YARATILMIŞ DÜŞMANLARIMIZ

Tarih kelimesi insanların zihninde her daim yer eden bir kavram. Hepimiz bu kavrama bir şekilde aşinayızdır. Gelecek ile bağ kurması sebebiyle toplumlar için hayati önem teşkil eder. Gerçekten de tarih bilinci olan toplumlar her zaman geleceği kurgularken bir adım önde olmuştur. Peki bilinçsiz bir tarih algısı olanlar? Üniversitede değer verdiğim siyasi tarih hocam, tarihi bize anlatmaya çalışırken mükemmel bir örneklem kullanır. Sınıftaki her öğrencinin bugününü anlatmasını ister. Sonuç olarak sınıf mevcudu kadar farklı anlatı ortaya çıkar. Yüz sene sonra bugünü araştıran bir insan, hangi arkadaşımızın yazdığına göre tarihi değerlendirmelidir?Amacım geçmişe dönük paranoyalarınızı arttırmak değildir elbette. Amacım size tarihin kurgusal bir olgu olduğunu anlatmaktır. Bu sebeple değerlendirmelerimizi yaparken mutlaka neden sonuç analizi yapmalı ve bunu yaparken de ön-yargılarımızdan uzak bir şekilde yapmalıyız. Ancak ülkemizde tarih algısı, ne yazık ki yukarıda belirttiğim şekilde gerçekleşmemektedir.

Tepeden topluma eğitim, medya, sivil toplum kuruluşu gibi araçlarla empoze edilen bir takım yanlış argümanlar, insanların sağlıklı bir tarih bilincine sahip olmasını engellemektedir. Bu gibi araçlarla zihinleri yıkanmış milyonlarca insan senelerce Araplara hain, Ermenilere ise demediğini bırakmamıştır. Elbette bu söylentileri besleyen tarihsel olaylar olmuştur. Ancak olayların arka planında ne olduğunu araştırma gibi bir ihtiyaç hissetmeyen bizler, kulağımıza birilerince fısıldanan söylentileri dallandırıp bulandırarak kendi tarihini bildiğini zanneder. Oysa bu fısıltılar, insanlara gerçekleri göstermekten ziyade fısıltıların sahiplerinin faydalarını yücelten bir misyon üstlenmiştir. Örneğin I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu’na karşı ayaklanan Hicaz Emiri Şerif Hüseyin, başlangıçta Araplar tarafından fazla önemsenmeyecek ve isyanını İngiliz yardımı ile sürdürebilecektir. Arap halkının büyük çoğunluğu, Osmanlı’ya sadık kalmış ancak imparatorluğun yıkılma safhasına geldiği noktada kitlesel direnişlere başlamıştır. Ancak belirtmekte fayda vardır ki o da isyanın Osmanlı’ya değil işgalci kuvvetlere yapıldığı hususudur. Arapların Osmanlı’yı emperyalist işgalci bir güç olarak tanımlamaları, II. Dünya Savaşı sonrası yükselen Arap Milliyetçiliği sonrasında dile getirilmiştir. Kuşkusuz bu tarihlerde Arapların can düşmanı İsrail ile yakın ilişkiler kuran Türkiye, bu söylemlerin ortaya çıkışında katalizör etkisi yapacaktır. Gerçekten de Modern Ortadoğu Tarihi’ne yönelik iyi bir okuma yapmamız bize bu gerçekleri gösterecektir. Osmanlı’nın özellikle Balkan Savaşları sonrasındaki yaşadığı ağır bunalım, Arapları deyim yerindeyse kendi canlarını kurtarmaları konusunda harekete geçirecektir. Zira 1880’den beri Mısır’ı işgal eden İngiltere, Arapları emperyalizmin acı yüzü ile tanıştıracaktır. Osmanlı’nın kendilerini koruyamayacağını anlayan Araplar kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalacaktır. Ancak insanlarımız, Arapları sadece Şerif Hüseyin hareketine destek veren o azınlık grup olarak görmektedir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa K. Atatürk ve ardılı İnönü döneminde giriştiği Batı eksenli politikalar sebebiyle Osmanlı’ya yönelik bağları koparmak ihtiyacı hissetmiştir. Bu sebeple Araplar ile ilişkiler çok fazla sıcak tutulmayacaktır. Ardından İnönü’nün pragmatist dış politikası ve Demokrat Parti döneminde tamamı ile Batı çıkarlarına sunulan dış politika sebebiyle Araplar ile ilişkilerimiz olumsuz yönde seyretmiştir. Ayrıca bu yorumları yapanlara bir hatırlatma yapmakta da fayda vardır. Osmanlı İmparatorluğu’nu 1 Kasım 1922’de resmi olarak yıkan Türkiye Devleti’dir. Yani her önüne gelene hain derken bir kere daha düşünmekte fayda vardır. Ermeni meselesi de aynı şekilde devam etmektedir. Gerek Ermeni insanlar, gerekse insanımız tarihsel bir düşmanlık hakkında sürekli doldurulmaktadır. Oysa Ermenilerin toplum düzeni hakkında bu kişiler ne yazık ki bihaberdir. Savaş sırasında Doğu Anadolu’da insanlarımızı kıyıma uğratan, Çarlık Rusya’sı tarafından desteklenen Ortodoks Ermeni teröristlerdir. Saldırıları sonucu 500 bine yakın insanımız vahşice katledilmiştir. Savaştan kaynaklanan olağanüstü hallerden dolayı Osmanlı, bu soruna kağıt üzerine makul duran tehcir gibi bir yöntemle çözüm bulmuştur. Ancak milyonlarca insanı etkileyen böyle önemli bir kararın denetimini Ermenilerin baş düşmanları olan Kürtlere( Hamidiye Alayları) ve Teşkilat-ı Mahsusa’ya verince, ortaya büyük bir kaos ve dram çıkacaktır. Nitekim bu durumu da emperyalist güçler çok iyi kullanacak ve iki düşman ülke yaratacaktır.

Sonuç olarak resmin tamamına baktığımızda, Araplarla olan husumetin kökeninde İngiltere ve ABD odaklı Batı Bloğu, Ermenilerle olan sorunlarımızda Çarlık Rusya’sı etkili olacaktır. Yine aynı şekilde Bulgarlar, Sırplar ve Yunanlar gibi tarihsel sorunlar yaşadığımız ülkelerin hepsinin arkasında bu düşmanlıktan beslenen başka bir devlet olmuştur. Tarih bilinci toplumların bir nevi uzaktan kumandasıdır. Eğer sağlıklı bir tarih bilinciniz oluşmazsa, kumandayı kontrol edenin komutlarına göre yönlendirilirsiniz ve o komutlar sizi yararınıza olan bir yere götürmez. Saygılarımla…

Kaynakça

ZürcherErik Jan, Modernleşen Türkiye’nin Tarihi, İletişim Yayınları, 30. Baskı 2015

Cleveland William L., Modern Ortadoğu Tarihi, Agora Kitaplığı, 2. Basım 2015

Davişa Adid, Arap Milliyetçiliği-Zaferden Umutsuzluğa, Literatür Yayınları, 1. Basım 2004 Yayınları, 6. Baskı, Kasım 2014

Hobsbawm Eric, Kısa 20. Yüzyıl:1914-1991 Aşırılıklar Çağı, Everest Yayınları

Yıldız Nuran, Demokrat Parti İktidarı (1950-1960) ve Basın

Burke Peter, Tarih ve Toplumsal Kuram, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 6. Basım Eylül 2014

Yazar Hakkında

Hasan Ali Hamarat
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler  Bölümü

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial