Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
HisseGündem'den alınmıştır.

Aselsan Hisse Analizi

Temel Verilerle Aselsan

Borsa İstanbul’da işlem gören büyük hisse senetlerinden biri olma niteliği taşıyan ASELSAN, hissede 2017 yılında meydana gelen astronomik yükselişten sonra dinlenme evresine geçmiş görünmektedir. Bu yönüyle, bu yazıda, son 4 yıldır yatırımcısının sabrını sınayan hissenin temel analiz verileriyle uzun bir zamandır kendisinden beklenen atağı yapmamasının sebepleri ve halihazırdaki verilerle şirketin temel gidişatı incelenecektir.

Öncelikle şirketin 10.08.2021 tarihinde 2021 yılının ikinci çeyreğine ilişkin bilanço açıklamalarına, sonrasında son beş yıllık gelişim eğrisine bakmakta fayda var. Şirket ikinci çeyrekte piyasa beklentisinin %15 üzerinde bir net kar açıklayarak 1,3 milyar TL kar post etti. Bu oran geçen senenin aynı dönemine göre %45’lik bir artışı işaret etmektedir. Böylelikle karlılık noktasında herhangi bir sıkıntı olmadığı gibi karlardaki artış dikkate değerdir. Bu durum şirketin senelik karına yaklaşık 400 milyon TL’lik bir eklemede bulunarak şirketin F/K çarpanını 7,7 seviyesinden 7,04 seviyesine geriletti. Böylelikle açıklanan net kar hisse üzerindeki getiri potansiyelini artırmaktadır.

İlgili dönemdeki net karın yaklaşık 1,05 milyar TL’lik kısmı esas faaliyetlerden gelen karı işaret etmektedir. Kalan kısım ise finansal gelirlerden gelen karı teşkil ediyor. Bir başka deyişle son dönemde kurlarda yaşanan yükseliş şirketin net karına olumlu yansımış gibi gözükmekte. Zaten Aselsan net döviz fazlası olan bir şirket olduğundan dolayı kurlardaki yükseliş finansal gelir/gider kalemine olumlu etkide bulunmaktadır. Esas faaliyetlerden gelen karın toplam net karın büyük bir bölümünü oluşturması gayet olumlu bir durum olarak değerlendirilebilir. Bu, şirketin post ettiği karın büyük bir bölümünün kendi faaliyet alanından geldiğini yansıtır ki istenilen durum budur çünkü finansal gelir kaleminden gelen karlar sürdürülebilir olmayabilirlerken, esas faaliyetlerden gelen karlar şirket için geleceğe yönelik sürdürülebilir büyüme eğrisini ifade eder.

Açıklanan net karla birlikte öz sermaye karlılığı kaleminde de belirgin bir artış kaydedilmektedir. Şirketin öz kaynak karlılığı bilanço öncesinde %28,4 seviyesindeyken açıklanan bilanço sonrasında %29,4’e yükselmiştir. Bu gayet olumlu bir durum teşkil etmektedir. Zaten Aselsan gerek kar marjları gerekse de öz kaynak karlılığı baz alındığında Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler arasında sharpe rasyosunun en yüksek olduğu şirkettir. Bir başka deyişle şirketin oranlarında meydana gelen çeyreklik ve yıllık değişimler ortalamalardan pek fazla sapmamaktadırlar. Böylelikle şirket, yatırımcılara,  geleceğe yönelik tahmin edilebilir bir büyüme projeksiyonu, istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme modeli sunmaktadır. Bu açıdan şirket için yatırım riskinin oldukça düşük olduğunu söylemek münkün.[1]

İkinci çeyrek finansallarında dikkat çeken bir diğer kısım geçen senenin aynı dönemine göre satışlarda meydana gelen artıştır. Şirket bir önceki senenin aynı dönemine göre %44’lük bir ciro artışı kaydetmiştir. Bu, net kardan bağımsız olarak, şirketin kendi faaliyet alanında oldukça ivmeli bir şekilde büyüdüğünü göstermektedir. Aselsan’ın geçen seneye göre bilanço değerlerindeki kayda değer artışın önemli nedenlerinden biri şirketin yapmakta olduğu yatırımlar ve sahip olduğu hızlı büyümeyse diğer sebebi de şirketin yapısal özelliklerinde yatmaktadır. Bir diğer ifadeyle Aselsan aldığı siparişlerin büyük bir bölümünü yabancı para cinsinden alırken harcamalarını TL bazında yapmaktadır. Dolayısıyla kurlardaki yükseliş şirketin hem finansal gelirlerine hem de satışlarındaki büyümeye olumlu yansımaktadır. Dolayısıyla şirketin kur riski bakımından minimum düzeyde risk taşıdığı söylenebilir. Bu açıdan mevcut bakiye siparişlerinin %39’u EUR, %42’si USD ve %19’u TL cinsindenken, giderlerinin %11’i EUR, %26’sı USD ve %63’ü TL cinsinden oluşmaktadır.[2]

Son olarak şirket FAVÖK miktarını ikinci çeyrekte %75 oranında artırırken operasyonel giderlerdeki muazzam artıştan ve işletme sermayesine duyulan ihtiyacın çok yüksek seyretmesinden dolayı net borçları 2 kat artarak 1,9 milyar seviyesine ulaşmıştır. Borçlardaki oransal bazdaki önemli artışın asıl sebebi şirketin nakit akışlarında problem yaşamaya devam etmesidir. Nette şirkette nakit çıkışı olduğundan dolayı net borç muazzam ölçüde fırlamış bulunmakta (oransal bazda). 2020/12 çeyrek bilançosunda ise şirkete çeyreklik ölçüde nakit girişi yaşanmıştı. Sonuçta net borçlarda oransal bazda muazzam bir düşüş olmuştu. Dolayısıyla Aselsan’ın net borçlarındaki oransal oynaklıkların bu denli yüksek olmasının sebebi nakit akış tablolarında ve şirketin borçluluğunun oldukça düşük seyretmesinde gizlidir. 2012/12’de çeyreklik olarak nakit girişi gerçekleştiği için şirket nette 1,35 milyar TL borçluyken 200 milyon TL artıya geçmişti. Böylelikle net borçlarda neredeyse 15 katlık bir iyileşme görülmüştü. Gelecekte nakit akışının düzelmesiyle birlikte bu kalemdeki oynaklıklar da azalacaktır. Öte yandan miktarsal ölçekte bakıldığında mevcut borç Aselsan hacmindeki bir şirket için gayet yönetilebilir bir borçtur. Nitekim Şirketin cari oranı 1,55 seviyelerindeyken kaldıraç oranı %45’ler seviyesindedir. Her ikisi de Amerikan standartlarında oranlar teşkil etmektedir ve bu iki oran da gayet olumludur. Dolayısıyla şirket sahip olduğu varlıklarla kısa ve uzun vadeli yükümlülüklerini çok rahat bir şekilde kompanse edebilmektedir. Sonuç olarak net borçtaki ilgili yükseliş dönemsel ve geçici denilebilir. Nitekim Aselsan sahip olduğu hacme göre oldukça düşük bir borçluluğa sahip olduğundan dolayı dönemsel dalgalanmaların şirketin borçlarını oransal bazda yüksek gözükmesine sebep olmaktadır. Zaten Net borç/ Öz sermaye rasyosuna bakıldığında %8,9 gibi düşük bir oran göze çarpmaktadır. Bir diğer ifadeyle borçluluk noktasında şirketin sahip olduğu herhangi bir risk bulunmuyor.

Geleceğe Yönelik Potansiyeller

Aselsan’ın satış dağılımına bakıldığında satışların çok büyük bir kısmı iç piyasaya odaklanırken ihracat, satış kalemlerinde oldukça düşük bir oranı teşkil etmektedir. Öte yandan ihracat miktarında 2012’den bu yana önemli bir yükseliş kaydediliyor. 2012 yılında 1,6 milyar TL olan senelik satışların 272 milyon TL’sinini ihracat oluştururken 2020 yılında gelindiğinde 1,6 milyar TL’den 16 milyar TL’ye yükselen satışların 1,5 milyar TL’sini yurt dışı satışlar oluşturmaktadır. Miktarsal bazda bir artış kaydedilse de oransal bazda yurtiçi satışların lehine bir eğri gözükmektedir. Bu istenilen bir durum değildir. İhracat odaklı satışların artması gerekliliğine aşağıda şirketin nakit akışları bölümü konuşulurken değinilecektir. Öte yandan yurtiçi satışların da %53’lük payını SSB almaktadır. Bunun dışında BMC, TUSAŞ, MSB’ye de satışlar gerçekleştirilmektedir. Satışların %9’luk kısmı ise ‘Diğer’ kategorisindedir. Satışların büyük bir kısmının devlete yapılması şirketin esasen savunma sanayi odaklı bir şirket olmasından kaynaklı olarak normal karşılanabilir fakat bu durum beraberinde bazı olumsuzluklar da barındırmaktadır. Yine aynı şekilde nakit akış tabloları konuşulurken bu duruma değinilecektir.

Geleceğe yönelik önemli potansiyellerden biri Aselsan’ın  yavaş yavaş, yalnızca savunma sanayi alanında faaliyet gösteren bir şirket olmaktan birçok sektörde faaliyet gösteren bir şirket olmaya doğru evrilmesidir. Toplam bakiye siparişlerinin %94’ü hala savunma sanayi ürünü olmasına karşın gelecekte bu oranın aşağılara düşerek savunma dışı bakiye siparişlerinin toplam siparişler içerisindeki payının artacağı beklenebilir. Nitekim şirket birçok sektörde hizmet verme yeterliliğine sahiptir. Gelinen noktada haberleşme ve bilgi teknoljilerinden ulaşım, güvenlik, otomosyon ve sağlık alanı da dahil olmak üzere birçok savunma dışı sipariş potansiyeli barındıran sektörde de hizmet vermektedir. Örneğin yakın bir geçmişte Aselsan ve Samsun Büyükşehir Belediyesi arasında ‘Elektronik denetleme sistemi, Değişken Mesaj İşareti ve akıllı kavşak yönetim sistemi malzeme alımı ve montaj’ alanında 227 milyon TL’lik bir iş antlaşması imzalanmıştır. [3] Yine aynı şekilde 08.02.2021 tarihinde Aselsan ve EZE İnşaat A.Ş arasında Gebze Darıca Metro Sinyalizasyon Sistemi Temini ile ilgili olarak 17 milyon EUR büyüklüğünde bir başka antlaşma imzalanmıştır. Tüm bunların yanı sıra Aselsan gelecekte özellikle belediyelerin tahsil edeceği bir elektrikli otobüs geliştirmektedir. Dünyanın temiz enerjiye hızlı bir şekilde geçtiği bir dönemde bu alanla ilgili alınacak iş antlaşmalarının büyüklüğü tahmin edilebilir. Türkiye’de gelecekte elektrikli otobüs ihtiyacı muazzam oranda artacaktır ve belediyelerden özel kurumlara kadar birçok tüzel kişiliğin bu otobüsleri temin etmek için talepkar olacağı aşikar. Dünyanın hızlı bir şekilde temiz enerji tüketen araçların kullanımına geçiş yaptığı göz önüne alındığında Türkiye’nin de uzak olmayan bir gelecekte bu konuda yapısal bir dönüşüm geçireceği aşikardır. Bu dönüşüm beraberinde birçok aracın sıfırdan yenilenmesini getirecektir. Sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde 66.000 servis, 6460 minibüs ve 6389 IETT otobüsü bulunduğu göz önüne alındığında  bu alanda önümüzdeki yıllarda Aselsan için ciddi bir sipariş potansiyeli olduğunu tahmin etmek zor değil. Yine aynı şekilde sağlık alanında da önemli atılımlar yapılmaktadır. Belki de bu alandaki en büyük atılımlardan biri Aselsan’ın halihazırda bir MR cihazı geliştirmesidir. Türkiye’deki hastanelerdeki MR cihazlarının büyük bir bölümü yakın bir gelecekte ömürlerini tamamlayıp yenilenmeye ihtiyaç duyacaklardır. Nitekim hastanelerimizde bulunan MR cihazlarının büyük bir kısmı eski cihazlardan oluşmaktadır. Bu alanda da Aselsan’ın alacağı sipariş potansiyeli dikkate değerdir. Dolayısıyla sağlıktan ulaşıma ulaşımdan iletişime birçok alanda savunma dışı harcamalar da gelecekte şirketin gelir kalemlerine eklenecek ve şirket karlılığını önemli ölçüde artıracaktır. Bu açıdan şirketteki bu eğilimin incelenmesi önem arz etmektedir.[4]

Şirketin faaliyet gösterdiği yelpazeyi genişletmeye başlamasıyla hem SSB’den alınan siparişlerin toplam siparişlere oranla paylarının azalması, hem yurtdışından alınan siparişlerin artarak satışlardaki ihracat paylarının yükselmesi öngörülebilir. Yine aynı şekilde Türkiye’nin her geçen gün savunma sanayi teknolojilerinde elde ettiği başarıları çevre ülkelerdeki operasyonel faaliyetlerde göstermeye başlaması, Türkiye’nin geliştirdiği teknolojilerin başka ülkelerin ilgi odağına girmesine sebep olmaktadır. Eğer gelecekte de Türkiye’nin savunma sanayi alanında yakaladığı ivme devam ederse Türk savunma sanayi ürünlerine yönelik ilgi de artarak devam edecektir. Türkiye’nin savunma sanayinde lider şirketi olan Aselsan da yurtdışı siparişlerden payını alacaktır.

Aselsan, Türkiye’de AR-GE faaliyetlerine yapılan yatırımlarda lider konumda olan şirkettir. AR-GE faaliyetlerine aralıksız devam edilmesi şirketin katma değeri yüksek ürün üretmesine katkıda bulunacaktır. Şirketin yatırımcı sunumunda da belirtildiği üzere teknoloji geliştirme bölgeleri ve AR-GE tasarım merkezlerine ilişkin teşvik süreleri 5 yıl daha uzatılarak 2028’e sarkıtılmıştır. Dolayısıyla devlet tarafından da şirkete AR-GE desteği verilmeye devam etmektedir.

Şirket 2020 son çeyrek yatırımcı sunumunda da 2021’e ilişkin yaptığı tahminlerde gayet istikrarlı bir şekilde ilerlemektedir ve ilgili çeyrekte belirtilen oransal tahminlerde bu çeyrek sunumunda da bir değişiklik yoktur. Buna göre şirket 2021’de ciroda %40-50 aralığında bir büyüme hedeflerken FAVÖK marjında %20-22 aralığında bir hedef belirtmektedir. Bunların yanı sıra 2 milyar TL’lik de yatırım harcaması tahminlerinde bir değişiklik yoktur. Şirketin yıllara göre net kar marjına bakıldığında net kar marjı ortalama %24-33 aralığında değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla 2021 sonunda marjlardaki toparlanmayla beraber %30 bir net kar marjı üreteceğini varsayarsak 2020/12’de 16 milyar TL olan satışların 2021/12’de 24-25 milyar TL’lere çıkmasıyla birlikte şirketin yaklaşık 6-7 milyar TL aralığında bir net kar üreteceği tahmin edilebilir. Senelik ölçülerle düşünüldüğünde ilgili oranlar bir şirket için muazzam bir senelik vadede muazzam bir büyümeyi işaret etmektedir. Aşağıda şirketin çarpan analizi yapılırken bu miktarlar kullanılacaktır.

Şirketin mevcut bakiye siparişleri 9,2 milyar dolar seviyesindedir. Bir başka ifadeyle şirket hiçbir yeni sipariş almasa ve mevcut siparişleri için çalışsa dahi (ki böyle olmayacaktır zira bu senenin ilk altı ayında dahi toplamda 710 milyon dolarlık yeni sipariş alındı. Dolayısıyla gelecekte sipariş alımlarına devam edilecektir.) son sipariş yılı olan 2026 yılına kadar tüm siparişler tükenecektir. Bu durumda mevcut siparişlerin satışlara katkısı 80 milyar TL’nin üzerindedir. Bu, şirketin 2020 yılının tamamında yaptığı satışların 5 katıdır. Dolayısıyla sipariş alımları ve mecut işlerin sürdürülebilirliğinde de bir sorun bulunmamaktadır. Buradan yola çıkarak karlılıkların devam edeceğini söylemek mümkün. Ayrıca kurlardaki yukarı yönlü trendin korunması siparişlerin TL bazındaki değerini de artıracaktır çünkü mevcut siparişlerin %81’i yabancı para cinsi siparişlerden oluşmaktadır.

Şirketin geleceğe yönelik taşıdığı önemli potansiyellerden biri de uluslararası alandaki prestijini ve tanınırlığını her geçen yıl artırmasıdır. 2006 yılında dünyanın 97. Büyük savunma sanayi şirketi olan Aselsan yıllar içerisinde konumunu güçlendirerek geldiğimiz noktada küresel savunma sanayi sıralamasında dünyanın en büyük 48. Şirketi konumuna yükselmiştir. Güçlü büyüme stratejisi ve devam eden yatırımlarla gelecekte bu sıralamanın da yükseleceği tahmin edilebilir. Uluslararası alanda şirketin prestiji arttıkça yurtdışından alınan siparişlerin hem miktarı hem de hacmi artacaktır.

Şirkete Hissesine Yönelik Potansiyel Riskler

Aselsan hissesinin mevcutta sahip olduğu en büyük sorun şirketin nakit akışlarında bir türlü toparlanma olmamasıdır. Bu yazıda nakit akış tablolarının ana kalemleri ve bu kalemlerde meydana gelen değişiklikler tek tek irdelenmeyecektir. Nakit akış tablolarının 3 ana finansal tablodan biri olması ve ayrıntılı ele alınması gerekliliğinden dolayı bu kalemi ayrıntılı bir şekilde irdelemek  başka bir yazının konusudur. Dolayısıyla burada şirkete dair temel rakamlar verilecektir.

Aselsan tahsilatlarını son çeyrekte yapan bir şirket olma özelliği taşıdığından dolayı 2021’e ilişkin nakit akış tablosunu incelemek yanıltıcı olacaktır. Dolayısıyla bu konuda 2020 sonundaki nakit akışının incelenmesi daha faydalı olarak görülmektedir. 2020 son çeyreğinde yaklaşık 4450 milyar TL’lik yıllık net kara karşın işletme faaliyetlerinden 1,7 milyar TL büyüklüğünde bir nakit akışı sağlanmıştı. Normal şartlarda bir şirket için işletme faaliyetlerinden nakit akışlarının net karla aynı veya daha yüksek olması beklenir. Dolayısıyla şirket için nakit akışlarda hala problem olduğu söylenebilir. Hisse fiyatını baskılayan ana unsurun nakit akışlarda devam eden problem olduğunu söylemek doğru olacaktır. Öte yandan 2020’nin ilk çeyreğinden üçüncü çeyreğine kadar olan dönemlerde istisnasız nakit akışlar eksi düzeyindedir. Dolayısıyla şirket alacaklarını tahsil edemediği gibi şirketten nette nakit çıkışı gerçekleşmektedir. Halbuki alacaklar tahsil edilebilirse şirkette meydana gelecek nakit girişleri farklı yatırımlarda değerlendirilebilir ve şirketin büyüme ivmesi artar. Aynı şekilde şirket birçok konuda daha risksiz hale gelir ve güçlü bir nakit varlığına kavuşur. Nakit akışlarındaki sıkıntı 2021/03 ve 2021/06’da da devam etmektedir fakat bu sene için bir değerlendirmede bulunabilmek için son çeyrek bilançosunu görmekte fayda var. Öte yandan 2019’da 3.3 milyar TL net kar üretilmesine karşın yalnızca 850 milyon TL’lik tahsilat yapılabilmişti. Dolayısıyla 2019’a göre 2020 nakit akışlarında belirgin bir iyileşme var fakat hala sorunlu bir durumda. Bu iyileşme eğilimi 2021 son çeyrek bilançosunda da devam ederse nakit akışlardaki iyileşme hisse fiyatına mutlaka yansıyacaktır. Nakit akışı kalemlerindeki en büyük ve tek problem bu tarafta. Örneğin yatırım faaliyetlerinden nakit akışlarında şirkette herhangi bir problem bulunmamaktadır. 2020’de toplamda 2 milyar TL yatırım faaliyetlerinden çıkış olmuş. Bu gayet olumlu bir durum çünkü yatırım faaliyetlerinden para çıkışları şirketin yatırımlara devam ettiğini ve büyüme ivmesini gelecekte de koruyacağını ifade eder.

Şirketin nakit akışlarda yaşadığı problem önemli olmasına ve hisse fiyatını önemli ölçüde baskılamasına karşın burada belli noktalara değinmekte fayda var. Normal şartlarda bir şirket elde ettiği net karı yükümlü sipariş ortaklarından tahsil edemediğinde bu büyük bir problem oluşturur. Zira şirketin hakkı olan parayı tahsil edeceği kurumlar mali yapılarından dolayı yükümlülüklerini yerine getiremez duruma düşmüş olabilirler. Bu durumda alacaklı şirket yaptığı işlerin karşılığını hiçbir zaman tahsil edemeyebilir fakat Aselsan’da durum böyle değildir. Aselsan büyük oranda kamuyla iş yapan bir şirkettir. Dolayısıyla tahsil problemi çektiği kaynakların da yükümlülüğü devlete aittir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir şirkete olan borçlarını ödeme noktasında acziyete düşmesi düşünülemez. Kamu otoritesi genellikle sahip olduğu borçların ödeme yöntemine kendisi karar verir. Dolayısıyla Aselsan’a ödenecek borçların gecikmesinin de sebebi ‘kamu hantallığı’ olarak tabir edeceğimiz durumla alakalıdır. Dolayısıyla Aselsan, alacaklarını bir gün elbette tahsil edecektir. Bu durumda uzun vadede şirketin yaşadığı nakit akış probleminin çözüleceği aşikar. Sonuç olarak şirketin mevcut durumda yaşadığı problemden kaynaklı hisse fiyatının baskılanması, yatırımcılar için bir alım fırsatı olarak görülebilir.

Şirketin sahip olduğu risklerin bir diğeri Türkiye’nin NATO müttefikleriyle olan ilişkileridir. Türkiye’ye yönelik olası ağır yaptırımlar veya NATO müttefikleriyle olan ilişkilerin önemli boyutlarda bozulması Aselsan hissesi üzerinde de baskıya sebep olabilir. Her şeye rağmen burada verilen olası senaryonun piyasa tarafından ne yönde fiyatlanacağını kestirmek güç. Örneğin ilişkilerin bozulması piyasa tarafından Türkiye’nin önemli ölçüde bir silahlanma faaliyetine gireceği şeklinde de algılanıp hisseye olumlu da yansıyabilir. Dolayısıyla uzun vadede gelişecek dinamikler ve bu dinamiklerin piyasa tarafından ne yönde algılanacağını kestirmek imkansız.

Aselsan hissesinin sahip olduğu bir diğer risk Türkiye’de olası bir hükümet değişikliğidir. Türkiye’deki mevcut hükümet savunma harcamalarına önem vermektedir ve savuma sanayi alanında faaliyet gösteren şirketleri gerek vergiler gerekse de teşvikler yoluyla desteklemektedir. Dolayısıyla gelecekte olası bir hükümet değişikliğinde yeni hükümetin savunma sanayi politikaları hisse üzerinde belirleyici olacaktır. Bu konuda daha fazla ayrıntıya girmek TESAD tarafsızlık politikaları gereği mümkün değildir.

Şirketin Çarpan Analizi

Şirket hissesinin değerlendirmesi F/K ve FD/FVAÖK rasyoları üzerinden yapılacaktır. PEG gibi alternatif çarpan yöntemlerine başvurulmayacaktır. Bu yazı yazılırken tarihler 13.08.2021’i gösteriyordu ve şirket fiyatı 15,44 seviyesindeydi. Bu açıdan şirketin F/K oranı 6,84 dolayındadır. Aselsan’ın F/K oranındaki potansiyel yurtdışı savunma sanayi fiyatlamaları, şirketin tarihsel ortalamaları ve karlardaki büyüme hızı baz alınarak hesaplanacaktır. Uluslararası alanda savunma sanayi şirketlerinin fiyatlamalarına bakıldığında F/K oranı piyasanın durumuna göre 13-20 F/K dolaylarında gerçekleşmektedir. Ortalama uluslararası F/K değeri 16 olarak baz alınacak olursa şirketin mevcutta oldukça iskontolu bir fiyattan trade edildiğini söylemek mümkün. Dolayısıyla mevcut karlılıkla 2,5 kat yükseliş potansiyeli vadetmektedir. Öte yandan 2021 son çeyrek bilançosuyla beraber şirketin seneyi 6 milyar TL kar ile kapattığı varsayılırsa şuanki fiyattaki F/K oranı 5,83’e düşmektedir. Bu muazzam bir iskonto oranını ifade eder ki Aselsan geçmişte en düşük 6,5 F/K oranlarından işlem görmüştür. Dolayısıyla 2021 son çeyrek bilançosuna kadar şirkette yukarı yönlü bir fiyatlamanın olma olasılığı yüksek olmakla beraber bu fiyatlamanın hangi fiyat seviyesine kadar olacağını tahmin etmek güç. Şayet mevcut iskonto oranlarıyla devam edip 2021 son çeyrek bilançosuyla beraber 7 F/K’dan işlem görmeye devam ederse 15,45 TL fiyatın %30 üzerinde bir fiyattan işlem görür. Şayet şirket güçlü bir up trende girer ve 15 FK’ları görürse 6 milyar TL kar ile %160’lık bir yükseliş potansiyeli vadediyor. Bir başka deyişle hisse fiyatı 40 TL’leri görebilir.

Şirketin geçmişte gördüğü en yüksek F/K değeri 42 civarlarındadır. Uzun bir gelecekte bu F/K’ları göreceği varsayılacak olursa geleceğe yönelik bir kar tahmini yaparak şirketin ilgili çarpan değerinden ne kadar piyasa değerine ulaşacağı tahmin edilebilir. Aselsan’ın sharpe rasyosunun gayet yüksek olmasından dolayı geleceğe yönelik bir tahmin yapmakta büyük bir sakınca yok. Şayet net kar önümüzdeki 5 yıl boyunca her sene %28 dolaylarında artış kaydederse şirket 2026 yılı sonunda senelik 13 milyar TL net kara ulaşır. Şayet geçmişte 2 kez olduğu gibi tarihinin en yüksek F/K çarpanına çıkması halinde şirketin piyasa değeri 550 milyar TL’ye yakınsar. Bu değer bugünkü piyasa değerine bölünecek olursa 5 senelik vadede 15,5 katlık bir yükseliş mümkün. Bu hesaplamalar tamamen teorik hesaplamalardır. Dolayısıyla geleceğe yönelik F/K değerlemeleri ve kar oranlarındaki yükseliş tamamen varsayımlara dayanmaktadır. Bir başka ifadeyle tüm bu beklentilerin hiçbiri gerçekleşemeyeceği gibi hisse fiyatı 5 sene sonrasında bu seviyede dahi kalabilir. Piyasa fiyatlamalarının ne yönde gelişeceğini kestirmek mümkün değildir. Bir şirketin piyasada hangi çarpanlarla değerleneceğini belirleyen temel etmenlerden biri de şirkete dair güçlü bir hikayenin ortaya çıkıp beklentilerin güçlenmesidir. Dolayısıyla Gelecekte ortaya çıkacak bir gelişmeyle beraber Aselsan tıpkı Halkbank hissesinde olduğu gibi oldukça düşük rasyolardan da fiyatlanabilir, gelişmelere paralel olarak beklentilerin güçlenmesiyle yüsksek çarpanlardan da. Netice itibariyle bugünün dinamikleriyle hisseye bakılacak olunursa şirketin hem tarihsel ortalamalarına göre hem de yurtdışı savunma sanayi çarpanlarına göre yaklaşık %65-70 civarında bir iskontodan işlem gördüğünü söylemek münkün. Dolayısıyla aselsan eder fiyatına gelmesi halinde yatırımcısına temel hesaplamalara göre 2,5 kat getiri potansiyeli vadediyor.[5]

Aselsan Teknik Analizine Makro Bir Bakış

Grafik 1: Aselsan Teknik Görünüm

Tradeview

Yukarıda grafikte Aselsan hissesinin 2008 yılından beri izlediği makro trend gösterilmektedir. Şuan fiyatın güçlü bir trend desteği olan 14,20’li seviyeleri oldukça yakınsadığı göze çarpmaktadır. Zaten fiyatın trend dibinde olmasına paralel olarak hisse fiyatı da oldukça ucuzlamış vaziyette. Kanal orta bandı ve zirvelerindeki fiyatlar orta-uzun vadedeki grafikte belirtilen tarihlerdeki olası fiyatlamaları göstermektedir. Aynı zamanda hisse grafiğinde 2017’den beri devam eden bir sıkışma mevcuttur ve sıkışmada oluşan fiyat grafiği güçlü bir fincan kulp formasyonunu işaret etmektedir. Sıkışmanın yukarı kırılması halinde fincan kulp hedefi 33 TL civarlarıdır. 2 yerden atılan 2 ayrı güçlü fibonacci seviyeleri de 1,618 seviyesinin 40 TL’ye tekabül ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla hissede güçlü bir up trendin başlaması halinde 40 TL fiyat seviyeleri güçlü bir direnç olacaktır. Netice itibariyle grafiksel anlamda da yatırım için cazip bir konumda gözüküyor.

Sonuç

Gerek geleceğe yönelik olumlu proje beklentileri, gerek hızlı büyüme profili gerek istikrarlı ve öngörülebilir bir büyüme eğrisi içerisinde olması gerekse de borçluluk oranlarından kaynaklı düşük risk içeren bir yatırım fırsatı ortaya koymasından dolayı Aselsan borsada işlem gören şirketler arasında yatırımcıların yakından takip etmesi gereken hisse senetlerinden biridir. Şirket hem mevcutta değerinin oldukça altından işlem görmektedir hem de karlılık ve öz kaynak büyümesindeki istikrarını sürdürmektedir. Dolayısıyla şirket gelecekte prim potansiyeli olan hisseler arasında değerlendirilebilir.

 


KAYNAKÇA

 

ASELSAN Yatırımcı Sunumu, 10,08.2021, https://www.aselsan.com.tr/062021_4377.pdf, E.T: 13.08.2021

ASELSAN, Sözleşme İmzalanması, 05.06.2021, ://www.aselsan.com.tr/tr/inovasyon/haber-detay/sozlesme-imzalanmasi-8224, E.T: 13.08.2021

ASELSAN, İlk Yerli MR Cihazi Çalışması Sürüyor,15.05.2020, https://www.aselsan.com.tr/tr/basin-odasi/haber-detay/ilk-yerli-mr-cihazi-calismasi-suruyor-1772, E.T: 13.08.2021

İş Yatırım, Aselsan Hisse Senedi, 02.06.2021, https://www.isyatirim.com.tr/tr-tr/analiz/hisse/Sayfalar/sirket-karti.aspx?hisse=ASELS, E.T: 13.08.2021

Tuncay Turşucu, İstikrarlı Şirketler, 28.07.2021,  https://www.youtube.com/watch?v=Zzbof5gYTf8, E.T: 13.08.2021

ASELSAN Yatırımcı Sunumu, 10,08.2021, https://www.aselsan.com.tr/062021_4377.pdf, E.T: 13.08.2021

 

[1] Tuncay Turşucu, İstikrarlı Şirketler, 28.07.2021,  https://www.youtube.com/watch?v=Zzbof5gYTf8, E.T: 13.08.2021

[2] ASELSAN Yatırımcı Sunumu, 10,08.2021, https://www.aselsan.com.tr/062021_4377.pdf, E.T: 13.08.2021

[3] ASELSAN, Sözleşme İmzalanması, 05.06.2021, ://www.aselsan.com.tr/tr/inovasyon/haber-detay/sozlesme-imzalanmasi-8224, E.T: 13.08.2021

[4] ASELSAN, İlk Yerli MR Cihazi Çalışması Sürüyor,15.05.2020, https://www.aselsan.com.tr/tr/basin-odasi/haber-detay/ilk-yerli-mr-cihazi-calismasi-suruyor-1772, E.T: 13.08.2021

[5] İş Yatırım, Aselsan Hisse Senedi, 02.06.2021, https://www.isyatirim.com.tr/tr-tr/analiz/hisse/Sayfalar/sirket-karti.aspx?hisse=ASELS, E.T: 13.08.2021