Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Asya / ABD ile İngiltere Neden SSCB’ye Yardım Etti?

ABD ile İngiltere Neden SSCB’ye Yardım Etti?

Röportajı yapan: Inna Novikova

Metni hazırlayan: Yuri Kondratyev

I. Dünya Savaşı’nın hikayesi çoktan yazılmıştır. Ancak yıllar geçtikçe bu hikâyeyi kendi istediği gibi yazmak isteyenler artmaktadır. Bu trajik ve zafer dolu olayların tanıkları ise gitgide azalmaktadır. Onlar azaldıkça anıları değerleniyor.

Sovyet Ordusu Generali, aynı zamanda ordu içi politikadan da sorumlu olan ve Deniz Donanması lideri Boris Utkin, faşizme karşı kazanılan zaferde müttefik iki devletin asıl amaç ve planlarının ne olduğunu, bu devletlerin nasıl destek sağladığını “pravda.ru” editörü İnna Novikova’ya anlattı.

– Boris Pavloviç, II. Dünya Savaşı esnasında ABD ile İngiltere neden Hitler Almanyası’na karşı Rusya ile ittifak oluşturdu? Üstelik bu iki devletin Sovyetler Birliği üzerine birçok planı vardı, Hitler’i bizim üzerimize kışkırtmak da buna dahil.

– Şöyle düşünelim; eğer emperyalist güçler olan Amerika ile İngiltere yeni ortaya çıkan sosyalist ülkeyi, bu çocuğu, beşiğinde boğmak isteselerdi üzerimize yürürlerdi. Bunu yapmadılar, o nedenle de teşekkür ediyorum. Sonucunda da SSCB’yi ve onun gücünü tanımış oldular. En önemlisi ise iki tarafın da birbirine bağlı olduğunu kabul ettiler.

Roosevelt ile Churchill, egemenliklerini Sovyetler Birliği olmadan koruyamadıklarını kabullendiler çünkü Alman denizaltı kuvvetleri, Güney Amerika bölgesinde komut bölgeleri oluşturarak çoktan o kıyılara yönelmişti. İngiltere bombalanıyor ve ateşe tutuluyordu, bu nedenle de İngiltere iniş yapmaktan korkuyordu.

Faşist Almanya üzerine endişelerimiz bulunuyordu. Her iki tarafta bulunan bu endişeler, bizi Almanlara karşı birlik oluşturmaya yöneltti. Sonrasında İngiltere ile iyi bir anlaşmaya vardık: askeri güçler İran’a girdi. Böylelikle Türkiye’nin Hitler ile ittifak kurma ihtimalinin de önünü kestik.

Sovyet ve İngiliz askerlerini komşusu İran’da gören Türkiye, birkaç adım sonra bu askeri güçlerin İstanbul ve Çanakkale Boğazı’na ulaşabileceğini anlamıştı. Bu nedenle de Türkiye, Sovyetler Birliği’ne karşı çıkmamıştır.

Çokça övülen “lend-lease” (kiralama, ödünç verme) ise büyük rol oynamamıştır. Onlar bize, teknolojik ürünlerimizi geliştirmemiz için askeri üretimimizin %4’ü kadarıyla para yardımı sağlamışlardır.  Bu tabi ki de hiç olmamasından iyidir. Kendileri düşman tankları ve uçakların %25’ini yok etmişlerdir. Burada kötü olan nedir? Yardım ettiklerini açıkça görebiliriz. Ancak biz %75’ni, onlar ise %25’ini halletmişlerdir.

-Kimileri şu an ödünç verme olmasaydı kazanamayacağımızı öne sürüyorlar…

-Elbette yardımı olmuştur ancak hayati rol oynamamıştır. Ödünç vermeye ek olarak özellikle de askeri teknoloji, çeşitli gıda ürünleri, ilaçlar, benzin, ayakkabılar, giyim… Bütün bunlar elbette fayda sağlamıştır. Bunların hepsi iyi ancak birincil değil, ikincil ihtiyaçtır.

Bu arada, Amerikalılar savaş sonrası kalan ekipmanların iadesini talep etmiştir. Bütün cihazları topladık, vidalarını sıktık, boyadık ve sayılarıyla Nikolayev şehrine gönderdik. Orada devasa bir vinç ve canavarsı bir pres makinesi bulunuyordu. Yanı başında ise arka kısmı açık vaziyette bekleyen bir gemi duruyordu. Ve tarafımızca vidasına kadar toplanıp teslim edilen ekipmanlar, vincin altına getirilerek canavar pres makinesine atılıyordu. Sonrasında ise doğruca Amerika’ya, hurdalığa götürüldü. Yeter ki bize, Sovyetler Birliği’ne kalmasın.

Birçok şeyi geri gönderdik, çünkü kayıplar çok büyük değildi. Tabi ki onlara teşekkür ediyoruz, yardımda bulundular. Fakat yardım etmelerinin sebebi korkmalarıydı. SSCB olmasaydı onlar da olmayacaktı.

-Boris Pavloviç, liberal yazarlarımızdan bir tanesi şöyle bir açıklamada bulundu: Avrupa’nın tamamı çok hızlı pes etti, Fransızlar faşistlere karşılık göstermedi çünkü I. Dünya Savaşı’ndan kalma birçok mezarlıkları vardı ve yeni kayıplar istemiyorlardı. Neden Fransızlar kendi ülkesini savunmak istemediler? Ruslar kendi kayıplarını hatırlamıyorlar mı? Öyleyse neden Ruslar daima savunmanın gerekli olduğunu düşündüler?

– 20 tane Avrupa devleti, farklı gerekçelerle Hitler selamı vererek ona katılmış oldu. Bu durum, Hitler’in Sovyetler Birliği karşısındaki mücadelesinde sayısını 300 milyon kişiye çıkarmasına yardımcı oldu. Üstelik bir de Alman milli gelirini iki katına çıkardılar.

Kendine ait bir damla petrole bile sahip dolmayan Almanya yeterli miktarda iyi kalite kömür ve oduna, tahıl rezervlerine de sahip değildi ve bunları işgal ettiği Avrupa’dan temin etmeye başladı. Böylelikle Almanya’nın Sovyetler üzerindeki askeri hücum yetisi iki kattan dört kata çıkmış oldu.

Biz hep, Almanlar bize saldırdı şeklinde tabir ediyoruz. Ancak gerçekler bundan ibaret değildir. Hitler’in etkisi altında kalan, neredeyse bütün Avrupa, SSCB’ye karşı savaşmaktaydı. Peki nerede şu an bu 20 devlet?

Fransa tanklar, uçaklar, silahlar ve asker sayısında 1,5 kat daha üstünlüğe sahip olmasına rağmen Hitler’e teslim oldu. Sonrasında ise Almanlara araba, uçak ve daha fazla birçok şeyle desteklediler. Her şeyi verdiler. Savaş sonrasında ülkenin cumhurbaşkanı hapse atılarak ölüm cezasına çarptırıldı ancak De Gaullle onu bağışlayarak engel oldu.

Çekoslovakya, Almanya ile eşitliğe sahip olmasına rağmen aynı şekilde davranmıştır. Polonya, savunma için bütün şartlara sahipken aynı şekilde davranmıştır. Bu hükümetler savaştan kaçarak halklarını kaderine terk ettiler. Tabi ki hiç kimse mezarlıkların iki kat artmasını istemezdi. Ancak sonuç olarak sayılar çok fazla!

Bu makaleye atıf için: Ad soyad, Kurum Adı, Sayfa Adı ya da Başlığı, Yayın Tarihi , Web Adresi, ( Son Güncellenme Tarihi / Erişim Tarihi ) formatında belirtilmesi gerekmektedir.
Telif Hakları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Zelina Çeper

Zelina Çeper
TESAD Başkan Yardımcısı / Rusça Çevirmeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir