Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Amerika / ABD, Kudüs Meselesinin BM’de Oylanması Öncesi Ülkelere Yapılan Yardımlar ile Tehdit Ediyor

ABD, Kudüs Meselesinin BM’de Oylanması Öncesi Ülkelere Yapılan Yardımlar ile Tehdit Ediyor

İngilizce aslından çeviren: Ali Ersal KAÇAN

ABD, Kudüs Meselesinin BM'de Oylanması Öncesi Ülkelere Yapılan Yardımlar ile Tehdit Ediyor.
U.S. Ambassador to the United Nations Nikki Haley warned that the U.S. “will take note of each and every vote” on a resolution on the decision to move the U.S. Embassy to Jerusalem

Başkan Trump Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD’nin dış yardım alanındaki milyarlarca doları, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve ABD Elçiliğini oraya götürme kararını kınayan bir Birleşmiş Milletler oylamasında ülkelerin nasıl oy kullanacakları üzerinde etkili olabileceğini söyledi.

Trump, Beyaz Saray’daki bir kabine toplantısında Perşembe günü ABD kararına ilişkin Genel Kurul’da acil oturumda toplanınca “bu oyları izleyeceğini” söyledi.

“Yüz milyonlarca dolar, hatta milyarlarca dolar alıyorlar ve sonra bize karşı oy kullanıyorlar. Sonuç olarak, biz o oyları izliyor olacağız. Bırakalım bize karşı oy kullansınlar; çok fazla kar elde etmiş olacağız. Umurumuzda değil. Ama artık eskisi gibi olmayacak, siz onlara milyarlarca dolar yardım yapıyorsunuz fakat onlar sizin aleyhinize oy kullanıyor. Kimse ne yaptığını bilmiyor. Bizden artık yararlanamayacaklar.” açıklamasında bulundu.

Trump bu açıklamayı ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley’nin, Twitter’da “ABD, bu kararı destekleyen ülkelerin isimlerini not alacak” paylaşımından sonra yaptı.

Ve 180’den fazla üye ülkenin BM temsilcilerine gönderdiği bir mektupta, oylarını nasıl kullandıkları konusunda Trump’a rapor vereceğini belirtti ve “Bu konuda her oyu not alacağız” diye ekledi.

Trump ve Haley tarafından kullanılan sert tehditler, ABD’nin tek taraflı olarak Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve ABD Büyükelçiliğini Tel Aviv’den taşımaya hazır olduğunu 6 Aralık’ta duyuruduktan sonra gerginliği iyice artırdı. 1967 savaşı sırasında kentin doğusunu ele geçiren ve ilhak eden İsrail, şehri bölünmemiş, ebedi başkent olarak görüyor.

Filistinliler, Doğu Kudüs’ü ileride kurulacak Filistin devleti başkenti yapmak istiyor ve İsrail’de diplomatik temsilciliği olan tüm ülkeler, Kudüs meselesinde tarafsızlık sağlamak için Tel Aviv’deki diplomatik misyonlarını sürdürüyorlar.

Pazartesi günü, ABD, Güvenlik Konseyi veto hakkını, Kudüs meselesinin nihai bir sonuca varmasını ve ülkele elçiliklerinin Tel Aviv’de tutulması kararını engellemek için kullandı. Konseyde ABD’nin müttefikleri İngiltere ve Fransa da dahil olmak üzere 14 ülke de kararı destekledi.

Şimdi, sonuca bağlanamayan karar, ABD’nin veto yetkisine sahip olmadığı Genel Kurul’a gidiyor.

BM büyükelçilerine yazdığı mektupta Haley, Birleşik Devletlerin diğer ülkelere elçiliklerini şehre çekmesini istemediğini “sadece bunun uygun olacağını düşünüyoruz” dedi.

“Genişlettiğimiz tarihsel dostluğu, ortaklığı ve desteği kabul etmenizi ve kendi büyükelçiliğimiz hakkındaki kararımıza saygı duymanızı istiyoruz.¨ sözlerini ekledi.

Ne Trump ne de Haley, karardan etkilenebilecek belirli ülkelerden bahsetmedi. İsrail’in yanı sıra, sadece iki ülkeye yıllık 1 milyar dolar yardım yapılıyor. Mısır ve Ürdün.

Tehditkar açıklamaların herhangi bir oyu değiştirip değiştiremeyeceği belli değil.

Haley’nin sözcüsü, mektubuna olumlu geribildirimler aldığını söyledi.

“Büyükelçi Haley, ABD’yle olan dostluğunun sürdürülmesinden kaygı duyan büyükelçilerden çok sayıda yanıt aldı” dedi.

Ancak ABD’nin yardımının BM’nin seçimleriyle bağlantılı olacağı fikri, Beyaz Saray’ı kendisini tehditler yoluyla daha da soyutlamakla suçlayan Türkiye tarafından hızla eleştirildi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu İstanbul’dan New York’a hareket etmeden önce “BM seçimlerinin güçlü bir şekilde desteklenmesini bekliyoruz, ancak yalnız kalan Birleşik Devletlerin şimdi tehditlere başvurduğunu görüyoruz. Onurlu, saygın bir ülke bu baskıya boyun eğmeyecektir” açıklamasında bulundu.

Washington Enstitüsü Yakın Doğu Politikası yetkilisi olan David Makovsky, ikili ilişkilerin BM oylarında dikkate alınma ilkesinin sağlıklı olduğunu söyledi ancak Kudüs’ün duygusal meselesinin ilk etapta yer alması gerekip gerekmediğini sordu.

Makovsky ayrıca “Müslüman dünyasında en fazla dini yankılanmaya sahip bir oylama hakkında yeni bir politika başlattınız mı?”, “Ben ilkeye karşı değilim. Ancak meseleyi tehlikeye attıysanız balyozdan ziyade bir neşterle uygulamaya koyulmanız gerekiyor. ” sözlerini ekledi.

Wilson Center’daki Ortadoğu analisti Aaron David Miller, Trump’ın söylemini destekçilerine karşı bir yalvarma olarak niteledi.

Miller: “Yönetim, Kudüs’teki karardan sonra rest çekerek; başkanın BM’ye duyduğu hoşnutsuzluğu ile birlikte Washington’a destek vermeyen ve ayağa kalkmayan müttefikleri ve İsrail’in BM’ye geri dönmesi konusundaki uzun süredir devam eden taahhütlerini gözden geçiriyor. New York’ta sert bir imaja sahip olmak başkanın sert mizacıyla birlikte gayet başarılı oluyor.¨

Haley’nin hangi ülkelerin Birleşik Devletlerle birlikte BM’de oy kullandığını not etmesi ilk değil. İlk gününde gazetecilere verdiği demeçte “bize destek olmayanların isimlerini alıyoruz” dedi.

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/world/national-security/us-threatens-countries-with-loss-of-aid-over-un-jerusalem-vote/2017/12/20/3ddacadc-e5bc-11e7-833f-155031558ff4_story.html?hpid=hp_hp-more-top-stories_usjerusalem-720pm%3Ahomepage%2Fstory&utm_term=.329b8c2803e4

 

Çevirmen Hakkında

Ali Ersal Kaçan / TESA İngilizce Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Mezunu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir