ekledi.

Birkaç Ekstra Kaynak

Avrupa’nın açık sınırlarına rağmen çeşitli kuralların uygulanmasında farklılıklara sahip. Belçika polisine göre, sadece Brüksel’de her gün maske takma zorunluluğundan dolayı 100 adet para cezası kesiliyor. Şu ana kadar Belçika’nın vaka sayısının iki katından fazlasına sahip olan ve Avrupa’da salgının merkez üssü olan İtalya ele alındığında, İtalya İçişleri Bakanlığı’na göre İtalya’da bu sayı 40 civarındadır.

Batı Avrupa’nın en yüksek vaka oranına sahip İspanya’da diskoların kapatılması ve açık alanda sigara içmenin kısmen yasaklanması dahil olmak üzere yeni düzenlemeler, bu hafta Başbakan tarafından açıklandı. Ayrıca Pedro Sanchez, filyasyon ekibinde görev almak üzere 2000 adet askeri personelin görevlendirileceğini belirtti. Bunun yanında, Sanchez bölgelere yerel bazda olağanüstü hâl ilan etme yetkisi verdi.

Avrupa’daki birinci dalgadan büyük oranda etkilenmeyen Yunanistan’da polis kontrolleri güçlendirildi. Geçen cuma günü, yerel basında çıkan haberlere göre, 59.882 kontrol yapıldı ve 560 adet maske ve sosyal mesafe ihlali kaydedildi. Ayrıca, gece sokağa çıkma yasağına uymayan işyerlerine kesilen para cezaları da vardı. Ağustos ayında, kamuya açık yerlerde maske kullanmamaktan, sokağa çıkma yasaklarını dikkate almadan faaliyet gösteren işletmelere kadar çeşitli suçlar için ülke çapında 7.414 ihlal kaydedildi.

Birçok ülkede, ek kaynaklar veya değişen polislik stratejileri açısından çok az şey açıklandı. Genel olarak, yeni düzenlenmelerin uygulanması normal polis memurlarının omuzlarına yüklenmiş gibi görünüyor. İngiltere İçişleri Bakanlığı, Mart 2021’e kadar 6000 kadar polisin işe alınacağını belirtiyor. Ancak, bunlar sayıları arttırmak için daha önce atılmış adımlardan biriydi. Covid düzenlemelerinin uygulanmasıyla ise ilişkili değil. Bir sözcü, polisin görevinin koronavirüsle ilgili olsun ya da olmasın kanunu uygulamak olduğunu söyledi.

Yasalar sıkılaştıkça Avrupalıların artan tepkisi, polis kaynaklarına daha fazla yük binmesine neden olabilir. Almanya’da 1 Ağustos’ta ülke çapında büyük protestolar düzenlendi ve 20.000 eylemciden bazıları Berlin’de toplanarak “Biz ikinci dalga ve direnişiz” diye slogan attı. Cumartesi günü düzenlenmesi planlanan yeni protestolar yasaklandı ve yetkililer sokağa çıkılması durumunda polis müdahalesinde bulunulacağı konusunda uyardı. Alman polis sözcüsü CNN’e, cumartesi günü sağlık ölçütlerine uyulmasını sağlamak amacıyla yaklaşık 3.000 polis memurunun görevlendirileceğini söyledi.

Avrupa koronavirüs salgınının ilk dalgası sırasında, yetkililer ve çöküşün eşiğindeki sağlık sisteminin net açıklamalarıyla, virüsün yayılmasını engellemek ve durdurmak için alınan önlemlere az bir tepki gösterilmişti.

Şu an, sağlık sistemlerinin artık tehdit altında olmaması ve daha düşük ölüm oranları sebebiyle günlük yaşamı nasıl düzenleneceği sorusu, giderek büyüyen sorumluluk yükünden daha isteksiz bir hale gelen halkla karşı karşıya kalmasıyla birlikte daha politik ve zor olan yetkililer için bir risk yönetimi meselesi haline geliyor.

Şimdilik, yeni düzenlemelerin, yetkililerin kötüleşen Covid rakamlarını değiştirmesine yardımcı olup olmayacağını bilmek için henüz çok erken. Ancak, bunu gerçekleştirene kadar Avrupa’daki yetkililer halk sağlığını koruma ve insanların sivil özgürlüklerini ihlal etmek arasındaki ince çizgide yürürken doğru dengeyi aramaya devam edecekler.

Muhabir: Melissa Bell

Kaynak: CNN World