Duyurular
Ana Sayfa / MAKALE ÇEVİRİLERİ / Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin 4. Bölüm

Güç ve Uluslararası İlişkiler / David A. Baldwin 4. Bölüm

İngilizce aslından çeviren: Feyza Nur Atabay

Niyetler Problemi

Max Weber (1947, 152), bir sosyal ilişki içerisindeki bir aktörün, itirazlara rağmen, kendi isteğini yürütecek pozisyonda olması ihtimali olarak, bu ihtimalin dayandığı zemin fark etmeksizin, gücü tanımlar. Bu tan, açıkça aktör A’nın niyetlerini güç kavramının önemli bir parçası yapar. Uluslararası ilişkilerde en ilginç ve önemli soruların çoğu, hükümetlerin isteklerini gerçekleştirebilme yetenekleri ve yeteneksizlikleriyle ilgilidir. Müttefikler 2. Dünya Savaşı’nı kazanabilir mi? BM’nin üyeleri Japonya’nın aralarına katılmasına izin verebilir mi? Rusya Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmak için üye ülkelerin onayını alabilir mi ? Fakir ülkeler zengin olanlardan ticari imtiyaz alabilir mi ? Bütün bu sorular, ülkelerin amaçlarını gerçekleştirme yeteneklerini içerir.

Fakat niyetlenilmeyen etkiler ne olacak? Amerikan Merkez Bankası faiz oranlarını arttırmaya karar verdiği zaman genellikle Amerika’nın iç ekonomisini etkilemeye niyetlidir; fakat asil etkinin dünya üzerinde yankılanması muhtemeldir. Uluslararası ilişkilerde niyetlenilmeyen etkilerin önemi ya da gerçeği hakkında soru işaretleri yoktur (Guzzini, 2000; Jervis, 1997; Strange, 1988). Soru, geleneksel güç kavramının böyle bir olguyu hesaba katip katmamasıdır. Niyetler sıklıkla nedensel güç kavramından imal ortaya çıkar ancak buna rağmen, örneğin Weberyan versiyonda böyle olmadığı durumlar da karşımıza çıkar. A’nın niyetlenmeyerek B’nin davranışında bir değişikliğe sebep olduğu durumlar ve A’nın niyetlenmeksizin bunu yaptığı durumların farklılığını ortaya koymak oldukça mümkündür ( Baldwin, 1980; Frey, 1989). İlişkisel güç analizi tarihsel olarak Weberyan formulasyona borçlu/müteşekkir olsa da mantıksal olarak ona bağlı değildir. Bundan dolayı, niyetlenilmeyen etkilerini hesaba katmaksızın güç kavramının temel bir yeniden oluşturulma ihtiyacı yoktur.

Gücün niyetlenilmeyen etkileri üzerine daha fazla dikkat verilmesi çağrısı yapanlar, bu niyetlenilmeyen etkilerin etkilenilenlerin çıkarlarına zarar verici olduğunu ima etmeye eğilimlidirler ( Barnett ve Duwal, 2005; Guzzini, 2000; Strange, 1988). Bu gerçekten böyle değildir. Niyetlenilmeyen etkiler etkilenilenin çıkarları için faydalı da olabilirler. Birleşik Devletler diğer ülkelerle ticareti teşvik ettiğinde, bu ilk olarak onun kendi ekonomik refahını geliştirme niyetiyle ilişkilidir ama bu durum onun ticaret partnerinin de ekonomik refahının gelişmesi seklindeki niyetlenilmeyen etkiye de sahip olabilir. Soğuk Savaş boyunca Birleşik Devletleri’n Kuzey Amerika’ya yönelik nükleer saldırıdan Sovyetleri caydırmak için adımlar attı, bunu öncelikle kendi güvenliğini sağlama niyetiyle yaptı; ama bu hareket niyetlenilmeyen bir etki olarak Kanada’nın da güvenliğinin sağlanmasına yol açtı. 6 Güçlü devletlerin hareketlerinin (ya da hareketsizliklerinin) niyetlenilmeyen etkilerin etkilenen devletlerin çıkarlarına yararlı ya da zararlı olması deneysel bir sorudur. Bu, tanımla ya da iddiayla değil, araştırmayla yanıtlanmalıdır.

Çevirmen Hakkında

Feyza Nur Atabay

Marmara Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölümü Mezunu

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir