Vize Krizine Bakış

Yazan: Ceren Ercan & Rümeysa Usta

8 Ekim günü akşam saatlerinde ABD’nin Türkiye Büyükelçiliği’nden yapılan ”vize”açıklaması bir anda gündemi değiştirdi. ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nda çalışan bir ismin FETÖ operasyonu kapsamında tutuklanması sonrası Türkiye, alınan karara misilleme olarak ABD vatandaşlarının vizelerini askıya aldı. Karar sonrasında borsa düşüşe geçerken, Dolar ve Euro bir anda tavan yaptı. “ABD İstanbul Başkonsolosluğu irtibat görevlisi Metin Topuz, ‘Siyasi ve askeri casusluk’, ‘Anayasal düzeni bozmaya teşebbüs’ ve ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlaması kapsamında geçtiğimiz hafta tutuklanmıştı.” [1] “Bu tutuklama sonrasında ABD Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada: “Son zamanlarda yaşanan olaylar, ABD Hükümeti’ni, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin ABD Misyonu’nun tesisleri ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır. Söz konusu değerlendirme sürecinde, Büyükelçiliğimiz ve Konsolosluklarımıza gelen ziyaretçi sayısını en aza indirmek amacıyla, şu andan itibaren geçerli olmak üzere, Türkiye’deki tüm ABD diplomatik misyonlarındaki göçmen olmayan vize hizmetleri askıya alınmıştır.” ifadeleri yer aldı. [2]

ABD’nin vizeleri askıya almasının ardının Türkiye’de siyasetle tanınan isimlerden tepki gösterilmesi gerektiği şeklinde açıklamalar geldi. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, vize krizini yorumlarken vizesi olduğu halde davet edildiği 29 Ekim resepsiyonuna katılmayacağını, ABD’nin aldığı bu kararın direkt Türk Milleti’ni hedef aldığını ve bu kararı kınadığını belirtti. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin Türkiye’den yapılan vize başvurularını süresiz olarak askıya alınmasını açıkladıktan sonra Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nden vize misillemesi geldi. Washington Büyükelçiliği: “Türkiye’de ABD vatandaşlarının vize başvuruları askıya alındı. Sınırda vize ve e-vize uygulaması askıya alındı.” açıklamasında bulundu.

Washington Büyükelçiliği’nden yapılan açıklama: “Son zamanlarda yaşanan olaylar, Türk Hükümeti’ni, ABD Hükümeti’nin Türk misyonlarının tesislerinin ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır. Söz konusu değerlendirme sürecinde, ABD’deki Büyükelçiliğimize ve Başkonsolosluklarımıza gelen ziyaretçi sayısını en aza indirgemek amacıyla, şu andan itibaren geçerli olmak üzere, ABD’deki tüm misyonlarımızdaki ABD vatandaşlarına yönelik vize işlemleri askıya alınmıştır. Söz konusu uygulama etiket vizenin yanı sıra e-vize ve sınırda bandrol uygulamalarını da kapsamaktadır.’” [3] Krizin geçici mi yoksa kalıcı mı olacağı yönünde kesin bilgiler olmasa da ikili ilişkilerin aksamasına sebep olacak ve iki tarafın vatandaşını da çok etkileyecek bu olayın bir an önce çözüme ulaştırılması yönünde herkesin hemfikir olduğu söylenebilir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Türkiye arasında yaşanan vize krizini değerlendiren emekli Büyükelçi Öymen’e göre bu, Türk halkına bir ceza verme girişimi: ”Bu iki ülke arasında her anlamdaki ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilecek bir gelişme olmuştur. Her ne kadar bunun geçici bir tedbir olduğunu söyleseler de bu kararın Türk-Amerikan ilişkilerinde kalıcı etkileri olabilir. Sorunlar tahammül edilemeyecek duruma getirilmemelidir.” [4]

İlk Adımı Atan John Bass’;e Türkiye’den Ret Geldi!

ABD’nin vizelerin askıya alınmasına yönelik kararından sonra Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile görüşmek isteyen Bass’in talebi reddedildi. Gül’ün katıldığı bir TV programındaki sözleri ise şu şekilde oldu: ”Oradaki açıklamada güvenlik ile ilgili bir husus ifade ediliyor. Hangi eksik varsa gerekli çalışmalar yapılır. Bu son tutuklama ile ilgili konuysa Türk yargısının verdiği bir karardır. Dışişleri Bakanlığımız açıklama yaptı, ” Diplomatik dokunulmazlığı bulunmayan kişi” diye… Türk vatandaşları ile ilgili bir yargılama yapması Türkiye’nin hakkıdır. Yargı tarafından yürütülen bir süreçtir. Herkesin saygılı bir şekilde süreci takip etmesi gerekir. Soruşturma da gizli olduğu için ben Adalet Bakanı olarak da içeriği ile ilgili bilgi sahibi değilim. Yargı kendi içinde çalışmasını yapıyor. Ben bu hususta bu gerekçe ile verdiği kararı ABD’nin gözden geçireceğine inanıyorum. Dışişleri Bakanlığımız da gerekli çalışmaları gerçekleştirdi.” [5]

Vize Krizi Kimleri Nasıl Etkiliyor?

Washington ve Ankara’nın karşılıklı aldığı ”Başvuruları askıya alma” kararından, hali hazırda vizesi olanlar ya da vize başvurusu yapıp onay alanlar etkilenmeyecek. NTV’nin aktardığına göre bunun dışında kalan ve seyahat etmek isteyen Türk ve ABD vatandaşları mağdur olacak. ABD’ye gitmek isteyen ve vizesi olmayan Türk vatandaşları, ABD Büyükelçiliği’ne ve Konsolosluğu’na giderek başvuru yapamayacak.

Work and Travel programı kapsamında ABD’ye gidecek olan öğrenciler ise kriz çözülmediği sürece mağdur olacaklar.

ABD’de dil kurslarının en yoğun olduğu dönem ekim-kasım dönemi olarak biliniyor. Bu dönemde birçok Türk öğrenci ABD’ye dil eğitimi için gidiyor. Ancak vize yasağı nedeniyle 4 bin öğrenci mağdur olmuş durumda. Eğer karar değişmezse öğrenciler rotasını Kanada’ya çevirmek zorunda kalacaklar. Öte yandan Work and Travel etkinliğiyle ABD’ye gitmek isteyen yaklaşık 6 bin öğrenci de karar değişmezse ABD’ye gidemeyecek. Work and Travel’da öğrenciler ABD’ye giderek yaz dönemlerini bu ülkede geçiriyor. Öğrenciler burada hem çalışıyorlar hem de ABD’yi gezme fırsatı yakalıyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu ise bu krizin bize 50 milyar TL ye mal olduğunu belirtti.

TBMM’de gazetecilerle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada: “Türk- Amerikan ilişkilerinin akılcı politikalarla gözden geçirilip düzeltilmesi lazım. Çünkü Türkiye sadece ABD ile ilişkide değil, ABD’nin şu veya bu şekilde içinde bulunduğu uluslararası kuruluşların da üyesi. NATO’da, OECD’de pek çok yerde ortak çalışıyorlar. TSK ile ABD silahlı kuvvetleri arasında ciddi bir işbirliği var. Bu ilişkilerin daha fazla gerilmemesi ve bir an önce akılcı politikalarla düzeltilmesi lazım.” dedi. Vize kararının ağır olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu: “Bize maliyeti 50 milyar TL. Dövizin yükselmesi var, borsanın düşmesi var. THY’nin sunduğu hizmetler, Ortadoğu’daki diğer havayollarına göre daha iyi. Dolayısıyla Amerikalılar THY’yi tercih ediyorlar. Oradan da ciddi zararımız var.” diye konuştu.” [6] İş dünyası krizin çözülememesinden endişeli. İki ülke arasında yaşanan krizin çözülmemesi durumunda geçen yıl 17.5 dolara ulaşan ve bu sene daha da büyümesi beklenen dış ticaretin riske girmesinden endişe ediliyor. Son yıllarda Türkiye’nin önemli oranda dış ticaret gerçekleştirdiği ülkelerden birisi olan ABD, özellikle ihracatçılar için hedef pazarlardan birisi haline geldi. ABD, 2016’da yapılan 6.62 milyar dolarlık ihracatla en çok ihracat yapılan beşinci ülke oldu. Yine aynı dönemde gerçekleştirilen 10.86 milyar dolarlık ithalat da ABD’yi en fazla ithalat yapılan 4. ülke konumuna getirdi. Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre bu yılın ilk 8 ayında da ABD’ye ihracat arttı. İlk 8 ayda ABD’yle yüzde 33.87 artışla 5.78 milyar dolar ihracat gerçekleştirildi. İş dünyası temsilcileri, sorun yaşanmaması durumunda ABD ile yıl sonu dış ticaret hacminin 19 milyar doları aşabileceğini ifade ettiler.” [7]

Vize Krizi Türkiye’de Etkisini Göstermeye Başladı

ABD’den gelen vizesiz yolcular havaalanından geri çevrildi. ABD’nin Washington Havalimanı’ndan kalkan uçakla İstanbul aktarmalı olarak Cape Town’a gitmek üzere Atatürk Havalimanı’na gelen ABD vatandaşı Romney Edwars da vize yasağına takılan yolculardan biri oldu. Aktarma uçuşunu beklerken İstanbul’u gezmek için ülkeye giriş yapmak isteyen vize engeline takıldı. [8] Dış Hatlar Terminali’ndeki vize bürosuna gelen ABD’li yolcu vize alamaması üzerine: ”Böyle bir şey beklemiyordum son derece can sıkıcı.” dedi. Bu engele takılanlar arasında Euroleague maçları için Türkiye’ye gelen iki ABD’li basketçi de bulunuyor. Daha sonra Dış İşleri’nin olaya müdahalesi ile Fenerbahçe’de oynayan Emma Cannon ve Brionne Jones’a giriş izni verildi ve oyuncuların Türkiye’ye geleceği bildirildi.

ABD ve Türkiye Yakın Çalışmaya Devam Edecek!

Pentagon Sözcüsü Albay Robert Manning, Pentagon’da düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye ile ABD arasındaki vize işlemlerinin karşılıklı olarak askıya alınması konusunda Dışişleri Bakanlığı’nın daha detaylı bilgilere sahip olduğunu aktaran Manning: “Türkiye güçlü bir koalisyon ortağı ve yakın bir NATO müttefikimizdir. Bu gelişmelerin oradaki operasyonlarımız ve personelimizi etkilemediğini teyit ediyorum.” şeklinde konuştu. Manning şöyle devam etti: “İncirlik’te konuşlu Türk Hava Kuvvetleri unsurları, NATO ve koalisyon kapsamındaki önemli rolünü icra etmeye devam ediyor. İncirlik ve Türkiye’nin diğer üslerden yürütülen DEAŞ karşıtı operasyonlarımız, Türk müttefiklerimizle yakın koordinasyon ve tam desteği ile devam ediyor. Bizim ortak ve ayrı operasyonlarımız da yine yakından koordinasyonla devam edecek.’” [9] ABD Savunma Bakanı Jim Mattis de benzer açıklamalarda bulunarak Türkiye ile yakın çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

Bakanlar Arasında Telefon Görüşmesi!

İki ülkenin karşılıklı aldığı kararlar hakkında Dış İşleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD Dış İşleri Bakanı Tillerson’la telefonda konuşarak kriz değerlendirmesi yaptı. Yapılan görüşmede Bakan Tillerson yapılan tutuklamalarla ilgili endişelerini ve Türk Hükümeti’nin bu suçlamalara ait delilleri sunmaları gerektiğini belirtti. Bakanlar bu endişelerin giderilmesi için sıcak temas halinde bulunma konusunda anlaştı.

Cumhurbaşkanı sözcüsü Kalın ise yaptığı açıklamada Erdoğan’ın verdiği talimat üzerine konunun çözümü için ABD ile görüşmelere geçilip taleplerinin alınacağını belirtti.

Kalın: ”Konuyu getirip vize meselesine ya da Amerikan elçiliğinde çalışan personelin güvenliğine bağlamalarını anlamak mümkün değil. Kendilerince bir misilleme yapmaya çalışıyorlar. Fakat şu anda tabii dün Dışişleri Bakanımız Mevlüt Bey’in (Çavuşoğlu) Amerikan Dışişleri Bakanı’yla (Rex Tillerson) bir görüşmesi oldu. ABD ile vize meselesi bir günde halledilebilecek bir konu. Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) da talimatları çerçevesinde bu konunun çözülmesiyle ilgili Amerikalıların teklifini aldık. Bunu değerlendireceğiz, detaylı bir şekilde buna bakacağız. Bizim açımızdan aslında ortada karmaşık bir tablo da yok. Yani Türkiye’de devam eden bir yargı süreci var. Bu kişilerle ilgili ifadeler, sorgulamalar devam ediyor. Bırakın yargı konuyla ilgili gerekli kararını versin.” [10] dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Bir Heyet, Vize Kriziyle İlgili Görüşmeler İçin Önümüzdeki Hafta Türkiye’ye Gelecek

NTV’nin yaptığı haberde, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgilere göre heyete Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Johnathan Cohen’ın başkanlık edeceği açıklandı. Krizin çözümü için Türkiye’nin ABD’ye ortak bir komisyon kurulmasını teklif ettiği belirtildi.

Gözaltı Kararı Misilleme Mi?

Metin Topuz’un gözaltı kararının, Reza Zarrab, Halkbank Genel Müdür Yardımcısı M.Hakan Atilla gibi isimlerin ABD’de tutuklanmasına misilleme olarak verilmiş bir karar olduğuna; bir başka deyişle hukuki olmadığına dair iddialar ortaya atıldı. Bu algının oluşmasına sebep olarak ABD Büyükelçisi John Bass’ın: “Bazıları adalet değil intikam peşinde.” şeklinde sarf ettiği sözleri gösterilebilir. Bekir Bozdağ: “ABD Büyükelçiliği’nin verdiği listede hem diplomatik, hem konsüler hem de resmi çalışanlar arasında Metin Topuz diye bir isim yok. Onların çalışanı olarak gözükmüyor kayıtlarda. Çalışıyorsa bunu bildirmemişler demektir. O onların ayrı bir eksikliği. Kaldı ki çalıştığını bildirmiş olsa bile diplomatik dokunulmazlığı veya konsüler korumacılığı yoksa onlarla ilgili işlem yapmak uluslararası hukuka uygundur.” diyerek gözaltı kararının hukuki dayanakları olduğunu ifade etti. Erdoğan ise bu konuyla ilgili Sırbistan ziyaretinden dönüşü sırasında yaptığı açıklamada: “Türkiye bir hukuk devletidir, misilleme olamaz.” diyerek bu yöndeki iddiaları yalanladı.

Konsolosluk görevlisi Metin Topuz’un yapılan kontroller sonucu FETÖ/PYD’ye üye olmak suçundan hakkında soruşturma yürütülen, aralarında firari sanık Zekeriya Öz’ün de bulunduğu 121 kişiyle Bylock aracılığıyla irtibata geçtiği belirlendi.

Metin Topuz’un ifadesindeki önemli noktalar şöyleydi: “Metin Topuz, firari eski Emniyet Müdürü Tufan Ergüder ile Narkotik Şube Müdürü olduğu dönemde tanıştığını ve iş ilişkisi nedeniyle görüşmeye devam ettiğini iddia etti. Bazı şahıslarla görüştüğünü hatırlamadığını ifade eden Topuz, görüşmüş ise de iş gereği vize amaçlı olabileceğini ileri sürerek, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile hiçbir irtibatının olmadığını ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine hiçbir yasa dışı işe girişmediğini öne sürdü. Sevk yazısında, FETÖ’nün taşeron olarak kullanıldığı 17/25 Aralık girişiminde şüpheli Metin Topuz’un, söz konusu girişimi yürüten şüphelilerle, eylemin asıl faili konumundaki dış istihbarat ve ülkeler arasında aracılık görevini yürüttüğü, sözde soruşturma dosyasındaki sahte delil ve ses kayıtlarının yurt dışına çıkarılması konusunda, FETÖ mensuplarının dış irtibatı olduğu yönünde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu belirtildi.

Savcılık Topuz hakkında, ‘17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimini yöneten FETÖ mensuplarıyla ABD’nin Pensilvanya eyaletinde yaşayan FETÖ lideri Fetullah Gülen arasındaki irtibatı sağladığı, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu’ tespitinde bulunarak, tutuklanmasını talep etti.  Topuz, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’, ‘devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek’ ve ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’ suçlarından tutuklandı. Topuz tutuklandıktan bir gün sonra İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bazı soruşturmalarda usulsüzlük yaptıkları, ‘kurgulanmış soruşturmalar’ kapsamında bazı polislerle bir hakimi dinledikleri iddiasıyla firari sanık Fetullah Gülen ve 44 polisin yargılandığı davanın duruşmasında söz alan tutuklu sanık eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Çakallı, bu şüpheliyi tanıdığını ve görüştüğünü kabul etti.” [11]

Vize krizinin altında yatan sebep gelişen Türkiye-Rusya- İran ilişkileri olabilir mi?

ABD’nin uyguladığı vize yaptırımının altında farklı sebepler olabileceğine dair yorumlar yapıldı. Geçtiğimiz yıl ağustos ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye-Rusya ticaretinin iki ülkenin kendi para birimiyle yürütülmesi gerektiği konusunda açıklamalar yapılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yıl 4 Ekim’de gerçekleştirdiği İran ziyaretinde ise, ticaret hacminin 30 milyar dolar hedefine ulaşması için gerekli adımların atılacağı açıklandı ve ticarette yerel para biriminin kullanılması için karar alındı. Türkiye’nin Rusya ve İran’la ilişkilerini geliştirmesi açısından önemli adımlar atmasının ABD cephesinde rahatsızlık uyandırdığı düşünülüyor. Öte yandan, İdlib’deki hava operasyonunda 150 sivil öldürdükleri iddiasıyla Rusya ve Esad rejimine dünyadan tepkiler yağarken Türkiye’nin tepki göstermemesine değinen Hürriyet yazarı Deniz Zeyrek, Türkiye’nin NATO ve ABD ülkeleriyle değil Rusya’nın yanında bir tutum sergilediğine 29 Eylül’de yayımlanan köşe yazısında dikkat çekmişti.

“CNN International’in muhabiri Matthev Change, Putin’i izlemek için geldiği Ankara’dan dün yaptığı canlı yayında, büyük ihtimalle ABD Dışişleri’nin koridorlarında yapılan ‘Türkiye’nin Suriye’de Batılı müttefiklerinden uzaklaşıp Rusya’nın yörüngesine girdiği’ yorumunu aktarıyordu.” [12] ABD basınında Türkiye’nin Suriye konusunda Rusya cephesine yaklaştığı yorumları yapılması vize krizinde bunun da etkisinin olabileceğini akla getirdi. Ancak ABD, yaptığı açıklamalarda vize kararında Suriye’nin bir etkisi olmadığını belirtiyor.

RS FM’de yayınlanan programda ABD-Türkiye krizini değerlendiren emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz’e göre ise 1 Mart Tezkeresi’nden bu yana ABD ile ikili ilişkilerimizde bir güven sorunu var. “2003’te başlayan güven bunalımının Suriye kriziyle birlikte daha da derinleştiğine işaret eden Çeviköz: “Türkiye ile ABD arasında çok ciddi bir güven bunalımı söz konusu. Bu bunalım, 1 Mart 2003’teki tezkereden sonra doğdu. Bu bunalım bazen dağılır gibi oldu ama Suriye kriziyle birlikte, aramız giderek açıldı.” dedi.” [13]

Sonuç olarak;
Aslında iki ülke yaptığı açıklamalarla vize krizinin kısa sürede çözüleceğinin sinyallerini verdi. Ancak son zamanlarda, özellikle Trump iktidarının başlamasından bu yana ABD’nin dış siyasette sert politikalar uygulandığına şahit oluyoruz. Türkiye de vize kriziyle bu sert politikalardan nasibini aldı. Ancak Türkiye umulmadık şekilde ABD’nin vize yasağına aynı yolla bir misilleme yaptı. Alınan bu karar muhalefet tarafından da desteklendi.
Yıllardır süregelen ABD Türkiye ilişkilerinde zaman zaman anlaşmazlığa düşüldüğüne tarihten birçok örnek verebiliriz. İki ülke, çıkarlarını göz önünde bulundurarak aralarında oluşan krizleri her seferinde çözüme ulaştırmıştır. Vize krizi de ilişkilerin sarsılmaması açısından yakın zamanda çözüme kavuşacak gibi görünmektedir. Krizi çözüme ulaştıracak yol ise iki ülkenin birbirine ılımlı yaklaşımından geçiyor. Önümüzdeki günlerde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın heyet gönderme kararı alması ve Türkiye’nin bu konuda bir komisyon kurulmasını önermesi bu yöndeki önemli gelişmeler olarak sayılabilir. İki ülke de krizi devam ettirmenin ortak çıkarlarına vereceği zararın farkındalığıyla çözüme giden ilk adımları atmış görünmekte.
ABD’nin alınan tutuklama kararına böyle büyük bir tepki vermesi, vize krizinin arkasında başka nedenler yattığına dair şüpheler oluşturduğundan; bu nedenler arasında Türkiye’nin Rusya ve İran ile yapacağı ticarette yerel para birimini kullanacak olmasının ABD cephesinde rahatsızlıklara yol açtığından yazımızda bahsettik. Belki de değinilmesi gereken nokta Dolardan vazgeçmeye başlayan tek ülkenin Türkiye olmaması olabilir. Türkiye dışında Brezilya, Arjantin, Rusya, Çin, Mısır, İran, Güney Kore ve Venezuela gibi ülkelerin de ticarette dolar kullanmayı bırakması bu yönde bir akımın olduğunun göstergesi. Buradan yola çıkıldığında ABD hegemonyasının çatlamaya başladığı fikri akıllara geliyor. ABD’nin son zamanlardaki sert tutumu gücünün sarsıldığını fark etmesine bağlı olması ile de ilişkilendirilebilir.
Uluslararası ilişkilerde bu gibi durumlar dış politikada ülkelerin krizlere yatkınlığını arttırıcı etkiler gösterebilmektedir. Yani ABD, gelecekte Türkiye-ABD arasında yaşanan vize krizi gibi krizleri başka ülkelerle de yaşayacaktır ki zaten Meksika ile olan duvar sorunu ve Müslüman ülkelerle yaşadığı problemler ABD’nin içinden geçtiği sürecin stresli bir dönem olduğunu bize işaret eder. Tüm bunları ele aldığımızda -tekrara düşerek- şu an yaşanılan krizin ABD – Türkiye ilişkilerini kopacak noktaya getirmeyeceğini söyleyebiliriz. Ancak değişen konjonktürde iki ülkenin farklılaşan politikaları, çıkarları ve görüşleri dikkate alınırsa aradaki hassas ilişkiye etki edebilecek diğer faktörlerin işin içine girmesiyle zaman zaman benzer krizlerin tekrarlanabileceği öngörülebilir.

 

[1] http://haber.sol.org.tr/toplum/abd-ile-vize-krizi-neler-oldu-212724 

[2] http://haber.sol.org.tr/toplum/abd-buyukelciligi-turkiyeden-vize-basvurulari-suresiz-durduruldu-212639 

[3] http://www.haber7.com/siyaset/haber/2442620-turkiyeden-abdye-misilleme 

[4] https://tr.sputniknews.com/seyr_u_sabah/201710101030512022-emekli-buyukelci-oymen-abd-vize-karari-turk-halkina-ceza-verme-girisimi/ 

[5] https://tr.sputniknews.com/turkiye/201710091030499671-john-bass-gorusme-talebi-ret/ 

[6] http://www.ntv.com.tr/turkiye/kilicdaroglu-vize-krizinin-bize-maliyeti-50-milyar-tl,T_81-c6z2Ea9Aa9Udoawfw 

[7] https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710101030509595-vize-abd-kriz-dolar-ticaret/ 

[8] http://www.mynet.com/haber/guncel/vize-krizi-etkisini-gostermeye-basladi-turkiyeye-alinmadilar-3311783-1 

[9] https://tr.sputniknews.com/abd/201710101030525946-pentagon-turkiye-gerilim/ 

[10] https://tr.sputniknews.com/turkiye/201710121030554691-ibrahim-kalin-abd-vize-krizi-teklif-erdogan/ 

[11]   http://www.hurriyet.com.tr/iste-vize-krizine-neden-olan-metin-topuzun-ilk-ifadesi-40606049 

[12]   http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/deniz-zeyrek/putin-ziyareti-s-400-grafigi-ve-abdnin-ofkesi-40593919 

[13]  https://tr.sputniknews.com/columnists/201710121030563743-unal-cevikoz-abd-turkiyeden-vazgecmez/ 

Kaynakça 

https://www.stratejikortak.com/2017/03/14-yilinda-1-mart-tezkeresi.html 

 http://www.gazetevatan.com/cumhurbaskani-erdogan-dan-flas-aciklamalar-1109846-gundem/ 

 http://www.bbc.com/turkce/41550856 

 http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-41549634 

 https://www.stratejikortak.com/2017/10/abd-turkiye-vize-krizi.html 

 http://www.mynet.com/haber/guncel/vize-krizininin-gercek-sebebi-idlib-mi-3310407-1 

 http://www.mynet.com/haber/guncel/erdogandan-abdye-son-dakika-mesaj-biz-size-muhtac-degiliz-3315515-1 

 http://www.mynet.com/haber/guncel/abd-ile-vize-krizini-yaratan-metin-topuz-ile-ilgili-flas-aciklama-3315899-1 

 http://www.mynet.com/haber/dunya/abd-ile-vize-krizine-neden-olan-konsolosluk-gorevlisi-metin-topuzun-ilk-ifadesi-3311486-1 

 http://www.diken.com.tr/yandas-medyaya-da-ambargo-bassin-veda-davetine-siyasiler-katilmadi/ 

 http://www.haberturk.com/gazete-haberturk-yazarlari-abd-ile-yasanan-vize-krizini-degerlendirdi-1666194 

 https://www.cnnturk.com/son-dakika-vize-krizinin-ardindan-pentagondan-turkiye-aciklamasi 

 http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-cavusoglu-abd-siyaset-2535235/ 

http://www.dw.com/tr/abd-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7isi-john-bassten-vize-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1/a-40881103 

http://www.hurriyet.com.tr/perde-arkasi-trump-nasil-ikna-oldu-40607530 

 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/deniz-zeyrek/abdnin-vize-kararinin-perde-arkasi-40605231 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/deniz-zeyrek/putin-ziyareti-s-400-grafigi-ve-abdnin-ofkesi-40593919 

 http://www.yenicaggazetesi.com.tr/dis-basinda-erdogan-putin-gorusmesi-173795h.htm 

 http://t24.com.tr/yazarlar/h-bader-arslan/dolar-neden-dunya-parasi,390 

 http://m.haberturk.com/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-bunlar-diplomat-degil-bunlar-ajan-1670340?utm_campaign=Bundle&utm_medium=referral&utm_source=Bundle 

 

Yazar Hakkında

Ceren Ercan

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

&

Rümeysa Usta 

İstanbul Üniversitesi 

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

 

 

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial