2019 Yüzyılın En Tehlikeli Yılı Olabilir

Arap ülkelerinin Beşar Esad’ı tanıması, Fransa’daki “sarı yeleklilerin” protestoları, Trump’ın ticari savaşları, Eski ve Yeni Dünya’nın pek çok ülkesinde popülist hareketlerin zafer elde etmesi, dünyanın derin bir değişim sürecinden geçtiğini göstermektedir. 2019’da bizi ne gibi politik krizler beklemektedir?

ABD ile Çin Arasında Çatışma

Şubat’ta, ticaret vergilerini karşılıklı dondurma kararı muhtemelen son bulacaktır. Barışçıl bir devamlılık olmaz ise Trump, Çin’in ithalat vergisine 200 milyar dolar kadar ekleyebilir. Çin ise ABD’nin tahvillerini düşürerek cevabını verebilir. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) çöküşe gider, dünya ekonomisi yavaşlar, enerji fiyatları düşer.

Ticari anlaşmazlıklar askeri çatışmalara dönüşebilir: mesela Amerikan hava aracının agresif bir şekilde Güney Çin denizine girmeye çalışması durumunda olabileceği gibi. Çin ise askeri olarak dünkü çocuk değil, uzun bir süredir değil hem de. Üstelik ekonomik açıdan bakacak olursak Batı’nın liberalleriyle rekabet edecek nitelikte. Bu durum, birçok ülkeyi “büyük kardeşleri” arasında seçim yapma zorunluluğunda bırakacaktır, aynı Kazakistan gibi.

Avrasya Ekonomik Birliği’nin Gelişimi

Rusya öncesinde Ukrayna ile yaptığı hataları tekrarlamama kararı aldı. Bu yüzden müttefiklerinin ekonomilerini desteklemek amacıyla, enerji kaynaklarını düşük fiyatla satarak onlara sponsor olmakta. Rusya-Ermenistan ve Rusya-Beyaz Rusya zirvesinde, Rus liderliğinde istikrar korunarak bu birliğin entegrasyonunun artması talebinde bulunuldu.

Peki ya Moskova prensip sahibi olabilecek mi? Bu duruma Kazakistan’da bile dikkatle bakıyorlar. Ki Kazakistan’da, yakın zamanda Pavladorlu yetkililer Rusça konuşan çocuklara para cezası oluşturmayı düşündüler. Kazakistan milliyetçiliği, parlamentoda sivrilen parti olarak şekillenmeye başladı ve bu 2019’un başlarında patlamaya hazır bir bomba olabilir, hele ki Nursultan Nazarbayev’in politikadan uzaklaşması durumunda.

Mayıs’ta Gerçekleşecek olan Avrupa Parlamento Seçimleri

Avrupa Birliği gözlerimizin önünde dağılıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean- Claude Juncker Romanya’nın parlamentoda yer almaya hazır olmadığını açıkladı.

Bir de “popülistler” ve “milliyetçiler” olarak adlandırılan ikinci grup Avrupalılar ortaya çıktı. Bu gruplar zaten Almanya, Macaristan, İspanya, İtalya, Avusturya, İsveç, Fransa, Hollanda gibi birçok ülkede federal ve yerel seçimleri kazanmaktadırlar. Avrupa Parlamentosu seçimini de kazanırlarsa, liberal “Avrupa evi” için korkunç olacaktır.

Liberallerin halktan ne kadar uzak olduğunu Fransa’daki “sarı yelekliler” protestoları ortaya koymaktadır. Trump’ın önceki ulusal güvenlik danışmanı Steve Bannon’un, Avrupa Parlamentosu’na seçimlerde milliyetçi partilerin kampanyalarını koordine etme sözü vermesiyle durum daha ilgi çekici hale geldi.

Rusya’ya Karşı Devam Eden Provokasyonlar

İngiltere Gatwick Havaalanında insansız hava araçlarının uçurulmasından Moskova’nın suçlu bulunmaması da gariptir. Vladimir Putin zorbalıkları hala sineye çekmekte ancak Batı, onun baskılara cevap verebileceği askeri güç gibi çok etkili bir yolunun olduğunu biliyor.

Rusya değil nükleer bir güç, olası bir nükleer savaşta ABD’yi bile yok edebilecek tek güçtür. Rus ordusunun Suriye’deki başarıları, deneyimli ve iyi silahlanmış olduğunun göstergesidir. Yeni türlerde silahların gösterilmesi “dünya topluluğuna” nükleer bir savaşın yaşanabileceğini hatırlatmaktadır. Rusya herhangi bir çatışmaya hazır: örneğin Ukrayna’da.

ABD ile Kuzey Kore Arasındaki Nükleer Silahsızlanma

Gerçekleştiremeyebilirler. Doğrusu unutmuş gibiler. Ancak Trump öyle bırakmayacaktır. Gergin bir durum oluştuğu taktirde gölgedeki ABD askerlerine yaptığı harcamayı iki katına çıkarabilmek için Japonya’ya ve Güney Kore’ye baskı kuracaktır.

Lakin bu başarılı olmayabilir çünkü Koreliler Trump olmadan anlaşabiliyorlar, Japonya ise Kuril Adaları’nı almak istiyor ve Rusya ile müzakerelerindeki temel şart Amerikan askeri üslerinin Japonya’dan çekilmesi üzerinedir. Amerika’nın bölgeden çıkarılması konusuna Çin de katılıyor ve Trump bu durumda Kuzey Kore’ye ekonomik yaptırımlar uygulayarak şantaj yapacaktır.

Basra Körfezi’ndeki Durum

İran’a uygulanan yaptırımların tekrar başlaması kararı ile Tahran açıkça uyarıda bulundu. En kötüsü de Avrupa’nın İran ile yaptığı nükleer antlaşmayı kurtarma çabasının başarısızlıkla sonuçlanacak olması. Böylelikle İran, nükleer yakıt üretmeye devam edecek ve dünyadaki ham petrol tedariğinin %30’unun yapıldığı Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişiminde bulunacaktır.

Kısa ve Orta Menzilli Füzeler antlaşması

Donald Trump’ın Kısa ve Orta Menzilli Füzelerin kullanımı hakkındaki antlaşmanın Rusya tarafından ihlali üzerine Vladimir Putin’e verdiği ültimatom Şubat’ta sona eriyor. Trump’ın Putin’den gelecek hiçbir cevabı beklemeyeceği ortada. Bu nedenle de geri sayım başladı. Amerika, kuşkusuz, antlaşmadan çekilecektir. 2019’da Trump’ın orta menzilli füzeleri istediği yerde konumlandırmasını bekliyoruz. Hem teknik açıdan hem de organizasyon açısından gerçekleşmesi an meselesidir. Ve bu durum sadece Asya’da Çin’i kapsamıyor; aynı zamanda Avrupa’da da Rusya’yı kapsamakta. Her ne kadar Avrupalılar buna karşı olsa da, Trump’ın baskı kurabilmek için ticari vergiler ve yaptırımlar gibi birçok yöntemi bulunmaktadır.

Böylelikle 2019 yılında bizi belirsizliklerin ve istikrarsızlıkların artışı beklemektedir. Örneğin Suriye’de siyasi uzlaşma gerçekleşecektir. Ancak bu yedi koca yıl savaştıkları gerçeğini değiştirmiyor. Suriye barışı çok acı yollarla deneyimledi. Birçok acı ise hala gelecekte bizi beklemektedir.

Yazar: Lybov Stepushova

[toggle title=”Kaynakça” state=”close”]

Kaynak: https://www.pravda.ru/world/30-12-2018/1403883-risk-0/

[/toggle]