Size daha iyi hizmet verebilmek adına sitemizde çerezler bulundurmaktayız. Gizlilik Politikamızı öğrenmek için tıklayınız. Ayrıca kişisel verilerin koruması kanunu kapsamında TESAD ile iletişime geçen her birey, iletişim verilerinin paylaşılmasını ve ilgili TESAD birimlerince kullanılmasını kabul beyan ve taahhüt eder.
Arabesk
Kaynak: Kenan'da Bir Kuyu

Acının Müziği: Arabesk 1

GİRİŞ

Sanayi Devrimi ile başlayan makineleşme ve seri üretim, kent istihdam oranını yüksek ölçüde arttırdığından köyden kente göçler yaşanmıştır. Göç sonucu oluşan modernleşmeyle birlikte farklı yapılanmalar da görülmüştür. Arabesk de bu yapılanmaların sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 1930 yılında yayınlanan Arap kültürüne ait filmler ve radyo yayınları arabeski ortaya çıkaran en önemli faktörlerin arasında gelmektedir.

Arabeskin oluşumuyla birlikte Türkiye yeni bir sinema ve müzik kuşağı dalgasına kapılmıştır. Dönemin en ünlü arabesk sanatçılarından Orhan Gencebay ve Müslüm Gürses, arabesk adına günümüze kadar ulaşmış önemli sanatçılardandır. Bu sanatçıların arabesk kültürü altında dönemin getirdiği farklı koşullardan ortaya çıktığı bilinmektedir. Orhan Gencebay göç, işsizlik, fakirlik gibi konulara müziğinde hayat verirken; Müslüm Gürses gurbet özlemi, aile hasreti ve sevgi gibi konuları ele almaktadır. Arabesk zaman içerisinde kültürleşmiş ve insanların arasında kendine ait yer bulmuştur.

Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses ile başlayan arabesk müzik yolculuğu ilk çıkış döneminde belli kesimlerce dışlanmıştır. Zaman içerisinde ivmesini yükselterek büyük kitlelere hitap eden arabesk müzik temsilcisi birçok sanatçı çıkmıştır. Arabesk müzik sanatçıları eserleri ve seslerinin yanı sıra zor ve mücadele içinde geçmiş hayatlarıyla da ön planda olmuşlardır. “Damar” müzik olarak da adlandırılan arabesk, acılara tutunması nedeniyle sanatçıların zorlu geçen hayatları müziği icra etmelerine ön ayak olmuştur. Arabeskin ortaya çıkışı da bu denli zorlu olmuştur.

1. Arabeskin Doğuşu

Her yasak ardından bir yeniliği getirir. Arabesk de yasaklar sonucunda ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet’in ilanından 7 yıl sonra, takvimler 1930 yılını gösterdiğinde halk için müzik alanında Batılılaşma süreci başlamıştır. Bu sürecin en önemli devrimlerinden birisi müzik sektöründe yapılması planlanan büyük ve köklü değişikliklerdir. Atatürk ve Ziya Gökalp desteğiyle yeni müzik yapısı şekillenmeye başlamıştır. Osmanlı müziğinin içerisinde barındırdığı Doğu ezgileri ve tek sesli olması yeni Cumhuriyet’in Batıya dönük yüzünü temsil etmediğinden, yeni bir Türk müziğinin oluşturulması gerektiği kanısına varılmıştır. Atatürk tarafından benimsenen bu düşünce, Batılı müzik anlayışı (çokseslilik)[1] ile Türk müziğinin harmanlanmasını oluşturmaktadır. İstenilen müzik türü 5 başlık altında toplanmıştır. Bunlar;

  1. Evrensel bir müzik anlayışı,
  2. Ulusun süre gelen derin müzik anlayışını çağdaş müzik ile birleştirmek,
  3. Geleneksel müzik yapısını korumak,
  4. Hiçbir yapının etkisinde kalmadan, özgün müzikler ortaya çıkarmak,
  5. Engin müzik bilgisine sahip yorumcular kazanabilmek.[2]

Buna göre; 1926 yılından 1976 yılına kadar olan süre içerisinde Alaturka müzik resmî kurumlarda yasaklanmıştır. Eğitim tamamen durdurulmuştur. 1935 yılındaysa Alaturka müziğin dinlenmesi tüm ülkede yasaklanmıştır fakat bu karar yalnızca 8 ay uygulanmıştır. [3]

Radyolarda alaturka müziğin yasaklanmasıyla beraber Batılı klasik müzik yayınlanmaya başlamıştır. Halkı Batılılaşma ve modernleşme yoluna daha hızlı adapte edebilmek amacıyla verilmiş olan bu karar, çoksesli müziğe ve farklı enstrümanların sesine alışık olmayan halkı farklı ülke kanallarını bularak dinlemeye yönlendirmiştir. Coğrafi konum olarak Doğu müziklerinin kulağa tanıdık gelen melodilerinden kaynaklı olarak Mısır radyoları ön plana çıkmaya başlamıştır. Film sektöründe de aynı durum baş göstermiştir. Türk sinemasının henüz ön planda olmadığı ve filmlerin ithal edildiği dönemlerde müzik gibi filmlerde de Batılılaşma düşüncesi hâkim olmuştur, fakat dönemin şartları bunu gerçekleştirmeye imkân vermemiştir. Batı filmler yerine Mısır filmleri gösterilmeye başlanmıştır. Filmlerde bulunan melodram havası sadece sinema sektörünü değil, Türkiye’deki tüm sanat sektörünü etkisi altına almıştır. Zamanla çekilmeye başlanan Türk filmlerinde aşk, intikam temaları ve film içerisinde şarkıcıların başrol olmasından dolayı çekilen küçük klipler Mısır sinemasının en büyük etkisi olmuştur. Türkiye’de alaturka müziğin yasaklanmasından dolayı filmlerde Arap ezgileri duyulmaya başlanmıştır. [4]

Müzikologlara göre bu Arap ezgileri arabeskin kaynağı olarak bilinmektedir. Yeni oluşmaya başlayan bu topluluk elit kesim olarak adlandırılan zengin kesimi rahatsız etmeye başlamıştır. Çokça yasak ve eleştiri ile karşılan yeni yapı her gün büyümeye devam etmiştir ve Mısır sanatı kitleleri etkisi altına almıştır.

Türk sanat sektöründe değişiklikler olmaya devam ederken 1950 yılının başlarında ekonomik değişimler halkı etkisi altına almaya başlamıştır.[5] Köylü ve kentli kesimin birbirine karışmaya başlamıştır. Göçün en büyük etkilerinden olan yerleşim alan yetersizliği kendini göstermeye başlamıştır ve şehrin ücra bölgelerinde gecekondular ortaya çıkmaya başlamıştır. Göç edenlerin hem barınma hem de güvenlik sorununa çözüm olan gecekondular, bir gece içerisinde ortaya çıkan ve çarpık olarak geçişi süreliğine yapılan yapılar olarak bilinmektedir.[6] Dönemin şartları nedeniyle halk köyden kente göç ederken sattığı tüm mal varlığını bu gecekondulara yatırmıştır. İlk aşamada mantıklı görünen bu fikir zamanla kamuda israfa dönüşmeye başlamıştır. Süreç içerisinde kentli halk ile bütünleşme çabasında olan göçmen halk aynı zamanda işsizlik; elektrik, su, ısınma ve gıda yetersizliği gibi sorunlarla baş etmeye çalışmıştır. 16 yıl sonunda 1966 yılında yasa getirilerek ücra bölgelere elektrik, su, doğalgaz ve yol getirilmiştir.[7] Bu durum köylü halkı kültürel kimlik, siyasal kimlik gibi kimlik arayışına girmesine neden olmuş ve köylü halkı bunalıma itmiştir. [8] Dönemin şartları insanları acı ve keder konularında bir araya getirmiştir. Müziğin oluşumu temelde duygu, düşünce ve yaşamı anlattığından dolayı Mısır müziğinin acılı ezgisi ve şartlar yeni bir kültür olan arabeski ortaya çıkarmıştır.

2. Orhan Gencebay Dönemi

1968 yılında dünyada öğrenci hareketleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Türkiye’de de bu hareketlenme başlamak üzeredir. Diğer yandan yukarıda bahsedilen ekonomik sıkıntılar ve kimlik arayışı, arabesk müziğin sorunları dile getirmesine yardımcı olmuştur. Bu zaman diliminde yeni sesler ortaya çıkmaya başlamıştır. Genç isimlerin en dikkat çekeniyse “Bir Teselli Ver” ya da “Başa Gelen Çekilirmiş” plaklarıyla atış rekorları kıran Orhan Gencebay olmuştur. Halk bu şarkıların sorunlarını ifade etme şekli olarak kabul etmiştir. Eserlerinde Allah’a yakarış, bir çözüm isteme, sistemin sorunları gibi konuları işlerken, diğer yandan gelecek günlerin güzellinden, hep bir umut olduğundan bahsetmektedir. Halkın gözünde artık hem bir dert ortağı hem de mutlu günlerin habercisi olarak görünen Gencebay, bir ikon haline gelmiştir. [9]

Arabesk
Kaynak: Orhan Gencebay/Spotify

1980’li yıllara gelindiğinde o zamana kadar Orhan Gencebay’ın kendine has müziği olarak adlandırılan eserler, bu dönemle birlikte “dolmuş müziği”, “gecekondu müziği” denilerek dışlanmaya başlamıştır. Bu dışlanmanın en ön planda bulunan nedeniyse şarkıların halka umutsuzluk ve kahır vermesinden kaynaklı olduğu gösterilmiştir. 1980’li yılların ilk yarısında gerçekleştirilen bu yasak TRT adı altında olmuştur. Getirilen yasakla beraber arabeske olan ilgi azalmak yerine artmaya devam etmiştir. TRT dönem içerisinde Türk televizyonunun tekelini elinde bulundurmaktadır. 80’li yıllarda uygulanmaya başlanan sokağa çıkma yasakları halkı evde olmaya zorlamış, bu durum nedeniyle televizyon izleme oranı hızla artmıştır. Halkı evde tutmaya yönelik açılan özel kanallar zamanla TRT’nin tekelini kaybetmesine neden olmuştur. Özel kanalların açılmasıyla beraber arabesk yasağı ortadan kalmıştır. Kanallara halkın özlem duyduğu arabesk sanatçılar çıkartılarak izlenme oranları arttırılmıştır. Yasakların kalkmasıyla birlikte Mısır sinema etkisi Türk sinemasında iyice kendini göstermeye başlamıştır. Yakışıklı batılı jön tiplemelerinin yerini acıları anlatan arabesk şarkıcıları almıştır.[10] Arabesk kültürün her alana hâkim olmasıyla beraber arabesk sanatçılarda artmaya başlamıştır. Orhan Gencebay’ın önderliğinde Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses gibi sanatçılar ortaya çıkmaya başlamıştır. Arabeskin babaları olarak kabul edilen bu üç isim halkın sorunlarını farklı dillerde ele almaya devam etmiştir.

3. Müslüm Gürses Dönemi

Orhan Gencebay ile aynı dönem içerisinde 1968 yılında adını duyurmaya başlayan Müslüm Gürses “Sevda Yüklü Kervanlar” adlı plağıyla ünlenmiştir. 1971 yılında “Ben İnsan Değil Miyim” eseriyle ününe ün katan sanatçı ardından askerlik görevine gittiği için uzun bir zaman sahnelerden uzak kalmıştır.

Arabesk
Kaynak: Bayar Müzik/YouTube

1980 yılında “Esrarlı Gözler” şarkısıyla dönüş yapan şarkıcı tüm Türkiye ve Almanya’da satış rekorları kırmıştır. Arabesk müziği bu albümle dünyaya tanıtan sanatçı, artık kitleler tarafından “Müslüm Baba” olarak tanınmaktaydı. Yaşadığı dönemin zor şartları altında aile içerisinde ve özel hayatında yaşadığı çalkantılı hayatı müziklerine yansımıştır. Orhan Gencebay gibi acılar üzerine şarkılarını sazan Gürses tema olarak aşk işlemiştir. 1980’li yıllar, Türkiye’den Almanya’ya yaşanan büyük göç hareketi, insanların giderken sevdiklerini ve ailelerini yanlarında götürememesi, gurbette yaşanan kimlik karmaşası ve memleket hasreti yeni bir oluşuma neden olmuştur. Müslüm Gürses’in askerden döndüğü dönemlere denk gelen bu sorunlar sanatçının eserlerinde kendine yer bulmuştur. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hem sinema hem de müzik sektöründe kendine büyük yer edinen Müslüm Gürses, yeni bir arabesk kitlenin oluşmasına neden olmuştur. Acılarını sadece müziklerde yaşamayan bu kitle hayatın zorluğunu, yaşadıkları sıkıntıları ve fark edilme ihtiyaçlarını bedenlerine jiletle zarar vererek göstermeye çalışmışlardır. [11]

Yaşanılan acıların en büyük örneği 1992 yılında sanatçının Gülhane Parkı’nda gerçekleştirdiği konserinde verilmektedir. Konser tarihinin en kalabalık konseri olarak bilinen Gülhane Parkı konseri insanların kendilerini Müslüm Gürses şarkıları eşliğinde jiletlediği ve eşi benzeri görülmemiş bir konser olarak tarihe yazılmıştır. Konser süresince ikazlarda bulunan sanatçı kalabalığı sakinleştirememiştir. Bir başka konserindeyse hayranların kendilerini kaybederek sahneye atladığı ve bu esnada sanatçıya duyulan büyük sevgi nedeniyle bir hayranının sanatçıyı bıçakladığı iddiası dönemin gazetelerinde büyük manşetlerle haber olmuştur.[12]

3 Mart 2013 yılında vefat eden sanatçının ölüm haberi büyük üzüntüye neden olmuştur. En acı hislerin tercümanı olduğu düşünülen sanatçının hayran kitlesi, ölümünden sonra da azalmamıştır. 2018 yılında çekilen ve sanatçının hayatını, müziğini anlatan “Müslüm” filmi ilk yedi haftasında rekor bir izlenmeye ulaşmıştır.[13] Filmle birlikte sanatçının müziğine karşı önyargılı olan kitle, eserleri beğeniyle dinlemeye başlamıştır.[14]

Sonuç

1930’lu yıllarda batılılaşma ile başlayan alaturka müzik yasağı, radyolarda halkı tanıdık ezgi bulma arayışına itmiştir. Mısır radyolarının dinlenmesi ve Mısır filmlerinin izlenmesi halka yeni bir kapı açmıştır. Köyden kente göçler, gecekondu sorunları, işsizlik, yoksulluk, hayat zorluğu ve kimlik arayışı gibi çoğu sorunun bir araya gelmesinden dolayı yeni bir kültür yapısı ortaya çıkmaya başlamış ve bu kültüre Fransızca “Arap kültürü” demek olan arabesk ismi verilmiştir. Arabesk sanatının müzik temsilcileri olan isimler ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu isimlerden Orhan Gencebay ilk dönem temsilcisidir. Eserlerinde hayat zorluğu, çare arayışı ve gelecek güzel günler temasına yer vermiştir. İkinci dönem temsilcisi olan Müslüm Gürses ise eserlerinde aşk, hasret, çaresizlik konularını işlemiştir. Arabeskin ilk ortaya çıktığı dönemde elit kesim bu kültüre sıcak bakmamıştır fakat ilerleyen yıllarda arabesk kültürünü kabul etmeyen belli kitleler tarafından kabul görmeye başlamıştır. Bugün arabesk kültür hâlâ var olan ve farklı müzik türleriyle kaynaşarak yeni kültürler ortaya çıkaran bir akım haline gelmiştir. Hayatın her döneminde denk gelinen arabesk farklı müzik türleriyle karışarak yeni alt kültürler yaratılmasına olanak sağlamıştır. Alt kültür örneklerinden olan; arabesk-pop, arabesk-rap, arabesk-rock gibi birçok yeni müzik yapısı bugün dahi popülerliğini korumaktadır.

Not: Seri halinde ilerlemesi düşünülen yazıların ilki olan “Acının Müziği: Arabesk 1”, Orhan Gencebay ve Müslüm Gürses dönemleri ele alınarak yazılmıştır. Serinin devamı niteliğinde olacak olan yazılarda arabesk müziğine yön vermiş usta sanatçılar ve arabeskin oluşturduğu alt kültürlere değinilecektir.

2019 Yılında Yayınlanmış En iyi Yerli Albümler


KAYNAKLAR

İnternet Kaynakları

Açık Erişim, Kuyucu, Mihalis, Radyo Kanallarında Yayınlanan Popüler Müzik Eserleri Üzerine Bir Değerlendirme, Erişim Tarihi: 11.06.2021, http://acikerisim.ticaret.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11467/1889/M01149.pdf?sequence=1&isAllowed=y.

ATV, Müslüm Gürses: Bir Yudum İnsan Belgeseli, Erişim Tarihi: 13. 06. 2021, https://www.facebook.com/MuslumGursesPerformans/videos/1354256447996872/

Cumhuriyet, Müslüm Filmi, 7 haftada rekor izlenme ve hasılata ulaştı, Erişim Tarihi: 14.06.2021, https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/muslum-filmi-7-haftada-rekor-izlenme-ve-hasilata-ulasti-1174095

Kelimeler, Çokseslilik, Erişim Tarihi: 11.06.2021, https://kelimeler.gen.tr/cok-seslilik-nedir-ne-demek-76386#:~:text=a.%201.,porte%20%C3%BCzerine%20yaz%C4%B1larak%20d%C3%BCzenlenmesi%2C%20polifoni.

Kenan’da Bir Kuyu, Gülpınar, Şule, Arabesk Müzik ve Arabesk Müziğin Tarihi, Erişim Tarihi 12.06.2021, https://www.kenandabirkuyu.com/tarihsel-surec-ve-arabesk-muzik/.

Milliyet, Gecekondu Nedir?, Erişim Tarihi: 06.07.2021, https://www.milliyet.com.tr/emlak/gecekondu-nedir-64860

Musiki Dergisi, Sarı, Ayhan, Türk Müziğinin Yasak Tadı, Erişim Tarihi 11.06.2021, http://www.musikidergisi.net/?p=1732.

NTV, Müslüm Baba Hakkında Bilinmeyenler, Erişim Tarihi: 13.06.2021, https://www.ntv.com.tr/turkiye/muslum-baba-hakkinda-bilinmeyenler,e7YXEIbWk0GE7wDgr_M52g

Onedio, Aytekin, Eda, “Müslüm Gürses’e ‘Kıro Arabeskçi’ Diyen Entelektüel Kitlenin Müslüm Baba’yı Adım Adım İlahlaştırma Süreci”, Erişim Tarihi: 14.06.2021, https://onedio.com/haber/muslum-gurses-e-kiro-arabeskci-diyen-entelektuel-kitlenin-muslum-baba-yi-adim-adim-ilahlastirma-sureci-847577

Makaleler

Güreşçi, Ertuğrul, Türkiye’de Köyden Kente Göç ve Düşündürdükleri, “Sosyoekonomi”, özel sayı, 2011, Erişim Tarihi: 06.07.2021, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/197704

Kaymal, Cansu, Kırdan Kente Göçün Kültürel Sonuçları: Gecekondulaşma ve Arabesk, “Ulak Bilge”, cilt 5., sayı 15., 5, 2017, Erişim Tarihi: 12.06.2021, www.ulakbilge.com/makale/pdf/1503157526.pdf.

Kırık, Ali Murat, Türk Sinemasında Arabeskin Doğuşu ve Gelişimi, “Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi”, cilt 2., sayı 3., 3, 2014, Erişim Tarihi: 13.06.2021, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/83939.

Öge, Sinan, Arabesk Kader Algısı, “Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi”, sayı 41., 2004, Erişim Tarihi: 13. 06. 2021, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/31206.

Yener, Gökhan, Gecekondu Kanununun Uygulamaya Yönelik Sorunları Üzerine Bir İnceleme: Temelli Örneği, (Yüksek Lisans Tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2011.

DİPNOTLAR

[1]Çokseslilik: İki veya daha çok sesin müzik kurallarına uygun biçimde porte üzerine yazılarak düzenlenmesi, polifoni.

[2] Mihalis, Kuyucu, Radyo Kanallarında Yayınlanan Popüler Müzik Eserleri Üzerine Bir Değerlendirme, http://acikerisim.ticaret.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11467/1889/M01149.pdf?sequence=1&isAllowed=y, Erişim Tarihi 11.06.2021,

[3]Ayhan, Sarı, Türk Müziğinin Yasak Tadı, http://www.musikidergisi.net/?p=1732, Erişim Tarihi 11.06.2021,

[4]Şule, Gülpınar, Arabesk Müzik ve Arabesk Müziğin Tarihi, https://www.kenandabirkuyu.com/tarihsel-surec-ve-arabesk-muzik/, Erişim Tarihi 12.06.2021,

[5] Ertuğrul Güreşçi, Türkiye’de Köyden Kente Göç ve Düşündürdükleri, “Sosyoekonomi”, özel sayı, 2011, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/197704 (Erişim Tarihi: 06.07.2021), s. 127

[6] Gecekondu Nedir?, https://www.milliyet.com.tr/emlak/gecekondu-nedir-64860, (Erişim Tarihi: 06.07.2021)

[7]Gökhan Yener, “Gecekondu Kanununun Uygulamaya Yönelik Sorunları Üzerine Bir İnceleme: Temelli Örneği”, (Yüksek Lisans Tezi), (Basım Yeri: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2011), s. 56-156

[8] Cansu Kaymal, Kırdan Kente Göçün Kültürel Sonuçları: Gecekondulaşma ve Arabesk, “Ulak Bilge”, cilt 5., sayı 15., 5, 2017, www.ulakbilge.com/makale/pdf/1503157526.pdf (Erişim Tarihi: 12.06.2021), s. 1504- 1506

[9] Sinan Öge, Arabesk Kader Algısı, “Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi”, sayı 41., 2004, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/31206 (Erişim Tarihi: 13.06.2021), s. 54- 56

[10] Ali Murat Kırık, Türk Sinemasında Arabeskin Doğuşu ve Gelişimi, “Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi”, cilt 2., sayı 3., 3, 2014, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/83939 (Erişim Tarihi: 13.06.2021), s. 99- 106

[11] Müslüm Gürses: Bir Yudum İnsan Belgeseli, https://www.facebook.com/MuslumGursesPerformans/videos/1354256447996872/, (Erişim Tarihi: 13.06.2021)

[12] Müslüm Baba Hakkında Bilinmeyenler, https://www.ntv.com.tr/turkiye/muslum-baba-hakkinda-bilinmeyenler,e7YXEIbWk0GE7wDgr_M52g, (Erişim Tarihi: 13.06.2021)

[13] Müslüm Filmi, 7 haftada rekor izlenme ve hasılata ulaştı, https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/muslum-filmi-7-haftada-rekor-izlenme-ve-hasilata-ulasti-1174095, (Erişim Tarihi: 14.06.2021)

[14] Eda, Aytekin, Müslüm Gürses’e ‘Kıro Arabeskçi’ Diyen Entelektüel Kitlenin Müslüm Baba’yı Adım Adım İlahlaştırma Süreci, https://onedio.com/haber/muslum-gurses-e-kiro-arabeskci-diyen-entelektuel-kitlenin-muslum-baba-yi-adim-adim-ilahlastirma-sureci-847577, (Erişim Tarihi: 14.06.2021),