Ana Sayfa / Çeviriler / Haber Çevirileri / Amerika / 11 EYLÜL SALDIRILARI

11 EYLÜL SALDIRILARI

11 Eylül 2011’de, aşırı İslamcı grup El-Kaide’yle bağlantılı 15 militan 4 uçak kaçırdı ve ABD’deki hedeflere intihar saldırıları düzenledi. Uçaklardan ikisi New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin kulelerinin içinden uçtu, üçüncü bir uçak Washington D.C.’nin hemen dışındaki Pentagon’u vurdu ve dördüncü uçak Pensilvanya’da bir tarlaya çakıldı. Sıklıkla 9/11 olarak anılan saldırılar yoğun ölümle ve yıkımla sonuçlandı, ABD’li yetkililerin terörle mücadele etmesini ateşledi ve George W. Bush’un başkanlığını belirledi. New York ve Washington D.C.’deki saldırılarda 400’den çok güvenlik görevlisi ve itfaiyeciyle birlikte 3,000’den fazla insan öldü.

11 Eylül 2001, berrak bir salı sabahı 8:45’te, 20,000 galonluk jet gazıyla doldurulmuş bir Amerikan Havayolları uçağı olan Boeing 767 New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin kuzeydeki binasına çarptı. Çarpmanın etkisiyle 110 katlı gökdelenin 80’inci katının yanında hemen yüzlerce insanı öldüren ve yukarıdaki katlarda olan insanları yakalayan bir boşluk ve yanan bir delik oluştu. Vurulan binadan ve ikizinden tahliyeler devam ederken, televizyon kameraları, aslında ne kadar korkunç bir kaza olduğunu gösteren canlı görüntüler yayımladı. Daha sonra, ilk uçak çarptıktan 18 dakika sonra, diğer bir Birleşik Havayolları 175 sayılı Boeing 767 uçağı gökyüzünde görüldü, keskince Dünya Ticaret Merkezi’ne döndü ve güneydeki kuleyi 60’ıncı katından dilimledi. Çarpışma, çevredeki binaları ve aşağıdaki caddeleri, yanan enkaz yağmuruna tutan devasa bir patlama yarattı. Amerika saldırı altındaydı.

Saldırganlar Suudi Arabistan ve diğer birkaç Arab ülkesinden İslamcı teröristlerdi. Suudi firari Usama Bin Ladin’in terörist örgütü El-Kaide tarafından, belirtilene göre, para sağlanan bu saldırganlar, sözümona, Amerika’nın İsrail’e olan desteğine, İran Körfez Savaşı’na dahil olmasına ve Ortadoğu’daki askeri varlığına misilleme olarak hareket ediyorlardı. Teröristlerden bazıları ABD’de bir yıldan fazla yaşamıştı ve Amerikan ticari uçuş okullarında uçuş dersleri almıştı. Diğerleri, ülkeye 11 Eylül’den aylar önce gelmişlerdi ve operasyonda ‘kas merkezi’ olarak görev almışlardı. 19 terörist, kutu açıcıları ve bıçakları 3 Doğu Cephesi havaalanından güvenliğin içinden kaçak olarak geçirdi ve Kaliforniya’ya kayıtlı 4 uçağa biniş yaptı. Bu uçaklar, kıtalarararası uzun yolculuk için kullanılan benzinle doldurulduklarından dolayı seçilmişti. Kalkıştan hemen sonra, teröristler bu 4 uçağa el koydular ve sıradan akım çeviri jetleri, güdümlü füzelere dönüştürerek, kontrolü ellerine geçirdiler.

Milyonlar New York’ta gelişen olayları izlerken, Amerikan Havayolları Flight 77, Washington D.C.’nin etrafında tur attı ve sabah 09.45’te, Pentagon’un ordu karargahının batı tarafına doğru çarptı. Boeing 757’den sızan jet yakıtı, devasa beton binanın bir kısmının yapısal çöküşüne neden olan yok edici bir cehennemle sonuçlandı. Toplam olarak, uçağın içindeki 64 kişiyle beraber, 125 askeri personel ve sivil Pentagon’da hayatını kaybetti.

Teröristler, ABD’nin sinir merkezine çarptıktan 15 dakikadan daha az bir süre sonra, New York’taki korku, Dünya Ticaret Merkezi’nin güney kulesi, dev bir toz bulutuyla ve dumanla çöktüğünde, felaket getiren bir dönüş yaptı. Saatte 200 milin üzerindeki rüzgarlara ve geniş bir konvansiyonel yangına dayanacak şekilde inşa edilen gökdelenin yapısal demiri, yanan jet yakıtı tarafından üretilen korkunç sıcaklığa dayanamadı. Saatler sabah 10.30’u gösterirken, diğer Ticaret Merkezi kulesi de çöktü. Dünya Ticaret Merkezi’nde ve çevresinde, binaların boşaltılmasını tamamlamak ve yüksek katlarda sıkışıp kalan ofis çalışanlarını kurtarmak için mücadele eden 343 itfaiye görevlisi, 23 New York polisi ve 37 Liman polis memurları da dahil, 3,000’e yakın insan hayatını kaybetti. Dünya Ticaret Merkezi’nin çöküş anında sadece 6 kişi hayatta kaldı. Çoğu ağır yaralı olan yaklaşık 10,000 kişi de tedavi edildi.

Bu sırada, Kaliforniya’ya kayıtlı dördüncü uçak United Flight 93, New Jersey’deki Newark Uluslararası Havaalanı’ndan ayrıldıktan 40 dakika sonra kaçırıldı. Uçağın kalkıştaki rötarı yüzünden, uçaktaki yolcular New York’taki ve Washington’daki olayları cep telefonuyla ve alana yapılan Airfone anonslarıyla öğrenmişti. Uçağın, kaçıranların iddia ettiği gibi, herhangi bir havalimanına geri dönmeyeceğini bilerek, bir grup yolcu ve kabin görevlisi bir ayaklanma planladılar. Yolculardan bir tanesi, Thomas Burnett Jr., eşine telefonda ‘Hepimiz öleceğiz, biliyorum. Aramızdan 3’ü bununla ilgili bir şeyler yapacak. Seni seviyorum, tatlım.’ dedi. Diğer bir yolcu Todd Beamer’ın, açık bir hat üzerinden ‘Herkes hazır mı? Haydi yuvarlanalım’ dediği duyuldu. Bir kabin görevlisi olan Sandy Bradshaw eşini aradı ve uçaktaki mutfağın içine sıvıştığını ve sürahileri kaynar suyla doldurduğunu açıkladı. Eşine son sözleri şunlar oldu: ‘ Herkes, first class bölümüne koşuyor. Gitmeliyim. Görüşürüz.’

Yolcular, uçağı kaçıran 4 kişiyle dövüştü ve şüphelere göre, kokpite yangın söndürücüyle saldırdı. Ardından, uçak yön değiştirdi, saatte 500 mil hızla yere doğru hızlandı ve saat sabah 10.10’da batı Pennsylvania’da bir tarlaya çakıldı. Uçaktaki 45 kişinin hepsi hayatını kaybetti. Niyetlenen hedef bilinmiyor, ancak teoriler, Beyaz Saray, ABD Kongre Binası, Maryland’deki Camp David Başkanlık İnzivası’nı ya da doğudaki kıyı şeridi boyunca yer alan nükleer güç tesislerini işaret ediyor.

Akşam 7’de, gün boyunca ülkenin her yerini, güvenlik kaygılarıyla mekik dokuyarak geçiren Başkan George W. Bush, Beyaz Saray’a geri döndü. Akşam 9’da Oval Ofis’ten televizyon yoluyla bir mesaj yolladı. Açıklama şöyleydi: ‘Terörist saldırılar bizim en büyük binalarımızın temellerini sallayabilirler; ancak Amerika’nın temeline dokunamazlar. Bu hareketler, demiri parçalar; ancak Amerikan azminin demirini çökertemezler.’ ABD askeri cevabına referans vererek şu açıklamayı yaptı: ‘Bu saldırıları işleyen teröristlerle, onları barındıranlar arasında bir ayrım yapmayacağız.’

Afganistan’daki Taliban rejimini temizlemek ve Usama Bin Ladin’in orada konuşlanan terörist ağını yok etmek için Amerika’nın liderliğinde kurulan uluslararası bir girişim olan Sürekli Özgürlük Operasyonu (Operation Enduring Freedom) 7 Ekim’da başlatıldı. İki ay içinde, ABD güçleri, Talibanı işletimsel güçten etkili bir şekilde temizledi; ancak ABD ve koalisyon güçleri, komşu ülke Pakistan’da konumlanmış bir Taliban isyan kampanyasını etkisiz hale getirmeye yönelince, savaş devam etti. 11 Eylül saldırılarının arkasındaki asıl beyin, Usama Bin Ladin, sonunda, izlendiği ve ABD güçleri tarafından, Pakistan’daki Abbottabad şehrindeki bir sığınakta öldürüldüğü 2 Mayıs 2011’e kadar özgür kaldı. Haziran 2011’de, Başkan Barack Obama, ABD güçlerinin 2014’te planlanan son çekilmesiyle birlikte, büyük ölçekli birliklerin Afganistan’dan çekileceğini açıkladı.

Orijinal Metin: http://www.history.com/topics/9-11-attacks

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir