Ana Sayfa / Çeviriler / Altmışıncı Yılında Laika: Uzaya gönderilen tüm köpek, maymun ve farelere ne oldu?

Altmışıncı Yılında Laika: Uzaya gönderilen tüm köpek, maymun ve farelere ne oldu?

Laika’nın dünyadaki son anları havalanmayı bekleyen penceresiz bir Sovyet roketine bağlı halde geçti. Moskova sokaklarından koparılan ve alelacele eğitilerek uzaya yollanan sokak köpeği, 1957 yılında kariyer basamaklarını hızla tırmanmıştı. Talihsiz köpek görevi Laika’nın havalandıktan 5 saat sonra aşırı ısınması ve ölümüyle sonuçlandı.

Ancak 60 yıl önce bugün, Sputnik 2’nin  fırlatılması, uzayın keşfediliş tarihinin dönüm noktasını oluşturmuştu. Yalnızca ikinci kez bir uzay aracı dünya yörüngesine  fırlatılmış ve ilk kez bir canlı araç mürettebatında yer almıştı. Laika dünya yörüngesinde öncü olsa da, esasında hayvanlar on yıldan fazla süredir uzay keşif çalışmalarında görev almaktaydı.

Rus ve Amerikan biliminsanları canlı organizmaların zarar görmeden uzaya gönderilip geri getirilmesi noktasında kapasitelerini test edebilmek için uzun süre hayvanları kullandılar. Dış uzaya ilk gönderilenler, 1947’de yeniden dizayn edilen bir Nazi v-2 roketine konarak 68 mil irtifaya değin fırlatılan meyve sinekleriydi.

Sonraki yıllarda NASA, gözlem araçlarına bağlı olarak Albert 1, 2, 3 ve 4 adında birçok maymunu uzaya yolladı. Bunların hepsi öldü.

Yorick adlı maymunun beraberindeki 11 fareyle birlikte Eylül 1951’deki uçuşuna kadar biliminsanları uzaya yollanan bir primatın sağ bir şekilde geri döndürülebileceğini tahmin edemezdi.

Bu başarılı uçuşu takiben deneyler daha detaylı hale geldi. Bir görevde, Mildred ve Albert adlı iki beyaz fare yerçekimsiz ortamda bir süre boyunca yüzmeleri için dönen bir tamburun içine yerleştirildi.

Bu testleri yakından izleyen Sovyet biliminsanları alçak eşikli yörüngelerde tek yönlü yolcular olarak fare, sıçan ve tavşan göndermeye başladılar. Ancak insan astronotlara uygun kabinler tasarlayabilmek için gerekli bilgileri toplayabilmek amacıyla sokak köpeklerine yönelindi.  1951’de uzaya gönderilen Dezik ve Tsygan ilk altyörüngesel astronot köpekler oldular.

Benzer birçok girişimde,  altyörünge uçuşlarında,  Mutnik adı verilen melez sokak köpeği  Laika’ya kadar sokaktan toplanan köpekler uzay yörünge görevi için eğitildi. Leicester uzay ve dünya gözlem enstitüsü direktörü Martin Barstow Llaika misyonu hakkında: “İnsanların uzay hakkında çok az şey bildikleri eski bir dönemden söz ediyoruz” dedi. Independent’a konuşan Barstow; “insanın uzayda hayatta kalacağını bilemediler.. Bu çok çığır açıcıydı.” Sözlerini dile getirdi.

“Yuri Gagarin’in uçuşuna öncülük ediyordu. (1961’de) kapsül teknolojisi, oksijen takviyesi, radyasyondan zarar görüp görmeyeceği ve misyonda hayatta kalıp kalmayacağı test ediliyordu”.  Laika’nın eğitilmesine destek veren 90 yaşındaki biyolog Adilya Kotovskaya Laika’nın altmışıncı yıl dönümünde konuşarak; “dünyanın dokuz yörüngesi laikayı  gelecekteki misyon görevlerinin başarısı uğruna kurban olan dünyanın ilk kozmonotu yaptı.” Dedi.

AFP ajansına verdiği demeçte Kotovskaya, “dişi köpekleri seçtik çünkü onlar işemek için ayağa kalkmıyorlardı. Bu da demek oluyor ki, erkeklere kıyasla daha az yer kaplayacaklardı”. “sokak köpeklerini seçtik çünkü daha az  istekte bulunan, becerikli köpeklerdi.”

Dış uzaya ulaşan ve sağ salim dönen ilk hayvanlar 19 ağustos 1960 da fırlatıldıktan bir gün sonra geri dönen Belka ve Strelka adlı  bir çift köpekti.

1968’de Sovyetler Birliği içerisinde kaplumbağa, şarap sineği ve yemek kurdu taşıyan bir uzay aracını ay yörüngesine gönderdi. Bunları kurbağa, kedi ve örümcekler izledi. Ancak 1969’da ilk insanın ay yüzeyine ayak basması hayvanların rolünün azalmasına neden oldu. Dikkat ve ihtilaf – son zamanlarda 21. Yüzyıldaki uzay keşiflerinde ve özellikle Mars’a insan gönderme çalışmalarının başlaması üzerine hayvanların kullanımına geri dönüldü. Kızıl gezegene ulaşması planlanan astronotlar için  en büyük risk yüksek  seviyedeki radyasyon. Bu nedenle Amerikalı, Rus ve Avrupalı  uzay ajansları, uzaya insan göndermeden önce maymunlar üzerindeki etkilerini görmeyi amaçlıyorlar. Sochi Tıp Primatoloji Enstitüsü Direktörü  Boris  Lapin maymunların ve insanların küçük ve büyük ölçekte radyasyon dozajlarına karşı yaklaşık olarak aynı hassasiyeti taşıdıklarını söyledi.

“Makakların kullanılması köpek veya diğer hayvanlara görece daha iyi bir tercih olur” dedi.

Profesör Bartstow ise gelecek uzay görevlerinde bulunmak üzere köpekleri test etme şanslarının olmadığını söyledi. Bartstow ayrıca, Uluslarası uzay laboratuarındaki  en büyük canlıların küçük böcekler olduğunu söyledi.

“Bugünlerde hayvanlar üzerinde herhangi bir şeyi test edip etmeme noktasındaki nüanslar hakkında biraz daha dikkatliyiz.“, “hayvanları uzaya fırlatmak, onlara kozmetik testi uygulamaktan çok da farklı değil. Şayet yaparsanız kontrollü koşullar altında gerçekleşmelidir. Artık farklı bir devirdeyiz.”

“Radyasyon,  radyasyonun insan ve hayvanlara etkileri halkında daha fazla bilgi sahibiyiz. Mars’a yapılacak bir yolculuktaki radyasyon meselesi dozun ne kadar olacağını anlamak ve koruma sistemlerini test edebilmekle ilgilidir. Ben bunları doğrulamak ve test etmek için neden hayvanları kullandığımızı anlamıyorum. Bizler  şuan bunun ölçümünü yaptığımız metotlardan çok daha karmaşığız “

Caenorhabditis solucanı insanlarınkine yakın kas, sinir ve sindirim sistemlerine sahip olduğu için seçilen ve uzaya ulaşan son hayvandır. Solucanlar moleküler kas deneyinin bir parçası olarak 1 yılı geçkin bir sürenin sonunda uluslarası uzay istasyonuna ulaşmış olacaklar. İngiliz Uzay Ajansı İnsanlı uzay aracı ve yerçekimsiz ortam programı yöneticisi Libby Jackson İndependent’e verdiği demecinde,  “bu deneyde  yerçekimsiz ortamda solucanların kaslarının nasıl etkilendiğine ve uzayda  nasıl hayatta kaldıklarına bakılacak” dedi

“Bu bilim insanlarının dünyadaki insanların yaşamlarına  olumlu tesir edebilecek  kas distrofisi gibi kas erimesi etkenlerinden sorumlu moleküler mekanizmaları anlamalarına yardımcı olabilir” diye ekledi.

Hayvan hakları STK’so PETA’daki bilim politikaları danışmanı Dr Julia Bainnes şunları ifade etti “ Hayvanlar astronot değildir ve insan gönüllülerden farklı olarak, deneylerin özneleri olmaya ya da bilinemeze giden korkutucu bir görevle hayatlarını riske atmaya rıza gösteremezler. Laika yörüngeye gönderilen ilk hayvandı. Dar bir uzay aracında aşırı sıcak ve panikten dolayı öldü. Tüm bunlar olurken yalnız ve acı içindeydi.”

2010’da hayvan hakları savunucularının baskısı altında kalan NASA,  bir sincap maymun üzerinde yapılması planlanan radyasyon deneyinin rafa kaldırıldığını duyurdu. Ayrıca Avrupa Uzay Ajansı da,  “kullanımında hiçbir ihtiyaç görülmediği için”  primat testlerini kaldırdı.

Ancak raporlar gösteriyor ki, Rusya hala primat deneyleri için yeni planlar ortaya koyuyor.

NASA, uzay keşfinin ilk dönemlerinde test edilmeyen  Sovyet ve Amerikan programlarının insan yaşamında büyük kayıplara neden olduğunu savunuyor.

Ajans: “Bu hayvanlar kendi ülkelerine hiçbir insanın yapamayacağı ölçüde büyük hizmetler verdiler” açıklamasında bulundu ve ekledi: “Teknolojik ilerlemeler adına hizmet görüp, canlarını verdiler. İnsanoğlunun uzaya olan akınlarının yolunu açtılar.” diyerek noktaladı.

Kaynak:https://www.independent.co.uk/news/science/laiki-60-anniversary-russia-space-dog-what-happens-to-animals-sent-into-orbit-a8036411.htmlindependent.co.uk

Çevirmen Hakkında

Eray KONYA / TESA İngilizce Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Gazetecilik Bölümü Mezunu

İnkılap Tarihi Yüksek Lisans

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir