Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Asya / ABD-Çin Gerginlikleri “Yeni Soğuk Savaş” Başlangıcı Gibi Görünüyor

ABD-Çin Gerginlikleri “Yeni Soğuk Savaş” Başlangıcı Gibi Görünüyor

Savaş gemilerinin neredeyse çarpışacak olması ve FBI’ın Pekin’i sinirlendirmesi, ticaretle ilgili endişeleri artacaktır.

ABD ve Çin, 21. yüzyıldaki küresel rekabeti kontrol altında tutan kuralları ve kısıtlamaları yüzünden her iki tarafın da çıkamayacağı ya da durduramayacağı bir çatışmanın önünü açtı.

Çinli yetkililer Washington’u yeni bir soğuk savaş başlatmak ile suçladılar, ancak iki güç arasındaki problem, gerginliği azaltmak için herhangi bir önlem alınmadığı takdirde, bir kaza veya yanlış hesaplama yüzünden sıcak savaşa dönme potansiyeline sahip.

Geçtiğimiz birkaç hafta içinde, iki ülke arasında bir ticaret savaşı yaşanırken, ABD ve Çin savaş gemileri Güney Çin Denizi’nde neredeyse çarpışacaktı. Ayrıca FBI, Belçika’da üst düzey bir Çinli istihbarat yetkilisi için tuzak kurdu ve Pekin’i kışkırtarak yetkilinin ABD’ye iade edilmesini istedi.

Bu sırada Washington, Çin’i tehlikeli bir rakip olarak tasvir eden savaş karşıtı söylemlerini büyük ölçüde arttırdı. Geçtiğimiz ay bir BM güvenlik konseyi toplantısında Donald Trump, ABD seçimlerine müdahalede bulundukları için delil göstermeden Pekin’i suçladı.

Birkaç gün sonra başkan yardımcısı Mike Pence, Çin’in, ABD’nin iç siyasetine müdahale etmek için “zorlayıcı” yöntemler de dahil olmak üzere “bütüncül devlet yaklaşımı” sürdürdüğünü ve “farklı bir Amerikan başkanı” düşüncesini desteklemeye çalıştıklarını söyleyerek suçlamalarını artırdı. Pence, aynı Trump gibi, bir kanıt sunmadı.

Uzmanların çoğu, Çin’in -Trump’ın gümrük politikalarına karşı lobicilik ile uğraşması ve ekonomik casuslukta bir lider olmasına rağmen- Rusya’nın 2016’da yaptığı gibi ABD seçimlerine müdahalede bulunmaya çalışmadığını söylüyor.

Ancak Çin hükümeti, 2015 yılında cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Barack Obama arasında yapılan, ABD firmalarının ticari sırları peşinden koşan hacker orduları hakkında yapılan anlaşmayı bitirdi.

Pekin, donanmasını stratejik deniz şeritlerinin kontrolü için Güney Çin Denizi’ndeki adalar ve resiflerin yakınında yer alan ABD ve müttefik gemilerini durdurmaya yönelik daha saldırgan taktikler kullanmasını emretti.

2015’te Xi ile Obama arasında yapılan siber ateşkes anlaşması, siber casusluğunu hiçbir şekilde durdurmadı ancak Çin endüstrisinin rekabetçi yararı için fikri mülkiyet hırsızlığında büyük bir azalmayı sağladı. CrowdStrike siber güvenlik firmasının kurucu ortağı Dmitri Alperovitch’e göre bu ateşkes gerçekten bitti.

Alperovitch “CrowdStrike şimdi, Çin’in geri döndüğünü ve (2016’da büyük bir düşüşten sonra) Batı endüstrisine karşı faaliyet hacminin büyüklüğü ile doğru orantılı olarak saldırgan bir ulus-devlet tehdidine dönüştüğü söylenebilir”, diye ekledi.

“Eylül 2015 Obama-Xi anlaşmasından birkaç ay sonra, Çin devletinin sponsorluğundaki Batı ticaret sektörüne yönelik izinsiz girişlerde yaklaşık %90 düşüş yaşadık. 2017 yılında tekrar toparlanmaya başladılar ve o günden beri hızlandı.”

Obama yönetimindeki ABD’nin en üst düzey siber diplomatı olan Christopher Painter, Pekin’in 2015 siber anlaşmasını kabul ettiğini, çünkü yaptırım tehdidinin Xi’nin devlet ziyaretini gölgelemesini istemediklerini söyledi.

“Yalnızca siber bir mesele olarak değil, genel ilişkileri etkileyen ekonomik ve ulusal bir güvenlik meselesi” dedi. “Devam eden bir girişim kesinlikle hala var ama önemli bir düşüş yaşandı.”

“Eğer rapor edilen artış doğruysa, genel ilişkinin bozulmasına kısmen katkıda bulunacağım, çünkü bu ilişki, onları en başta masaya getiren şeydi”.

Bu sırada ABD, “savunma” durumundan “sorunlarını gidermeye ve saldırganları tanımlamaya”, oradan da “saldırgan olmaya” doğru hareket tarzında değişikliğe gitti.


Geçtiğimiz hafta ABD adalet departmanı ilk kez üst düzey Çinli istihbarat görevlisini iade etti. 1 Nisan’da Belçika’ya gelen üst düzey Çinli istihbarat görevlisi Yanjun Xu ABD havacılık şirketlerinin ticari sırlarını bir USB bellekten teslim alacağını düşünüyordu. Amerikalı meslektaşlarıyla çalışan Belçikalı yetkililer ise onu bekliyordu.

Çinli yetkililer, Xu hakkındaki iddiaların sahte olduğunu açıkladılar. Çin’in casusluk iddialarıyla ilgili sorulara yanıt olarak, Çin’in dışişleri bakanlığı sözcüsü Lu Kang, “Suçlamalar asılsız. ABD’yi, Çin’i itibarsızlaştırmak ve Çin-ABD ilişkilerine zarar vermek için sözde “siber hırsızlık” iddialarını bırakmaya çağırıyoruz.”

Lu, ABD ve müttefiklerinin “soğuk savaş” zihniyetini ve bu “kazançsız oyunu” terk edeceğini ve Çin’in gelişmesini “açıklık, kapsayıcılık ve işbirliği” ile ele almasını umduğunu söyledi.

Çin artık ABD’yi yalnızca ticaret masalarında ve siber casusluğun gölgesinde zorlamıyor. Silahlı kuvvetleri, Güney Çin Denizi’ndeki tartışmalı adaların ve resiflerin kontrolünü ele geçirerek, askeri karakollar inşa ederek ve etraflarındaki suları sahiplenerek, etki alanını Pasifik’e itiyor.

ABD ve müttefikleri, bu iddiaları reddetmeye ve “seyrüsefer serbestisi” amacıyla deniz kuvvetlerini göndererek uluslararası deniz şeritlerini açık tutmaya çalıştılar. Geçmişte, Çin donanması bu devriyeleri gözlemlemiş ve gemileri yeni sömürgeleştirilmiş adalardan uzak durmaları konusunda uyarmıştı. Ancak 30 Kasım’da Pekin, farklı ve çok daha riskli bir şey denedi. USS Decatur torpidosu, Spratly Adası zinciri boyunca yelken açarken, bir Çin savaş gemisi aniden önünü kesti ve Decatur’u çarpışmayı önlemek için acil bir dönüş yapmaya zorladı.

Pasifik’teki bir ABD uçak gemisi grubunu komuta eden emekli Arka Amiral Michael McDevitt, “Çin’in seyrüsefer serbestisine dair operasyonlarında büyük bir sıçrama.” dedi. “Bana göre bu, Pekin’in seyrüsefer serbestisi operasyonlarından bıkmış olması ve ABD ile Çin’in üç yıl önce savaş gemilerinin birbirleri etrafında nasıl davranacakları konusundaki anlaşmalarını ihlal etmek istediği anlamına geliyor.”

Denizcilik Analizleri Merkezi’nde kıdemli biri olan McDevitt, Çin’in bu hareketinin ayrıca açık denizlerdeki sinyalleri değiştirdiğini ve denizciliğe dair uluslararası protokol anlaşmalarını ihlal ettiğini söyledi. Çin’in artık mevcut kurallara ilgi duymadığının bir işaretiydi.

Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı John Bolton geçen hafta ABD’nin geri adım atmayacağını açıkladı.

Perşembe günü radyo röportajında “Komutanlar ihtiyacımız olan yetkiye sahiptir. Amerikan askeri üyelerine yönelik tehditleri tolere etmeyeceğiz. Uluslararası deniz yollarını açık tutmaya kararlıyız. Bu, Çin’in anlaması gereken bir şey.” dedi Bolton.

Konu Çin’i durdurmaya ve uluslararası düzenin Pekin’in çıkarlarına uygun olarak yeniden yazılmasına geldiğinde, Trump ekibinin mesajı, selefininkinden daha sert bir çizgide olacaktı.

“Daha önce hiç bu kadar sert bir Amerikan Başkanı görmediler. Davranışlarının ticaret alanında, uluslararası, askeri ve politik alanlarda, daha birçok alanda düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ve eğer uygun bir hale geri dönerlerse, ki bu teknolojimizi çalmalarına izin verilmemiş olması durumudur, askeri yetenekleri önemli ölçüde azalacaktı. Çin’in neden olduğu pek çok gerilim azalacak” dedi.

ABD’nin borcunun 1 milyar doları aştığı Çin, “düzelme” konusunda aynı şekilde değerlendirildi.

Bazı analistler, son zamanlardaki dramatik olayların, ABD’nin Belgrad’daki bir Çin büyükelçiliğinin bombalanması ya da 1989’da Tiananmen’deki protestolardan sonra sert şekilde bastırdıkları için Çin’e yaptırım uygulaması gibi son 15 yılda olan olaylar kadar çıkış yaratmadığını söylüyor.

Trump ve Xi, Kasım sonunda Arjantin’deki G20 toplantısında görüşebilir ve her ikisi de ilişkileri eskiye döndürmek için güçlü bir teşviğe sahip.

Chicago Üniversitesi’nde Çin’in ekonomi politiğine odaklanan Dali Yang “Çok sert tavırlar almak pazarlık sürecinin bir parçası. Karşı tarafa acı vermeye çalışırsın.” dedi

“Çin liderliği, tüm ülkeyi ABD’ye karşı durmayı teşvik etmeyen daha temkinli bir tavır aldı. Çin basınının öfkesini kontrol etme konusunda çok dikkatliler. Her iki taraf da sert bir retoriğin ortasında çok hassas şekilde dans ediyor.”

Kaynak: https://www.theguardian.com/world/2018/oct/16/us-china-new-cold-war-tensions

Çevirmen Hakkında

Mert Öbek / TESA İngilizce Çevirmeni

Nişantaşı Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir