Türkiye’nin Musul İçin Savaşa Girme Israrı Irak İle Gerilimi Alevlendiriyor

Yazar
Tim Arango ve Michael R. Gordo
Fotoğrafın yazısı: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta Ankara’daydı. Türkiye’nin, Musul yakınlarında olan Başika’da savaş düzeninde olan yaklaşık 600-800 arasında askeri bulunuyor. Irak hükümeti ise asla onaylamayacağını söylüyor.

ERBİL, Irak – Türkiye ile Irak arasındaki çekişme, Musul’u- Irak’ın en büyük ikinci şehri- Irak Şam İslam Devleti’nden (IŞİD) geri almak için karmaşık bir askeri kampanya olarak dramatik jeopolitik bir şov halinde meydana çıktı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Devleti’ni mevcut haliyle zaten alarma geçirmiş ülkesinin Musul savaşındaki rolünü arttırma konusunda ısrar etti.

Ülkesinin imparatorluk tarihini ve Osmanlı İmparatorluğu idaresinden Birinci Dünya Savaşında bölgeyi kaybedişini anımsatan Erdoğan, yakın zamandaki konuşmasında “Bölgede tarihi bir sorumluluğumuz var.” dedi. “Eğer hem masada hem de sahada olmak istiyorsak, bunun bir nedeni vardır.”

Yanıt olarak, normalde yumuşak huylu olarak bilinen Iraklı Başbakan Haider Al-Abadi, geçtiğimiz hafta Türkiye ile Irak arasında askeri anlamda oluşabilecek bir yüzleşme konusunda uyarıda bulundu. Eğer Türk güçleri Musul’a müdahil olacaksa, kendileri de “piknikte olmayacaklar”

Al-Abadi “Onlar için hazırız. Bu bir tehdit veya uyarı değildir, bu Irak’ın duruşuyla ilgili bir durumdur” dedi.

Türkiye ile Irak arasındaki ara bozukluğu sadece diplomatik anlamda değil, ayrıca sadece Irak’ın değil aynı zamanda Suriye’nin de egemenliğinin söz konusu olduğu tam anlamıyla kırılma örneğidir. IŞİD iki ülke arasındaki sınırları silmişken, Türkiye iki ülkeye de – ülkelerin her ikisinin de izni olmadan – asker yerleştirdi.

Türkiye Irak hükümetini, Başika’da – Irak’ın kuzey bölgesinde, Musul yakınlarında, etrafı IŞİD kontrolüyle çevrilmiş bölge – asker bulundurarak öfkelendirmiş oldu. Aynı zamanda, bir yıldan uzun bir süredir Türkler, Kürt peşmerge güçlerini ve eski Musul valisi Atheel al-Nujaifi’nin komutasında olan milis güçlerinin de dahil olduğu Sünni Arap savaşçıları da eğitmektedir. 

Türk askeri birliklerinin bölgede konuşlanmasına, sadece bölgesel güçleri eğitmek için bile olsa, Irak hükümeti tarafından katiyen karşı çıkılmıştı ve al-Abadi bu birliklerin bölgeyi terk etmesini talep etmişti.

Musul Savaşının başlamasıyla, Erdoğan Türk askeri güçlerinin mücadeleye doğrudan müdahil olmasını öneren birçok kışkırtıcı konuşma yaptı.

Musul Savaşı, geçtiğimiz hafta Kürt ve Iraklı güçlerin Amerikan kılavuzlar ve Birleşik Devletler hava saldırıları destekleriyle şehrin etrafındaki düzinelerce köyü geri almak için saldırmalarıyla başladı. Birleşik Devletler için Türkiye, bir NATO müttefiki, bir kez daha IŞİD’e karşı savaşta kendinin zor bir ortak olduğunu kanıtlamış oldu.

Türkiye, Birleşik Devletlerin bölgedeki müttefiki Suriyeli Kürtlere karşı çıkarak ve zaman zaman onları bombalayarak Suriye’de olduğu gibi; Irak’ta da doğrudan rol oynamak istemesiyle Birleşik Devletlerin bölgedeki amaçlarını baltalamış oldu.

Bir yıldan uzun bir süredir, Amerikalı diplomatlar krizi kontrol altına almak için uğraş verdi. Türkleri, Irak’ın egemenliğine saygı duymak ve IŞİD’e karşı savaşa Birleşik Devletler liderliğindeki koalisyon şemsiyesi altında destek vermesi için teşvik ettiler.

Buna rağmen Türkiye, Başika’daki birliğini –Irak hükümetinin onayladığını hiç belirtmediği– hiç geri çekmedi. Adının belirtilmesini istemeyen Dışişleri Bakanlığı yetkilisine göre Türkiye’nin Başika’da tank ve ağır silahlar içeren ve zaman zaman buradan IŞİD’e ateş açtığı 600 ile 800 arasında birliği bulunuyor. Yetkililer, Türkiye’nin benzer bir saldırıyı pazar günü Kürt peşmerge güçlerini desteklemek için yaptığını belirtiyor.

Eski Afganistan ve Irak Büyükelçisi Zalmay Khalilzad, yakın zamandaki bir makalesinde Türkiye ve Irak’ın olası bir savaşa sürüklenebileceği konusunda uyardı. “Musul’un geri alınması ve istikrarın sağlanmasının beklentisine zarar verecek savaş içinde savaş bulunuyor.”

Iraklı bir Şii din adamı olan Mukteda Al-Sadr’ın destekçileri, geçen hafta Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi binası önünde protesto için toplanmıştı.

Bu endişelerin uçuk görünmesinin tek nedeni Irak’ın elinin IŞİD ile dolu olması. Ama tansiyonu düşürmek Amerikan diplomatlar için yeni bir sorun haline geldi.

Birleşik Devletler, Türkiye’nin doğrudan bir rol oynamayacağı fakat eğitim, tıbbi ve insani yardıma devam edeceği bir uzlaşma konusunda arabuluculuk yapmaya çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye seyahatinde Savunma Bakanı Ashton B. Carter, Irak hükümeti anında reddetse de Irak ile Türkiye’nin prensipte bir anlaşmaya vardığını belirtti. Irak Türklerden, Musul geri alındığı zaman bölgeyi terk edeceklerine dair taahhüt bekliyor gibi görünüyor.

Carter konuşmasında Birleşik Devletlerin “Irak’ın egemenliği” ve “Türkiye’nin bölgedeki tarihi rolü” arasında denge kurmaya çalıştığını söyledi.

Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde asker bulundurması için birkaç stratejik nedeni bulunuyor. Türkiye, Kürdistan İşçi Parti’sine (PKK) – Türkiye’nin güneydoğusunda savaşan ve Irak’ın kuzeyindeki dağlarda üsler bulunduranlar – karşı siper almak istiyor. PKK geçen yıl Sincar’da, Irak’ın kuzeyinde savaşmıştı.

Türkiye, bir Sünni güç, ayrıca bölgedeki Türkmen ve Sünni Arap etniklerini, birçok milis gücü elinde bulunduran Irak’taki baskın Şii İran etkisinden korumak istediğini belirtiyor. Daha geniş olarak ve Erdoğan’ın Osmanlı görkemini tekrar elde etme vizyonunun dahilinde, Türkiye bölgeye etkide bulunabileceği bir proje istiyor – sadece Irak için değil Ağustos ayında IŞİD’ten temizlediği Cerablus’un da içinde bulunduğu Suriye için de.

Zaman zaman, Erdoğan Musul konusunu Birinci Dünya Savaşı’ndan beri süregelen yüzyıllık batılı devletlerin savaş sonunda Osmanlı topraklarını bölüştürmesi yakınmalarının altını çizmek için de ele aldı. “Biz ülkemizin sınırlarını gönüllü olarak kabul etmedik.”

Osmanlı Parlamentosu’nun son bildirisine, imparatorluk dağıldığı için son, atıfta bulunarak Musul’un Türkiye’nin bir parçası olduğunu iddia etti.

Yakın zamanda “En önemli görevimiz bunu yeni jenerasyona öğretmektir.” dedi. Mensur Akgün, Global Political Trends Center (Küresel Politik Eğilimler Merkezi) müdürü, “meselenin Türkler için duygusal bir tarafı da var” derken Musul’a ithafen de “Yüz yıl önce, orası Türkiye’ydi. Büyük bir coğrafya Türkiye’ydi.” dedi.

Erdoğan Irak’taki Sünni sivillere acı çektiren Iran destekli milis güçlerinin varlığından endişeli olduğunu söyledi. Aynı zamanda, Türkiye’nin varlığı Irak’ta mezhepçilik tutkusunu alevlendi.

Musul savaşına hazırlıkta Birleşik Devletler Iraklılarla; Irak Ordusu, Kürt güçleri ve Sünni güçlerinin olduğu bir birlik oluşturabilmek için çok yakın çalıştı. Ama Türkiye’nin doğrudan rol oynama ısrarı sonrasında Şii milis liderleri kendilerinin de savaşa katılabileceklerini söylemekteler.

Şii milis liderleri Tal Afar şehrini özgürlüğüne kavuşturabileceklerini önerdiler fakat bu durum Türkiye’yi alarma geçirdi çünkü bu şehir büyük miktarda Sünni Türkmen nüfusu içeriyor.

Sünni öncelikli mezhepsel çatışma kovalamakla suçlanan Erdoğan, son konuşmalarında gerilimi arttırdı.

“Senin ‘Bağdat’ dediğin tamamen Şia’dan oluşan bir ordunun yönetimindedir. İşte, 30 bin kişiyle Haşdi Şabi geliyor. Kaç bin kişiyle gelirse gelsin, geleceği varsa göreceği de var.”

Osmanlı İmparatorluğunun Irak’a hükmettiği ve yerel Sünni elitleri terfi ettirdiği yıllara da bakarsak, Iraklı Şiiler ile Türkler arasında bir sevgi kaybı bulunmuyor. Geçtiğimiz hafta Musul mücadelesi başladığında, Şii protestocular din adamı olan Moktada al-Sadr öncülüğünde organize olarak Bağdat’taki Türk Konsolosluğu önünde toplandılar.

Bazıları alınlarında Erdoğan için bir mesaj içeren bantlar takmıştı: “Biz seni dışarı atmadan sen şerefinle ülkemizi terket!”

Kaynak
http://www.nytimes.com/2016/10/24/world/middleeast/turkeys-push-to-join-battle-for-mosul-inflames-tension-with-iraq.html?ref=middleeast&_r=0

Çeviren Hakkında

Nurullah Hakimoğlu
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial