Üç Köşeli Diplomasi: Kissenger’ın Rusya’ya Yönelmesinin Arkasındaki Gerçek

Çeviren: Buğra Özsaydı

ABD’li siyaset bilimci ve eski diplomat Henry Kissinger, Trump’ın Rusya’ya yönelik pragmatik yaklaşımını destekledi. Bununla birlikte Kissinger’ın yönünü Rusya’ya çevirmesinin arkasında yatan nedenler hakkında kafalarda halen soru işaretleri var; ”ABD, Kissinger’ın tavsiyelerine kulak verecek mi yoksa Trump’ın çalışmalarına engel koymaya devam mı edecek?”
ABD Eski Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger, Washington‘un ve Moskova’nın birbirlerine yönelmesi ve ciddi bir diyalog süreci başlatmaları gerektiğine inanıyor.
Cuma günü yapılan Davos Ekonomi Forumu’nda konuşan eski Amerikalı diplomat, ABD başkanı Donald Trump tarafından Rusya’ya karşı gösterilen “daha az çatışmacı ve daha politik yaklaşımı” övdü.
RUSYA BİRÇOK KEZ DÜNYANIN DENGESİNİ GÜVENCE ALTINA ALDI
“Başkan Trump, Rusya’ya karşı daha az çatışmacı ve daha politik bir yaklaşımı tercih edeceğini belirtti. Ben de bu genel davranışa katılıyorum.“ diyen Kissenger; “Bence Rusya, 11 zaman dilimi ile Asya’ya, Ortadoğu’ya ve Avrupa’ya uzanan çok özel tarihe sahip bir ülkedir. Tüm bu alanlar üzerinde önemli bir etkisi vardır. Birçok gerilimin sebebi olmuştur fakat aynı zamanda
Asya ve Avrupa’da bulunan çeşitli ülkelerdeki sorunlar karşısında da dünyanın dengesini güvence altına almıştır.” dedi.
ABD’li siyasetçi, “çatışmaya doğru sürüklenmeyi” önlemek amacıyla ciddi bir diyalogun başlaması için çaba gösterileceğini umduğunu söyledi ve ayrıca Avrupa’nın, Amerika’nın ve Rusya’nın “askeri baskının sınırları” hakkında bir anlaşmaya varmaları gerektiğini de vurguladı.
Kissinger “Benim düşüncem şu ki; yeni yönetimin en önemli görevi bu olmalıdır.” dedi.
Geçtiğimiz yıllarda, eski Amerikalı diplomat, defalarca ABD ve Rusya arasında iyi niyetli bir işbirliği kurulmasını savunmuştu.
Kissinger, The National İnterest (Ulusal Çıkar) adlı kitabında “ortaya çıkan çok kutuplu düzende Rusya’nın yeni küresel dengenin vazgeçilmez bir unsuru” olarak algılanması gerektiğini belirtti.
Kissinger son Davos konuşmasında artık ABD ve Avrupa Birliği’nin aşina olduğu küresel düzenin kaybolduğunu tekrarladı.
Kissinger, Cuma günü yaptığı konuşmada “Çağımızın en önemli sorunlarından biri, aşina olduğumuz uluslararası düzenin bazı açılardan dağılması ve içine Asya’dan ve dünyadan gelişmekte olan unsurların girmesidir.” dedi.
Tüm bu bilgiler ışığında, Kissinger tarafından Trump’ın Rusya’ya karşı attığı adımların doğru kabul edilmesi şaşırtıcı değil.
TRUMP’IN GAYRİ RESMİ DIŞ POLİTİKA DANIŞMANI ; “KİSSİNGER”
Ayrıca Alman gazetesi BİLD, eski Amerikalı diplomatın Trump’ın gayri resmi dış politika danışmanlığı rolünü üstlendiğini bildirdi.
Alman gazetesi Aralık ayı sonunda, Batı Avrupa istihbaratının Trump’ın geçiş ekibinden elde ettiği bilgilere dayanarak Kissinger’ın geçtiğimiz birkaç ay içinde Trump ile birçok kez bir araya geldiklerini ve Beyaz Saray’ın Kremlin ile “yapıcı bir işbirliği”ne gitmesinin muhtemel olduğunu yazdı.
Ocak 2017 başlarında Bloomberg’ten Eli Lake, seçimden sonra deneyimli diplomatın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn ve ekibine Trump’ın yeni ekibi ile yetkilileri gerekçe göstererek danışmanlık yaptığını ortaya çıkardı.
Ama bu sadece hikayenin yarısı. Lake’e göre Trump’ı, Rex Tillerson’u bakan olarak atamaya çağıran ve eski yardımcısı K.T. Macfarland’ı da Flynn’in yardımcısı olarak öneren Kissinger idi.
Lake ”Yeni danışmanlarından birine göre “Kissinger”, Trump’ın etrafında bulunan ve istediği her an telefon açabileceği ender kişilerden birisidir.” dedi.
OLASI ABD-RUSYA ÇÖZÜLÜMÜ: “POZİTİF BİR ADIM MI YOKSA KİSSİNGER’IN ESAS PLANIN BİR KISMIMI?”
Rus Bilimler Akademisinde ABD ve Kanada Araştırmaları Enstitüsünün kıdemli uzmanlarından birisi olan Vladimir Batyuk, Kissinger’ın Moskova ile Washington arasında olası bir yumuşama oluşumuna katılımının mümkün olduğuna ve bunun da iyi bir haber olduğuna inanmaktadır.
Batyuk, RIA NOVOSTİ’ye yaptığı açıklamada “ABD-Rusya ilişkilerinde yeni bir anlayışın geliştirilmesinde Kissinger’ın katkısı olabilir çünkü uzun süredir Moskova ve Washington arasında resmi olmayan bir arabuluculuk rolü üstleniyordu. Ayrıca Kissinger, ABD ve Rusya’da çok saygı görüyor ve şöhretini de hak ediyor. Böyle bir siyasal realizm klasiği, ABD ile Rusya ilişkilerindeki açmazın üstesinden gelmeye yardımcı olabilir” dedi.
Bununla birlikte, Brezilyalı gazeteci Pepe Escobar da, Kissinger’ın planının aslında ABD için büyük bir dış politika ikilemi oluşturduğuna inandığı Çin – Rusya yakınlaşmasına müdahale etmeyi amaçladığını savunuyor.
Escobar, SPUTNİK’e yaptığı son açıklamada, “Ben, Trump’ın dış politikada akıl hocası olan Henry Kissinger’ın stratejisinin, Rusya-Çin ve İran’dan oluşan güçlü Avrasya Üçlü Entegrasyonu ile ilgili “BÖL VE YÖNET” stratejisi olduğunu iddia ediyorum. Bu stratejinin amacı, en zayıf halka olan İran’ı iyice yorarken aynı anda da Rusya’yı Çin ile olan stratejik ortaklıktan uzaklaştırmaktır ve uzun zamanadır bu oyun oynanıyor.” dedi.
Kissenger’ın 1970’lerde SSCB ile Çinin ayrıştırılmasında oynadığı tartışmalı rolü göz önüne alırsak, görünen o ki, Escobar’ın kaygıları tamamen yersiz değil. Bu strateji “ÜÇ KÖŞELİ DİPLOMASİ“ olarak bilinir.
Washington Posttan John Pomfret ise, Kissinger’ın 45 yıl önce “Çin ile daha yakın bir işbirliği” ne vurgu yaparak Moskova ve Pekin’ini birbirine düşürmeyi başardığına dikkat çekti. Gazeteci Pomfret, Trump’ın benzer bir strateji ile Çin’den farklı olarak Rusya’ya Pivotluğu benimseyip benimsemeyeceğini merak ettiğini söyledi.
İlginçtir ki, daha az tatlı dilli ve açık sözlü olan ABD Jeostratejisti Zbigniew Brzezinski, açık bir şekilde Çin ve Rusya’nın birbirine düşürülmesi gerekliliği hakkında konuştu. Brzezinski, Aralık 2016’da Norveç Oslo’da düzenlenen Nobel Barış Ödülü Forumunda yapmış olduğu konuşmasında “ABD, Çin ve Rusya’nın iç, siyasi ve ideolojik momentumu ve kısmen de olsa ABD’nin kötü düşünülmüş politikaları tarafından ortaya çıkan stratejik bir ittifak oluşturmaları tehlikesine karşı dikkatli olmalıdır. ABD için hiçbir şey böyle yakın bir ilişkiden daha tehlikeli değildir.” dedi.
İMPARATORLUĞUN MOLAYA İHTİYACI VAR
Ancak Kissinger’ın ABD-Rusya yumuşaması için öngördüğü planın farklı açıklamaları da olabilir. Amerikalı bir ekonomist ve aynı zamanda Columbia Üniversitesi Dünya Enstitüsü direktörlüğü yapan Jeffrey D. Sachs, Boston Globe için yaptığı açıklamada ; “ABD şuanda “emperyal hileler”inin acısını çekiyor ve kendini toplamak içinde bir mola sürecine ihtiyaç duyuyor.” dedi.
1991 de Soğuk Savaşın bitmesi, ABD’nin devam eden dalkavukluk politikalarına karşı temel yönelim için vesile olmalıydı. Ama ne yazık ki, ABD emperyal düşüncenin kibirliliği ve nankörlüğü ABD’nin yeni bir barış dönemine girmesini engelledi“ dedi.
Ortaya çıkan çok kutuplu dünya düzeninde ABD, Rusya ve Çin’in yeni jeostratejik ikilemlerini nasıl çözeceklerini zaman gösterecektir.
Bununla birlikte, Trump’ın Rusya ile işbirliğini geliştirme çabaları, ABD siyasi
yapısı tarafından şiddetli bir direnç ile karşı karşıya kalabilir. Yeni nesil Amerikan şahinlerinin, Kissinger’ın tavsiyelerine kulak verip vermeyecekleri kafalarda soru işareti bırakmaya devam edecek gibi duruyor.
Çevirmen Hakkında

Buğra Özsaydı

Selçuk Üniversitesi

Uluslararası İlişkiler

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial