2018 Bütçe Sonuçları Üzerine

Geride bıraktığımız aralık ayı ve 2018 yılının tamamına ait bütçe gerçekleşmeleri 15 Ocak’ta açıklandı. Buna göre, merkezi yönetim, 2018 yılında 757,8 Milyar TL gelir elde ederken 830,5 Milyar TL harcadı. Bütçe açığı ise 72,6 Milyar TL olarak gerçekleşti.[1] 

Hükümetin bir yılı kapsayan bütçe hedefleri, ilgili yıldan önceki ekim ayında meclise sunulur. 2018 yılı bütçesi de böyle yapılmıştı. 2018 yılı bütçesi 2017 yılı Ekim ayında meclise sunulmuş ve yeni yıla girmeden kabul edilmişti. Bütçe gerçekleşmeleri, birçok nedenden dolayı bir yıl önce yapılan bütçe tahminlerine göre farklılık gösterebiliyor. 2018 bütçe gerçekleşmelerini, 2017 yılı Ekim ayında ortaya konulan hedefler ile kıyaslayalım ve arada oluşan farkların nedenlerini anlamaya çalışalım.

Grafik 1’de görüldüğü gibi 2017 Ekim ayında meclise sunulan bütçe tasarısında bütçe gelirinin 696,8 Milyar TL, gider kaleminin 762,7 Milyar TL ve bütçe açığının ise 65,9 Milyar TL seviyesinde gerçekleşmesi hedeflenmişti. Rakamlar, bütçe gelirlerinin %8,8, giderlerinin %8,9 ve bunun beraberinde bütçe açığının da %10,1 daha fazla gerçekleştiğini göstermektedir. Ayrıca, hedeften sapma olmasına rağmen gelir ve gider oranlarının birlikte hareket ettikleri ve bütçe açığının GSYH’ye oranının hedeflere uygun bir şekilde sonuçlandırıldığını görmekteyiz.

Grafik 1

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı

Peki, bütçe hazırlanırken ortaya konulan hedeflerden uzaklaşılmasının ve gelir – gider tarafının birlikte bir artış göstermesinin nedeni nedir? Bu sorunun cevabını bulabilmek için, öncelikle söz konusu hedeflerin nasıl bir ekonomik ortamda ortaya konulduğu ve ne tür varsayımlara dayandığına bakmamız gerekiyor. 2018 bütçesinin hazırlandığı dönemde,

2018 yılına dair temel ekonomik beklentiler şöyle idi:[2]

  • Büyüme: %5,5
  • Yıl sonu enflasyon oranı: %7
  • İhracat: 169 Milyar Dolar
  • İthalat: 237 Milyar Dolar

Gerçekleşmeler ise şöyle oldu:

  • Büyüme: %~3 (4. Çeyrekte yıllık büyüme %-1 gelmesi halinde)
  • Yılsonu enflasyon oranı: %20,3[3]
  • İhracat: 168,1 Milyar Dolar
  • İthalat: 223,1 Milyar Dolar[4]

Bütçe rakamlarını öncelikle bu varsayımlardaki değişimleri göz önünde bulundurarak okumak gerekiyor. Çünkü bütçe denilen kavram, devletin vergi toplaması ve harcamasıdır. Büyüme rakamları, enflasyon ve ithalat da bu kalemleri doğrudan etkilemektedir. Büyümenin beklenenin altında gelmesi hem doğrudan hem de dolaylı vergilerin azalmasına neden olmuştur. Ayrıca ithalatın da beklenenden az gerçekleşmesi bütçede önemli bir yer tutan ithalattan alınan KDV hedeflerine zarar vermiştir. Ancak dolar kurundaki artış, söz konusu KDV gelirinin hedeflenenin üzerinde elde edilmesini sağlamıştır.

Diğer yandan enflasyon, özellikle dolaylı gelirlere pozitif katkı sunduğu gibi harcamaların da aynı şekilde artmasına neden olmuştur. Bir de üstüne bütçe yapılırken hesaba katılmayan giderlerin (emekli ikramiyeleri gibi) ve gelirlerin (yapılandırma, imar barışı ve bedelli askerlik gibi) ortaya çıkmasını, bir yıl önce hedeflenen bütçeden çok daha farklı rakamlarla karşılaşmamızın ana sebepleri olarak düşünebiliriz.

Bu farklılaşmayı bütçe kalemlerinin ayrıntılarında arayalım. Gider tarafı ile başlayalım. Bütçe giderleri geçen yıl konulan hedefin %8,9 üzerine çıkarak 67,7 Milyar TL fazla gerçekleşti. Söz konusu artışta ön plana çıkan kalemler şöyle:

Toplam personel giderinin hedeflenenden %9,7 daha fazla gerçekleştiği ve 17,7 Milyar TL ek bir gider meydana getirdiği görülmekte. Alt kaleminde ise işçilere yapılan ödemelerin %62, memurlara yapılan ödemelerin ise hedeflenen seviyeden %6,1 daha fazla gerçekleştiği görülmekte. Bununla birlikte SGK’ya ödenen primlerin de %11,6 daha fazla gerçekleştiği ve 3,5 Milyar TL ek yük getirdiğini görmekteyiz.

Diğer taraftan, mal ve hizmet alım giderlerinin hedefin %8,6 üstüne çıkarak 5,6 Milyar TL, sağlık, emeklilik ve sosyal yardım giderleri hedefin %9,4 üstüne çıkarak 12,7 Milyar TL ve gayrimenkul sermayesi ve üretim giderlerinin ise hedefin %38,3 üstüne çıkarak 17,4 Milyar TL daha fazla yük getirdiği görülmekte. Bu sayılan kalemler gider tarafındaki artışın %84’ünü oluşturmaktadır. Bütçenin gider tarafında enflasyonun ve bilinçli olarak tercih edilen bazı ödemelerin bütçenin genişlemesine neden olduğunu görmekteyiz.

Gelir tarafında ise geçen yıl konulan hedefin %8,8 üzerinde, 61 Milyar TL’lik bir artış söz konusu. Ancak toplam gelirin %80’inden fazlasını oluşturan vergi gelirlerinin hedeflenen seviyenin sadece %7’si kadar, 21,9 Milyar TL üzerine çıktığını görüyoruz. Bu durum enflasyona rağmen beklenenden daha az gelen büyüme ve birçok vergi indiriminden kaynaklandı.

Vergilerin alt kalemlerine baktığımızda ise enflasyondaki beklenmeyen artıştan dolayı gelir ve kurumlar vergilerinin hedefin %15,5 üzerinde 29,1 Milyar TL daha fazla getiri sağladığını görmekteyiz. Ancak özellikle kurdaki ani atak sonrası hükümetin birçok üründe indirime gittiği ÖTV ve KDV gelirlerinin enflasyona rağmen hedefin %8,5 altında kaldığı ve hedeflenen seviyeden 19,8 Milyar TL daha az getiri sağladığı görülmekte. Diğer yandan ekonomide beklenen büyüme sağlanamamasına rağmen kurdaki artıştan dolayı ithalde alınan KDV’nin yılbaşı hedefinin %13,3 üzerinde olduğu ve bütçeye 14,3 Milyar TL daha fazla getiri sunduğunu görmekteyiz.

Verginin alt kalemlerini bir kenara bırakıp tekrar başa dönecek olursak gelir tarafında hedefin üzerinde gerçekleşen toplam 61 Milyar TL’nin sadece 21,9 Milyar TL’sinin vergi kaynaklı olduğunu görüyoruz. Bu noktada gelir desteğinin vergi dışı gelirlerden geldiğini ve bu kalemin 2018 yılı bütçesi hazırlanırken ortaya konulan hedeften %40 yani 39,1 Milyar TL daha fazla gerçekleştiğini görüyoruz. Bütçe açığını dengede tutan kamunun gider kalemindeki artışın, yapılandırma, imar barışı ve bedelli askerlik gibi vergi dışı gelirler ile finanse edildiğini görüyoruz.[5]

Rakamlar, 2018 yılında da özellikle bütçe açığının hedeflerle uyumlu bir seyir izlediğini ortaya koyuyor. Mart ayında, 2018 yılı toplam GSYH’sinin açıklanmasıyla netleşecek olan Bütçe Açığı/GSYH oranı, 2018 bütçe hedeflerinde ortaya konulan %1,9’a yakın bir seviyede sonuçlanacak. Kamu maliyesi, Türkiye’nin yıllardır disiplininden vazgeçmediği bir alan. Özellikle yabancı yatırımcıların istikrarın bir göstergesi olarak kabul ettikleri bu alanı yakından takip ettiklerini biliyoruz. Grafik 2’de de görüleceği üzere Yeni Ekonomi Programı’nda önümüzdeki yıllarda da bütçe açığının %2 seviyesinin altında tutulması hedeflenmekte. Bu durum, Türkiye için ekonomik istikrarın önemli bir çıpası olan bütçe dengesi ve bu dengenin yatırımcılara verdiği sinyaller açısından önemli.

Grafik 2

 


Kaynakça

BloombergHT, Kurum: İmar Barışı’na 14 milyar liralık bir bedel ödendi, https://www.bloomberght.com/haberler/haber/2185075-bakan-kurum-imar-barisi-na-14-milyar-liralik-bir-bedel-odendi (ET: 16.01.2019)

BUMKO, Aralık Ayı Bütçe Gerçekleşme Sonuçları, http://www.bumko.gov.tr/TR,8556/2018-aralik-ayi-butce-gerceklesme-sonuclari.html (ET: 16.01.2019)

Hürriyet, Gündem Haberler, http://www.hurriyet.com.tr/gundem/askerlik-suresi-kisalacak-mi-tek-tip-askerlik-konusunda-son-gelismeler-41060583 (ET: 16.01.2019)

SBB,Orta Vadeli Program 2018-2020, http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2018/11/Orta_Vadeli_Program_2018-2020.pdf (ET: 16.01.2019)

TCMB,TüketiciFiyatları, https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Istatistikler/Enflasyon+Verileri/Tuketici+Fiyatlari (ET: 16.01.2019)

Ticaret Bakanlığı, Haberler, https://www.ticaret.gov.tr/haberler/bakan-pekcan-cumhuriyet-tarihimizin-en-yuksek-yillik-ihracati-gerceklesti (ET: 16.01.2019)

Dipnotlar

[1] BUMKO, Aralık Ayı Bütçe Gerçekleşme Sonuçları.

[2] SBB, Orta Vadeli Program 2018-2020.

[3] TCMB, Tüketici Fiyatları.

[4] Ticaret Bakanlığı, Haberler.

[5] BloombergHT, Kurum: İmar Barışı’na 14 milyar liralık bir bedel ödendi.

[6] Hürriyet, Gündem Haberler.

Yazar Hakkında

Furkan Gün  /  TESA Ekonomi Masası Yazarı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

İşletme Yüksek Lisans Öğrencisi