Duyurular
Ana Sayfa / MAKALE ÇEVİRİLERİ / Twitter – Kadınlar İçin Zararlı Bir Yer

Twitter – Kadınlar İçin Zararlı Bir Yer

İngilizce aslından çeviren: Reyyan ESEN

TWITTER – KADINLAR İÇİN ZARARLI BİR YER

“Siyasi olarak kadınlara karşı internet üzerinden yapılan saldırılar kabul edilemez, tıpkı başka hiçbir yerde de kadınların bu gibi nedenlerden acı çekmesinin kabul edilemez olduğu gibi…” Nicola Sturgeon, İskoçya Parlamentosu Üyesi

Bir şirket olarak, Twitter, kadın haklarına saygı gösterme konusunda başarısız kalıyor.

Twitter, dünya çapında yüz milyonlarca insanın birbirleriyle bilgi paylaşımı, iletişim ve görüşme için kullandığı bir sosyal medya platformu. Üst düzey kadın politikacılardan gazetecilere, aktivistlere, yazarlara ve blog yazarlarına, çevresinde neler olup bittiğini bilmek isteyen kadınlara Twitter, bağlantı kurma ve kendilerini ifade etme konusunda güçlü bir araç olabilme potansiyeline sahip. Aslında, şirket kendisini “her sesin dünyayı etkileme gücüne sahip olduğu” bir yer olarak tanıtmıştı.

Ancak pek çok kadın için Twitter, çoğu zaman küçük bir mesuliyetle şiddete ve istismara maruz bırakılabildikleri bir platform. Bir şirket olarak Twitter, kadın haklarına saygı noktasında, şiddet ve istismar raporlarını şeffaf bir şekilde yeterince inceleyip cevaplama sorumluluğunu yerine getirmekte başarısız kalıyor.

Twitter’da birçok kadının maruz kaldığı şiddet ve suistimal, kendilerini, eşit, özgürce ve korkusuzca ifade etme haklarını olumsuz yönde etkilemektedir. Kadınların seslerini güçlendirmesi gerekirken, kadınları maruz kaldıkları şiddet ve kötüye kullanım ile başbaşa bırakararak onları etkileşimlerini kısıtlamaya, paylaştıkları gönderiler hakkında güvensiz hissetmeye ve hatta Twitter’dan tamamen çıkmaya yönlendiriyor.

Dünyanın dört bir yanındaki kadınların sosyal medya platformları aracılığıyla seslerini duyurmak için kolektif güçlerini kullandıkları bir dönüm noktasında, Twitter’ın insan haklarına yeterince saygı gösterememesi ve etkin bir şekilde platformdaki şiddet ve tacizle başa çıkamaması, birçok kadını daha üretken olup“dünyayı etkileyebilmeleri” yerine onları maruz kaldıkları karşısında sessiz kalmaya itiyor.

KADINLAR İÇİN ZARARLI BİR YER

Dünya giderek daha fazla çevrimiçi hale geldikçe, Twitter gibi sosyal medya platformlarına olan güvenimiz de giderek daha önemli hale geldi.  Ancak, çevrimiçi dünya ve Twitter gibi sosyal medya platformları, kadınların karşılaştıkları insan hakları ihlallerinin birçoğuna karşı yeterli önlemi alabilmiş değil. Son 16 ayda, Uluslararası Af Örgütü, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) üzerine yoğunlaşarak,Twitter’da kadınlara yönelik şiddet ve istismarın ölçeği, yapısı ve etkisi dahil olmak üzere kadınların sosyal medya platformlarındaki deneyimleri hakkında niteliksel ve niceliksel araştırmalar yaptı. Bu kötüye kullanımlar fiziksel veya cinsel şiddetin doğrudan veya dolaylı tehditlerini, kadın kimliğinin bir veya daha fazla yönünü hedef alan ayrımcı tacizi, kasıtlı rahatsızlık vermeyi ve rızası olmadan bir kadının cinsel veya özel görüntülerini paylaşma ve gizlilik ihlallerini içeriyor.

Bu araştırma süresince, Uluslararası Af Örgütü İngiltere ve ABD’de hem bireysel hem de grup olarak 86 kadınla görüştü. Kadın siyasetçileri, gazetecileri, aktivistleri, blog yazarlarını, yazarları, komedyenleri, oyun geliştiricileri ve platformu kullanan ancak büyük bir takipçisi olmayan kadınlarla konuştuk. Uluslararası Af Örgütü ayrıca kadın hakları, kimlik temelli ayrımcılık, teknoloji ve sosyal medya platformlarında kadınlara yönelik şiddet ve kadınlara yönelik istismarla ilgili dijital haklar alanında çalışan Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nde onlarca uzmanla da görüştü. Twitter’daki önerilerimizi ve çözümlerimizi geliştirirken, özellikle İngiltere’de çok sayıda kuruluş ve bireyle de görüştü.  Araştırma, Twitter’daki kadınlara yönelik saldırıların renge, etnik kökene, dini azınlıklardan gelen, lezbiyen, biseksüel ve engelli kadınlara yönelik istismar şeklinde yoğunlaştığını açığa çıkarıyor. Kasım 2017 yılında örgüt İngiltere ve ABD dahil 8 ülkede kadınların sosyal medya platformlarında genel olarak daha çok suistimal edilmesi veya tacize maruz kalmaları ve bunun psikolojik etkisinin yanı sıra, kadınların internet üzerindeki ifade özgürlüğü üzerindeki etkisi hakkında çevrimiçi anket düzenlemesi için Ipsos Mori’yi görevlendirdi.

Genel olarak, bulgularımız Twitter’ın kadın kullanıcılar için zararlı bir yer olabileceği konusunda endişe verici bir tablo çiziyor. Şirketin şiddet ve istismarla ilgili sorumluluklarını yerine getirememesi, birçok kadının artık şiddetten ve istismardan korkmadan kendilerini özgürce ifade edemediği anlamına geliyor.

“Twitter’ın, maskelenen suistimalin akışı ve hızı nedeniyle sosyal medya platformları içinde en kötüsü olduğunu düşünüyorum. İçerik olarak diğer platformlara oldukça benzer fakat Twitter’ı farklı kılan şey hacimsel olarak oldukça yoğun olması.” Jessica Valenti, ABD’li Gazeteci ve Yazar

TWITTER NEDİR?

Twitter, 43 dilde faaliyet gösteriyor ve 2006’da kuruldu. 21 Mart’ta, kurucu ve mevcut İcra Kurulu Başkanı (CEO) Jack Dorsey, “Twitter’i kurdum.” yazan platforma ilk tweet’i gönderdi. Başlangıçta Kısa Mesaj Servisi (SMS) tabanlı bir platform olarak tasarlanan Twitter, dünyanın en büyük çevrimiçi sosyal medya platformlarından birine dönüştü ve aylık 330 milyonun üzerinde aktif kullanıcıya sahip.

Ortalama olarak günde 500 milyon tweet, saniyede 6000 tweet ve yılda 200 milyar tweet gönderiliyor.

İngiltere’deki yaklaşık Twitter kullanıcısı sayısı 20 milyon. İngiltere’deki yetişkinlerin% 45’i Twitter’ı kullanıyor ve bu hesap sahiplerinin% 37’si günlük olarak giriş yapıyor.

İngiltere’deki kullanıcıların yüzde 56’sını erkek ve yüzde 44’ünü  kadın kullanıcılar oluşturmaktadır.

2017 itibariyle ABD’de 67 milyondan fazla Twitter kullanıcısı var. ABD’de 18-29 yaş grubundakiler % 36 oranla Twitter’ı diğer tüm yaş gruplarından daha fazla kullanmaktadır.

ABD’de erkeklerin ve kadınların% 21’i Twitter kullanıyor.

Son 12 yılda, Twitter, insanların hem profesyonel hem de kişisel olarak kullandıkları bir yer haline gelmiştir. Twitter üzerinden protestolar organize eden insan hakları eylemcilerinden dayanışma ağları oluşturan marjinal topluluklardan insanlara veya geleneksel çalışma saatleri dışında seçmenlerle bağlantı kuran politikacılara kadar Twitter, dünya çapındaki bütün kullanıcılarına, yaklaşık on yıl öncesine kadar neredeyse imkansız olan sektörler ve bölgeler arasında hızla bağlantı kurma fırsatı sunuyor.

NEDEN TWITTER?

Kadına yönelik şiddet ve istismar kesinlikle herhangi bir sosyal medya platformuyla sınırlı olmamakla birlikte, Twitter dünyanın en büyük sosyal medya şirketlerinden biri ve dünya çapında platformu en etkili olanlardan.

Bu nedenle Twitter, şiddeti ele almak ve çevrimiçi tacizle mücadele etmek için her türlü çabayı göstermektedir.

Üstelik, Twitter’ın esas özü, kullanıcıları genel konuşmalar yapmaya ve düşüncelerini platformdaki diğer kişilerle (genellikle yabancılarla) paylaşmaya teşvik etmek. Bu da kullanıcıların açıkça tartışmalara katılabildiği için Twitter’dan en fazla yararlandığı anlamına geliyor.Aslında, Twitter’ın “en yeni tepkileri” sağlama yeteneği, tanınmış şahsiyetlerin geleneksel medya kuruluşlarını baypas edip doğrudan kitleleriyle etkileşime girebileceği anlamına geliyor. Bununla birlikte, bu etkileşimlerin açık ve kamusal doğası, platformun, şiddet içeren ve kötüye kullanılan içerik göndermek için kullanılmaya karşı savunmasız olduğu da demek. Bir içeriğin Twitter’da çoğalmasındaki kolaylık ve hız, kadınların platformda maruz kaldıkları şiddet ve istismara karşı şirketin bu konuda acilen yeterli bir ilerleme kaydetmesi gerektiğini gösteriyor.

Sosyal medya platformlarında kadına yönelik şiddet ve kadınlara yönelik istismarla ilgili ilk araştırmamızda, görüştüğümüz birçok kadın, Twitter’ı kadınlara yönelik şiddet ve istismarın yaygın olduğu ve bu tür istismar yaşayanlar için yetersiz çözümlerin mevcut olduğu bir yer olarak tekrar tekrar vurguladı. Twitter’ın kendisi, platformdaki kadınlara yönelik şiddetle ve istismarla uğraşmak konusunda daha çok iş yapmaları gerektiğini kamuoyuna açıklayarak kabul etti. Şirketten birçok yönetici, platformun kötüye kullanımla ilgili bir sorunu olduğunu belirtti. Örneğin, 2017’de CEO Jack Dorsey şunları söyledi:

“Her gün Twitter’da seslerin susturulduğunu görüyoruz. Son 2 yıldır bunu önlemek için çalışıyoruz… Buna 2016 yılında öncelik verdik. Politikalarımızı güncelledik ve ekiplerimizin boyutunu artırdık. Bu yeterli değildi.”

KADINLAR TWITTER’DA OLMAK İSTİYOR

Uluslararası Af Örgütü’ne Twitter’da yaşadıkları şiddet ve istismarla ilgili olarak konuşan kadınların birçoğu, platformun kendileri için ne kadar önemli olduğunu hem profesyonel hem de kişisel olarak vurguladı. Kadınlar Twitter gibi sosyal medya platformlarına iletişim kurmak, harekete geçmek, bilgiye erişmek ve görünürlük kazanmak için güveniyor.

ABD’li bir blogcu ve üreme hakları aktivisti Pamela Merritt bize, “Biraz Twitter bağımlısıyım. Uyanıyorum, Twitter’ı kontrol ediyorum. İki fincan kahve içiyorum ve tekrar kontrol ediyorum. Çalışmak için çevrimiçi olmak önemlidir. Neler olup bittiğini bilmek istiyorum. İnsanların ne söylediğini bilmek istiyorum ve tartmak istiyorum, bu yüzden de gün boyu Twitter’dayım. ” dedi.

İngiliz politikacı ve aktivist Seyi Akiwowo, Twitter’ın kendisini hareketin bir parçası gibi hissettirdiği konusuna  değinerek belirtti:  “Kendimi arada kalmış gibi hissediyorum. Twitter’ı seviyorum. Platform beni muhtemelen kendi başıma asla bulamayacak olduğum inanılmaz, başarılı ve ilham verici insanlarla bağlantı kurabilmemi sağladı. Artık çevrimiçi devasa ve renkli bir kadın hareketliliği var. Güzelliğimizi ve özgüvenimizi ifade edebiliyor, özbakım ve sınıfa, cinsiyete, ırka bağlı eşitsizlik hakkında konuşuyoruz… ve hayatımdaki bazı dönüm noktaları, bir kadına dönüşmemTwitter üzerinden oldu. İlk uluslararası işimi Twitter üzerinden bulduğum anı hatırlıyorum. Bu platformdaki olanaklar ve fırsatlar sonsuz. ”

ABD’li gazeteci Imani Gandy de, Twitter’ın marjinal topluluklar için iletişim ve dayanışma noktasında nasıl mezkez üssü konumuna geldiğini vurguladı ve açıkladı: “Bence Twitter halka açık yeni bir meydan haline geldi. Twitter’ı, siyasi gelişmelerde normalde fazla söz sahibi olmayan insanlar için gerçekten iyi bir platform olarak buldum. Öncelikli olarak da gençler ve farklı ten rengine sahip insanlar için.  “Siyah Twitter”ın bir anlamı var. Siyahi insanların, ülkedeki diğer siyahi insanlara ulaşmak için bir araya gelebilmeleri gerçekten çok güçlüydü. Scandal’ın son bölümünde bu konunun işlenmesi ve olayların Black Lives Matter etrafında organize edilmesi de dahil gerçekten güçlü bir araç haline geldi. Ve elit politikacılar bu tip insanlara cevap vermeye alışkın değillerdi. ”

Politikacılar hemfikir. İskoçyalı parlamentocu ve muhalefet lideri Ruth Davidson, daha geniş kitleler ile iletişim kurması ve onları dinlemesi için bir araç olarakTwitter’ın ne kadar önemli olduğunu vurguladı ve ekledi:

“Sosyal medya platformları, artık birçok politik müzakerelerin yapıldığı bir yer.Özellikle de seçmenlerin yaş aralığındaki ayrımını gördüğümüz zaman; birçok genç seçmen, basmakalıp ve sıradan şeyleri söylemekten daha çok onları tartışabilme olanağına sahip olmak istiyorlar. ”

Twitter, işletme alanında kadınlar için önemli bir araç olmaya devam ediyor. ABD’li yazar Chelsea Cain, Uluslararası Af Örgütü’ne, roman yazımından çizgi romana geçiş yaparken diğer yazarlarla bağlantı kurma noktasında Twitter’a nasıl bel bağladığını anlattı:

“Çizgi roman sektöründe çalışan çok arkadaşım var ve Twitter üzerinden iletişimimizi sürdürdük. Çizgi roman sektörü Twitter’ı bir bülten tahtası gibi kullanıyor – herkesin bir duyurusu veya şikayeti olduğunda geldiği yer burası. Okuyucular, editörler, sanatçılar, yazarlar, renkleri ustaca kullanan sanatçılar, hattatlar. Çizgi roman bağlamında tanıdığım herkes Twitter’da.Platform, içerik oluşturucular ve hayranlar arasında gerçekten bir bağlantı sağlıyor. Facebook romanlar içindir. Twitter ise çizgi romanlar için. Bana nedenini sormayın.

Ek olarak bazı kadınlar yapmak istedikleri şey hakkında iletişim kurabilmek ve harekete geçip ağ kurabilmek için basitçe Twitter’ı kullanıyorlar. Çizgi roman yazarı Kelly Sue DeConnick anlattı:

“Bazen sosyal medyayı kitapların ve görünüşlerin tanıtımını yapmak için bir genel bir figürolarak kullanıyorum. Çoğu zamansa sadece sosyalleşmek ve insanlarla sohbet etmek için kullanırım.”

Ancak, platformun sunmuş olduğu olanaklar ve pozitif yollar doğrultusunda günlük olarak kadınlar tarafından kullanılma oranlarının yanı sıra; bir diğer taraftan Twitter, kadınlara yönelik mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin ve ayrımcılığın güçlendirilmesinde de verimli bir zemin teşkil ediyor. Kadınların zararsız ve olumsuz toplumsal cinsiyet kalıpları, aynı zamanda ataerkil yapılarda kök salmış kadınlara karşı yaygın ayrımcılık, Twitter’daki bazı kadınlara karşı şiddet ve küfürlü tweetler olarak ortaya çıkıyor. Hem fiziksel hem de dijital dünyada, kadına yönelik her türlü şiddet ve taciz biçimi, toplum genelinde kadınların sistematik marjinalleşmesi merceğinden görülmelidir. Twitter’daki kadınlara karşı şiddet ve istismar yeni bir fenomen değil, sadece dijital alana giren kadınlara karşı mevcut ve sistematik ayrımcılığın bir uzantısı olduğunu, belirtiyor İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon.

“Kadınların çevrimdışı ve çevrimiçi ortamda suistimal ediliyor olması ve kadın düşmanlığı arasında bir bağlantı var… Sosyal medya, bu eylemleri gerçekleştirmenin sadece farklı bir yolu. Nihayetinde perdenin arkasında hep bir kadın düşmanlığı var. Bu ele almamız gereken ana mesele. Yani yalnızca insanların kadın düşmanlığını, nefretlerini ve tacizi yayma biçimlerini sağlayan araçları değil.”

İngiliz gazeteci Hadley Freeman da aynı fikirde. Uluslararası Af Örgütü’ne:

“Bence, kadınların çevrimdışı maruzkaldıkları kadın düşmanlığı ile çevrimiçi karşılaştıkları istismar arasında bir bağlantı var. Demek istediğim, iyi bir erkek, kadınlara “(hoş olmayan bir ifade kullanılmış)” adını vermeyecektir, değil mi?”

Özellikle farklı ten rengine sahip kadınlar toplumda mevcut olan erkek egemenliğine dayalı örgütlenme düzeninin vebeyaz üstünlüğüne dair ideolojilerin de platforma girmesine vurgu yaptı. ABD bebek aldırma hakları aktivisti Renee Bracey Sherman, sosyal medya platformlarında yaşadığı şiddet ve istismarın, üreme hakları meseleleri veya Black Lives Matter hareketi hakkında konuşmaya başladığında nasıl daha derin bir düzeye ulaştığını açıkladı.Uluslararası Af Örgütü’ne:

“Bebek aldırma hakkında konuşmaya başladığımda Twitter’da maruz kaldığım istismar farklı bir seviyeye ulaşmıştı. Black Lives Matter hakkında konuşmaya başladığımda daha da kötüleşti. Bu kültürümüzde beyaz üstünlüğünün ve erkek egemenliğinin yerleşmiş olması bakımından derin bir konu. Ve marjinalleştirilmiş insanlar, siyahiler, farklı ten rengine sahip kadınlar, trans kadınlar, trans insanlar hak ettikleri hayatlarını geri istediklerinde karşılığında bir özür bile dilenmiyor. Bu tavır insanları rahatsız ediyor. Sonuç olarak bu ilkel saldırı seviyesi ortaya çıkıyor ve iğrenç ifadeler kullanıyorlar. ”

Uluslararası Af Örgütü’nün görüştüğü birçok kadın, çevrimiçi dünyanın genel olarak, insanların çevrımdışı (yüz yüze) söylemeyecekleri şeyleri söylemek için kendilerini cesaretli hissettikleri mekanlar yarattığından bahsetti.

İskoç Kadın Hakları Aktivisti Talat Yaqoob, Twitter’da karşılaştığı cinsiyetçi, ırkçı ve islamofobik tacizin, çevrimdışı olarak deneyimlediklerindendan çok daha kötü olduğunu açıklıyor:

“Ben, % 100, çevrimiçi maruz kaldığım kadar tacize çevrimdışı maruz kalmadım.Onu deneyimliyorum – ama bunun sıklığı ve bunun zehirli doğası, gerçek hayatta yaşadığımdan daha kötü, çünkü insanlar bu yaptıklarının yanlarına kar kalacağını biliyor. Hep anonim bir Twitter profilinin arkasına saklanıyorlar. Çevrimdışı (gerçek) dünyada ise, bunu yapabilmek için fiziksel olarak karşımda olmalısın. Ben insanların internette söylediklerinin sonuçlarını anladığını düşünmüyorum. ”

TWITTER’IN İNSAN HAKLARI SORUMLULUKLARI

Birleşmiş Milletler (BM) İş ve İnsan Haklarına İlişkin Yol Gösterici İlkeler doğrultusunda, bir şirket olarak Twitter;ayrım yapmama, ifade ve fikir özgürlüğü hakları da dahil olmak üzere tüm insan haklarına saygı göstermeayrıca bu hakların kötüye kullanılmasına neden olmamak veya katkıda bulunmamak için somut adımlar atmak konusunda özel bir sorumluluğa sahiptir.Bu, işleyişiyle bağlantılı insan hakları ihlallerini tespit etmek, önlemek, ele almak ve hesaba katmak için harekete geçmeyi içerir. Özellikle, insan hakları durum tespiti süreci kapsamında, Twitter’ın politikalarının ve uygulamalarının, kullanıcıların diğer hakların yanı sıra ifade ve fikir özgürlüğü haklarını nasıl etkilediğini – devam eden ya da proaktif bir süreçte –değerlendirmesi; olası olumsuz etkileri önlemek veya hafifletmek için adımlar atması gerekir.

Uluslararası Af Örgütü Ocak 2018’de Twitter ile temas kurdu ve şirketin Twitter’daki şiddet ve istismar raporlarına nasıl tepki verdiği konusunda bilgi ve verileri paylaşmasını istedi. Bu veriler kötüye kullanım raporlarının sayısını, Twitter kurallarını ihlal eden raporların sayısını ve kötüye kullanım raporlarına yanıt süreleri hakkında ayrıştırılmış bilgileri içerir.Sahip olduğu içerik denetleyicilerinin sayısı, şeffaflığı, cinsiyet ve diğer kimlik temelli kötüye kullanım biçimleri konusunda ve insan hakları standartları dahilinde nasıl eğitildiklerine dair detaylar da talep edildi.Twitter, 14 Şubat 2018 tarihinde, bu tür verilerin serbest bırakılmasının, aydınlatıcı olmayacağını aksine potansiyel olarak yanıltıcı olacağını söyledi. Twitter ayrıca belirtti:

“Anlamlı şeffaflık; tutkunuzu anladığımız ve katıldığımız bir mesele. Raporların kesin sayısı ve faaliyete geçmiş hesapların miktarı yansıtmaya devam ettiğimiz bilgiler. Ancak şunu belirtmek de fayda var ki bu tür bilgiler aydınlatıcı olmayabilir hem de potansiyel olarak yanıltıcı olabilerler.Karşılaştığımız zorluklardan biri daha önce Af Örgütü’nün çalışanları ile de bu konuda görüştüğümüz gibi, kullanıcıların bazı durumlarda (çoğunlukla politik) katılmadıkları bir içeriği paylaşan tarafı susturabilmek amacıyla kasıtlı olarak düzenli olarak bu içeriği rapor etmeleri. Ayrıca, raporların hacminin uguladığımız kararlarımızı etkilediği gibi bir yanlış algılama var, ancak durum böyle değil.Toplantıda bu alandaki potansiyel hedefleri tartıştınız ve bu konuda elbette sizin fikirlerinizi de duymak ilgi çekici olurdu. ”

Uluslararası Af Örgütü, bunun raporlama sürecinde anlamlandırılması açısından önemli olduğunu kabul eder. Ancak bu, Twitter’ın insan hakları sorumluluğunu, platformdaki şiddet ve taciz raporlarıyla nasıl başa çıktığı konusunda şeffaf olmadıklarını ya da Twitter’ın kötüye kullanımla ilgili belirli raporlara nasıl tepki verdiğini anlamak, yalnızca kullanıcının bu türden kötüye kullanımın nasıl ele alındığını anlama konusunda güçlüğe  sebep olacaktır.

Diğer taraftan, platformdaki suistimalin gerçek boyutunu biliyor olmak herkesin daha elle tutulur çözümler üreterek bununla başa çıkabilmesini sağlar.

Uluslararası Af Örgütü’ne yapılan 15 Mart 2018 tarihli bir başka açıklamada Twitter, kadınlara yönelik taciz ve nefret dolu davranışların platformda yasak olduğunu yineledi, şirketin platformdaki güvenliği iyileştirmek için değişiklik yaptığını ve kötüye kullanım içeren hesaplara karşı alınan eylem sayısını artırdığını söyledi:

“Doğrudan kadınları hedef alan şiddet, tehdit etme ve taciz dahil kötü muamele ve nefret dolu davranışlar Twitter’da yasaktır. Son 16 ayda almış olduğumuz bir takım önlemler doğrultusunda yaptığımız işlemlerde30’dan fazla özel değişikliğe gittik ve bunların hepsi de herkes için güvenliği artırmayı amaçlıyor. Artık, geçen yıla oranla, hak ihlali yapan hesaplara gereken uygulamanın yapılması için ömlemlerimizi 10 kat arttırdık. ”

Uluslararası Af Örgütü Twitter’ın son zamanlarda platformun kadın deneyimlerini iyileştirmek için bazı adımlar attığını kabul ediyor, ancak örgütün değerlendirmesi, bu iyileştirmelerin şiddetin doğasını ve Twitter’daki kadınlara yönelik tacizi önlemek için henüz yeterli olmadığı yönünde.

Dick Costolo, Eski Twitter CEO’su:

“Platmormdaki kötüye kullanım ve dalga geçmeyle baş etme konusunda başarı sağlayamıyoruz ve yıllarcada sağlayamadık. Kullanıcıların her gün maruz kaldıkları alaylar ve kötüye kullanımı engelleyememek birçok kullanıcı kaybetmemize neden oluyor. Twitter eski CEO’su olarak açıkça ve dürüstçe görev sürem boyunca bu konuda ne kadar yetersiz olduğumuzu görebiliyor ve utanç duyuyorum. Bu anlamsız. Bunun bir mazereti yok.”

Vijaya Gadde, Twitter Genel Kurulu:

“İfadelerini sunmaya korkan ve susturulan sesleri görmezden gelmeye devam edersek temel felsefemiz olan ifade özgürlüğü anlamını yitirecektir. ”

Jack Dorsey, Twitter’ın 2016 yılındaki CEO’su:

“Kötüye kullanım sivil söylemin bir parçası değildir. Bu konuşmayı bitirir ve birbirimizi anlamamızı engeller.Kimse çevrimiçi kötüye kullanıma maruz kalmayı hak etmiyor bunun Twitter’da bir yeri olamaz. ”

“Her gün Twitter’da seslerin susturulduğunu görüyoruz. Son 2 yıldır bunu önlemek için çalışıyoruz… Buna 2016 yılında öncelik verdik. Politikalarımızı güncelledik ve ekiplerimizin boyutunu artırdık. Bu yeterli değildi. ”

“Biz herkese açık, küresel mesajlaşmayı ve sohbet etmeyi seviyoruz. Bu Twitter’ın doğası ve burda olmamızın nedeni.Ancak bunun gerçek dünyadaki olumsuz sonuçlarını tam olarak tahmin edemedik veya anlamak da yetersiz kaldık. Şimdi bunu kabul ediyoruz, bütünsel ve adil çözümler bulmaya kararlıyız. ”

Kaynak:  https://www.amnesty.org/en/latest/research/2018/03/online-violence-against-women-chapter-1/

Çevirmen Hakkında 

Reyyan Esen / TESA İngilizce Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir