Kariye kilisesi mozaikleri

14. Yüzyıl Mozaiklerine Tarihsel Bir Bakış: Kariye

“…benim güzel Khora’m, gelecek çağlar boyunca sonsuza değin sürecek

 ölümsüz şan, tüm görülebilir dünyada ve bu kentte gerçekten olağanüstü sayılacak.”

Theodoros Metokhites

 

Günümüzde Kariye Müzesi olarak bilinen, Khora Manastırı’nın İsa’ya takdim edilen kilisesi olan Kariye, İstanbul’da 21. yüzyıla kadar ulaşan önemli Bizans anıtları arasındadır.[1] Kelime anlamı bakımından Kariye, eski Yunanca ‘kent dışı’ anlamına gelen Khora sözcüğünün Türkçeleşmesiyle oluşmuştur. İlk Khora Kilisesi, Doğu Roma Dönemi’nde İmparator Justinianos (527-565) tarafından, sur dışında, varlığı bilinen bir şapelin yerine yaptırılmıştır.[2] Geçmişi 6. Yüzyıla kadar uzanan bu eşsiz yapı, 1316-1321 yılları arasında dönemin Bizans İmparatorluğu başbakanlığı yapmış olan ve sanatsal kişiliğiyle bilinen dönemin hazine görevlisi Theodoros Metokhites tarafından yeniden inşa edilmiş, büyütülmüş ve bugünkü ihtişamlı haline kavuşmuştur.[3]

 

Kariye Müzesi, batı cephesi, 14.yüzyıl görüntüsüne uygun rekonstrüksiyonu (Tayfun Öner)

 

Sofistike bir bezeme programına sahip bu yapı, Geç Bizans sanatı edebi eserlerinde olduğu gibi lirikal bir anlatımla karşımıza çıkmaktadır. Mimari açıdan ise, naos (ana ibadet mekanı), aneks (ek bina), parekklesion (mezar şapeli) ve iki narteksten (giriş holü) oluşmakta olup, bazı kaynaklara göre üst katında kütüphane olduğu düşünülen birim ile birlikte büyük bir manastır kompleksinin günümüzde ayakta kalan kilisesidir. Nartekslerde, İsa ve Meryem’in yaşam öyküleri mozaik tekniğiyle işlenirken; parakklesion, fresko[4] tekniğiyle bezenmiş ilahi kurtuluş sahneleriyle doludur. Bu mozaik ve fresklerde; Tevrat ve İncil’den alınan ruhani sahneler ile Meryem’in İncil’de yer almayan Apokrif[5] hayat hikayesine sıkça yer verilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’u fethinin ardından, 1495-1511 yılları arasında camiye çevrilen yapı, bu dönemden itibaren Kariye Camii olarak anılmaya başlanmıştır. İslami eklentilerin ardından (mihrap, minber, minare), figürlü bezemelerin üstü alçı ile yavaş yavaş örtülerek muhafaza edilmiş ve Batılı ziyaretçiler tarafından “Mozaikli Camii” olarak betimlenmiştir. 1945 yılında müzeye çevrilen Kariye, 1947 yılında Thomas Whittemore eşliğinde, Amerikan Bizans Enstitüsü tarafından kapsamlı bir restorasyon projesine dahil edilmiştir. Günümüzde Ayasofya Müzesi’nin bağlı birimi olan Kariye, eşsiz yapısı ve şairane süslemesiyle İstanbul’un en gözde anıtları arasındadır.

Mozaik ve freskleriyle muhteşem bir anlatıya sahip Kariye’yi diğer dini yapılardan ayıran önemli bir diğer özelliği ise, yapıda Meryem’in apokrif yaşam öyküsünün de yer almasıdır. Bu bağlamda, İç Narteks’te yer alan ‘Meryem’in Doğumu’ sahnesinde;

Yerden yükseltilmiş süslü bir yatak içerisinde Anna (Meryem’in Annesi) hizmetçilerinin, komşu ve yakınlarının kutlamalarını kabul ederken tasvir edilmiştir. Arka fonda bir yapı yer almakta ve kapının arkasında duran Yoahim (Meryem’in babası) görülmektedir. Birkaç anlatıdan oluşan panonun sağ alt köşesinde yıkanma, sol alt köşesinde ise hizmetlinin beşiği düzelttiği sahneler yer almaktadır. Tasvirin üst kısmında, ‘Theotokos’un (Tanrı Anası) Doğumu’ yazmaktadır. Mozaik panonun genelinde ise zenginlik içeren detaylar dikkat çekmektedir.

 

İç Narteks, Meryem’in Doğumu (Ece Demirci)

 

“…Anna, çocuğu olması için Tanrı’ya yalvardığı sırada, bu çocuğunu Tanrı hizmetine adayacağına da söz verir. Meryem beş yaşına gelince, bu sözü yerine getirmek için Meryem’i tapınağa götürür…”[6] Meryem’in Tapınağa Takdimi sahnesinde, Yoahim ve Anna’nın önünde duran Meryem’in Zekeriya ile ilk defa karşılaşması yer alır. Dikkat çeken diğer bir detay ise, Kiborion[7] biçimli tahtta oturan Meryem’in, bir melek tarafından doyurulmasıdır. Sahnenin bütününde dokuz kadın figürünün, ellerinde meşalelerle yer aldığı görülmektedir.

 

İç Narteks, Meryem’in Tapınağa Takdimi (Ece Demirci)

 

Kariye müzesi iç narteks duvarlarında yer alan ‘Meryem’in Evlenmesi’ ve ‘Meryem’e Müjde’ sahneleri oldukça dikkat çekmektedir. Meryem’in hayatının önemle anlatıldığı yapıda, İsa’nın doğum sahnesi ise en vurucu panolardan biridir. Öyle ki, Ioannes Phokas isimli bir keşişin 12. yüzyılda Kutsal Topraklara yaptığı bir yolculuk sırasında anlattıkları ilgi çekici olabilir. Phokas, Beytüllahim’deki mağaraya vardığı zaman, zihninde canlanan ruhani sahneleri, “…İmgeden mutluluk duyuyorum ve zihnimde o kutsal mağaraya tamamen giriyorum. İsa’nın doğumunun asıl koşullarını ve yemlikte yatanı görüyorum. Mağarayı kuşatan melek korolarını görüyorum. Mutlulukla doluyum ve ulaşmaya layık görüldüğüm inayetin derinliğini anlayarak seviniyorum.” diyerek betimler.[8]

Müzede yer alan İsa’nın Doğumu isimli, birkaç sahneyi içeren mozaik panoda ise, nüfus sayımı için Nasıra’dan Beytüllahim’e giderken doğum anı gelen Meryem, ilk örneklerde olduğu gibi uzanmış pozisyonda görülmektedir. Sol altta, hizmetlilerin yıkama sahnesi yer alırken, sağ alt bölümde, düşünceli bir Yusuf resmedilmiştir. Panonun sağ bölümündeki bir meleğin, çeşitli yaşlardaki çobanlara doğumu müjdelediği görülürken; sol kısımda duran diğer meleklerin, doğuma tanıklık ettiği tasvir edilmiştir. En üstteki sahnede, bir yemlik içinde betimlenen çocuk İsa’yı aydınlatan bir ışık huzmesi göze çarpmaktadır.

 

Dış Narteks, İsa’nın Doğumu (Ece Demirci)

 

Kariye’ye ait diğer bir önemli nokta ise; yapıda sıkça rastladığımız Meryem ve Çocuk İsa figürleridir.

Bemanın[9] sağındaki panelde mermer bir çerçeve içinde, Hodegetria (Yol Gösterici) Meryem olarak adlandırılan panoda, kucağındaki çocuk İsa’yı tutmakta olan Meryem tasvir edilmiştir. Hafif bir yükselti üzerinde ayakta duran Meryem’in, çocuk İsa’ya bakışlarındaki hüzün göze çarpmaktadır. Aziz Luka’nın, Meryem’e bakarak yaptığı düşünülen ve İstanbul’un koruyucusu olduğuna inanılan diğer bir ikonanın ise Kariye’de saklandığı ve savaş zamanlarında surların etrafında gezdirilerek, şehri koruduğu sanılmaktadır.[10]

 

Naos, Hodegetria Meryem (Ece Demirci)

 

Batı cephesi ana girişin üzerindeki kemerde yer alan Bakire Meryem Mozaiği, Blakherniotissa tipinde tasvir edilmiştir. Panonun merkezinde, dua eder (orans) pozisyonda kollarını iki yana açmış bir Meryem figürü bulunmakta ve bu duruşun ilk örneğine Blakhernai Sarayı’nda görülen bir ikonada rastlanmaktadır.[11] Meryem’in göğsündeki bir madalyon içinde betimlenen çocuk İsa tasviri, Meryem’in bağrının evrenden geniş olduğunu sembolize etmektedir. Tonozun[12] kenarlarına şairane bir ustalıkla yerleştirilen iki melek figürü görülmektedir. Meryem tasvirinin etrafında ise ‘Khora tou akhoretou’[13] yani ‘hiçbir yere sığmayanın mekanı’ yazılıdır.

 

Dış Narteks, Blachernitissa Meryem (Ece Demirci)

 

Kiliseye girişte karşımıza çıkan ilk mozaik ise, iç nartekse giriş kemerinin üst kısmında, Blakherniotissa Meryem panosuyla karşılıklı olarak resmedilen ‘Pantokrator İsa’ figürüdür. Boynunun mübalağalı bir şekilde resmedilmesi ile İsa’nın insanüstü doğası simgelenmektedir. Sağ eliyle takdis[14] işareti yaparken, sol eliyle bir İncil tutmaktadır. İsa’nın başının üzerinde, içinde bir haç ile tasvir edilen hale ise Teslis’in üçüncü unsuru olan kutsal ruhu sembolize etmektedir. Sol omzunun yanında yer alan yazıda ‘Chora’ (Kariye), sağ omzunun yanında ise ‘Ton Zonton’ (Yaşayanların Mekanı) yazmaktadır.[15]

 

Dış Narteks, Pantokrator İsa (Ece Demirci)

 

“…İsa, Gallile’nin Kana kentinde bir düğüne, annesi Meryem ve havarileriyle birlikte çağırılır. Bir ara şarap biter. İsa, orada bulunan altı küpe su doldurmalarını söyler. Sonunda, suyun şaraba dönüştüğü görülür…”[16]

Dış nartekste, İsa’nın insanlar önünde gösterdiği ilk mucize olan şarapların çoğaltılmasını konu alan ‘Kana Düğünü’ panosunda, solda, İsa, Yahya (Vaftizci) ve Petrus (Havari); önde, küplere su dolduran iki hizmetkar görülmektedir.

 

Dış Narteks, Kana Düğünü (Ece Demirci)

 

Müzede sergilenen panolarda, mucize sahnelerinden ‘Ekmeklerin Çoğaltılması’, ‘Cüzzamlı Hasta’ ve ‘İki Kör Adamın İyileştirilmesi’, İsa’nın doğaüstü gücünü kanıtlar niteliktedir. Tüm bu mucizelerden ilham alan ve bu muhteşem yapıyı freskler ve mozaiklerle bezeyen Theodoros Metokhites’in ithaf sahnesi, naosa giriş kapısının üstünde yer almaktadır. Kabbadion[17] ve kavuk şeklinde abartılı bir başlık takan kilise banisinin arkasında ‘Kurucu, hazinenin görevlisi Theodoros Metokhites’ yazısı bulunmakta ve elinde tuttuğu kilise maketini taht üzerinde oturan İsa’ya takdim etmektedir.

 

İç Narteks, Kurucunun İthaf Mozaiği (Ece Demirci)

 

“…Oğlundan ayrı yaşamanın verdiği yalnızlığa dayanamayan Meryem, Tanrı’ya yalvarır, oğlunun yanına kendisini de almasını ister. Bunun üzerine bir melek Meryem’e görünür. Ona üç gün içinde cennette oğluna kavuşacağını haber verir. Melek, Meryem’e bir de palmiye dalı sunar. Meryem öldüğü zaman mezarına dikilsin diye palmiyeyi Yahya’ya verir ve bütün havarilerin, ölümünde hazır bulunmalarını ister.”[18]

Kilisede İsa’nın ölüm sahnesine yer verilmezken, yapılan restorasyon çalışmaları neticesinde, naos kapısının üzerindeki alçı levhaların altından çıkarılan ‘Koimesis’ (Meryem’in Ölümü) panosu, yapının en görkemli mozaiklerinden biridir. Birkaç sahneden oluşan panoda, kumaşlarla kaplı bir lahitin[19] üzerine uzanmış biçimde tasvir edilen Meryem’in etrafında, Kudüslü kadınlar, havariler, rahip ve rahibeler yer almaktadır. Çift mandorla[20] içinde tasvir edilen İsa’nın kucağında, Meryem’in ruhunu temsil eden bir bebek yer almaktadır. Altı kanatlı Serafim meleği[21]  İsa’nın hemen arkasında bulunmakta ve Meryem’in ruhunu cennete götürmek için iki melek daha beklemektedir.

 

Naos, Koimesis (Ece Demirci)

 

Sonuç

6. yüzyıla uzanan tarihinden bu yana çeşitli yıkımlara uğrayan, banisi Theodoros Metokhites’in mozaik ve fresk bezemeleriyle en ihtişamlı haline kavuşan, Osmanlı İmparatorluğu tarafından korunup, muhafaza edilen Kariye’nin, Hristiyanlık sanatı tarihine katkıları yadsınamayacak kadar büyüktür. Müze olarak hizmet vermekte olan yapının, günümüzde devam eden restorasyon projeleri kapsamında, parekklesion bölümü ziyarete kapalıdır. İslami eklentileri ve geç Bizans dönemi sanatının muazzam ahengiyle, ziyaretçilerine görsel bir şölen sunmaktadır.


Kaynakça

Arentzen, Thomas, Cunningham, Mary B.: The Reception of the Virgin in Byzantium, 2019.

Cömert, Bedrettin: Mitoloji ve İkonografi, Ayraç Yayınevi, Ankara, 1999.

Kariye Müzesi, https://ayasofyamuzesi.gov.tr/tr/content/kariye-m%C3%BCzesi, (Erişim Tarihi: 04.10.2019)

Öğretmen Aydan Kariye Müzesi Mozaikleri, http://www.aydanogretmen.com.tr/blogdetay/27/kariye-muzesi-mozaikleri, (Erişim tarihi: 03.10.2019)

Klein, Holger A.: Kariye Bir Anıt, İki Anıtsal Kişilik Theodoros Metokhites’ten Thomas Whittemore’a, İstanbul, 2010.

Klein, Holger A., Ousterhout, Robert G., Pitarakis, Brigitte: Kariye Camii Yeniden, çev., İnci Türkoğlu, İstanbul, 2011.

Magdalino, Paul: Theodoros Metokhites, Khora ve Konstantinopolis, çev., İnci Türkoğlu, İstanbul, 2011.

Wilkinson, John: Jerusalem Pilgrimage 1099-1185, New York, 2016.

[1] Holger A. Klein, Robert G. Ousterhout, Brigitte Pitarakis, Kariye Camii Yeniden, çev., İnci Türkoğlu, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınevi, İstanbul, 2011, s.9.

[2]Kariye Müzesi, 2019, https://ayasofyamuzesi.gov.tr/tr/content/kariye-m%C3%BCzesi (Erişim Tarihi: 04.10.2019)

[3] Paul Magdalino, Theodoros Metokhites, Khora ve Konstantinopolis, çev., İnci Türkoğlu, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınevi, İstanbul, 2011, s.152.

[4] Islak alçı ya da sıva üzerine suyla karıştırılmış boya ile yapılan duvar resim tekniği.

[5] Dini metinlerin veya kitapların parçası olmayan.

[6] Bedrettin Cömert, Mitoloji ve İkonografi, Ayraç Yayınevi, Ankara, 1999, s.254.

[7] Altar üzerinde, dört destekle taşınan baldakene verilen isim.

[8] John Wilkinson, Jerusalem Pilgrimage 1099-1185, Ashgate Press, New York, 2016, s.128

[9] Kilise mimarisinde hafifçe yerden yükseltilmiş kutsal alan

[10] Aydan Öğretmen, Kariye Müzesi Mozaikleri, http://www.aydanogretmen.com.tr/blogdetay/27/kariye-muzesi-mozaikleri, (Erişim tarihi: 03.10.2019)

[11] Thomas Arentzen, Mary B. Cunningham, The Reception of the Virgin in Byzantium, Cambridge University Press, 2019, s.114.

[12] Bir kemerin aralıksız olarak devam etmesiyle oluşan örtü sistemi.

[13] Holger A. Klein, Kariye Bir Anıt, İki Anıtsal Kişilik Theodoros Metokhites’ten Thomas Whittemore’a, Pera Müzesi Yayınları, İstanbul, 2010, s.17.

[14] Kutsama.

[15] Holger A. Klein, Kariye Bir Anıt, İki Anıtsal Kişilik Theodoros Metokhites’ten Thomas Whittemore’a, Pera Müzesi Yayınları, 2010, s.17.

[16] Bedrettin Cömert, a.g.e., 1999, s.260.

[17] Geç Bizans döneminde, devlet memurlarının giydiği ipek tunik.

[18]  Bedrettin Cömert, a.g.e., 1999, s.257.

[19] Taştan ya da mermerden oyma mezar.

[20] Özellikle Avrupa resim sanatında kutsal kişilerin vücudunu saran, badem biçimli bir ışık halesi olarak betimlenen öge.

[21] Hristiyanlıkta en güçlü ve Tanrı’ya en yakın melek.