Ana Sayfa / YAZILARIMIZ / Ekonomi / Türkiye’de Özel Tüketim Vergisi ve Avrupa Birliği İle Karşılaştırılması

Türkiye’de Özel Tüketim Vergisi ve Avrupa Birliği İle Karşılaştırılması

Yazan: Burak Hamza AYAZ

Giriş

Avrupa Birliği (AB), üye ülkeleri arasında ortak bir iç pazar ve siyasi birlik sağlamak amacıyla benimsediği vizyon doğrultusunda ülkelerarası farklılıkların giderilmesi gerekliliğine vurgu yapmaktadır. Bu noktada dolaylı vergiler için de önemli bir paya sahip olan Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) öncelikli olarak ele alınmış ve bu vergiler ülkeler arası vergi uyumlaştırılmasında kullanılmıştır. ÖTV konusunda üye devletler, kendi arasında bir uyumlaştırma yoluna giderek hedeflenen ortak pazar açısından oluşabilecek rekabet üstünlüklerinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Türkiye’de ÖTV, AB’ye uyum sağlamak amacıyla 2002 yılında Türk Vergi Sistemi mevzuatına dâhil edilmiştir. Bu gelişmeyle birlikte ÖTV adı altında alınan birçok fon ve vergi tek çatı altında toplanmıştır. Ancak Türkiye gün geçtikçe gerek vergi oranları gerekse de vergi kapsamına giren mallar açısından AB’ye uyum sağlamaktan uzaklaşmaktadır.

Bu yazının kaleme alınmasının temel amacı, ÖTV kapsamında Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinde uygulama farklılıklarını ortaya koyarak karşılaştırmalı bir değerlendirme yapmaktır. Yazıda öncelikle ÖTV kavram olarak ve tarihi gelişim açısından incelenmiştir. Daha sonra Türkiye’de ve AB’de ayrı ayrı uygulanan ÖTV’ler açıklanmıştır. Son olarak da AB ve Türkiye’de uygulanan ÖTV karşılaştırması yapılarak iki sistem arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Özel Tüketim Vergisi Kavramı ve Tarihçesi

ÖTV kanun gereği kapsamlı bir yapıya sahip olmasından dolayı tanımını yapmadan önce ÖTV’nin özelliklerini ortaya koymak yararlı olacaktır. ÖTV’nin tanımı içerisinde yer alan temel özellikleri doğrultusunda daha sağlıklı ve kapsamlı bir tanım ortaya çıkabilecektir. Bu doğrultuda ÖTV’nin temel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:[1]

-Öncelikle ÖTV, harcamalar üzerinden alınan dolaylı bir tüketim vergisidir.

-ÖTV, belirli mal ve hizmetler üzerinden alınan bir vergidir.

-Tek aşamalı olarak vergilendirilen ve az sayıda mükellefi olan bir vergi türüdür.

-Kaynak elde etmenin yanında ÖTV’nin ekonomik ve sosyal amaçları da bulunmaktadır.

-Zararlı mallar üzerinden alınarak dışsallıkların içselleştirilmesini sağlamaktadır.

-Vergi sistemi ve idareden kaynaklı bozuk yapılara rağmen kolayca uygulanabilen ve tahsil edilebilen vergilerdir.

– ÖTV; ürün değeri, ağırlık, hacim, güç veya miktar referans alınarak hesaplanır.

Yukarıda sayılan özellikler de dikkate alındığında kısaca ÖTV, muafiyet ve istisnalar dışında ekonomik süreç içerisinde yer alan belirli mal ve hizmetler üzerinden alınan ancak gelir elde etmenin yanında sosyal amacında bulunduğu vergilerdir. 2002 tarihli Özel Tüketim Vergisi Kanununda (ÖTVK) yer alan tanım da dikkate alındığında şöyle bir tanım ortaya çıkmaktadır: Özel tüketim vergisi, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli I, II, III ve IV sayılı listelerdeki malların teslimi, ilk iktisabı, ithalâtı veya müzayede yoluyla satışından bir defaya mahsus olarak alınan, harcamalar üzerinden alınan vergiler kategorisinde yer alan ve kapsamına almış olduğu malların fazlalığı nedeniyle adeta bir genel tüketim vergisi görünümü veren dolaylı bir vergidir.[2]

Tüketim vergilerinin ilk örnekleri eski zamanlardaki Mısır ve Roma’ya kadar dayanmaktadır. Eski Roma zamanında alım satım üzerinden alınan %1’lik bir vergi, tüketim vergisinin ilk örneğini oluşturmaktadır. İyi bir gelir kaynağı olarak görülüp sürekli ÖTV oranlarının arttırılması halkın üzerinde yüksek oranda bir vergi yükü oluşturmuş ve vergiler ekonomik amacının dışına çıkarak ekonomik hayatta büyük tahribatlara yol açmıştır.  1812 İngiltere-ABD savaşı sırasında ise gümrük vergilerinin ağırlığını biraz olsun hafifletmek ve kamu geliri elde etmek amacıyla ABD tarafından şeker, içki gibi sektörlere ÖTV alınmıştır. Benzer şekilde I. Dünya Savaşı’nın getirmiş olduğu mali sorunlar tüketim vergilerinin uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Finansman güçlüğünün yaşanması üzerine birçok ülkede genel tüketim vergileri uygulamaya konulmuş ve zorunlu hale getirilmeye başlanmıştır. II. Dünya Savaşı’yla beraber tüketim vergilerinin alanı genişletilerek taşıt, mobilya ve buzdolabı gibi dayanıklı tüketim malları da ÖTV konusuna alınmıştır.[3]

Tüketim vergisi konusunda Türkiye’deki gelişmeler ise 1926 yılında Aşarın kaldırılmasıyla ortaya çıkan gelir kaybını telafi etmek amacıyla aynı yıl yürürlüğe giren ‘‘Umumi İstihlak Vergisi’’ (Genel Tüketim Vergisi) ile başlamıştır. Ülkemiz açısından ÖTV olarak nitelendirebileceğimiz uygulamalara baktığımızda ise Osmanlı dönemine kadar gitmemiz gerekmektedir. ÖTV’nin Osmanlı Döneminde gayrimüslimlerden alınan ‘‘Şıra Resmi’’ ile başladığı söylenebilir. Daha sonra Cumhuriyet Dönemi ile birlikte Osmanlı’da uygulanan vergiler mali tekele dönüştürülmüştür. Akabinde hasılatlara ek olarak nakliyat vergisi, PTT’den alınan müdafaa vergisi, Banka ve Sigortaları Muameleleri ve yol vergisi ile ÖTV’nin, toplam vergi gelirleri içerisindeki payı %20’ye ulaşmıştır. Türkiye’de çeşitli dönemlerde tüketim vergileri düzenlenmiş olsa da en kapsamlı değişiklikler 1985 yılında KDV ve 2002 yılında ÖTV’nin AB ilişkileri kapsamında getirilmesi ile olmuştur.[4]

Türkiye’de Özel Tüketim Vergisi

Türkiye’de ÖTV’nin ilk temelleri, AB’ye üyelik yolunda atılmaya başlanmıştır. Öncelikle AB ile olan üyelik sürecinde 1 Ocak 1996 yılında Türkiye ve AB arasında Gümrük Birliği benimsenmiştir. Benimsenen Ortak Gümrük Tarifesinin kamu gelirlerinde bir azalmaya yol açması nedeniyle 12 Haziran 2002 tarihinde 4760 sayılı kanun ile ÖTV Türk Vergi Sisteminin bir parçası haline gelmiştir. ÖTV’nin yürürlüğe girmesi ile başta akaryakıt tüketim vergisi ve taşıt alım vergisi olmak üzere toplam 16 adet vergi ve fon yürürlükten kaldırılmıştır.[5]

ÖTVK’nın kabul edilmesinin altında 3 temel neden yatmaktadır. Bunlar sırasıyla şu şekilde sayılabilir:[6]

-IMF’ye verilen taahhüt,

-AB mevzuatına uyum,

-Türk Vergi Mevzuatının sadeleştirilmesi.

Ekonomik ve toplumsal yönden olaya bakıldığında ÖTV’nin 4 temel amacının olduğu görülmektedir. Bunlar:[7]

-Bütçeye gelir sağlamak,

-Dışsallıkların yansıtılması,

-Tüketimin caydırılması,

-Kamu hizmetlerinin ücretlendirilmesidir.

Türk Vergi Sisteminde, ÖTVK’nın konusunu oluşturan mallar 4 farklı liste sınıflandırılması yapılarak tanımlanmıştır. I sayılı listede petrol ve petrol ürünleri, II sayılı listede motorlu taşıtlar, III sayılı listede tütün mamulleri ile alkollü içecekler ve kolalı gazozlar, IV sayılı listede ise lüks mallar, beyaz eşya ve elektronik ürünler yer almaktadır. ÖTV işlem üzerinden alınan bir vergi olmasından dolayı herhangi bir mal veya varlık ÖTV’nin konusunu oluşturmaz. Bir başka deyişle, ÖTV’nin konusu herhangi bir ürünün varlığından değil, teslim işleminden kaynaklanmaktadır. Kanuna bakıldığında da yukarıda sayılan listelerdeki malların teslimi, ithalatı veya satışı sırasında ÖTV’nin söz konusu olacağı görülmektedir.[8]

Türk Vergi Sisteminde yer alan ÖTV’yi daha iyi kavramak adına vergi unsurlarına bakmakta yarar vardır. Bu unsurlardan ilki olan ÖTV mükellefi, verginin konusunu oluşturan I, II, III, IV sayılı listede bulunan malların; imalatçıları, ithalatçıları veya bu malların müzayede yoluyla satışının gerçekleştirenler olarak tanımlanmıştır. ÖTV açısından ikinci unsur olan vergiyi doğuran olay ise, ÖTV mükellefini borçlu hale getiren olay veya fiildir. ÖTV açısından üçüncü unsur olan matrahın belirlenmesi verginin konusunu oluşturan mallara göre farklılık göstermektedir. Spesifik matrahın belirlenmesinde alkol derecesi, kg, litre, metre gibi vergileme ölçüleri kullanılırken, ad valorem yani değer esaslı matrah yapısının belirlenmesinde vergi oranları kullanılmaktadır.[9]

Tablo 1: Belirli Mal Grupları İçin Özel Tüketim Vergisi Oranları ve Tutarları (2018)


Kaynak:
Gelir İdaresi Başkanlığı, Özel Tüketim Vergisi Oranları ve Tutarları, http://www.gib.gov.tr/fileadmin/mevzuatek/otv_oranlari_tum/ozeltuketimoranlari-OpenPage.htm (ET: 20.04.2018).

ÖTV’ye tabi olan ürün grupları listelerde büyük yer kaplamasından dolayı belirli ürün gruplarının vergi oranlarının veya tutarlarının örnek olarak verilmesi tercih edilmiştir. Yukarıdaki tabloya baktığımızda I sayılı listede yer alan uçak benzini ile otomobil benzini arasındaki ÖTV açısından fark olduğu görülmektedir. Karayolu ile havayolu için maliyet unsurlarının %40’ını yakıt giderleri oluşturmaktadır. Bu duruma iki sektör arasındaki ulaşım rekabeti de eklendiğinde vergi oranlarındaki ufak artışlar önemli giderleri temsil etmektedir. Uçak veya jet yakıtının üzerinden ÖTV alınmamasından dolayı karayoluna kıyasla havayolu bu noktada daha az yakıt giderine katlanmaktadır. Verilecek bir örnekle bu olay daha net açıklanabilecektir. Havayolu ve karayolu için İstanbul-Antalya arası bir sefer düşünüldüğünde, bir uçak ÖTV alınmadan bu yolu ortalama kişi başına 20 TL’lik bir yakıt maliyetiyle tamamlarken, aynı yolu bir otobüs ortalama 30 TL’lik kişi başı yakıt maliyetiyle tamamlamaktadır.  Motorlu taşıtlara yönelik yapılan son düzenlemelerle beraber motor silindir hacminin yanında otomobil fiyatı da ÖTV’ye tabi tutulmuştur.[10]

Avrupa Birliği’nde Özel Tüketim Vergisi

Yaklaşık 60 yıllık bir geçmişe sahip olan AB’nin temel amacı, serbest ticaretin olduğu ortak bir pazar oluşturarak ülkelerarası siyasi birliği sağlamaktır. Ortak pazardan yararlanılarak AB ekonomisini rekabet gücü yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomiye dönüştürmek hedeflenmektedir. Ancak ortak pazar içindeki uyumun sağlanması için ülkelerarası oluşabilecek vergi politikaları farklılıklarının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda ÖTV öncelikli olarak uyumlaştırma politikalarına alınmıştır. Çünkü ÖTV ile uygulanacak oranlar ticaret üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir.  Rekabet şartlarının etkilenmesinden kaynaklı olarak üye ülkelerde ÖTV konusunda oluşacak bir matrah veya oran farklılığı rekabet üstünlüğünün ek değiştirmesine yol açacaktır. ÖTV’nin düşük olduğu ülkelere doğru bir mükellef kayması yaşanacaktır.[11]

AB’de ÖTV’nin uyumlaştırılması konusunda ilk direktif 19 Aralık 1972 tarihinde çıkarılmıştır. Bu direktif işlenmiş tütün üzerinden KDV dışında alınan vergilerle ilgili genel ilkeleri belirlemektedir. Daha sonra 18 Aralık 1978 tarihinde çıkarılan ikinci direktif ile işlenmiş tütün kavramı açıklığa kavuşturulmuştur. Ancak ÖTV konusunda en önemli düzenlemeler 1992 yılında çıkarılan direktiflerle gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde çıkarılan birçok direktifle madeni yağlar, alkollü içecekler ve tütün ürünleri gibi özel tüketim mallarının konusu, matrahı ve oranlarının uyumlaştırılması konusunda düzenlemeler yapılmıştır. Bu direktifleri asıl önemli kılan husus ise, o dönemlerde üye devletlerin ÖTV gelirlerinin %90’ı direktif kapsamına alınan ürün gruplarından oluşmaktaydı.[12]

1992 tarihinde çıkarılan direktifler ile 3 temel ürün grubu açısından ÖTV alınması kararlaştırılmıştır. Bu 3 ürün grubu; madeni yağlar (petrol ürünleri), alkollü içecekler ve tütün mamullerinden oluşmaktadır. Sınıflandırmada kolaylık sağlamak açısından alkollü içecekler ve tütün ürünleri kendi içeresinde ayrıma tabi tutularak 5 ürün grubu belirlenmiştir. Sonuç olarak direktifler kapsamında ÖTV’ye konu olacak 5 ana ürün grubu şu şekildedir: Sigara, sigara dışındaki tütün mamulleri, petrol ürünleri (madeni yağlar) ve enerji ürünleri (kömür, doğalgaz, elektrik), bira-şarap, bira-şarap dışında kalan alkollü içecekler.[13]

Türkiye açısından ortaya koyulan ÖTV unsurları AB açısından da açıklanırsa iki sistem arasındaki ÖTV konusundaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya çıkacaktır. Birliğe üye ülkelerde vergiyi doğuran olay, ÖTV’nin konusunu oluşturan malların ve hizmetlerin üretimi, ithalatı ile teslimi durumlarıdır. AB direktiflerine göre vergiyi doğuran olay ise, verginin konusuna giren malların teslimi veya ithalatına bağlanmaktadır. Verginin mükellefi ise, 92/12/EEC sayılı AB direktifinde, ÖTV’ye tabi ürünleri ithal veya imal edenler olarak belirlenmiştir. ÖTV’nin matrahını vergiye tabi mal ve hizmet için harcanan bedel oluşturmaktadır. AB’de ÖTV oranları, tütün mamulleri dışındaki tüm mallar için spesifik esasına göre belirlenmekte olup, tütün ve tütün mamullerinde ise ad-valorem tekniği uygulanmaktadır.[14]

AB, ÖTV matrahının ve oranlarının uyumlaştırılması yolunda önemli gelişmeler kaydetmiştir. Örneğin uyumlaştırma öncesi Danimarka’da alkollü içecekler üzerinden alınan vergi oranları en düşük verginin uygulandığı İtalya’dan 40 kat daha fazlaydı. Bu büyük farklılıklar kimi ülkeler için vergi kaybı anlamına gelirken kimi ülkeler için de yeni vergi anlamına gelmektedir. Bundan dolayı uygulanması zorunlu olan kesin oranlar yerine minimum vergi oranlarının kabulünün sağlandığı bir uyumlaştırma yolu seçilmiştir. Bu durumun tüm ülkelerin rızası olduğu için benimsenmiştir. Üye ülkeler uyum kapsamında artık belirlenen minimum oranın altında vergi oranı belirleyemeyeceklerdir. Ancak üst sınır konusunda belirli bir koşul yoktur. Yani ülkeler belirlenen minimum ÖTV oranlarının üzerinde bir miktar veya oran belirlemekte özgürdürler.[15]

Alkole yönelik çıkarılan direktifler ile tek bir vergi oranı belirlenirken, üye ülkeler bu oranları tam olarak uygulamamaktadırlar. AB Komisyonunun belirlemiş olduğu iki eksiklik vardır. Bu eksiklikler, üye ülkeler arası uygulama farklılıkları ve vergi kaçaklarının devam etmesidir. Avrupa Komisyonuna göre özel tüketim vergisi içindeki en büyük payı, petrol ürünleri almaktadır. Daha sonra sırasıyla tütün mamulleri, alkollü içecekler ve diğer tüketim ürünleri gelmektedir. AB, tarım, bahçecilik, balıkçılık, ormancılık, sabit motorlar, inşaat, yapı malzemeleri ve yol yapımlarında kullanılan araçlar için %0,3 ile %21 arasında ÖTV oranı belirlenmiştir. Bu ürünler endüstriyel ve ticari amaçlı kullanıldığı için ÖTV’ye tabidir. Kischel’e göre ÖTV’ye tabi mallar, temel gıda ürünleri olmaması ve önemli bir gelir kaynağını teşkil etmesinden dolayı vergi uyumlaştırılmasına dâhil edilmektedir.[16]

Türkiye ve Avrupa Birliği’nde Özel Tüketim Vergilerinin Karşılaştırılması

AB tarafından yayınlanan 2015 raporunda Türkiye’ye yönelik üzerinde en çok durulan konu dolaylı vergiler açısından eşitlik olmuştur. Buna ek olarak tüketim vergileri konusunda ayrımcı uygulamalar üzerinde durulmuştur. ÖTV’nin ne kadar farklı amaçları olsa da hem AB’de hem de Türkiye’de temel amacı, gelir elde etmektir. Ayrıca AB’de tüketimi sınırlandırmak ve gelir dağılımında adaleti sağlamak gibi amaçları da bulunmaktadır. AB’de ÖTV uyumlaştırılmasına gidilmesindeki temel neden ise, ülkeler arası uygulama farklılıklarında doğan haksız rekabetin giderilmesidir.[17]

Türkiye ve AB, ÖTV’nin unsurları açısından karşılaştırıldığında belirli noktalarda benzerlikler olmasına rağmen çoğunlukla farklılıklar mevcuttur. Vergiyi doğuran olay ve vergi mükellefi kavramları AB ve Türkiye’de benzer şekilde tanımlanmıştır. Her ikisi içinde vergiyi doğuran olay, mal ve hizmetlerin teslimi, ithalatı ve ilk iktisabıdır. Türkiye’de vergi mükellefi AB ile benzer olarak üzerine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişilerdir. Mal grupları açısından incelendiğinde ise AB’de 3 ana mal grubundan ÖTV alınırken, Türkiye’de geniş kapsamlı bir vergiye tabi mal tanımı yapılmıştır. AB’den farklı olarak Türkiye’de kolalı gazozlar, motorlu taşıtlar ve lüks tüketim mallarından ÖTV alınmaktadır. Buna karşılık AB’de ÖTV’ye tabi olan kömür ve elektrik Türkiye’de ÖTV kapsamı dışında tutulmuştur.[18]

Tütün mamulleri açısından Türkiye’de uygulanan ÖTV AB’de uygulanan miktardan daha düşüktür. Bu açıdan sigaraya ilişkin ÖTV mevzuatı ile verginin bileşenlerine yönelik AB müktesebatı arasındaki uyumsuzluk devam etmektedir. Ancak sigara üzerinden alınan ÖTV’nin genel düzeyinin AB düzeyine yakın olduğu söylenebilir. Tütün ürünleri üzerinden alınan maktu vergi, 2018 yılı itibariyle ton başına 150 dolara düşürülmüştür. Bu düzenlemedeki temel amaç, ayrımcı verginin tamamen ortadan kaldırılmasıdır.[19]

AB’de yerli ve yabancı içkiler arasındaki farkı azaltmak için alkollü içkilerden ad valorem vergi yerine spesifik vergi alınmaktadır. Türkiye’de ise 2018 yılı itibariyle alkollü içkilerin tamamına yakınından alınan ÖTV oranlarının arttırılması yerli içkiler (büyük ölçüde rakı) ile ithal içkiler arasındaki vergilendirme farklılıkları artmaya devam etmektedir. Bu durum ayrımcı vergilendirmeye karşı çıkarılan 2009 Eylem Planı ile çelişmektedir. Enerji ürünleri üzerindeki ÖTV genel olarak asgari AB oranlarından yüksektir fakat AB müktesebatına aykırı olarak jet yakıtı, kömür ve elektrik üzerinden ÖTV alınmamaktadır.[20]

Sonuç

Harcamalar üzerinden alınan dolaylı bir tüketim vergisi olarak ifade edilen ÖTV, uygulamadaki kolaylığı bakımından devletlerin öncelikli tercihlerindendir. Ayrıca gelir sağlaması ve zararlı malların tüketimini azaltması gibi amaçlarının olması da bu vergi türünü cazip hale getirmektedir. ÖTV Dünya genelinde savaşların getirmiş olduğu mali sorunlar ve gümrük vergisine ek olarak bir kaynak yaratma düşüncesiyle beraber gelişimini sürdürmüştür. Türkiye açısından ise, Osmanlı Döneminde muamele vergileri olarak alınmaya başlayan ÖTV, Cumhuriyet dönemiyle birlikte mali tekele dönüştürülmüştür. En son olarak da 2002 yılında AB müktesebatı açısından ÖTVK kabul edilmiştir.       

Türkiye ÖTV başta AB mevzuatına uyum yolunda Türk Vergi Sistemine dâhil etmiştir. Vergi sistemindeki karmaşıklığı gidermek amacıyla Türk Vergi Mevzuatının sadeleştirilmesi de ÖTV’nin bir başka uygulama sebebidir. Vergi oranları açısından Türkiye’de farklılıklar olduğu görülmektedir. Ayrıca uygulamadaki oranlar ayrımcı bir vergilendirmenin var olduğunu göstermektedir. 2009 Ulusal Eylem Planında bu uygulamaların engellenmesi planlasa dahi hala hayata geçen bir düzenleme söz konusu değildir.

Türkiye ve AB karşılaştırılması yapıldığında vergi mükellefi ve vergiyi doğuran olay konusunda bir benzerliğin olduğu görülmektedir. Ancak vergi oranları açısından farklılıklar giderek artmaktadır. Vergi uyumsuzluklarının söz konusu olması ÖTV’nin getirilme amacından sapıldığının bir göstergesidir. Türkiye ve AB arasındaki farklılıkları özetlemek gerekirse şu temel uyumsuzlukları görürüz: Türkiye’de AB’ye daha fazla üründen ÖTV alınmaktadır. Tütün oranları açısından Türkiye’de uygulanan ÖTV AB’de uygulanan miktardan daha düşüktür. Türkiye’de yerli ve ithal alkollü içecekler arasındaki fark giderek artmaktadır. Son olarak da enerji ürünlerinden ÖTV alınması konusunda, AB uygulamasının Türkiye’deki uygulamadan daha geniş kapsamlı olduğu söylenebilir.

Kaynakça

Turunç, Sencer: Avrupa Birliği’nin Vergi Uyumu Politikası Çerçevesinde Özel Tüketim Vergileri ve Türk Özel Tüketim Vergisi Mevzuatına İlişkin Bir Değerlendirme, Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Ankara, 2016.

Yıldırım, Ayşe Elif: Avrupa Birliği ve Türk Vergi Sistemlerinde Özel Tüketim Vergisi, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, XIX(1), 2015.

Taylar, Yıldırım: Vergi Teorisi Açısından Özel Tüketim Vergileri ve Türk Özel Tüketim Vergisi Uygulaması. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 12(2010), 2012.

Özel Tüketim Vergisi Kanunu (2002, 6 Haziran): Resmi Gazete (Sayı: 24738). Erişim Adresi: http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.4760.pdf

Altıok, Seçkin: Avrupa Birliği ve İlişkiler Çerçevesinde Özel Tüketim Vergisi Uygulaması ve Türkiye Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta, 2007.

Kukuş, Bayram Ali: Türkiye’de Özel Tüketim Vergisi ve Avrupa Birliği Özel Tüketim Vergisi İle Uyumlaştırılması. Yüksek Lisans Tezi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta, 2010.

Didinmez, İrem: Türkiye ve Avrupa Birliği’nde Özel Tüketim Vergileri Uyumlaştırması, Vergi Sorunları Dergisi, 350, 2017.

Bilici, Nurettin: Avrupa Birliği ve Türkiye, Seçkin Yayıncılık, Ankara. 2012.

Hak, İbrahim: Özel Tüketim Vergisinde ‘‘Vergiye Tabi Mal’’ Kavramına Farklı Bir Bakış. Vergi Sorunları Dergisi, 329, 2016.

Akşam Gazetesi, Motorin ÖTV’SİZ Jet Yakıtını Üçe Katladı, 2014, Erişim Adresi: https://www.aksam.com.tr/ekonomi/motorin-otvsiz-jet-yakitini-uce-katladi/haber-282201

İlhan, Buket:  Özel Tüketim Vergisinde Avrupa Birliği ve Türk Vergi Sisteminin Uyumlaştırma Çalışmaları. Maliye Dergisi, 156, 2009.

Erkan,  Mehmet: Özel Tüketim Vergisi İle İlgili Düzenlemelerin Avrupa Birliği Müktesebatı Açısından Değerlendirilmesi, 2012.

Avrupa Komisyonu İlerleme Raporu, Avrupa Komisyonu, Strazburg, 2018, Erişim Adresi:https://www.ab.gov.tr/siteimages/pub/komisyon_ulke_raporlari/2018_turkiye_raporu_tr.pdf

Dipnotlar

[1] Sencer Turunç, Avrupa Birliği’nin Vergi Uyumu Politikası Çerçevesinde Özel Tüketim Vergileri ve Türk Özel Tüketim Vergisi Mevzuatına İlişkin Bir Değerlendirme, Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Ankara, 2016, s. 13-15; Ayşe Elif Yıldırım, Avrupa Birliği ve Türk Vergi Sistemlerinde Özel Tüketim Vergisi, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, XIX(1), 2015, s. 227.

[2] Yıldırım Taylar, Vergi Teorisi Açısından Özel Tüketim Vergileri ve Türk Özel Tüketim Vergisi Uygulaması, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 12(2010), s. 439-440; Özel Tüketim Vergisi Kanunu (2002, 6 Haziran), Resmi Gazete (Sayı: 24738).

[3] Seçkin Altıok, Avrupa Birliği ve İlişkiler Çerçevesinde Özel Tüketim Vergisi Uygulaması ve Türkiye Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta, 2007, s. 54-55.

[4] Bayram Ali Kukuş, Türkiye’de Özel Tüketim Vergisi ve Avrupa Birliği Özel Tüketim Vergisi İle Uyumlaştırılması, Yüksek Lisans Tezi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta, 2010, s. 39.

[5] İrem Didinmez, Türkiye ve Avrupa Birliği’nde Özel Tüketim Vergileri Uyumlaştırması, Vergi Sorunları Dergisi, 350, 2017, s. 34.

[6] Nurettin Bilici, Avrupa Birliği ve Türkiye, Seçkin Yayıncılık, Ankara. 2012, s. 275-276.

[7] A.g.e., Sencer Turunç, s. 13-16.

[8] A.g.e., Ayşe Elif Yıldırım, s. 244; İbrahim Hak, Özel Tüketim Vergisinde ‘‘Vergiye Tabi Mal’’ Kavramına Farklı Bir Bakış. Vergi Sorunları Dergisi, 329, 2016, s. 155.

[9] A.g.e., Özel Tüketim Vergisi Kanunu.

[10] Akşam Gazetesi, Motorin ÖTV’SİZ Jet Yakıtını Üçe Katladı, 2014.

[11] A.g.e., Ayşe Elif Yıldırım, s. 229; A.g.e., Sencer Turunç, s. 38; A.g.e., Nurettin Bilici, s. 245.

[12] A.g.e., Nurettin Bilici, s. 245-256; A.g.e., Sencer Turunç, s. 40.

[13] A.g.e., Yıldırım Taylar, s. 442.

[14] Buket İlhan, Özel Tüketim Vergisinde Avrupa Birliği ve Türk Vergi Sisteminin Uyumlaştırma Çalışmaları. Maliye Dergisi, 156, 2009,  s. 315; Mehmet Erkan, Özel Tüketim Vergisi İle İlgili Düzenlemelerin Avrupa Birliği Müktesebatı Açısından Değerlendirilmesi, 2012, s. 10-22.

[15] A.g.e., Nurettin Bilici, s. 248.

[16] A.g.e., İrem Didinmez, s. 34.

[17] A.g.e., s. 36.

[18] A.g.e., s. 36-37.

[19] Avrupa Komisyonu İlerleme Raporu, Avrupa Komisyonu, Strazburg, 2018, s. 80.

[20] A.g.e., s. 80.

Yazar Hakkında

Burak Hamza Ayaz / TESA Araştırma Birimi Direktörü / TESA Ekonomi Masası Yardımcı Direktörü ve Yazarı

Çukurova Üniversitesi

Maliye Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir